Off Campus

Off Campus

Scarica il sottotitolo Turkish

Stagione 1

Informazioni sulla release

Off Campus 2026 S01 1080p WEB h264-EDITH
Un commento di BartuW

Tag

webdl
Pubblicato il: 2026-05-28
Download: 183
Sottotitoli per non udenti: No

Anteprima dei sottotitoli in Turkish

Le prime 200 righe.

Birini mi arıyordun?

Siktir. Hayır. Pardon.

BÖLÜM BİR ANLAŞMA

Benim sınıfımda ortalama demek gerçekten de ortalama demektir.

Bu yüzden %70'iniz C+ veya daha düşük not aldı.

Bu sporculara açılan bir ders. Neden çalışmamı istiyorlar?

-Ben galiba kaldım. -Ben kesin kaldım.

Bu dersi hâlâ bırakabilir miyiz kanka?

Ben bırakamam. Mezun olmak için geçmem gerekiyor.

Rahat ol. Koçun, Tolbert'ı not verirken

yaratıcı olmaya ikna edecektir.

Sporcular. Çok tatlılar. Çok torpilliler.

Klişeleri geride bırakamadın mı?

Bebeğim, ben o klişelerin altına yatmaya çalışıyorum.

Veya arkasına geçmeye.

Ve siz yıldız sporcuların hiçbiri imtiyaz beklemesin.

Derse kaydolmadan önce

antrenman programınızı biliyordunuz Bay Maxwell.

Ben mi? Hayır, daha fazla öğrenmek için ek puan fırsatlarını merak ediyordum.

Sonraki ödevinizde öğrenebilirsiniz.

Sözlü sunum.

Tamam. Bu dersi kesin bırakıyorum.

-Merhaba. -Teşekkürler.

Harika. Yine D aldım.

A+ AFERİN!

Peki, kaç aldın?

Çok iyi değil.

Kızım. Gerçekten mi?

Evet. Bir saatte falan yazdım da…

-Siktir, tam puan mı? -Biliyordum. Göstersene.

Bakmasan olur mu?

Ne yani? Sadece sen mi bakmaman gereken şeylere bakabiliyorsun?

Peki, bu konuyu kapattığımıza göre bugün ne konuşacağımız hakkında

tahminde bulunmak isteyen var mı?

Hayallerinin çılgın erkeği gidiyor.

Yapma. Justin Kohl hiçbir şeyim değil.

Henüz çok geç değil.

Çok gıcıksın.

Yaptı mı? Justin Kohl'la konuştu mu?

Hayır, uzaktan bakıp arzulamakla meşgul.

Kim olduğumu bile bilmiyor. Kendimi öylece kollarına mı atayım?

-Evet. -Mona!

Çocuğa iki kelime söylemişimdir. Güzel kelimeler de değil.

Hannah, müziğini seviyorsun ve haftalardır vurgunsun.

"Ses provası 17.00'de, sahne 21.00'de." Toplam beş kelime söylemişim.

Hey Mona.

Mona kim?

Sanırım sensin.

Ben Mona değilim.

Ama adın M ile başlıyor, değil mi?

-Alakası yok. -Peki, ne istiyorsun Garrett Graham?

Yoluna güller mi serelim?

Veya tiyatro bölümü tam anlamıyla dökülürken

binlerce dolara mal olan lüks bir spor salonu daha mı istersin?

-Sınavdan düşük not aldım… -Anlaşılan birçok kişi öyle almış.

Tekrar düşük almasam çok iyi olur diye düşündüm. Yani…

-Bu soru muydu? -Evet, soruydu.

-Ben bir soru duymadım. -Hayır.

Sahne Çalışması'na geç kaldınız.

Gidin. Akşam yemeğinde görüşürüz.

Görüşürüz Mona.

Yardımına ihtiyacım var.

Ne?

Hayır. Genelde soru sorarken cümle sonunda ses incelir.

-Senin sesin öyle olmadı. O yüzden… -Peki.

Lütfen, çok ama çok rica ediyorum,

bu dersten feci şekilde kalmamam için çalışmama yardım eder misin?

Daha iyiydi ama olmaz.

Hadi. Bir iyilik yap. Hem beni röntgenlediğin için bana borçlusun.

-Hey, o yanlışlıkla oldu. -Öyle mi dersin?

O manzarayı görmek için bir sürü kız para öderdi.

Asıl ben travmaya uğradım. Sen bana borçlusun.

Sözlü sunumda başarılı olamazsam hokey oynayamam.

İnanmazsın ama Briar'daki hokeyle alakası olmayan önceliklerim var.

Kendine başka hoca bul dostum.

BRIAR ÜNİVERSİTESİ HOKEY TAKIMI

Lanet olsun.

Özür dilerim.

Hey. Benimle mi konuşmak istedin?

Konu geç kalmamsa çok iyi bir kısayol öğrendim.

Kötü haber ifadeni takınmışsın.

Mesele bursun.

Bu yıl alamıyorsun.

-Ne? -Bütçe kesintileri.

Hiç girmeyelim.

Hayır. Dönem başlayalı üç hafta oldu. Nasıl olur da…

Hayır, bunu yapamazlar!

Mali yardım ofisiyle görüşme ayarlarız.

Onlar yardımcı olur.

Hayır, yine yarı zamanlı iş önerecekler.

Şu anda bile ödevlerimi zar zor yetiştiriyorum.

Aman Tanrım.

Tamam. Nefes al.

Düşünmek ve yaşamak için havaya ihtiyacın var.

Ama paraya da ihtiyacım var.

Başvurabileceğim başka bir burs var mı?

Başka bir klasik beste bursu mu?

Alan değiştirebilirim. Belki performans?

Bestecilikte klarnet çalmaktan çok daha iyi olduğunu biliyoruz.

Hem klasik müzikte para yok.

Ama caz var! Caz besteleri yapabilirim.

-Onda daha az para var. -Evet.

Ne yapacağım?

Pazartesi tekrar konuşalım. Önce bunu biraz düşün.

Hey Hannah? Bunu atlatacağız, tamam mı?

POP MÜZİK YARIŞMASI

Pop yazabilirim.

-Birinciye burs veriliyor, değil mi? -Evet ama…

Bestecilikte klarnetçilikten daha iyi olduğumu söyledin.

Daha az önce. Birinci sınıf Müzik Teorisi dersinde pop armonileri üzerine

"olağanüstü" bir makale yazmıştım.

-Kendi lafın. "Olağanüstü". -Doğru.

One Direction'ın vokal armonileri hakkında

bu kadar etkileyici bir yazı yazabilecek az sayıda insan vardır.

Evet, gördün mü? Popa da gelebilirim.

Ne kadar zor olabilir ki?

Meşhur son sözler. Orada rekabet oldukça sert Hannah.

Hayır, bunu yapabilirim. Yapacağım.

Peki.

Derse gelirken birkaç fikir düşün

-ve üzerine konuşalım. -Tamam.

Dean.

Dean! Neredesin?

Dean! Beni duymuyormuş gibi yapma.

Dünyanın en uzun duşunu alıyor.

-Hâlâ mı? -En azından bu kez kapısı kapalı.

Logan! Su gideri yine tıkandı!

Yapma ya? Şu duşunu bitir, sonra gelip tamir ederim!

Dean, gel de fıçılara el at.

Dedim ya, birazdan geliyorum.

Ama ne zaman?

Çıplak mı gelmemi istiyorsun Tucker? Çünkü gelirim.

Gelir.

Boş ver. Sormadım say.

Belki Garrett yardım edebilir.

Garrett da nerede?

Beyler?

-N'aber dostum? -N'aber G?

-Merhaba Garrett. -Garrett!

-Selam. -Merhaba.

Hey Garrett.

-N'aber kanka? -N'aber?

Yarınki Eastwood maçı için sabırsızlanıyorum.

-Hanımlar. -Selam.

Bu Garrett.

Dean.

-Güzel kokuyor Tucker. -Sağ ol.

Dean!

Pişirdiğimi görmüyor musun?

Ben de pişiriyorum.

Duşu tamir ettim. Yine.

Bilin bakalım neymiş.

Lanet.

-Herkesin olabilir. -Siktir dostum.

Senin olduğu belli kanka.

Bana bakmayın.

Ne? Duşta seks çok güzel bir şey.

Öyleyse yine gider tıkanırsa tamir edersin.

-Sanki Dean hiç gider açtı da. -Sen hiç açtın mı?

-Yuh. -En azından ne olduğunu biliyorum.

Bu da sayılır, değil mi?

Bu nefis sandviçler ne Tuck?

Ev partisi veriyoruz. Sosa banmalık yiyecek lazım.

Pardon, sen az önce…

Evet, dedi. "Banmalık" dedi.

-Banmalık mı? -Banmalık.

-Tamam. -Banmalık.

-Banmalık. -Evet, tamam.

-Banmalıklara içelim. -Sen kaşındın.

Yemeğimle dalga geçersen sana vermem Logan.

-Ama… -Güzel görünüyor dostum. Harikalar.

Bu müzik de ne böyle?

İşte böyle.

Bu milenyumdan bir şarkı açar mısın?

Bu şarkı bir klasik.

Eski tarz müzik seven biri olduğunu düşünmezdim.

Kendall.

Graham.

Sana yenisini getirdim.

En fazla bir tane içiyorum. Yarın maç var.

Ne kadar katısın.

Alkol dışındaki eğlenceler konusunda da katı mısın?

Ne gibi?

MALONE'S

Pop Yarışması'ndaki müthiş performansına

daha çok Folklore havası mı katacaksın, Mayhem mi?

Bilmem. Ben Gaga'dansa Taylor'a daha yakın gibiyim.

Ama Taylor olacak kadar âşık olmadın.

Hayır, oldum.

Kime?

-İyi, tamam. -Aynen. Sen hiç âşık olmuyorsun.

Justin Kohl'a kafayı takmış olman

onun özel biri olduğunu gösterir.

Şimdi bir Taylor ol ve bununla ilgili bir şey yap.

Ama onu görmüyor musun?

Onu izlemek onunla konuşmaktan çok daha kolay.

Hadi ama. Sırf gitar çalabiliyor ve minik dövmeleri var diye

onu ulaşılmaz bir tanrı gibi düşünme.

Neden korkuyorsun?

Bilmem.

Commenti

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left