시즌 4

릴리스 정보

Re ZERO Starting Life in Another World S04E12 What Comes After tr
다음의 해설 alycann

태그

other
게시일: 2026-08-12
다운로드: 17
청각 장애인용: No

Turkish 자막 미리보기

처음 186줄입니다.

~acs~ İyi seyirler dilerim

Ben geldim.

Subaru, iyi misin?

Uyanabilir misin? Benimle konuşabilir misin?

Emilia...

Senin için endişeden deliye dönen tek kişi Emilia değildi.

O yüz de neyin nesi acaba?

Sanki o tapılası Betty'nin tam önünde olduğuna inanamıyormuşsun gibi görünüyorsun...

Beatrice! Beatrice, Beatrice!

N-Ne yapıyorsun?!

Bu çok ani oldu, sanırım!

Sen, senin yüzün...

O şirin yüzüne bakmak ruhumu gerçekten dinlendiriyor!

Sanki evime dönmüş gibiyim!

Sana bir kez daha aşık oldum!

Lütfen bunun bir iltifat olduğunu düşündüğünü Betty'ye söyleme!

Aman tanrım, Subaru.

Uyanır uyanmaz aptalca davranmayı bırak.

Neden bayıldığını hâlâ bilmiyoruz...

Subaru?

Sorun ne acaba?

Sorun yok, Betty tam burada.

Lütfen ağlama, Subaru.

Şimdi derin nefes al, yavaş ve sakince.

Sakin ol.

Beatrice ve ben ikimiz de tam burada seninleyiz.

Yani, kısacası,

kütüphanede hafızamı kaybettim.

Eminim uğraşması çok zor biri olacağım,

ama lütfen bana katlanın.

Biliyorum hepimiz şu an Subaru için çok endişeliyiz.

Ama onun için güçlü durmalıyız.

Şu an en kötüsünü yaşayan kişi o.

Pek öyle görünmüyor gerçi.

Bu nasıl iğrenç bir şaka, Barusu?

Bu bir şaka değil.

Tamamen dürüst konuşuyorum.

O kadar endişeliyim ki kalbim kırılacak gibi.

Ne kadar da kıvrak bir laf ebesi.

Nasıl inanalım bu ciddiyetsiz...

Subaru'nun bu kadar zevksiz bir yalan söylemesi için hiçbir nedeni yok.

Bunu senin bile artık bilmen gerekir, sanırım.

Tanrım, gerçekten de çok zor birisin, Bayım.

O tepki neydi öyle?

Sanki hayalet görmüş gibi bakıyorsun.

Bu hiç hoş değil.

Meili.

Vay canına, demek adımı hatırlıyorsun?

Peki, tam olarak neyi unuttun?

Aslında bölümleri atlamak gibi bir şey.

Eşyaların isimlerini genellikle hatırlıyorum,

ama olan biten şeylerin anılarına gelince, işler bulanıklaşıyor.

Yani, dün ne olduğunu hatırlamıyor musun?

Evet.

Dünü de mi diyorsun...

Bu... gerçekten de oldukça zor bir durum.

Yine mi, Usta?

Tatmin olana kadar beni kaç kere daha unutman gerekiyor?

Dürüst olmak gerekirse, kabullenmesi hala zor.

Ancak bu kulede Natsuki'yi bu duruma getirebilecek bir tuzak olduğunu

varsaymak akıllıca olur.

En şüpheli yer, Emilia-chan'ın beni baygın bulduğu kütüphane.

Zaten en başından beri oldukça şüpheli bir yerdi.

"Chan"...

Her neyse, bunu size böyle aniden söylediğim için özür dilerim.

Eminim hepimizin olan biteni sindirmek için zamana ihtiyacı var,

o yüzden kısa bir mola verelim.

Bu arada, ben de Ram ile biraz su getirmeye gideyim.

Hadi gidelim, Ram.

Sanki su getirmek için beni davet etmek istiyormuş gibi bakıyordun.

Edepsiz.

Ee, az önceki maskaralığın amacı tam olarak neydi?

Doğruyu söylüyorum, Ram.

Bu bir yalan, bir blöf ya da bir plan değil.

Hiçbir anım yok.

Sadece isimleri ve ilişkileri hatırlıyorum.

Yeter.

Bu kuleye bizden alınan birçok şeyi geri almak için geldiğimi biliyorum,

ve bir testin ortasında olduğumuzu.

Ama hepsi bu kadar.

Amaçlarım...

Yeter, Barusu.

Rem'i bile, ben...

Barusu!

Neden böyle bir şey yapıyorsun?

Neden bu kadar zevksiz bir yalan söylüyorsun?

Bu gerçek.

Buna inanmamı mı bekliyorsun?

Rem'i unuttuğuna mı?

Bu tamamen saçmalık!

Rem'i geri getireceğim.

Ne cüretle.

Onu geri mi getireceksin?

Onu hatırlamıyorsun bile!

Hele sen, asla!

Öyle olsa bile, onu geri getireceğim.

Rem'i, anılarımı, her şeyi.

Sonuna kadar her şeyi halledeceğim, ve hepimiz birlikte eve döneceğiz.

Hepimiz bu kadarını hak ediyoruz,

bu kulede olan onca şeyden sonra.

Barusu?

Ram, Rem'i ve anılarımı geri getireceğim.

O yüzden lütfen, bana yardım et.

Herkesin gücüne ihtiyacım var.

Rem'i unuttuğum için beni affedememeni anlıyorum.

Ama sana söz veriyorum.

Neye söz veriyorsun?

Bunu sonuna kadar götüreceğim.

Eğer pes edersem, beni kaynat, beni kızart, benimle ne istersen yap.

Dikkatsizce anılarımı kaybettiğim için bunu cezam olarak,

ve seni ağlattığım için de kefaretim olarak gör.

Ben ağlamıyordum.

Aptal olma.

S-Sen...

Bu benden çok cesaret istedi, biliyorsun!

Kendi kendine heyecanlanmanın neresi cesaret gerektiriyordu ki?

Ve söz mü? Senden mi? Beni güldürme.

Dünden önceki ben kaç tane sözünü tutmadı acaba?!

Bir tanesini bile tuttuğundan şüpheliyim.

Bu tamamen başka bir seviyede!

Natsuki Subaru'nun çöp olduğunu biliyordum.

Onu neden buraya getirdiniz ki?

Çünkü sen her zaman araya girerdin.

Boş konuşmakta da yetenekliydin,

ıvır zıvır işleri halletmekte de.

Başka?

Kısa bacaklar, berbat bir hafıza, yemek seçen biri,

ve ne zaman pes edeceğini bilmez miydim?

Kısa bacakların vardı, berbat bir hafızan vardı, yemek seçen biriydin,

ve ne zaman pes edeceğini demezdin.

Anlaşıldı.

Ve...

Sen de Rem'i çok severdin.

Barusu.

Rem'i gerçekten unuttun mu?

Evet.

Barusu.

Rem'i gerçekten hatırlayacak mısın?

Evet, yemin ederim.

Rem'i ve diğer her şeyi.

İyi. Bu seferlik seni affedeceğim.

Ayağa kalk, Barusu.

Ben...

Natsuki Subaru gerçekten buradaymış, değil mi?

Ne kadar aptalca.

Sadece kısa bir anlığına kendini kaybettin.

Soğuk karın altında gömülü bir çiçek gibi.

Baharın erimesi geldiğinde, kendini tekrar ortaya çıkaracak.

Eminim hepsi bundan ibarettir.

Son döngüde,

ve ondan önceki döngüde,

burada korkunç bir şey oldu.

Ve yakında tekrar olacak.

Bunu ne pahasına olursa olsun durdurmalıyım.

İşte bu yüzden,

ilk iş olarak...

Bekle, bekle, bekle!

Ups, dikkatli ol.

Benim yerime sen düşme.

Pekala, konuşalım.

Beni öldürdüğün için

bana en azından bu kadarını borçlusun.

Seni öldürdüğüm için mi?

Hep çok garip şeyler söylüyorsun, Bayım.

Eğer gerçekten seni öldürmek isteseydim,

bunu çölde çoktan yapmaz mıydım sence?

Evet, bir sürü şansın vardı,

ama yapmadın.

Değil mi? Yani...

Bu da beni öldürme arzunun bu sabah ortaya çıktığı anlamına geliyor.

Ve bu her şeyi değiştirir.

Ya da belki de bunun dün geceden kaynaklanan bir zincirleme reaksiyon olduğunu söylemek daha doğru olur.

Bana tuzak kurmak için anılarını kaybettiğin yalanını mı uydurdun?

Yanlış anlama, Meili.

Benim hafıza kaybım yalan değil,

işte bu yüzden bu durum çok ciddi.

Eh, bu can sıkıcı değil mi. Ama daha da önemlisi...

Şimdi benimle ne yapacaksın?

İntikam olarak beni itecek misin?

Araya girecek küçük canavarlar da yok...

Sana zarar verme veya seni öldürme gibi bir niyetim yok.

Sana her zaman nasıl davrandıysam öyle davranacağım.

Neyse ki çok geç olmadan seni durdurdum.

İkimiz de çenelerimizi kapalı tuttuğumuz sürece,

bu hiç yaşanmamış gibi davranabiliriz.

N-Ne yapıyorsun...

댓글

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left