最初の200行です。
Düş gören herkes gibi her bir düş
eşsizdir.
Ama tüm düşlerin bir ortak noktası varsa
o da değişimdir.
Düşler durmaksızın değişir, gelişir,
en tanıdık manzaraları bile alıp
keşif ve yeni deneyimlerle dolu yepyeni dünyalar hâline getirir.
Yeni bir saray inşa ettiğini bilseydim
eskisini onarmaya o kadar vakit harcamazdım.
Ama o zaman şikâyet edemezdin.
Dikkatini dağıtmayın.
Çalışıyor.
Bana ait olanı geri almak için çok vakit harcadım.
Kaybettiklerimi geri getirmek için.
Ama bugün, geçmişe bir sünger çekeceğiz.
Düşdünya yeniden doğacak.
Kardeşlerim.
Galerimde duruyorum ve ailemizi çağırıyorum.
Sonsuzlar'dan Kader size sesleniyor.
11. BÖLÜM: SİSLER MEVSİMİ
Kardeşim.
Cevap verecek misin?
E, neyi kutluyoruz?
Ya da sorun ne?
Söyleyeceğim ama önce diğerleri de gelsin.
Bir ipucu versen?
Duruma daha uygun giyinmiş olman gerekmez miydi?
Hadi ama. Tırpan alıp onunla da gezeyim mi?
- Kardeşim… - Peki, tamam.
- Mutlu oldun mu? - Evet, oldum.
Kardeşim Düş, geliyor musun?
Merhabalar ağabey.
Abla.
Görüyorum ki görece resmî giyinmişsin.
- Çok yakışmış. - Sakın başlama.
Eh…
Demek aile toplantısı.
Kardeşimiz gideceğini söylediğinden beri ilk toplantımız.
Bizi çağırma sebebini öğrenmek ilginç olacak.
Evet, olacak.
Hepimizden öte senin için kardeşim.
- Neden? - Vakti gelince göreceksin.
Önce herkes toplansın.
- Ne yaptın? - Hiçbir şey.
- Başka gelen oldu mu? - İhtiras'ı mı kastediyorsun?
İHTİRASIN PORTRESİ
Bir tane alayım.
İhtiras.
Kader.
Ailece toplanmamız gerek.
Ne?
Hepimiz mi?
Madem öyle…
Hemen geliyorum.
Hey, İhtiras niye kıyafet kuralına uymuyor?
Kıyafet kuralı mı?
Kendi de cübbe giymiş.
Peki Keder nerede?
Keder.
Ağabey?
Aile toplanıyor. Bize katılacak mısın?
Nebraska'da bir süpermarket işletiyor.
Dün karısı bilgisayarında porno buldu.
Çocuklar ve yetişkinler bir arada.
O ve beş yaşındaki yeğeni.
Karısı az önce polise gitti. Adam hayatının bittiğini biliyor.
Ama kaçmaya cesareti olup olmadığını merak ediyor.
Yok.
Çok güzel değil mi?
Bize katılır mısın kardeşim?
Diğerlerini bekletmeyeyim.
- Neden toplandığımızı söyledi mi? - Herkes gelince söyleyeceğim.
Peki.
Hâlâ iki kişi eksiğiz.
Ama çağırabileceğimiz sadece bir kişi var Keder.
İkincisi her neredeyse bu konudaki fikri gayet net.
Belki seninle iletişime geçtiğini, fikrini değiştirdiğini söylersin demiştim.
Onu çok özledim.
Hepimiz özledik.
Kardeşim, Sonsuzlar'ın en küçüğü,
galerimde duruyor ve seni çağırıyorum.
Kardeşim, ailen senin bekliyor. Gel.
Selam, ben geldim.
Hezeyan. Nasılsın?
Dün çok ama çok kötü şeyler yaptım.
Ama bugün iyi şeyler yaptım. Yani…
Bilmiyorum.
Hepimiz toplandığımıza göre artık konuşmamız gerek.
Buyurun, lütfen rahatınıza bakın.
- Sizi niye çağırdığımı merak ediyorsunuz. - Evet.
Üç kız kardeş bu sabah bahçemi ziyaret etti.
- Mireneler mi? - Bir bakımdan evet. Gri Kadınlar.
Sonra?
Bakın millet.
Kelebek yaptım.
Ne istediklerine gelince…
Söyledikleri sözler her zamanki gibi gizemli ve muğlaktı.
Ne dediler?
Sonsuzlar'dan Kader, sana selam olsun.
Çocuklarımdan biri olmayan sana selam olsun.
Tüm yazgıları gören sana selam olsun.
Sizlere de selam olsun Gri Kadınlar.
Bu ziyareti neye borçluyum?
Bu vakitte burada olmamız icap ettiği için buradayız tatlı güvercinim.
Kitabına bak ve şunu bil.
Bir kral krallığını terk edecek.
Yaşam ve ölüm çarpışıp savaşacak.
En kadim savaş yeniden başlayacak.
Art arda bir sürü laf sıralamışlar işte.
Peki bu ne demek?
Kitabıma danıştım. Üçlü'yle konuşmamın detayları yazıyordu.
Önemli bir şey olacağının altı çizilmiş.
Öyle bir olay ki
değişim ve kargaşaya sebebiyet veren bir olaylar silsilesine vesile olacak.
Peki bu olay ne?
Bu toplantı.
Hepsi bu.
Nasıl bir değişim ve kargaşa?
Söylemem gerektiği kadarını söyledim.
Gerisi beşinize kalmış.
Ama ne yapmamız gerekiyor?
Şarap için, bahçemin meyvelerini yiyin, birbirinizle konuşun.
Asırlardır bir araya gelmemiştik. Konuşacak çok şeyimiz olmalı.
Yani bizi buraya çağırmanın sebebi
bu vakitte burada olmamız gerekmesi miydi?
Aynen öyle.
- Bu saçmalık. - Düş…
Krallığımı yeniden inşa ediyorum. Yapacak çok işim var.
- Ben gidiyorum. - Henüz gitmiyorsun.
Hadi ama. Bizimle biraz vakit geçir.
Vakit kaybetsen ne olacak? Vakitten bol ne var?
Bir zamanlar vakit kaybetmiştim. Hep son baktığın yerden çıkıyor.
- Al, üzüm ye. - Üzüm istemiyorum.
İstemeni sağlayabilirim.
Dikkatli ol kardeşim.
Nihayetinde ben İhtiras'ım.
Benim işim bu.
Neye dokunursam dokunayım,
arzu, ihtiyaç ve sevgi aşılıyorum.
Mumun ateşine uçan kelebekler gibi birbirlerine çekiliyorlar.
Güve gibi. Güve demek istiyorsun.
Kelebek.
Onlar artık senin abla.
Evet.
O kelebekler benimdi.
Bunu yapmana hiç ama hiç gerek yoktu İhtiras.
- Ama İhtiras'ın işi bu. - İşte başlıyoruz.
Her işe burnunu sokar, yozlaştırır.
Yok eder.
Düş bana teşekkür edeceği yerde başarısız ilişkileri için beni suçluyor.
- Aile kanı akıttırmaya çalıştığın için mi? - Kesin şunu.
İkiniz de!
Tartışmamalıyız, kavga etmemeliyiz.
Hele ki sadece altımız kalmışken.
O buradayken hiç tartışmazdık.
Tartışırdık.
Evet tartışırdık ama sonra o işi espriye vururdu.
Nerede olduğunu, iyi olup olmadığını merak etmiyor musunuz?
Hem de her zaman.
Bazen.
Neden onu bulmaya çalışmadık?
Çünkü bunu yapmamamızı açık ve net söyledi.
Ama bazen lafını dinlemeyecek kadar önemseyen biri var mı diye öyle dersin.
Neredeyse mantıklı bir laf ettin.
Benimle dalga geçme İhtiras.
Hakkımda ne düşündüğünüzü biliyorum.
Ama ben hiçbirinizin bilmediği şeyler biliyorum.
Bizimle ilgili şeyler.
- Senin bile bilmediğin şeyler! - Sakin ol kardeşim.
Sakinim zaten! Gayet sakinim!
Sakinim.
Konuşmamızı söylerken bunu mu kastetmiştin?
- Evet. - Konuşacak neyimiz var ki?
Senden konuşsak ya ağabey?
Anlat, aşk hayatın nasıl gidiyor?
Son zamanlarda sevgili katlettin mi?
Ya da cehenneme mahkûm ettin mi?
Ne dedin sen?
Eminim Nada'yı hatırlıyorsundur Düş.
İlk insanların kraliçesini.
Kai'ckul?
Düş Lordu?
Düşlerin kralına âşık olmak gibi ölümcül bir hata yapan fâni.
Peki sen ne yaptın?
Senin ondan sıkılmanı beklemediği için onu cehenneme mahkûm ettin.
Bu kadarı kâfi!
Ama tabii sen asla fânilerin hayatlarına karışmazsın.
Bir kelime daha edersen ben…
Burada hiçbir şey yapamazsın kardeşim.
Ama biraz uzaklaşıp kendini toparlasan iyi olur.
Müsaadenizle.
Sen iyi misin?
İhtiras canını sıkmaya çalışıyordu.
Ama hiçbiriniz bana arka çıkmadınız.
Eh…
Çünkü İhtiras haklıydı.
- Ne? - Her konuda olmasa da…
Nada'ya karşı neler hissettim, hâlâ ne hissediyorum, biliyorsun.
Onu sonsuza dek cehenneme mahkûm ettin.
- Seçim onundu. - Ve cehennemi mi seçti?
No comments yet. Be the first to leave one.