Le prime 150 righe.
Çeviri: aksamgunesi
İyi seyirler dilerim^^
(Lee Sun Kyun, yolculuğu için üyeleri toplamaya başladı.)
(Kendini, sözlerinden çok hareketleriyle ifade ediyor.)
(1. Bulgu, Min Sik, onun 15 dakika uzaklıkta yaşayan komşusu.)
(2. Bulgu, haftada neredeyse üç kez Sun Kyun ile görüşüyor.)
(Min Sik'in abisi gibi gördüğü Sun Kyun'a olan düşkünlüğü.)
(Nam Gil eski arkadaşlarından ziyade onun yanında rahat ediyor.)
(Sonuncu balık, Sun Kyun ile bir hafta yaşadı.)
Abim gibi.
(1. Adım, "Benimle Rusya'ya gitmek ister misin?")
(...başlangıç ve bitiş noktası ile buluştular.)
(Görevlerinden biri, Youtube için video çekmek.)
(Önümüzdeki 12 gün boyunca harika anılar biriktireceğiz.)
Bir saniye. İlk olarak kompartman numarasını kontrol et.
- Pasaport, lütfen? - Pasaport?
- Pasaportlarınızı hazırlayın. - Herkesin pasaportu yanında, değil mi?
Benim pasaportum nerede? Oh...
Yine mi kaybettin?
(Tüm pasaportlar ve biletler güvenli bir şekilde denetleme için teslim edildi.)
Çok teşekkürler.
Hadi binelim. Herkes bir çanta alsın.
- Alın. - Hadi gidelim.
Hadi, alın.
(Sonunda Trans Sibirya Ekspresi'ne biniyorlar.)
(3 gece ve 4 günlerini geçirecekleri birinci tren...)
(Diğer yolcularla birlikte 3. sınıf kompartmanda kalacaklar.)
(Burası kaşiflerin önümüzdeki dört gün boyunca kalacağı yer.)
(Ve masanın arkasında bir elektrik prizi saklı)
Sonunda, efsane.
Burası çok sıcak.
Sun Kyun, çok sıcak.
Ölüyorum.
- Oh, Tanrım. - Sana demiştim.
(Evet. Rusya'da da yaz ve Vladivostok en sıcak şehir.)
(Gündüz 33°C olan sıcaklığın etkisi görülüyor.)
(Yüksek sıcaklık herkesin yardım çağrısında bulunmasına sebep oluyor.)
Oh, Tanrım.
Ah, bu büyük bir sıkıntı.
Bu çok kötü.
Oh, Tanrım. Burası bizim yerimiz mi?
Nam Gil, biz yandık.
Bu sıcaklıkta uyumamızın mümkün olduğunu zannetmiyorum.
Bekle bir saniye.
Nasıl yapacağım?
Aşağı çek. Direk aşağı doğru çek.
Olmuyor mu?
Anladım. Bu tuşu itmeliyim.
Buradaki koltuk numarası kaç?
Tüm bu alan bizim.
Tren hareket etmeye başladığı zaman, klimaları açacaklar.
Doğru.
Ah, gerçekten endişeliyim.
(Ve sıcaklığa pek de bayılmayan bir diğer yolcu gelir.)
- Kyu Pil. - Evet?
Bu koltuklar da mı bizim?
- Buraya kadar. - Şu peki?
Bu da bizim.
Hala yaya olarak seyahat etmeyi tercih ediyorum.
- Efendim? - Yaya olarak seyahat etmeyi tercih ediyorum.
Biz bittik.
Gerçekten.
Hiç ümit yok.
Ah, gerçekten şakası yok.
Ben çok kibirliydim.
(Vakit kalkışa yaklaştıkça, tren insanlarla doluyor.)
O kadar sıcak ki gözlüklerim buğulanmaya başladı.
10 gün boyunca bu sıcaklığa nasıl dayanacağım?
Bu sıcaklıkta nasıl seyahat edeceğiz? Kıyafetlerimi giymeli miyim?
Bu büyük bir sıkıntı. Ben bu sıcaklıkta hiçbir şey yapamam.
Sauna? Saunadaymışım gibi hissettim.
Sinirlerim çok bozuldu o zaman.
Çok sıcaktı ama yapabileceğim bir şey yoktu.
Daha önce bu trene binmediğim için...
...kendimi buna manen hazırlamamıştım. O yüzden bedelini ağır ödedim.
(Kendime çeki-düzen vereyim. Ne de olsa ben kaptanım.)
Şu an trendeyiz.
Trenin içindeki hava, çok nemli ve...
...aşırı havasız.
Ne hissettiğime göre söylersem, sıcaklık...
- ...28°C gibi olmalı? - Şunlara bakın.
Ah, tüm bu atıştırmalıklar. Bunları getirmemeliydim.
Bu noktada bitirip geri dönmek de bir seçenek olabilir.
Hadi umudumuzu yüksek tutmaya çalışalım.
Yakında serinleyecek.
Diğer türlüsü çok mantıksız olur.
Tüm yol boyunca bu kadar sıcak olmasına imkan yok.
Hareket etmeye başladığımız zaman serinleyeceğini söylediler.
- Ne? - Hareket ettiği zaman serinleyecek.
- Tren hareket edince mi? - Evet.
Bana çekil dedin sandım.
Aklını kaçırdığını düşündüm.
Aklını kaçırdığını düşündüm.
Sun Kyun, hareket etmeye başladığında her şey düzelecek.
Ah, çok sıcak. Ne yapmamızı istiyorsunuz?
Irkutsk'a vardığımız zaman oturup bir konuşalım.
Salty Tour ile Moskova'ya gittin.
Oradan biraz çekim görüntüsü çal.
- Nasıl bu kadar sıcak olabilir? - Sivrisinek mi o?
Bugünü bir atlatırsak tamamen iyi olacağız.
Neden bahsediyorsun?
Sadece bir gün, bugünü atlatalım, sonra iyi olacağız.
Kyu Pil, izin ver de geçsin.
Oh, Tanrım. Ben bittim.
Sun Kyun ve Nam Gil, ilk siz eşyalarınızı yerleştirin.
Biz bekleyeceğiz.
Sürekli koyup geri çıkarmak tam bir sıkıntı.
Gördüğüm kadarıyla, buraya getirdiğim kıyafetlerin...
...yüzde sekseni işe yaramaz.
- Aynen. - Uzun kollular işe yaramaz.
Direk kısa kollu bir şey ve şort çıkaralım.
Bence o iş görecek.
Ondan başka kıyafete ihtiyacımız olmayacak bence.
Nam Gil, sence de öyle değil mi?
Diğer kıyafetler tamamen işe yaramaz.
Üst yatakları kullananlar, valizinizi nereye koyuyorsunuz?
- Şuradaki bölmeye. - Bir yer mi var?
O da ne?
Sivrisinek kovucu sprey mi?
- Hayır. - Ne o zaman?
Teninin serinlemesine yardımcı oluyor.
Spreyi ben de bir kez deneyebilir miyim?
Tabii, al. Serinletiyor.
Niye bu telsizleri getirdim ki?
Telsiz mi getirdin?
- Onları aldın mı? - Evet, aldım.
- Ne için? - Trende sinyal yok.
Burada sinyal olmadığı için.
Gerçekten, ne demeye Monopoly getirdiysem...
Ben direk sırt çantamı yere koyacağım.
- Yatağın altına mı? - Evet.
Yatağımın altına koyabilirim.
- Kyu Pil, altta olan uyar mı sana? - Evet...
Hayır, sanırım valizimi şuraya koyabilirim.
- Bunları ayrı olarak yerleştirdiğim için... - Nerede yatacağını demek istedi.
- Nerede yatacaksın? - Pekala.
Bunların hepsini çıkardığım zaman... Altta yatacağım.
- Nam Gil, sırt çantanı bana ver. - Bir saniye.
Tüm yiyecek eşyaları burada tutalım.
(Min Sik ve Nam Gil üst yatakta, Sun Kyun ve Kyu Pil alt yatakta)
Tam ters tarafa gidiyor.
Az önce bu taraftan gelmişti.
Millet yatağını yapmaya başladı. Bence biz de...
...çarşaflar ve yastıklar ile yatağı kurmaya başlamalıyız.
(Trans Sibirya Kaşifleri'nin ilk treni bu şekilde yola çıkıyor.)
(...3 gece ve 4 gün boyunca 4,107km yol alacak.)
(Tren hareket etmeye başlasa da sıcaklık hala aynı.)
Min Sik, tüm ayakkabıları alıp buraya koyacağım.
Sun Kyun, çoklu prize ihtiyacımız var.
- Bunu nereye koymalıyım? - Masanın altına koy direk.
No comments yet. Be the first to leave one.