MobLand

MobLand

Turkish 字幕をダウンロード

シーズン 1

リリース情報

MobLand S01E07 The Crossroads 720p AMZN WEB-DL DDP5 1 H 264-RAWR
解説: pitiko
Süre: 40:52 [ETHEL, SuccessfulCrab, FLUX, DiRT, FENiX] TOD altyazısı. Teknik düzenleme yapıldı, senkron iyileştirildi.

タグ

webdl
公開日: 2025-05-13
ダウンロード: 143
聴覚障害者向け: No
FPS: 23.976

Turkish字幕のプレビュー

最初の200行です。

Bu bir savaş.

Önceki bölümlerde...

- Jan, neredesin? - Ne oldu?

Bana bak. Gitmemiz gerek. Hemen.

Yola çıktılar.

Harry ve ben barışı sürdürmek için ne kadar uğraştık

- haberin var mı? - Emri annen vermedi. Ben verdim.

Savaşa girdik! O şerefsizleri teker teker haklayacağız.

Arkadaşlarını, ailelerini.

Bir savaş çıkmış. Seraphina bir sürü nakit parayla

Antwerp'e basıp gitmiş, hem de bizim paramızla

kim bilir kimden, kim bilir ne alacak, yanında da Brendan.

Onları eve getir Harry.

Kaçabiliriz.

Gözümün içine bak ve hayatını sevdiğini söyle!

Her zaman onun için değil.

Sana zeytin dalı uzatmak istiyorum.

O küçük sürtüğe istediğini yapabilirsin,

ama Brandan'ın saçının teline dokunursan,

o zaman artık seninle dost olamayız.

Ve bunu sen de istemezsin.

Hayır, hayır!

Conrad, ben Harry.

Şimdi geldim. Burada herkes ölmüş.

Brendan veya Seraphina'dan haber yok.

Görünüşe göre Faslılar bu işin içinde.

Nereden biliyorsun?

Şu anda bir tanesinin ölüsü önümde.

Boynunda kaplumbağa dövmesi var.

Demek ki El Youfsi.

Antwerp rıhtımı onlardan sorulur.

Şimdi oraya gidiyorum.

Onları eve getir Harry.

Bebeklerimi eve getir.

Arayacağım.

- Alo? - Richie.

Sana iyi sabahlar.

Anlaşmıştık.

Öyle mi?

Sana Seraphina'yı verdim.

Ben de aldım, teşekkürler.

Artı teminat.

Şimdi beni dinle şerefsiz.

Eğer Brendan'ımın saçının teline dokunursan,

ben...

S...tir git.

S...tir! S...tir!

Babaannemin nesi var?

Brendan ve Seraphina kaçırıldı.

Bu iyi mi, kötü mü?

Antwerp'te olduklarını kim biliyordu?

Ben, sen.

Harry, O'Hara, Paul.

Bella, Jan. - Jan mi?

Evet. Evet, Bella söyledi, Harry ona ve Jan'e gittiği yeri söylemiş.

Kiko, Zosia.

Annem tabii ki. Ve Eddie.

Biri onları sattı.

Orada olduklarını bilen biri.

Evet.

Biz de onu konuşuyoruz.

Bu artık bir savaş değil.

Bu nükleer savaş.

- Merhaba. - Merhaba.

Kahve?

Bana izin yok sanıyordum.

Harry'nin ailesisin.

Yani izin var.

Kötü haber şu,

bu yüzden öldürülme ihtimalin var.

Seni uyarıyorum,

İrlanda Denizi'nin bu kıyısındaki en iyi kahveyi ben yaparım.

Esas soru şu, mineralin var mı?

Yok, istemem. Sağ ol.

Sen bilirsin.

Jan, ben bittim.

Neden? Ne oldu?

Ne yapacağımı bilmiyorum.

Alice, iyi misin?

Senden çok ama çok büyük bir iyilik isteyebilir miyim?

Bir saatliğine buluşabilir miyiz?

Ben Cotswolds'dayım.

Lütfen Jan, ben oraya gelebilirim.

Köyde... Köyde bir bar var,

adı Falkland Arms.

Hemen geliyorum. Çok teşekkürler Jan.

Saat birde orada görüşürüz.

- Jan? - Kapatıyorum, özür dilerim.

İşte bu kadar.

Temizlikçin.

Maria mıydı? - Evet.

Numarasını alabilir miyim? Bizimki işi bıraktı ev şey olunca...

Haklı olarak.

Evet, tabii. Mesaj atarım.

Harika. Sağ ol.

Bak, Archie öncesinden beri

her yerimiz pislik dolu.

Şimdi Archie'nin cesedi de çıktı,

Tommy kayboldu,

tabii Vron'un yaşadığı araba sorunu da var,

gözler hiç olmadığı kadar üzerimizde.

Tahminime göre Fisk iki aileyi temelli bitirmek üzere

7/24 çalışan bir ekip kurmuştur.

Evet, buna söyleyeceğim tek şey,

iyi şanslar.

Maeve.

Bu normal şartlarda kötü bir haber olurdu.

Bu sabah hiç normal değil ama.

Ve bununla bitmiyor.

Harry'nin tutuklanması,

Brendan ve Seraphina'nın Antwerp'te kaçırılması,

hepsi aynı şeye işaret ediyor.

Bu ailede bir hain var.

1984, Scrubs hapishanesindeyim,

şiş yapıyordum.

Aylar boyunca

çok sivri bir uç

yapmak için uğraşmışım.

Ve hücre arkadaşım beni ispiyonladı.

Ona televizyonu ve tuvaleti olan bir oda verdiler.

Ben altı hafta tecritte kaldım ve cezam bir yıl uzadı.

1988'de çıktığımda, ispiyoncuyu buldum.

Beni görünce çok şaşırdı.

Onu koltuğa oturttum,

televizyonu açtım,

ellerini bağladım

ve dilini kestim.

Sonra mutfağa gittim, bir kaşık aldım,

ve adama gözlerini yedirdim.

Sonra,

ispiyoncunun boğazını kestim.

Harry. Evet, benim. Benim.

Ne oldu?

Rıhtımdayım. Beklemede kal.

Esirlerden haber var mı?

Daha yok.

Numarayı aldım.

Maria. Harry'nin temizlikçisi.

- Tamam. Sağ ol. - Sana gönderiyorum.

Neden istediğini söyleyecek misin?

Hayır.

Efendim.

Antoine, benim.

Bir gelişme oldu.

Babam İçişleri Bakanı'nı aradı,

ve İçişleri Bakanı teklifini konuşmak için görüşmek istiyor.

Cevabım hayır.

Bir sorun mu var?

Bayan Harrigan, sorun şu

beni diri diri yemesi için saldırı köpeğini gönderdin.

Sana bir şans daha veriyorum Antoine.

Bana kazık atmaya kalkmasaydın, böyle bir şey olmayacaktı.

Alacağın ders şu.

Bana kazık atmaya kalkma,

çünkü endişelenecek hiçbir şey yok.

Yüzde 50 indirim istiyorum.

Bana kazık atmaya mı çalışıyorsun Antoine?

Alo.

Maria'yla mı görüşüyorum?

Merhaba, ben Kevin Harrigan.

Evet, doğru, Harry'nin arkadaşıyım.

Yüzde 20. Bu kadar.

Yarın seni arayıp zamanı ve yeri söylerim.

O ismi benim için kontrol edebildin mi?

Evet, baktım.

Adı Rusby. Alan Rusby.

Tamam. Peki,

bakımevinin adı ve adresi ne?

Meadow Stone Court. Adresi mesaj olarak yazarım.

- Harika. Tamam, sağ ol. - Rica ederim.

- Kendine iyi bak Maria. Hoşça kal. - Hoşça kal.

Hayır.

Hayır, hayır!

Paul, cevap ver.

Evet, söyle.

Jan evden çıkıyor.

Onu takip et.

Annem telafi etmek için abartıyor.

- Bana hâlâ 12 yaşındaymışım gibi davranıyor. - Daha kötüsü olabilirdi.

Babam da hiç yanımda değil.

Yanımdayken bile yok gibi.

Evet, bilmez miyim?

Ona ihtiyacım olsa,

gerçekten ihtiyacım olsa,

asla yanımda olmaz.

Şu anda yeterlilik sınavında olmam gerekiyordu.

Babam gelip beni psikoloji sınavından zorla çıkardı.

Onun için çok çalışmıştım,

şimdi hepsi boşa gitti.

- Pardon. - Pardon.

Sağ ol.

Merhaba.

Geldiğin için sağ ol.

Ne oldu?

Uyandı,

tuvalete gitmek için yataktan kalktı.

Bunu yaparken çaktırmadan

telefonunu yastığının altına itti.

Ben de orada oturdum,

çişini yaparken onu dinliyorum,

コメント

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left