처음 200줄입니다.
MAYIS AYI ÜÇÜNCÜ ARA SINAVI
Sınavlar.
Hepimizin içinden geçenler aynı.
Boğuluyor gibi hissediyor...
...ve keşke dünya yok olsa da...
...şu sınava girmesek diye düşünüyoruz.
DİL VE ANLATIM
Ve...
...aramızdan biri hayallerimizi gerçekleştirdi.
18 yaşında, sıradan bir kıza göre...
...karmakarışık bir hayatım oldu.
1. BÖLÜM "OKULDAKİ HİYERARŞİ"
BEŞ GÜN ÖNCE
Koşun.
Süper.
Sırada ikinci sınıflar.
İlk on kişi girebilir, Dae-hwi dâhil.
Tanrım.
-Üzgünüm. -Tebrikler.
-Merhaba. -Çok yeme.
Şimdi 11 ile 20 arası.
Sıraya geçin.
Bizim sıramız gelmeyecek mi?
-İtmesene. -Of ya.
Ben kaçıncıydım?
Çok can sıkıcı ya.
Ne zamana kadar notlarımıza göre yemek yiyeceğiz?
Kaç alırsak alalım, hepimiz acıkıyoruz.
Okul havaya uçana kadar.
Ay, bulgogi yapmışlar.
Ya bize sıra gelene kadar biterse?
Biz de yemek parası verdik,
niye eşit hizmet alamıyoruz?
Aynen ya.
Ne?
Şu serseriye yine özel muamele yapılıyor.
Ses etme.
Babası okulun başmüdürü.
İstediği kadar yesin.
-Pislik! -Pislik!
Ne oldu?
Ne var?
Baksanıza, niye benim suratım bu kadar
yuvarlak?
Korkuttun ya.
Kim demiş yuvarlak diye?
Değil yuvarlak falan.
Gerçekten mi?
Daha çok kareye benziyor.
Dört dörtlük bir kare.
Zayıf görünmem lazım.
Jong-geun zayıf seviyor.
-Cidden dersi ekecek misin? -Sus be!
Ne var?
Sa-rang!
Sa-rang!
Atayım mı, emin misin?
Bir, iki...
Pardon ya, kusura bakma.
Özür dilerim.
Of be Sa-rang.
Sana güvenmemeliydim.
Özür dilerim.
Şurada da var.
İşe mi?
A, Öğrenci Başkanı!
Okulu ekip çalışıyor musun?
Bugün çok daha önemli bir işim var.
Merak etme. Yakalanırsan ben seni kollarım.
Gerçekten mi? İçim rahat gidebilirim o zaman.
Hoşça kal.
-Deneme yarışması, değil mi? -Evet, Hanguk Üniversitesi yapıyor.
İyi bir deneme yazarsan gözlerine girebilirsin.
Gerçi sen Seyul istiyorsun ama...
Yine de elimden geleni yaparım.
Tamam.
Heyecanlısındır.
Bir dakika.
Çok heyecanlanırsan...
...kafanı arkaya atıp...
...vücudunu rahatlat.
Derin nefes al.
Heyecanlı değilim.
-Ne? -Heyecanlı değilim.
Çalışıp başaracağım.
Heyecanlı değil misin?
O zaman sana beynini uyarmayı öğreteyim.
-Heyecanlı değilsen... -Ben gidiyorum.
Dae-hwi.
Al, taksiye binersin.
Teşekkürler. Sonra görüşürüz.
O kadar çok kullanırsan dudağının üstü kaybolacak.
Sen de mi okulu ekiyorsun?
Seni görmeye gelmedim herhâlde.
Of ya.
İkimiz birden kaçınca dikkat çekecek.
Çok fark edilen biri değilsin, merak etme.
Yine sabrımı zorluyorsun.
Okula geç bile kalamıyorum.
Bir dakika geç kalsam hemen yaygara çıkarıyorlar.
Gayet fark ediliyorum.
Anladım. Sen delisin galiba.
Sus!
Yakalanacağız! Dursana.
Çok ses çıkarıyor.
Ben gideyim, öyle çalıştır.
Çok fenasın ya!
İyi misin?
Sen...
Of, ne yapacağım şimdi? Acelem de var.
Atla.
Olmaz!
Acelen vardı hani?
Binsene be. Gelmiyor musun?
Üç, iki...
Garip mi olmuş?
Baksana, garip mi duruyor?
Ne oldu? Çok mu güzelim?
O kadar güzelsin ki yumruk atmak istiyorum.
Çok fondöten sürmüşsün. Bembeyazsın.
Ne? Hadi oradan!
Evet, 18 yaşındayım.
Okul üniformamı giymesem olmaz mı?
Çok utanıyorum, beceremiyorum.
Huzursuz oluyorum.
Yapacak bir şey yok.
Ücrette değişiklik yok, değil mi?
Tamam, anladım.
Teşekkürler.
Ne var?
-Ne oldu? -Sen...
Üniformayla... yapamıyor musun?
Vay be, gerçekten mi?
Üniforma giy diye kaç para veriyorlar?
Epey veriyorlar.
Bugünlerde o moda.
Yuh be Eun-ho.
Amma rahatsın. Hiç utanmıyor musun?
Bu yanlış bir şey...
Evet, geldim.
Kütüphanenin önüne mi?
Hemen geliyorum.
Kütüphane mi?
Tae-woon...
Güzel çiziyorsun.
Birinci sınıftan beri...
Sıcak gelmiyor mu?
Kaskın...
Ne diyordun?
Birinci sınıftan beri ilgimi çekiyor.
Ders çalışman gerekmiyor mu?
Üniversitemize çok yakışırsın.
Haklısın galiba.
Üniversiteye bayılacaksın.
Benim hayalim...
...üniversitede bir sevgili bulmak.
Aman be, sen de...
Benim de öyle.
Ne?
Neyse, çok çalış da bizim okula gel.
Okulda kaçıncısın?
Eon-ho!
On sıra yükselmişim!
270. oldum!
Son zamanlarda epey yükseldim.
Aferin.
Okulumuz sadece ünlü değil, aynı zamanda başarılıdır.
Buraya gelmelisin.
Ne oluyor?
Sen de kimsin?
Ne yapıyorsun sen?
Ben, Hyun Tae-woon.
Delirdin mi sen?
Deli misin sen?
Küçücük kız, gündüz vakti... Nasıl bir liseliyle çıkarsın?
Çıkmak mı?
Yanlış anlamışsın.
Neyi, söylesene sapık!
Üniforma mı seviyorsun?
Yumruğumu da sevdin mi pislik?
Deli misin sen?
Ne liseliyle çıkması ya?
Saçmaladın iyice.
Özür diledim ya.
O kadar mı yani?
Çocuğun aklını aldın.
Yüzünde iz kalırsa seni gebertirim.
Fark etmezsin bile.
Hiç yakışıklı değildi zaten, pis serseri.
Ne, serseri mi?
Güldürme beni.
Sen de pek yakışıklı sayılmazsın.
Ne oldu?
Yapma böyle. Özür dilerim.
Bisikletini almayacak mısın?
Doğru ya, bisiklet...
Bisikletim! Dur!
JONG-GEUN
Bir şeyim yok.
Eve dikkatli git Eun-ho.
No comments yet. Be the first to leave one.