The Miu Miu Affair

The Miu Miu Affair (El Affaire Miu Miu)

Turkish 자막 다운로드

릴리스 정보

THE MIU MIU AFFAIRE (2024) tr
다음의 해설 hajkarax

태그

other
게시일: 2024-09-27
다운로드: 52
청각 장애인용: No

Turkish 자막 미리보기

처음 187줄입니다.

MIU MIU SUNAR

Ne diyeceğimi bilemiyorum.

NE DİYECEĞİNİ BİLEMİYOR

- Nasılsın? - İyiyim, teşekkürler.

Belediye meclisiyle görüşüyordum...

Söylememiz gerekir ki

Trenque Lauquen bu pazar sabahı yaşanan heyecanı

uzundur yaşamamıştı.

Sanki İngiltere Kraliçesi geldi.

Prada'dan Miu Miu ekibinin geldiğini hatırlatalım.

Ziyaretin amacı, son koleksiyonlarını tanıtmak.

Miu Miu bu yüzden Latin Amerika turnesinde.

Markanın dünyanın her yerindeki

kadınlara ulaşarak kampanyayı genişletmesi...

Avrupa merkezli bir kampanya değil.

Trenque Lauquen sakinleri olarak

Arjantin steplerindeki onca yer arasından

bu etkinlik için bizim seçildiğimize çok mutluyuz.

Bu bir onur.

Bu arada Avrupa'da "La Caterina" olarak bilinen mankeni tanıyalım.

İşte burada! Hoş geldin.

Ufak bir tiyatroda onuruna yapılan şeyi göstermek isterim.

Kadeh kaldıracaklar.

Yorgun musun?

Gitmeyebiliriz.

Böyle bak.

İşte "La Caterina" sonunda karşınızda.

Sıradışı bir şey mi? Hayır, sıradışı bir şey görmedim.

Ya sen?

Hayır.

Klasik fotoğraf çekimi, tamamen normal.

- Tamamen normal. - Tamamen normal.

Ya sonra? Ondan sonra ne oldu?

Birkaçımız onun isteği üzerine Miu Miu mağazasına gittik.

Sonra da odasına gidip kitap okuyacağını söyledi.

Müsaadenizle...

İtalyanlar biraz sabırsızdır.

Evet, anlıyorum.

Evet.

Tabii ki.

Saygısızlık etmek istemem ama

şimdi de kıyafetleri yanlarında götürmek istiyorlar,

Arjantin gümrüğünde sorun demek bu.

Bu ülkeyi biliyorsunuz.

Evet. Tamam.

Nereye gittik demiştiniz?

- Mağazaya. - O nasıl oluyor?

Kıyafet dükkanı gibi. Mağaza...

Mağaza.

Kıyafetler güvende olsun diye koleksiyonu orada bıraktık.

Yani...

Pahalılar sonuçta. Biliyorsunuz.

Bir de...

Güzel bir evde büyük bir oda, hani o bulvarlar var ya...

Pardon.

- Hangi bulvarlar? - Giro Rodriguez'in evi.

GIRO RODRIGUEZ’İN EVİ.

- Ne okuyordu? - Anlamadım.

Manken ne okuyordu?

Onu bilmiyorum. Odasına gitmedim.

ODASINA GİTMEMİŞ.

Kapıya yardım eder misiniz?

İşte...

İlk günü, vardığı gündü bu.

Ertesi gün çekim vardı.

Set değişimi, at gelsin.

Işığı yükselt Mati.

Tavuklar şimdi lazım değil. Ama madem getirdin...

Bekle bir saniye! Bir saniye!

- İyi geçti mi? - Çok iyiydi.

İyi görünüyordu, ruh hali iyiydi.

Orada olduğu için mutluydu.

Şimdi böyle bak. İşte bu.

Tam buraya, harika.

Bir tane daha.

Bir şey var ama...

Bir noktada ona bir şey oldu.

Başının çok kötü ağrıdığını söyledi.

Günün sonunda da arabaya bindi.

Hava soğuktu.

Evet, soğuktu.

Çekimden sonra onu otele götürdüm.

Hangi otel?

El Howard. Otobanda.

- El Jaguar. - El Jaguar.

Oraya bıraktım. Yemek istemediğini söyledi.

Direkt yatmak istiyordu.

Gıda zehirlenmesi olabilir mi?

Bölüp durma Delia.

- Adım Lidia. - Pardon Lidia...

Devam et Checho.

Adım Chicho.

Devam et.

Ama sonra eve giderken

onu Giro'dan çıkarken gördüm.

Kıyafet odasının olduğu yer.

Şaşırdım...

Otelden şehre nasıl o kadar hızlı gittiğine.

Neden prodüksiyon ekibini aramadığını da anlamadım.

Ona araba ayarlardık.

Taksiye binmiştir.

- Ya sonra? - Endişelendim.

Bu yüzden etrafta arabayla dolandım biraz.

Sonra onu Kalos'ta buldum.

Bira içiyordu, bakıyordu...

Bakıyor muydu?

- Neye bakıyordu? - Bakıyordu işte. Bilmiyorum.

Orada duruyordu.

Sigara içiyordu sanırım.

Seni gördü mü?

Gördü. Hatta el salladı.

Gülümsedi mi?

Yani mutlu görünüyor muydu?

Gülümseyip böyle yaptı.

En son o zaman gördüm onu.

CHICHO'YA GÖRE SON GÖRÜLDÜĞÜ ZAMAN.

Bundan sonra bir şey duymadım.

Ta ki İtalyanlardan biri bu sabah beni arayıp

Caterina'nın odasında olmadığını söyleyene kadar.

Arabasıyla havalimanına da gitmemiş,

İtalya uçağına da binmemiş.

YOK. TAKSİ YOK, İTALYA UÇAĞI YOK.

Bak María José...

Bu moda etkinliğini ben ayarladım.

Seve seve yaptım, her şeyimi verdim.

Ama suçlanmak istemiyorum.

Bir şey ters gitmiş ama açıkçası bu benim sorumluluğum değil.

Şimdi sanki suçluymuşum gibi boğazım düğümleniyor.

Herkes beni işaret ediyor gibi...

Chicho.

Şu an kimse seni düşünmüyor.

Ciddiyim. Merak etme.

Tamam.

Bu odayı kullanabilir miyiz?

Bilmem. İtalyanlara sormanız lazım.

Ben sana soruyorum. İtalyanlarla konuşacak bir şeyim yok.

İtalyanca biliyorsun, değil mi?

Sen sorsan daha iyi olur bence.

18 Haziran 2024, Miu Miu davası kayıtları.

33. Otoyol'un 321. kilometresindeki El Jaguar otelindeyim.

Komiser Delia Sirota tarafından

Miu Mui için çalışan bir mankenin ortadan kayboluşunu

soruşturmak için görevlendirildim.

- Yanımda Bayan Lidia... - Martínez.

Lidia Martínez var, gönüllü polis danışmanı.

Ve müneccim!

Başka türlü işler yapıyor diyelim.

Medyumum.

Görselleştirme ve asistanlık diyelim.

Emniyet müdürü Fequino Infante yönetiminde

Trenque Lauquen ve civarında

arama yapan bir ekip de var.

Mankenin otel odasına yaklaşık 17.30'da girdik.

Her şey aşırı, hatta abartılı derecede düzenliydi.

Obsesif kompülsif bozukluğa bile işaret ediyor olabilir.

OKB...

Mankenin böyle bir sorunu olabilir.

İncil.

Şunu söyleyebilirim,

kıyafet hırsızlığı fikrini eleyebiliriz

çünkü bir sürü Prada kıyafet burada.

Odadaki Miu Miu kıyafetleri kastediyorum.

Bu diğer oda.

Bu ne?

Çünkü otel kaydında

Sofia Pudovka adına iki oda ayırttığı yazıyor.

Sofia Pudovka kim?

Kendisi, gerçek adı. Caterina sahne adı.

İlginçtir ki yine Sofia Pudovka adlı mankene ait olan

bitişik bir oda daha var.

Durumu, diğerinin tam tersi gibi.

Sanki aynı insan değilmiş gibi.

Yerde bir şilte ve çanta var.

Çantanın içinde şey bulduk...

- Ruj. - Ruj.

- Bir ruj daha. - Bir ruj daha.

- Bir tane daha. - Bir tane daha.

Çeşitli rujlar.

- Prezervatif. - Gebelik önleyici.

- Broş. - Broş.

Gizli bir cep var gibi.

Kötü dikilmiş, orijinal değil gibi.

Evet.

Bayan Lidia şimdi açacak.

Aleti hazırlıyor.

Cebi kesiyor.

En azından deniyor.

The Miu Miu Affair subtitles in other languages

댓글

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left