처음 200줄입니다.
Baran, bu senin mi?
Beş yaşında geçirdiğim ağır viral menenjit sonrası başladı.
Her nöbet ilacını denediler
ama yine de birkaç ayda bir kriz geçiriyordum.
Kimse fark etmemişti, dalgın sanılıyordum.
Araç kullanıyor musun?
12 yıl önce sol temporal lobuma
lazer ablasyon yapılana kadar kullanamıyordum.
O ve Keppra sayesinde hiç nöbet geçirmedim.
Nöroloji araç kullanmama ve çalışmama onay verdi.
Bugünle son nöbetin arasındaki süre ne?
Bir yıldan biraz fazla.
Bugün iki tane geçirdim.
Nedenini bilmiyorum.
Uykusuzluk olabilir, yeni iş stresi...
Afganistan'dan beri pediatriyle uğraşmamıştım.
Şimdi seçeneklerin nedir?
Keppra dozu artırmak
ya da yeni nöbet ilaçlarından birini denemek.
Ama işe yaramazsa iki seçeneğim kalıyor.
Temporal lobektomi, ki bu konuşmamı bozabilir
ya da nöbetleri fark edip
anında durdurabilen bir nöromodülasyon cihazı taktırmak.
Bunu bildirmelisin.
Biliyorum. Bir planım var.
Robby, Dana seni arıyor. Pediatride.
Peki, geliyorum.
Pediatri'ye gitmelisin, bakmam gereken hastalarım var.
Şiddetli baş ağrılı hamile bir kadın,
şu an yoldalar.
Abbot'ı veya vardiyadan bir asistanı bul.
ON BEŞİNCİ SAAT
21.00 - 22.00
Ceplerini boşaltmanı istiyorum.
Tamam. Ellerini göster.
Sık gelir misin?
Neler oluyor?
Pardon, yanlış alarm. Ateşi çıktı sandık
ama o berbat analog sistemden gelen yanlış bir dosyaymış.
Koruyucu aileliği düşünecek birini tanıyor musun?
-Doktorlar ve hemşireler de uygun. -Bana hiç bakma.
Ekibin Dr. Al-Hashimi gidene kadar ona göz kulak olabilir mi?
Neden?
Çünkü bence yorgun ve hata yapsın istemiyorum.
İyi tavsiye. Belki sen de uyarsın.
Evet. Gidip hava alayım.
Çıkmışken bana da getir.
Ciğerlerin bununla baş edemez.
-Canın cehenneme! -Bebeğin önünde mi? Aferin.
Evet.
Bizler gece sürüngenleriyiz.
En tuhaf ve vahşi vakalarla uğraşırız çünkü...
Hepsi içinde en tuhaf ve en vahşi biziz.
Aynen ve bu gece gerçekten sürünülecek. Şimdi iş başına!
Uyandırdıysam üzgünüm.
Düşünüyordum.
Pnömotoraks şüphesiyle...
Gitmiş olman gerekiyordu.
Evet.
Şu senin ruhsal arayışın buralarda pek çok kişiyi ayaklandırdı.
Bensiz iyi idare ederler
ve bu ruhsal arayış değil.
Her neyse, belli ki insanlarda geri dönmeyeceğin
izlenimi bırakmışsın.
Geleceğin ne getireceğini kim bilebilir?
Evet, böyle saçmalıklar işe yaramıyor.
Senin için endişeliler.
Dr. Abbot, Güney 21'deki hasta Digby, yine kayboldu.
-Gündüzcülerin sorunu gibi. -Çoktan devredildiyse değil.
-Bu şartlar altında elimden gelen bu. -Teşekkürler.
-Ben dönmeden bir yere ayrılma, tamam mı? -Artık burada yaşıyorum sanki.
Motorunu mu tamir ediyor?
Bugün park hâlindeyken ambulans çarptı.
Ulu Tanrım.
Çok aleni bir işaret.
İnsanlar senin için endişelendiğinde
ben de endişelenmeliyim diyorum
ve bundan hoşlanmıyorum.
-Psikiyatr mı oldun? -Hayır, arkadaşınım.
Dana kendine zarar vereceğine inanıyor.
-Dana'nın sorunları var. -Kestirip atma.
Cidden şu an benimle bu konuşmayı mı
yapıyorsun dostum? Ben...
Boş zamanlarını mermilerin altında ben geçirmiyorum.
Dr. Robby, bu Judith Lastrade, 36 haftalık hamile.
İki gündür devam eden,
10/10 şiddetinde, bulanık görmeli baş ağrısı.
Tansiyon 174'e 120, nabız 92. Fentanil işe yaramamış.
Judith, ben Dr. Abbot. Uzuvlarda güçsüzlük var mı?
-Hayır. Felç mi oldum? -Her şeyi kontrol etmeliyiz.
Ödemli, şiddetli preeklampsi.
Doğum öncesi bakımların neredeydi?
Hiçbir yerde. Bu doğal bir gebelik. Serbest doğum olacaktı.
81 yaşındaki rahibe, son iki gündür devam eden
kırmızı, kaşıntılı ve akıntılı göz şikâyetiyle geldi.
Üst solunum yolu enfeksiyonu semptomları yok.
-Kimyasal madde teması olmamış. -İçeceği paylaşalım mı?
Hayır, sağ ol.
Gerektiğinden fazla uyanık kalmak istemiyorum.
Evet, anlıyorum.
Yaka kartını buldun mu?
Hayır. Artık ne yapacağına karar vermeye yaklaştın mı?
Ciddi ciddi hukuk düşünüyorum.
Ne? Ne diyorsun? Harika bir doktor olacaksın.
Alınma ama burası insana ne yapıyor, bir bak.
Langdon bir bağımlı.
Madde kullanım bozukluğu olan biri.
McKay ev hapsindeydi.
Dana saatli bomba.
Santos tanıyabileceğin en öfkeli insanlardan biri.
İğneleyici, evet. Alaycı, kesinlikle.
-Ama o kadar da... -Ya Mel?
Samira'nın hayatı yok.
Abbot eğlencesine mermilere kafa atan bir adrenalin bağımlısı.
Robby'de de TSSB falan var ya da daha beteri.
Peki, hakkımda ne düşündüğünü bilmek istemezdim.
Bilmiyorum, sadece... Burada zaman geçirdikçe
akıl sağlığımın önemini bir o kadar fazla anlıyorum.
Hastalar ve bizim için. Ve bu...
Evet. Biliyor musun, belki de buna odaklanmalısın.
-Neye? -Akıl sağlığına.
Belli ki bu konuda bir tutkun var, değil mi? Yani...
Tutku denir mi bilmiyorum. Daha çok...
Aman Tanrım.
Haklı olabilirsin.
-Sen bir dâhisin Whitaker. -Tamam.
NST takılı.
NST mi?
Kardiyotokografi. Bebeğin kalp atış hızını ölçer,
kasılmaları kontrol eder.
Fetal kalp atış hızı 128. Normal aralık ne Nazely?
110 ile 160 arası.
Yani bebek iyi mi?
Şu an için evet. 128 iç açıcı bir değer.
Tansiyon 170'e 119. Altı gram magnezyum veriliyor.
Bir sonraki hamle Crus?
20 mg labetalol, iki dakika boyunca yavaş damar içi puşe.
-Neler oluyor? -Preeklampsiniz var.
-Peki nasıl oluyor? -Aslında kimse tam bilmiyor.
Gebeliklerin %10 kadarını etkiler.
Yüksek tansiyon, baş ağrısı, idrarda protein
ve bilekte şişlik yapar.
Tamam ama bu doğal bir gebelik, yani tıbbi müdahale yok demek.
O zaman neden buradasın?
Bu baş ağrısından kurtulmam gerek.
Tansiyonunu düşürüp magnezyumla tedavi etmezsek
sorunlar çıkabilir.
Ne gibi?
Nöbetler, kanama, hatta sen ve bebeğin için ölüm.
Aman Tanrım.
-Robby, misafirin gitmeye hazır. -Hemen geliyorum.
-İyi misin? -İyiyim. Hallettim.
Hem de gözlerim kapalı.
Gerçi kapatmam. Belki tekini.
Hey...
Hey, Becca. Nasılsın?
Daha iyi, sağ ol.
-Neredesin? -Adam'ların evinde.
Sonra konuşalım mı? Film izliyoruz.
Tabii. Havai fişekleri izleyeceksin sanıyordum.
Hayır, Elf filmini izlemeye karar verdik.
Tabii öyledir.
Tamam. Yarın ararım.
Yarın mı? Bekle. Gece kalacak mısın?
Evet. Ailesi davet etti.
Bana sormalılardı.
Sen de mi geleceksin?
Hayır, bana sormalıydılar, kalman uygun mu diye.
Neden?
Çünkü
bu
nezaket icabı. Doğru olan bu.
Onlarla konuşmalıyım.
Yoklar, mangal partisindeler.
Tamam, gelir gelmez beni aramalarını söyler misin?
Olur.
-Söz mü? -Söz veriyorum.
-Peki, görüşürüz Mel. -Hoşça kal. İyi eğlen...
Motor tamiri için sağ ol.
Sen beni ayakta tut, ben de onu yolda tutarım.
Biliyor musun, Cree'lerde veda etmek için bir kelime yoktur.
Çok mu Cree tanıyorsun?
-Biraz. Çok gezdim dostum. -Şüphem yok.
Tüm bu diğer saçmalıklar için döneceğim...
Harika.
Dönüp Bonnie ile bir tur atmama izin vereceğine söz verirsen.
Bilemiyorum. Nasıl sürdüğünü gördüm ihtiyar.
Canın cehenneme.
Ciddiyim.
Anlaştık mı?
Düşüneceğim.
Bir pusuya benziyor.
Sandalye konusunda ufak bir pürüz.
-Göçmen İdaresi döndü mü? -Hayır, bir cesedimiz var.
-Dışarıda biri mi öldü? -Evet.
Zavallıcık sabah beşte giriş yapmış.
-Müdahale istemiyordu. -Temel şikâyeti neydi?
-Hemoroid ve kabızlık. -Çıkamamış mı?
Kabızlık dedik ya.
Böyle pas atarsan ben vururum.
No comments yet. Be the first to leave one.