처음 200줄입니다.
CANNES FİLM FESTİVALİ 2024 RESMİ SEÇKİ - YARIŞMA
ŞİŞLİ KIZ
- Kim o? - Jensen.
Bir dakika.
Efendim.
- Karoline, taşınman lazım. - Ne?
Taşınmanı istemek zorundayım.
- Ne? - Bu oda başkasına lazım.
- Burada ben yaşıyorum. - Ama kiranı ödemiyorsun.
- Ödeyeceğim. - Karoline.
- Dur da giyineyim. - Anla beni...
Onlara hemen odayı göstermem lazım.
- Ne kadar eksiğim var? - 14 hafta.
- Parayı yarın alacaksın. - Bacanın temizlenmesi gerekiyor.
- Bu sefer yaptır. - Biliyorum!
Yarın alacaksın. Ne oluyor?
- Elini omzumdan çek. - Yıllardır burada yaşıyorum.
- Param var. - Hayır Karoline.
Beklettiğim için özür dilerim. Gelin lütfen.
Görülecek oda yok. Kusura bakmayın.
Üç buçuk haftalık kira burada.
Polise mi gideyim?
Kalan paramı almak için sana dava mı açayım?
Zalim değilim ben.
Mantıklı ve sabırlıyım. Kibarım hatta.
Gelin lütfen.
10-12 arası su akıyor.
Mutfak burası.
Karoline, lütfen.
- Ocak kötü kokuyor. - Baca bugün temizlenecek.
Fare var.
Kocaman fareler.
Geceleri çıkıyorlar.
Sen uyurken ayağını ısırıyorlar.
- Karoline, yeter. - Bir sürü var hem de.
Burada yaşamak istemiyorum.
Burada yaşamak istemiyorum. Eve gitmek istiyorum.
İdare eder.
Yarın araba ayarlayacağım. İstersen sonra sen kullan.
Uygun bir fiyata ayarlayacağım.
Hadi.
Kalacak yerin var mı?
Bütçene uygun bir oda bulabilirim.
Konuşmak yok, işinize bakın.
- Hattı yavaşlatıyorsun. - İğne kırılıp duruyor.
Dikkatli ol o zaman.
"Dikkatli ol o zaman."
- Ne kadar? - Haftalık 15 kron.
Çokmuş.
- Su var mı? - Bahçede.
Dolapta kova var.
Misafir yasak.
Tabii.
Efendim.
Görmek istediğiniz terzi.
Buyurun lütfen.
Dulluk yardımı talep eden mektubunu aldık.
Nasıl gidiyor?
Dairemden çıkarıldım...
Müdür bey.
- Kocandan haber var mı? - Hayır.
Kocanın ölüm belgesi olmadan talebini kabul edemem.
Ama mektubun beni etkiledi. Şartların...
Yani...
Kocanın adını sorabilir miyim?
Peter Nielsen.
Tanıdıklarım var. Soruşturabilirim.
Kimse böyle ortadan kaybolmaz.
Karoline Nielsen.
Burada buluşmak sorun olmamıştır umarım.
Temiz hava zihni açar.
Kocan hakkında bir bilgi bulamadım.
Şehit olan askerler listesinde değil.
Ama pek bir anlamı yok bunun.
Üzgünüm.
Yürüyelim mi?
Ben de askere gitmek istedim.
Ama tabii ki durumumdan dolayı gidemiyorum.
Buradan yapabileceklerimi yapıyorum. Ürettiğimiz üniformalar mesela.
- İyi günler efendim. - İyi günler.
Kestane.
Ismarlayabilir miyim sana?
Beğendin mi?
Başını yaslayacak bir omuz istersen
emrindeyim.
İyi günler.
Özel sayı! Özel sayı! 11. günün 11. saatinde!
Buradan alın! Savaş bitti! Almanya teslim oldu!
Buradan alın! Her şeyi öğrenin!
Teşekkürler.
Kitzler Dikiş Fabrikası'nın sevgili işçileri.
Avrupa'daki savaş bitti
ve önümüzde daha parlak bir gelecek olduğunu umuyoruz.
Savaşa katılmasak bile
kelimelerle anlatılamayacak acılar yaşandı.
Sizi bir dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum.
Şehitlere dua edelim.
Hep birlikte.
Teşekkürler.
Üniforma yapmayı bırakıp nesillerdir ailemin
özel ürünü olan yumuşak keten üretimine devam edeceğiz.
Daha az iğnenin kırılması hoşunuza gidecektir.
Hep birlikte kadeh kaldıralım.
Mutlu Noeller.
İşte böyle.
Çok güzelsin.
Teşekkür ederim.
Benim olduğuna inanamıyorum.
Karoline!
Dur!
Karoline!
Ne istiyorsun?
Sen kimsin? Ne istiyorsun? Çıkar şunu.
Karoline, o kim?
Bir arkadaşım.
- İşsiz mi kaldın Karoline? - Hayır.
O zaman neden "arkadaşların" geliyor?
Ben kocasıyım.
Evimize gittim. Başkaları yaşıyordu.
Nerelerdeydin?
Yaralandım.
Sana mektup yazdım.
Almadın mı?
Aldım.
Neden cevap yazmadın? Bir yıl oldu.
Evet.
Özür dilerim.
Özür dilerim.
- Peter. - Efendim.
Birisiyle tanıştım.
Hamileyim.
Öldüğünü sanmıştım. Beni buna inandırdın.
Yeni bir hayatım var.
Sen benim karımsın.
Git.
Gitmen lazım. Git!
Git hadi!
Çık git buradan!
Güle güle!
Ne oluyor?
Kusura bakmayın efendim, bu genç hanım söz dinlemiyor.
- Gitmesini söyledim. - Teşekkürler. Konuşayım onunla.
Ne oluyor?
Benimle evleneceğini söyle.
Söyle.
Söyle.
Evet.
Evleneceğim.
Cesursun.
Evim olduğunda
seni yanıma alacağım.
Ben ne yapacağım ki?
Ne istersen. Hizmetçilerin başına geçebilirsin.
- Ben de mi hizmetçi olacağım? - Hayır şapşal.
Hizmetçilerin başında olacaksın. Kendi hizmetçin olacak.
- İyi günler. - İyi günler, paltolarınızı alayım mı?
Evet, teşekkürler.
Genç hanım bu mu?
Evet.
İyi ki geldiniz. Nihayet tanıştığımız için çok mutluyum.
Benim için bir şeref hanımefendi.
Gelin lütfen.
Bu sadece kadınlar arasında.
Soyun.
Doktor muayenesi için.
Herkes oğluma hamile olduğunu söyleyebilir, değil mi?
Evet.
Sadece iç çamaşırların kalsın.
Nasıl olduğunu biliyorsundur.
Evet.
Bir dakika içinde bitecek.
Tamam.
Şimdi giyinebilirsin.
Evet. Hamile.
- İcabına bakılabilir mi? - Maalesef çok geç.
- İyi günler Barones. - İyi günler doktor.
Oğlum seninle asla evlenmeyecek.
Jørgen gelebilir mi artık?
Teşekkürler.
Çağırın onu.
Efendim anne.
Genç hanım evleneceğinizi düşünüyor.
Bunu konuştuk, evet.
Jørgen istediğini yapmakta özgür.
Benim paramla ve bu evde olmaz
ama istediğini yapabilir.
Belki...
Bir şey mi dedin oğlum?
Belki de acele ettik.
- Lütfen beni affet. - Jørgen.
Bu kadar ileri gitmesi değildi niyetim.
Ne oluyor?
Mendil ver ona.
Teşekkür ederim.
Lütfen gider misin artık?
Ayrıca artık fabrikada da sana ihtiyaç kalmadı.
Lütfen git şimdi.
Özür dilerim.
Paltonuz.
Çok üzücü.
No comments yet. Be the first to leave one.