Industry

Industry

Turkish 자막 다운로드

시즌 1

릴리스 정보

Industry S01E01 Induction 720p WEBRip 2CH x265 HEVC-PSA
다음의 해설 sasadesign
Industry.S01E01.Induction.720p.WEBRip.2CH.x265.HEVC-PSA

태그

webrip
web
720p
720
BRip
x265
HEVC
2CH
게시일: 2020-11-22
다운로드: 79
청각 장애인용: No

Turkish 자막 미리보기

처음 200줄입니다.

Laf, laf, laf.

Daha önce IQ'sunu özgeçmişine yazan kimseyi görmemiştim.

Bunlardan kaç tane yaptın?

Dokuz. Dört New York'ta, dört burada, bir de Skype'tan.

O zaman neden buradasın?

Pek politik bir cevap olmayacak ama

bence vasatlık, özel öğretmen tutan aileler tarafından iyi saklanmıştır.

Ben tek başıma geldim.

Kendimi açıkça anlatabilmek istiyorum.

Ve fikirlerimi kabul etmenizi umuyorum.

Kendini bu şekilde mi onaylatıyorsun?

İnsanların seni dinlemesiyle mi? -Başka ne olacak?

Başarılı her iş, sıradan yetenekleri pohpohlamaya

para harcayan insanlarla doludur.

Neden coğrafya okudunuz?

Bir önceki yıl en az başvuru coğrafyaya olmuştu.

Bu marjinal kazançların olduğu marjinal bir oyun.

Arka kapının kötü bir yanı yok.

Annemin hayatında üçüncü sırada yer alırım.

Hazreti İsa ve Margaret Thatcher'ın ardından.

Siz onlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Biri, burada olmamızın sebebi, diğeri de bir marangoz.

Bence bu yeteneğe göre atamaya en yakın olan şey

ve ben sadece yeteneklerimin seviyesiyle yargılanmak isterim.

-Ona göre de maaş. -Sanırım.

Suny Binghamton'dan öğrenci aldığımızı bilmiyordum.

Orası hedefinizde değildi.

Bize bir fıkra anlatır mısın?

Evet. Bu iş için bir şey.

Her neyse.

Seni Londra'ya almak için ne kadar uğraşmam lazım, biliyor musun?

Onu nasıl kullanacağını bilmiyor gibisin.

Bu seneki mezunlar lütfen üçüncü hafta toplantısı için

ikinci kattaki salonda toplanabilirler mi?

Beyninin yıkanmasına hazır mısın?

Aşağıda görüşürüz.

Bir şey istemediğinden emin misin?

Evet Robert. Aslında ben de sana soracaktım.

Sana çok yakın biri mi öldü? -Üstündeki çok koyu renk bir takım.

Başın sağ olsun ama kolunda etiketini mi unuttun?

Vay canına. -Evet, bu yeni.

Evet, gece kulübü güvenliğine benziyorsun.

Bekarlığa veda güvenliği.

Aslında, bunu yapayım da kendini arkadaşlarının önünde utandırma.

Ne kadar savruk olduğunu gösteren bir afiş asmış gibisin.

Evet. Bu iyiydi.

Robert, Ted Baker'dan giyiniyor hanımlar ve beyler. Bilginiz olsun.

-Bence harika görünüyorsun. -Teşekkürler.

The Undertaker'ın tripli dönemleri gibi.

-Buranda bir şey var. -Teşekkürler.

Sanırım içki saatinde tanışmıştık.

Ben olduğumu hiç sanmıyorum.

Peki.

Sorun değil. Limitsiz içki.

Evet. Ben FX Satıştan Yasmin.

Sanırım aynı katta çalışıyoruz. Ben Harper. CPS ekibi.

O benim ekibimde. Taş gibi biri.

Bu tipi beğeniyorsan tabii.

Mezunlar, hoş geldiniz.

Gençler sermayedir. Yeni mezunlar sermayedir.

Sizi işe girişinizden dolayı tebrik ediyorum ama

devam etme işi, şimdi başlıyor. Hangi yönetici size kefil oluyor,

müşterilerin üstünde bıraktığınız izlenim,

hepsi değerlendirilecek.

Altı ay sonra, GA gününde yani güçleri azaltma gününde,

bu salonda oturup bize neden kalıcı olarak

göreve atanmanız gerektiğini anlatacaksınız.

Pierpoint, dünyanın en önde gelen finans hizmetleri kurumudur.

Sizin de bunda payınız varmış gibi davranmanızı bekliyoruz.

Ortakmış gibi davranın. Müşterilerinizi zenginleştirin.

Bizi zenginleştirin. Kendinizi zenginleştirin.

Yanınızdaki kişiye bakın. Gerçekten iyice bakın.

Onlardan iyi olduğunuzu mu düşünüyorsunuz? Belki öylesinizdir.

Ama altı ay sonra, yarınız burada olmayacak.

Kendinizi vazgeçilmez yapın.

Koyu ve sütlü çay. Yağsız sütlü latte.

Tersine bir görüş bildirirse başka. Ne yapmanı isterse.

Bakılmasını istediğiniz bir şey var mı?

Adamın katamaranındaydık.

Sonra biraz balık tuttu ve onları teknenin yan tarafında pişirdi.

Evet, çok güzeldi.

Hey, Rishi'ye, 500 bin için bir yıllık Euro-Dolar takas değerini sor.

Önüme gelenle yattığımı söyleyemezler.

-Rishi? -Acele et lütfen.

-Rishi? Şeyi gönderebilir misin... -Sakin ol.

Burası müzayede salonu değil. Raporları gönderdim.

E-postanda görebilirsin. Artık oturabilirsin.

Fenmarsh'tan Felim'le konuştum.

Onun için yaptığın portföy riski çalışmasından çok etkilenmiş.

Teşekkür etmek için bana e-posta yolladı.

Pardon, gelen kutunu doldurmak istememiştim.

Özür dileme.

Yatırım fikrini söylemeyi unutma yoksa insanlar kaçırır.

En kısa zamanda iş üretmeye başlamanı istiyoruz.

Harper! Harper! Selam.

-Merhaba. -Pardon. Bir soluklanayım.

-Tabii. -Bisikletle geldim.

Evet. Hâlâ üniversite transkriptin bana gelmedi.

Çok özür dilerim. Hemen hallediyorum.

Bunu geçen hafta da söyledin.

Harper Stern? Sen yabancı adaysın, değil mi?

Transkriptin bizde yok.

Hâlâ üniversiteden gönderilmesini bekliyorum.

Yavaşlıklarıyla tanınırlar.

Bunun bizim için sorun olmaya başladığı o gri alana giriyoruz.

Tabii senin için de sorun olacak. Görevine devam edebilirsin.

Tuvalete yani. -Teşekkürler.

Bunu tuhaflaştırma. Bir iyiliğe ihtiyacım var.

Harper.

Merhaba. Sen eve gittin mi?

Hiç odanda olmuyorsun ve dünküyle aynı kıyafeti giyiyorsun.

Gece saatlerinde de çalışıyorum.

İyi bir izlenim bırakmaya çalışıyorum.

Saat başına ne kadar aldığını hesaplamaya kalkma çünkü

emin ol asgari ücretten daha düşük.

Bana göre ben yukarıda fildişi kuledeyim.

Sense burada girişte, köylülerlesin.

Güzel.

Bir an gerçekten konuşacaksın sandım.

Üç haftadır buradasın ama bana tek kelime etmedin.

Özür dilerim. Boğazıma kadar Eric'in hesaplarına battım.

İkimiz de Eric için çalışıyoruz ama ben bölüm müdürünüm.

Müşterilerle görüşmeni istedi mi? -Kesinlikle hayır.

Hayır, istemedi.

Yarın akşam Mallon Mercer'dan Nicole Craig'le yemeğe gideceğim.

Tek taraflı bir ilişki ama şirket için gerekli.

Yeni mezun olarak görünürlüğünü arttırma fırsatı olur.

Gelmek ister misin? -Evet. Evet.

Onun talimatlarına bakayım. -Fazla da kasma.

-O kadar mı susadın? -Bilirsin işte.

30 Sterlinlik yemek çekimiz var. Neden hepsini kullanmayalım?

Çok kötüsün.

Modelin ne durumda?

Sabah bitireceğim.

Onu bana yolla. Benim zamanım var.

-Nasıl zamanın oluyor? -Sıkı finansçıyım, değil mi?

O ne demek bilmiyorum.

Gidiyor musun? Hey dostum hey.

Saat daha 10.15.

Burada sana bunu kimse söylemez ama yüzünü daha çok göstermelisin.

Aslında hayır. Bütün gece uyanık kalınca daha iyi çalışmıyorum.

Dostum.

Dostum.

-Odanı göstersene. -Odamı mı?

Evet.

Bak. Pierpoint'in şehir dışından gelenler için geçici lojmanı.

Tamam. Tamam. Harika görünüyor.

O üst düzey siyahileri eve atmak ne kadar zor oluyor?

Ben sadece çalışmaya geldim.

Sadece sen her şeyi cinselliğe çeviriyorsun.

Yani beni aramanın tek nedeni sahte transkript istemen.

Çok ihtiyacın olmalı. Sadece o mu lazım?

Neden? Başka ne isteyeceğim?

Teklifin nedir?

Sen iş buldun mu Todd?

Hayır, bedavaya bir şeyler işte. Tutkundan para kazanmak zor.

Tabii tutkun para değilse. -Canın cehenneme.

Tamam ama sizin bankayı, mezun olduğuna

inandırmamın senin için değeri nedir?

Ne yani bu gece kimseyle yatamadın mı?

Sorun bu mu?

Yani. İstiyorsan bende var

Kalçanı kaldır. Hadi havaya.

Babanın ne dediğini dinlemiyorsun. Ama sonunda... Boş ver. O hep...

Sabah toplantısı başlamak üzere.

Babanın dediğini anlamış olsaydın, hâlâ telefonda olmazdın.

AOSM'yi neden değiştirdin?

İNA çok düşük çıkıyordu.

Karşılaştırılabilir işlemlerle nasıl kıyaslanıyor?

Bu kâr öncesine bakanlar çılgın çarpanlarla işlem yapıyor.

8, 9 kat.

Likidite ıskontosu az olursa, İNA'nın hemen üstünde oluruz.

-Harika. O da ne? -O benim modelim.

Modeli neden sen yapıyorsun? Onu Gus yapıyordu.

Zamanım vardı. İlerlemeye çalışıyorum.

Hari, sana satış belgesini yap dedim.

Satış belgesini yap, tamam mı? HungerFix dağıtım hızını

optimize etmek istiyor o yüzden sınıfının en iyisi,

orta değerde bir GPS teknolojisi istiyorlar.

Şirketlere bak. Deliveroo, Uber Eats.

İyi uydu navigasyon IP'li bir şey buldum.

Epey küçük ama... -Zarf atma.

Biçimlemeye odaklan.

Ve yazı tipi Helvatica olsun yoksa bizim müdür sıyırıyor.

Ayrıca birinizi toplantıya götürmem gerekebilir.

Ben yöneteceğim ama bir görünmüş olursunuz.

-Neden benim modelimi yapıyorsun? -Dostum, bu ekip işi.

Hayır benim işim.

Skor tutman gerektiğini hissetmen benim suçum değil.

Ben tutmam.

-Sanırım dün gece Boisdale'deydin. -Boisdale. 5 Hertford.

Sonra da kaçınılmaz Annabel. -Klasik üçlü.

Eski bir dostun kucaklaması gibi.

Evet. Tamam.

Kriz sonrası 10 yıla bakan bir yazı yayınladım.

Üç aşama. Konut 2007-2009 ve...

Ancak dikiz aynasında gördüğümüz şeyi nasıl paraya çevireceğiz?

Ne?

-Yeni alım önerisi var mı? -Hâlâ Amerika'ya kıyasla biraz yüklü.

Marjlar ve değerlendirmeler en yüksek seviyede olsa bile mi?

More Turkish subtitles for Industry

댓글

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left