처음 200줄입니다.
Evet?
Şu an neredesin?
Dedim ya, yoldayım.
Ne bu tavırlar? Annenin çok vakti yok.
Biliyorum.
- Ne zaman varırsın? - Yaklaştım.
29 ARALIK
- Acele ediyorum, tamam mı? - Yine içmeye mi başladın?
Ne? Hayır.
- Lütfen, yapma. Şimdi olmaz. - Tek yudum bile içmedim.
Baba, geliyor musun?
Selam Mina. Birazdan oradayım, bekle.
- Seni sonra ararım. - Hey, bekle...
- Evet? - Kudo?
Şu an neredesin?
Ne? Neden?
Merkezden aradılar.
Dediklerine göre, gazeteler karakolumuzun rüşvet aldığını yazacak.
Ne?
Son zamanlarda Senba örgütüyle buluştun mu?
Evet, buluştum.
Çok mu verdiler?
- Şey... - Sana ne verdiklerini soruyorum.
Sen dediğin için yaptım Âmirim.
Demek sendin.
Bu yüzden peşimizdeler.
Ama dışarı sızmasına izin verecek hâlimiz yok, değil mi?
Bilmiyorum. Hepsi senin yüzünden.
Orada dur bakalım. Yalnız değilim ki, sen de...
- Karakola merkezden bir müfettiş gelecek. - Tek ben değilim.
Her şeyi bana yükleyemezsin.
Hey Âmirim, hey!
Kahretsin! Lanet olsun!
Sana söyledim, geliyorum.
Annen...
Az önce vefat etti.
Çabuk gel.
Kahretsin.
Kahretsin!
Hey.
Hey!
Neden?
Neden?
Bütün bunlar niye oldu?
MISAKO
Lanet olsun!
Kahretsin!
Siktir!
Siktir!
MISAKO
Kahretsin.
Ciddi olamazsın.
İyi akşamlar.
Alkol testi yapıyoruz.
Kolay gelsin.
- Lütfen üfleyin. - Hayır, teşekkürler.
- Ben Aihara Karakolu'ndan Kudo. - Efendim.
- Herkes için yoğun bir zaman. Görüşürüz. - Tabii ya.
Bakın, bu Bay Kudo.
Hey, demek siz Dedektif Kudo'sunuz.
- Emeğiniz için teşekkürler. - Ama...
Yıl bitmek üzere.
Sizin yılınız nasıldı Bay Kudo? Lütfen üfleyin.
Buna gerek yok.
Lütfen üfleyin.
Meslektaşından bunu isteme ama.
- Barda kızlarla kafa mı çekiyordunuz? - Şaka olmalı.
Ne demezsin.
Lütfen üfleyin.
Tamam, içtim.
Sohbet sırasında, hepsi bu.
Bak, ikimiz de polisiz. Beni rahat bırak.
Bay Kudo.
Tam denk geldi.
Çıkın da konuşalım.
Dinleyin, acelem var.
O da ne?
Hiçbir şey.
- Ne oldu? - Hiçbir şey.
- Cidden mi? - Bir şey değil, dedim.
Burasına ne oldu?
Bir şeye çarptım.
- Kaza mıydı? - Ezik işte, önemli değil.
- Ne? - Peki, tamam.
Çıkmamı mı istiyorsunuz?
Bay Kudo.
Haddinizi aştınız.
Senba'dan rüşvet aldığınızı bilmeyen yok.
Şimdi de kaza geçirdiniz.
Üzgünüm ama arabana bakmalıyız.
Abartıyorsunuz.
Bir dakika!
Beni rahat bırakın, gitmem gerek.
Telefonun çalıyor.
Benimki değil.
- Seninki olmalı. - Benim zil sesim değil.
Ne?
Bir dakika.
Bekle!
Bak...
- Bütün eşyaları oraya tıktım. - Kimin telefonu?
- Bir şey yok, demiştin. - Yok zaten.
Bagajı açalım.
Hey, bekle bir dakika!
Bekle! Sana açma dedim!
- Aç şunu. - Hey!
Ne oluyor be?
Senin neyin var?
Bu herif ne yapıyor?
Ne yapıyorsun be?
- Dur! - Kımıldama!
Kıpırdama! Hareket etme!
Bir şey mi oldu?
- Sizi ilgilendirmez. - Arabana dön.
Bölge polis merkezinden Yazaki.
İyi misiniz?
Neden kavga ediyorsunuz?
Efendim, ben Aihara Karakolu, trafik bölümünden Kaji.
Aynı karakoldan Dedektif Kudo.
Dedektif mi? Aihara Karakolu'nda dedektif misiniz?
Bay Kudo, ben iç işleri müfettişiyim.
- Müfettiş? - Evet. Mükemmel zamanlama.
Tam da karakola gidiyordum. Çoktan aradım bile.
Benimle gelir miydiniz?
Gerçekten üzgünüm.
- Ne oldu? - Annem öldü.
Şu an hastaneye gidiyordum.
Oradan da karakola geçecektim.
Anlıyorum.
Sonra karakola mı geleceksiniz?
Evet, geleceğim.
Peki. Orada görüşürüz o hâlde.
Teşekkürler.
Lanet olsun.
AIHARA MERKEZ HASTANESİ
Nereye kayboldu derken yukarı baktım.
Bir şahin duruyordu.
Bu yüzden çok dikkatli olmalısın.
- Baba! - Mina.
Mina.
Onu taşıyabilir miyim?
- Tabii. - Affedersiniz.
Annenizi hemen taşımaları lazım.
Taşımak mı?
Evet, çok üzgünüm ama burası hastane, morg değil.
Evet ama hemen mi?
- Hadi ama. - Biliyorum.
Ne sormuştunuz?
Bay Kudo, cenaze evine karar verdiniz mi?
Cenaze evi mi?
Henüz seçmediyseniz sıklıkla kullandığımız bir şirket var.
Dilerseniz iletişime geçebilirim.
Lütfen.
Memnuniyetle ilgileniriz.
İyi değil. Açmıyor.
Ne yapmaya çalışıyor bu?
- Ben İç İşleri'nden Yazaki. - Geldiğiniz için sağ olun.
Evet, hem de yılın bu zamanıyken.
Tabii ki.
Evliliğiniz için tebrikler.
Bu dedikodular nereden çıktı, bilmiyorum.
Bu günlerde kurallara bu kadar sıkı uyulurken
rüşvet kabul etmek zor.
Uygunsuz harcamaları kontrol etmek için son on yılın hesaplarına ihtiyacım olacak.
- Yarına hazır olsun. - Elbette.
Kudo adında bir dedektifiniz var, değil mi?
Doğru, evet. Bir şey mi var?
Onunla konuşmak istiyorum.
Buraya gelirken tesadüfen karşılaştım.
Annesi yeni vefat etmiş.
Peki, anlıyorum, demek ki henüz size bildirmemiş.
Galiba apar topar hastaneye gitti.
Sonra buraya geleceğini söyledi, burada bekleyeceğim.
Demek bu yüzden.
Konu Kudo'nun yaptığı bir şey mi?
Onunla konuşmam gereken bir şey var.
- Kudo ailesi orada mı? - Evet.
Beklettiğim için üzgünüm.
Ben Heartful Aihara'dan Takehara.
En derin taziyelerimi sunarım.
Annenizin ebedi istirahatgâhıyla ilgili arayıp bilgi istemiştiniz.
Kendi Aihara salonunuz olsa ne dersiniz?
Kendisi bizimle...
Pardon.
- Hadi! - Evet.
Kudo, annen vefat mı etti?
Evet. Şu an hastanedeyim.
Sonra karakola geleceğini mi söyledin?
Bunu kimden duydun?
Müfettiş geldi bile. Seni bekliyor.
Ne zaman geliyorsun?
Önce onu Aihara salonuna taşıyacağız.
Aihara salonu! Kulağa hoş geliyor, hadi o zaman.
Annemin cenazesini salona taşımalıyım.
Bugün biraz zor.
- Kudo, ne yapıyorsun? - Sabah karakolda olurum.
- Bunun için üzgünüm, teşekkürler. - Kudo!
Üzgünüm. Kudo'ydu.
Cenaze hazırlıkları yüzünden gece orada kalacakmış.
Yarın sabah gelecekmiş.
No comments yet. Be the first to leave one.