Le prime 200 righe.
ÖNCEKİ BÖLÜMLERDE
Şeytan'la tanış.
Peki nasıl durdurmayı...
Bu renklere tekrar ihtiyaç duyacağımız içime doğmuştu,
o yüzden bir süre önce hazırladım.
Bebek sahibi olmaya hazır olmamın imkânı yok ki.
Mark'a söyledin mi?
Daha değil.
Evi satamazsın anne. Ben nerede yaşayacağım?
İkiniz de bizimle yaşayacaksınız.
Ama Dünya'da size yardım edebilecek bir savaşçı var.
Beni acı verici şekilde öldürün ki
başkaları bundan ders alsın ve güçlensin.
Başarısızlığı ödüllendirmeyeceğim.
Daha yapacak işlerin var.
Yok artık.
Savaş zamanı geldi.
Şuna baksana.
Çok yakışıklı bir ufaklık değil mi?
Şuna baksana.
Çok tatlı.
Bu yavru hâli.
Burada sevdiği oyuncağıyla oynuyor.
- Video izlemek ister misin? - Ben...
Onun iki popo deliği mi var?
Evet, yetişkin hâli bu.
Orada durum nasıl acaba?
Çok güzel bir soru.
Nolan gerçekten değişti mi?
Hayatımı kurtardı.
Önce ben onu kurtardım ama kimin umurunda?
Açıkçası benim umurumda.
Ne olursa olsun, kendi halkına karşı savaşacak,
yani bunun bir anlamı olmalı.
Mark'ın katılmasını istediğiniz bir savaş.
Evet.
Çok şey istediğimizin farkındayım ama bunu
şey olmadan başarmamızın imkânı yok...
Yani Dünya'ya gelme sebebin üreyebilir misiniz diye bakmak mıydı?
İnanılmazsın baba.
Çaresizdik.
Sadece 50 kişi kalmıştık, başka seçeneğimiz yoktu.
Bunun yanlış kabul edilebileceğini şimdi anlıyorum
ama sonucunda iyi bir şey çıktı.
Sen.
Yardım edeceğim anlamına gelmez.
Mark, Viltrumlular her zaman Dünya için tehdit olacak.
Hatta şimdi daha da çok.
Ama sen varsın,
bir de Allen ile kitaplarımda yazanları topladık.
Onları durdurabiliriz.
Gezegenler Koalisyonu da arkamızda.
Seni Thraxa'ya götürdüklerinde
öldüğünü sandım.
Ölmek istedim.
Neredeyse ölüyordum da.
Ama Allen beni, işleri düzeltmek için
çok geç olmadığına ikna etti.
Birçok insan öldü baba.
Sadece burada değil, Thraxa'da da.
Bana yalan söyledin.
Anneme yalan söyledin.
Oliver'a ne olabileceğini düşünmedin bile.
Biliyorum.
Ve inan bana,
hayatımın geri kalanını
sana ve herkese bunu telafi etmeye adayacağım.
Şu an yaptığım da bu.
Bu yüzden buradayım.
Doğru söylediğini nereden bileceğim?
Bana güvenmen gerek.
Çok iyiymiş.
Bu sefer numara yok.
Yardımına ihtiyacımız var
ama reddedersen de
anlarım.
Ama hâlâ başka seçeneğim yok, değil mi?
Koalisyon kaybederse
Viltrumluların buraya gelmeleri ne kadar sürer?
Tam olarak bilmiyorum
ama çok sürmez.
Ne zaman gidiyoruz?
Talescria yolu iki hafta sürüyor, en kısa sürede çıkmalıyız.
Yarın sabah çıkalım.
Önce yapacak işlerim var.
Tabii.
Mark.
Bir şey daha var.
Hakkını teslim edeyim.
Cesur adamsın.
Ben olsam yapmazdım.
Başka yerde olman gerekmiyor mu Allen?
Evet, Tech Jacket'i bulup bize katılmasını istememiz lazım.
Git de bul o zaman.
Tanrım, Dünyalı Nolan çok alıngan.
Bu kötü bir fikir.
Belki.
Ama yapmam lazım.
Yaptığın şeyden sonra annemin toparlanması uzun sürdü.
Ona bir özür borçluyum.
Bunu hak ediyor.
Evet, borçlusun.
Ve evet, hak ediyor.
Ama özür tam olarak kim için?
Annem için mi, kendin için mi?
Bunu bir düşün.
Biz gidelim artık.
Mark seni görmeye gelmemin bencilce olduğunu söyledi
ve bence haklıydı.
Gitmemi ister misin?
Tamam.
Sana ve Mark'a tarifsiz şeyler yaşattım.
Sonra aynısını Thraxa'da yaptım,
sana, Mark'a ve Oliver'a enkaz bıraktım.
Böyle bir şeyi kelimeler telafi edemez.
Ama...
Mark güçlerine kavuştuğunda
çok korkmuştum
çünkü her şeyin değişeceğini biliyordum.
Seninle olan hayatım da değişecekti.
Bunun olmasını istemedim.
Ama benim bir görevim vardı.
Viltrum İmparatorluğu için bir görev.
Aslında kolay olacaktı.
Ama...
Ben artık tam bir Viltrumlu değildim.
Neredeyse bin yaşındayım
ama seninle geçen 20 yılım...
Seninle geçen o 20 yıl beni insan yaptı.
İnsan affedilmeyi çabalayarak hak eder,
direkt istemez, biliyorum
ve bu yüzden istemiyorum
ama Debbie, özür dilerim.
Sana yaşattığım acı için,
döktürdüğüm gözyaşı, sebep olduğum öfke ve keder için özür dilerim.
Mark'a yaptığım şeyler için.
Şikago'daki insanlara yaptıklarım için.
Koruyucular'a, Thraxalılara.
Oliver'ı terk ettiğim için.
Hepsi için özür dilerim
ve her biri için çok pişmanım.
Sana, Mark'a
ve Oliver'a söz veriyorum ki
hayatımın geri kalanında
verdiğim hasarı düzeltmeye çalışacağım.
Hasarı düzeltmek mi?
Hâlâ her şeyi yapabileceğini sanıyorsun, değil mi?
Bütün sorunlarını süper güçlerinle düzeltebileceğini sanıyorsun.
Bunu düzeltemezsin Nolan.
Artık geri dönüşün yok.
İnsanları öldürdün.
Ailelerin kökünü kuruttun.
Seni en çok seven insanlara ızdırap saçtın.
Gözlerini kapatınca seni gördükleri için
kaç kişi geceleri uyuyamıyor, biliyor musun?
O hissi biliyorum çünkü ben de onlardanım.
Ve şimdi
saçma sapan bir özürle buraya geliyorsun,
oğlumu milyonlarca kilometre ötedeki ölebileceği bir savaşa
götürmekten bahsediyorsun
ve bunu düzeltebileceğini mi sanıyorsun?
Ne istiyorsun Nolan?
Ben...
Ben sadece özür dilemek istedim.
Diledin zaten.
Hâlâ buradasın.
Debbie, ben...
Seni tekrar görmem lazımdı.
Siktir git.
Gittikten iki ay sonra
Andressa'yla Oliver'ı peydahladın.
Andressa bir...
Bir hataydı.
Ne yaptığımı bilmiyordum.
Ben seni seviyorum.
Onu değil.
Ağzından çıkanları kulağın duyuyor mu?
Oliver'ın annesini sevmediğini söyleyince
rahatlayacağımı mı sanıyorsun?
Senden daha çok nefret ediyorum.
Seni özledim.
Özledin mi?
Beni özledin mi?
Bana bak.
Ben de seni özlemiştim!
Ama sen âşık olduğum adamı öldürdün.
Onu sen öldürdün!
Debbie.
Seni sevmiştim.
Her şeyimiz vardı
ve şimdi hepsi gitti.
Debbie, dur.
Bir bakayım.
Hayır.
İzin ver de...
Hâlâ evcil hayvanın mıyım?
Hiçbir zaman olmadın.
Görevim seni değiştirmekse
başarısız olmuşum.
Sen bizden değilsin.
No comments yet. Be the first to leave one.