The One and Only

The One and Only (Den eneste ene)

Turkish 자막 다운로드

릴리스 정보

The One And Only 1999 DANISH 1080p WEBRip x264 AAC-[YTS MX]
다음의 해설 dikistutmaz
25 fps

태그

webdl
게시일: 2026-08-17
다운로드: 0
청각 장애인용: No
FPS: 25

Turkish 자막 미리보기

처음 200줄입니다.

İsimleriniz konusunda biraz kafam karıştı: Susanne ve Andrea Rossi mi?

Andrea, İtalya’da erkek ismi, ama ben ona Sonny diyorum.

- Niels Beck - “ck” ile mi yazılıyor? - Evet.

Peki Lizzie Heinesen, Lizzie iki “z” ile mi yazılıyor?

Evet.

Sonny gerçekten bir bebek istiyor...

...ve ben de bunun iyi olacağını düşünüyorum.

Ama o pek bir şey olacağını sanmıyor...

...bu yüzden bir test yaptırdı, şey... spermlerini kontrol ettirdi...

...ve her şey yolunda.

Sorun bende, spermlerim işe yaramıyor.

- Ne zamandır deniyorsunuz? - Fazla olmadı. - Çok uzun süredir.

Size hem kişisel hem de mahrem sorular soracağım.

Anlıyoruz.

Bu, mutfak yaptırmakla aynı şey; çok titiz olmalısınız...

...aksi takdirde takılan bir çekmece olabilir ya da...

Evet...

Niller ve ben HTH-kitchens’ta çalışıyoruz...

...ben iç mimarım, o ise montaj işlerini yapıyor.

İtalyan kadınlarında bu tür sorunlar olmaz.

Danimarka'da o kadar kolay hamile kalınmıyor...

Benim 44 tane kuzenlerim var... sorun yoksa çocuk olur.

“44 tane kuzenim” olacak o, Sonny. Henüz 27 yaşındayım.

- Andrea... - Sonny.

Yaşın nedeniyle, Lizzie, sadece 3 ila 6 yaş grubundaki çocukları evlat edinebilirsin.

Çocuğun hafif bir engeli olup olmayacağına karar verdiniz mi?

- Normal bir çocuk istiyoruz. - Hafif engel derken?

Bacak sakatlığı, protez ayak ya da çocuk felci.

Bacak sakatlığı, o kadar da kötü gelmiyor, değil mi?

Biz sadece normal bir çocuk istiyoruz.

Sus, doğru zaman olduğunu söylediğinde yapıyoruz.

Adet döneminden üç gün sonra... her seferinde!

Doktorun daha fazlasını duymak istediğini sanmıyorum.

- Sanırım bir şeyi yanlış anlamışsınız. - Şimdi eve gidip... - Neyi?

Yumurtlama, adet dönemlerinin tam ortasında olur.

Tam ortasında mı?

Tam ortasında ha! Tam ortasında hep çok yorgun oluyorsun!

Kusura bakmayın...

Adet dönemlerinin tam ortasında mı? Emin misiniz?

Sus, doğru yapsaydık bir sürü çocuğumuz olurdu!

Çocuk sahibi olmak önemli bir karar.

Evet, 20 kilo alıp her tarafında çatlaklar oluşup oluşmayacağını asla bilemiyorsun.

Aynen, bilemezsiniz.

Sonny bunun için fazlasıyla yakışıklı.

Sadede gelelim mi?

İlişkiniz bir araba olsaydı, hangisi olurdu?

- İlişkimiz bir minibüs mü? - Çok tuhaf bir soruydu.

Ayrıca, her gün minibüs kullanıyorum.

Bu eğlence amaçlı bir test değil, ciddi bir konu!

Bu konuyu gerçekten çok ciddiye alıyorum.

The One and Only

- Burkina Faso nerede lan? - Afrika'da.

- Genelde Kore'den gelmezler mi? - Lizzie, Afrikalı bir çocuk istiyordu.

- Bayağı boktan bir proje bu... - Boktan olan benim spermim, biliyorsun.

Bettina bana böyle bir şey yapsa, onu hemen kapı dışarı ederdim!

- Ama benim spermimde güç yok ki! - Zenci, zenci kadını sikiyor...

Zenci, zenci kadından çocuk yapıyor. Zenci, zenci kadını terk ediyor...

...sonra çocukla sen uğraşıyorsun...

Zenci olmak vardı... Paso sikiş... Ben kaçtım.

- Geçebilir miyim? - Geriye sadece temizlik kaldı.

Umarım beğenirsiniz. Mutfak en önemli odadır.

Daha önemli bir oda daha aklıma geliyor...

Ha evet... ama banyoları yapmıyoruz.

Yüzünüz çok uyumlu ve cildiniz sağlıklı.

Çenenizde biraz kuru bölgeler var...

...ve... bir saniye izninizi rica edeceğim.

Yumurtlama dönemlerini öğrendi.

Onun şişman kadınlardan ne kadar nefret ettiğini biliyorum.

Vücudumun her yeri şişer, yüzüm leke içinde kalırsa kaçar gider.

- Tıpkı Mette Thousen gibi. - O kim?

Hatırlamıyor musun? Güzel bacaklar, güzel memeler “Mette Bin Yarak”?

- Güzel memeler mi? - Evet. Sonra bacakları kalınlaştı.

Dokuz ay boyunca kustu durdu...

...sonra adam da Lise Christoffersen'le kaçtı.

Ben de tam bundan bahsediyorum!

- Aklıma yeni bir isim geldi. - Stella’nın nesi var?

İlk isim değil. Soyadı. Şuna ne dersin...

...“Tanıştığımıza memnun oldum. Ben, Stella Videman.”

Siktir!

Neden benim gibi yapıp kreşte çalışan bir kadın bulmuyorsun?

8 saat o canavar çocuklarla uğraştıktan sonra mercimeği fırına vermem için beni darlamıyor.

- Ama Lizzie'de işe yarayacağını sanmıyorum. - Selam, Niller!

- Selam, Mulle. - Az önce Lizzie’yle konuştum da, yani bu...

Bakacağız...

Düşünsene bir çocuğun oluyor, bu çok...

Partnerim Knud, bu da Mulle, Lizzie'nin kardeşi.

Şey... Yani gerçekten çok... Grubumdan biriyle buluşmam gerek.

- Hoşça kal. - Güle güle, Mulle.

Onunla yaptığım görüşme gerçekten çok iyi geçti...

...o yüzden, tuhaf bir şey söylemezsen bence iyi durumdayız.

Burkina Faso'nun nerede olduğunu bile bilmiyorsun.

Kravatla çok yakışıklısın.

Kendine bir erkek arkadaş bul Mulle. Giy. Afrika'da.

Annenden babandan aldığın değerleri...

...aktarmak için sabırsızlandığını duymaktan hoşlanacaktır.

Afrika’nın neresinde?

- Yok. - Bu ona iyi gider.

Ve ilişkimizin güçlü ve zayıf yanlarını sorduğunda...

...güçlü yanımızın ilişkimiz hakkında açıkça konuşmamız...

...zayıf yanımızınsa birbirimize çok fazla alan tanımamız olduğunu söylersin.

Biraz sorunlu görünmeli ama umutsuz da görünmemeli.

Deri ceket ve kravat nasıl olur?

- Sağ ol! - Niller? Niller!

Buyur?

Bu sefer mutfaklardan bahsetmemeye çalışsan olur mu?

Bir dolabı köşeye monte ettiğimde, dolabın tam oturması benim için çok önemli...

...böylece sonradan detaylarda hile yapmak zorunda kalmazsın.

Bunu profesyonelce bulmuyorum.

Konuyu saptırıyorsunuz.

Cinsel yaşamınızı sormamın nedeni, işinize karışmak değil...

...ama çocuksuz birçok çiftin cinsel anlamda çok fazla hayal kırıklığı oluyor...

...bu yüzden cinsel hayatınızın bir sonuç vermemiş olmasıyla...

...nasıl başa çıktığınızı bilmem gerekiyor.

Peki.

Yani cinsel hayatımızı en iyi hangi hayvanın tanımladığını mı öğrenmek istiyorsunuz?

Aklınıza hangi hayvan geliyorsa.

Kobay faresi.

Kobay faresi mi? Yani hiçbir hayvan yanlış değil tabii de... neden kobay faresi?

Kötü bir hayvan değil.

- Siz nerelisiniz? - Albertslund'luyum...

...Albertslund'ın dış mahallelerinden. Ha, siz şey sanıyorsunuz...

...şöyle, annem Danimarkalı, babamsa Amerikalı.

Evlatlık değilim.

- Evlatlık olmanın yanlış bir yanı yok ki. - Yok tabii ki.

Peki, hangi hayvanı seçtin?

Şeyi...

- ...hayvanat bahçesini seçtim. - Hayvanat bahçesi mi?

Evet, bazen aslan, bazen de ruh halime göre başka hayvanlar gibi işte...

Gerçekten böyle mi dedin?

Bence benden hoşlandı...

Bu mutfaktan nefret ediyorum...

Ben harikayım, sen harikasın, hayatlarımız harika...

...ama mutfağımız bok rengi...

Milano'ya taşınmasaydık yeni mutfak şarttı!

Milano'yu başkasına verdiler.

- Az önce aradılar. - Hayır...!

Haftalardır biliyorlarmış.

- Hayır! - Si ...

Bunu yapamazlar! Çok adaletsizler!

Milano'da her şey mükemmel olacaktı.

Önce 10 bin...

...sonra başvurun kabul edilirse, maaş olarak 33 bin ödüyorsun.

Neden birini bulup onu hamile bırakıp 43 bin tasarruf etmiyorsun?

- Lizzie'den bahsediyorsun! - Fena durmuyor.

43 bin ha...

Yarı fiyatına yaparım.

Şimdi Stockholmsgade'e gitmemiz gerek... ...komik, oradaki ikinci müşteri bu.

Evet Niller, bu uluslararası seviyede bir espri.

Kırmızı bir şeyler bakalım...

Sus! Ben İtalyan'ım, gerçek bir kadına ihtiyacım var!

- Ben gerçek bir kadın değil miyim? - Nasıl yardımcı olabilirim?

Kocamla mutfak bakıyoruz da... ...çok kadınsı bir iş değil mi?

Neden beni reddediyorsun?

Mutfak bakmayı kabul ettim, değil mi?

Annem her pazar arayıp sorun ne diye soruyor.

Gördüğün gibi İtalyan.

Neden kadın olmak istemiyorsun?

Kadınım! Normal bir Danimarkalı kadın.

Bana yalan söyledin!

Doktor başka şeylere odaklanmamızı söyledi...

...ve şimdi burada, bu saçma mutfakların arasında tartışıyoruz.

Bazen Danimarkalı bir kız, yumurtlamayı düşünmeden bir öpücük ister.

- Yumurtlaman hakkında yalan söyledin. - Hayır, Sonny, “yalan söyledim”...

...ve özür diledim, değil mi?

Bir çocuğumuz olacak... ama şu anda değil. Neden biraz bekleyemiyorsun?

Ama ben İtalyanım!

- Lütfen sakin olun... - Sen sus lan!

Sorun bende, kafam karışık... Çocuk görünce çocuk istiyorum, çocukları seviyorum.

O kadar mutlu oluyorum ki ben de bir çocuk istiyorum... senden istiyorum...

...sadece...

...belki de denemeliyiz o zaman...

...ve bakalım... yapmalıyız.

- Si ? - Si ...

Çok şişmanlayacağım ve çirkinleşeceğim!

Çirkin mi? Kocaman bir karnın olsa bile çok güzel olursun!

- Seni seviyorum! - Öyle mi?

Si ...!

Stronza...Til amo.

Kafam çok karışık.

Amore ...

Düşünüyordum da, çocuğun doğum günü yaz aylarında olursa...

...Dyrehaven’da kutlayabiliriz.

Doğum gününü yaz aylarına denk gelecek şekilde ayarlarız zaten.

Lütfen üstünü değiştir.

Kıyafetine bebek maması bulaşmasından korkuyormuş gibi görünüyorsun.

- Rahat görünmemiz lazım. - Doğum gününü öylece değiştiremezsin.

O gelmeden önce yapılacak o kadar çok iş var ki, bir de rahat görünmeliyiz.

Yatakları toplamam ve fırına kek koymam lazım. Üstünü değiştirir misin lütfen?

Peki ya “Stella Catz” ya da “Stella Schwartz”?

...“Bayan Stella Schwartz”... o kadar da kötü değil mi?

Arkana bakma! Bakma!

Onun gibi bir adamla birlikte olmalısın... ...tatlı, kibar ve kesinlikle esprili.

Bekle bir saniye... şimdi!

Svend eski sevgilisine geri dönmüş...

“Neden yağmurda öyle duruyorsun Stella? Eve git!”

- Git de ateş iste. - Daha yeni sigara içtim.

“Stella Hertz”? Oldukça iyi, değil mi? “Bayan Stella Hertz”.

“Hertz”.

Hertz “günlük” araba kiralıyor, Stella...

Evet ya...

The One and Only subtitles in other languages

댓글

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left