My Beautiful Revenge

My Beautiful Revenge (Ben Leman)

Turkish 자막 다운로드

시즌 1

릴리스 정보

Ben Leman - 5 Bölüm
다음의 해설 elbird

태그

other
게시일: 2026-01-31
다운로드: 18
청각 장애인용: No

Turkish 자막 미리보기

처음 196줄입니다.

Anlat bakalım Ekin Efendi...

Bu geldi.

-Sen osun. -Evet.

O...

...ihbar yüzünden...

...babasını kaybeden kız.

Ve annesini.

Leman, korkma, tamam.

Annen ameliyatta. İyi geçecek, endişe etme.

Gel bir üstünü değiştirelim önce istersen.

-Kardeşini de ver bana. -Neden?

Neden yaşadık biz bunu?

-Konuşacağız her şeyi ama önce... -Hayır, şimdi söyleyin. Neden?

Babam öldü, annem yaşayacak mı bilmiyorum.

Sizin hiçbir suçunuz yoktu kızım. Asılsız bir ihbar yapılmış.

Aradığımız bir suçlu vardı, gizli dosyalı. Direkt o isme yapılmış ihbar.

Bizim için çok önemli bir ihbardı.

Baskın esnasında baban da polis olduğumuzu anlamayıp ateş açınca...

...işte maalesef...

Sizin adresi vermiş ihbarı yapan genç kız.

-Tamamen acı bir kaza. -Ama neden?

Bilmiyoruz. Araştırıyoruz.

O ismi nereden öğrendi, neden sizin adresiniz, hepsini öğreneceğiz.

Hiçbir suç cezasız kalmayacak.

Asılsız bir ihbar olduğu dışında hiçbir net bir bilgi yok.

Ben ailemi birinin yalan ihbarı yüzünden kaybettim yani, öyle mi?

Anneciğim.

Anneciğim.

Bir tanem.

-Ver hadi. -(Meryem) Hayır.

-Hadi ver aşkım. -Hayır.

Baba bak.

Bak bana, bak bana, ben buradayım.

-Hayır. -Geçti.

Hayır.

Buradayım ben.

Buradayım.

Geçti.

Ver ellerini.

Gel. Ben buradayım.

-Hadi gidelim. -Gidelim.

Hadi annem, gel.

Hadi gel annem.

Gel, gel.

Geç.

Geç canım benim, geç.

Bekle burada, geliyorum ben, tamam mı?

Almış kırmızı kartları, oyun kurmuş hepimize, plan yapmış.

Şu hâle bak, birbirimize düşürdü hepimizi.

Aç telefonu Şahika, başlatma şimdi kocana da ya!

Mine, bekle. Bekle Mine!

Gelme bak, bağırırım vallahi! İmdat!

Bağırma! Bağırma, konuşacağız, geç.

Ne konuşacağım seninle ya?

Gelmişsin Güney'le fotoğraflarımı çekmişsin sapık gibi.

Bir tehditle Şahika'yı harcattın bana.

Sonra güya otelde de yardım ediyor.

Nasıl bağladın konuları birbirine! İsteyince kafan zehir gibi çalışıyor.

Çalışır tabii benim kafam da geç çalışıyor salak kafam.

Durduk yere yuvamı yıktın benim ya!

Durduk yere yuvanı ben yıktım, öyle mi?

Sen yıktın tabii. Ceviz ağacı ektin evime ya!

Mine, saçmalama. Geç konuşacağız, yürü.

Ne anlatacağım ben sana?

Asıl sen ne anlatacaksın Şahika'ya bu kırmızı kartları gördükten sonra?

O zaman kendine kaçacak delik ararsın!

Tamam ya, hepiniz gelin. Ben buradayım, bekliyorum.

O telefonu kim açtıysa hesabını verecek, cezasını çekecek.

Duydun mu beni? Sen yaptıysan sen!

Suzi'yse Suzi! Şahika'ysa Şahika!

Ben yapmadım ya! Seher yaptı, git ona sor hesabını.

Seher yapmadı! Siz ona attınız suçu!

Ya kimse atmadı! Geçmiş üstünden bin sene...

...gelmiş buraya intikam... -Hırsız var!

"Aman bir telaş, bir acele"

"Herkes birbirini boğacak"

Anne?

"Kimi takmış alaturkaya"

Pis hırsız, her şeyimizi çaldı!

Kutumuzu ver pis hırsız. Ben ona bir tane vermiştim, çaldı.

-Bak, çaldı. -Bu ne?

Pis, ben sana...

Öldü mü? Ben bakamam!

-Uyudu, ölmedi. Sakin ol. -Uyudu? Uyudu?

Ben battaniye getireyim ona.

Anne, Allah aşkına sokak tehlikeli, burada yatamaz, yardım et bana.

Tehlikeli mi?

-Sokak tehlikeli, burada yatamaz. -Ne yapacağız?

-Eve taşıyacağız. -Suçlulara yardım ve yataklık yapamayız.

-Anne, tut ayağından. -(Meryem) Ayağından.

-Tut ayağından ne olur. -Suç ortağı olacağım.

"Hişt hişt, sakin ol, sinirlerine hâkim ol"

Ölmedin, değil mi?

"Aaa"

"Ölümlü dünya, ölümlü insan"

"Ha alim olsan ha zalim olsan"

"Ölümlü dünya, ölümlü insan"

"Ha alim olsan ha zalim olsan"

"Ölümlü dünya, ölümlü insan"

"Ha alim olsan ha zalim olsan"

"Ölümlü dünya, ölümlü insan"

Benden bu kadar Leman. Yeter!

"Ha alim olsan ha zalim olsan"

"Hişt hişt, sakin ol, sinirlerine hâkim ol"

"Hişt hişt, sakin ol"

Buyursunlar, kapıya teslim.

Bir de şuraya hasarsız teslim edildiğinize dair bir imza alalım.

Oo, Ada Karaca'dan kural dışı hareket.

Kırmızı kart. Oyun dışı.

Ödün kopuyor bana düşmekten, değil mi?

Bence korkması gereken sensin.

Hop, sakin. Biz zaten arkadaşız.

Ha, Leman'la baban gibi, değil mi?

Leman'la babam gibi, evet.

Ya Karan, bu kadar saf olamazsın gerçekten.

Biz gider gitmez öpüşmedilerse ben de hiçbir şey bilmiyorum.

Ada, ne işi var bu çocuğun burada?

Ben sana bu çocukla görüşmeyeceksin demedim mi?

Size de iyi akşamlar Şahika teyzeciğim.

Gülen yüzünüz hiç solmasın.

-Hadi ben kaçtım. -Bekle. Sen doğru içeri.

Gidiyor işte çocuk, ne istiyorsun?

İçeri dedim, beni ikiletme.

Ada, sen kaç kurtar canını.

Ben çelik yelek giydim, sıkıntı yok.

Kızımdan uzak duracaksın.

Bir daha uyarmayacağım seni.

Sebep? Tamam, anne olarak endişeleriniz var, anlıyorum.

Hiç oralara girme.

Hiç oralara girme çünkü bence anlamıyorsun.

Anlayamazsın!

Senin için endişe edecek bir annen hiç olmadı!

Biz de çoluk çocukla muhatap olmak zorunda kalıyoruz bu yüzden.

Yoksa ben de bayılmıyorum çoluk çocukla muhatap olmaya.

Babam var benim de.

Yani muhatap lazımsa size.

Baban?

Baban önce kendi hayatını yoluna koysun bence.

Hadi bakalım.

Hadi iyi geceler. Bu da son olsun, hadi.

Ne yapıyorsun oğlum sen bu saatte burada?

Evin barkın yok mu oğlum senin? Hadi evine git, hadi.

Ya yürü git evine, hadi.

Ne dedin Karan'a?

Anne, cevap versene, ne istiyorsun sen bu çocuktan?

Şahika!

-Şahika! -Baba, ne oldu, ne bu surat?

Sürekli kavga mı ediyorsun sen ya?

Yok bir şey güzel kızım, güzel kızım. Yok bir şey.

Ama şimdi annenle bizi yalnız bırak, olur mu?

Burnun kırılmış baba, ne demek bir şey yok?

Kırık değildir o. Kırık olsa duramaz.

Dedi Profesör Doktor Şahika Soyluhan!

Ya bir dön de adamın suratına bak.

Ama umurunda mı acaba?

Kendinden başka herhangi bir şey umurunda mı senin?

Ya tamam güzel kızım, tamam!

Uzatmayalım, tamam, sakin.

Baba baksana, suratına bile bakmıyor.

Nesini savunuyorsun sen bu kadının, nesini seviyorsun?

Ne aşkmış, bitmedi gitti! Defolup gidelim şu evden!

Aşk mı? Baban bana âşık mı kızım?

Güney, âşık mısın bana?

Evet, sana âşığım! Her zaman olduğu gibi.

Âşık olmasa sana kim katlanabilir?

-O yüzden mi gitmiş... -Şahika, sakın yapma.

-Sakın! -Gitti ne?

Yok bir şey kızım. Tamam, konu burada kapandı, tamam, bitti.

Ne yaptıysa çok iyi yapmış.

Oh canıma değsin! Az bile yapmış, çok bile dayanmış!

Ama güzel kızım, yani senin de şimdi karşında annen var, değil mi?

Biraz haddimizi bilelim.

Bak, bak babana bak.

İşine gelince nasıl haddini biliyor!

Ya...

Ne hâliniz varsa görün ya!

Ada. Ada!

Şahika...

...sakinleştiysen biraz...

...konuşalım mı?

Konuşacak bir şeyimiz yok. Git ağzını burnunu yıka.

Ondan sonra da al yastığını yorganını, misafir odasına geç.

Olur, geçerim misafir odasına.

Bunu atlatacağız, değil mi?

Ben atlatacağım bunu Güney.

Senin için o kadar kolay atlatabileceğin bir şey olduğunu hiç sanmıyorum.

Ne, ne demek şimdi bu?

Yarın senin için yepyeni bir dönem başlıyor demek.

Bu arada Ada haklı.

Burak burnunu kırmış olabilir. Bir doktora görün istersen.

Anneciğim, hadi bırak. Bırak anneciğim.

-Hadi yorma kendini, ben yaparım. -Aa, bırak!

Bir oğluma kahve yapamayacak mıyım ben?

-Hadi, hadi geç otur şuraya. -Yaparsın.

Şöyle analı oğullu bir kahve içelim.

Hem Demir Efendi, anneniz daha ölmedi.

More Turkish subtitles for My Beautiful Revenge

댓글

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left