처음 200줄입니다.
Yıl 1670.
Ne diyeceğinizi biliyorum.
"1670 mi? Ama daha yeni 1668'di."
Zaman su gibi akıyor, değil mi?
Derler ya,
"Sahip olduğun işe değil, istediğin işe uygun bir imaja bürün."
Adım Jan Paweł Adamczewski.
Hayatımın amacı
Polonya tarihinin en ünlü Jan Paweł'i olmak.
Dünyanın en güçlü ülkesi olan Polonya'da soylu olarak doğduğum için şanslıydım.
Burası genelde güzel.
Hazirandan eylüle kadar.
Eylül ortasına kadar yani.
Devriliyor!
Biz Sarmatlar seçilmiş bir halkız.
Tanrı'nın iradesi sayesinde beyinlerin, yüreklerin
ve erkeklik organlarının en büyüğü bizde.
Elimdekiyle mutlu olmaya çalışıyorum.
Sonuçta dünyada açlıktan ölen çocuklar var.
Mesela burada. Köylülerin çocukları.
Marek, Józia.
Darek.
Zavallı aç çocuklar.
Evet.
Yemek vakti.
İki oğlum var.
Bir gün mülküm büyük olana kalacak.
Gerçi şu anda onunla bazı baba-oğul sorunları yaşıyoruz.
Öncelikle ben güzel müzikleri severim.
Arkadaşlarla grubumuz var.
Yeni başlıyoruz ama kasıp kavuracağımızı biliyorum.
Biz...
Yaşadıklarımızla ilgili tutkuyla ve yürekten çalıyoruz.
Stanisław!
Stanisław, ne oluyor?
Derhâl kes şunu!
Tuluat böyle yapılır baba! Rokoko müziği.
Benim ahırımda olmaz!
Ama bu, Kazaklar kadar müthiş!
Öyle deme!
Kazakların dedene yaptıklarını unuttun mu?
Küçük oğlum Jakub ailenin gururu.
Kariyer basamaklarını tırmanıyor.
Ne zaman mı? İvedilikle!
Mümkün olup olmaması umurumda değil. Polonya'nın refahını emrettim.
- Polonya için refah... - Kiminle konuşuyorsun?
Baba, dua ediyorum.
Polonya'nın refahını unutma.
Ne diyorduk Tanrı'm?
Kilise'yi seçtim
çünkü gelişen bir ekipte,
pazarda sağlam bir yeri olan
istikrarlı bir kuruluşta çalışmak istedim.
İlahî bir güç beni buna itti. Besbelli.
Hayatımın mottosu mu?
Kardeşinin gözündeki çöpü görüyorsan diğer gözüne de bak.
Orada da olabilir.
Ne zaman işe yarayacağı hiç belli olmaz.
Bir de kızım var.
Aniela.
O benim göz bebeğim.
Ne yapıyorsun?
Dişlerimi fırçalıyorum.
Ergenler. Onları anlamak mümkün değil.
Kadının değerinin erkeğin sevgisiyle ölçüldüğü dönem
geride kaldı.
KARANLIK KUTU TERS GÖRÜNÜM
RESİM GÖRÜNTÜLEYİCİ ÇIKRIK / SARICI
KEDİ ARABASI
Günümüz kadınları kodaman oğlu tarafından beğenilmek için
azimli ve dilbaz olmalı.
Kadın olmak için harika bir dönem!
Babam iyi kalplidir ama hâlâ Orta Çağ zihniyetinde.
İşte benim ailem.
Pekâlâ.
Bir de karım var.
Zofia.
Kendisine neşe kaynağı denemez.
Daha ziyade işkence kaynağı gibi.
Resmen ruhu kararmış.
Ave María, grátia plena; Dóminus tecum.
Benedícta tu in muliéribus,
et benedíctus fructus ventris tui, Iesus.
Sancta María, Mater Dei...
Beni rahat bırak!
Bir ilişkinin uzun ömürlü olmasını sağlayan şey
ortak tutkulardır.
Bizim tutkumuz komşumuz Andrzej'e olan nefretimiz.
Sejmik'te görüşürüz!
Sejmik mi?
Tam bir aptal.
Lehlerin komşulardan yana şansı yok. Prusya, Rusya...
Andrzej.
Benim gibi o da toprak sahibi.
Adamczycha Köyü'nün sahibiyiz. Yarı yarıya.
Andrzej'in payı daha büyük.
Andrzej aynı zamanda malul.
Kızları var ve birini kodaman oğluyla evlendirmek istiyor.
Ama kodaman oğluyla bizim kızımız evlenecek.
Yoksa bana Polonya tarihinin en ünlü Jan Paweł'i demesinler.
İsveçliler, değil mi?
İsveçliler ne?
Gelip ortalığı karıştırdılar.
Tarihle ilgilenmiyorum baba.
Sadece 10 yıl önceydi. Daha çok emek vermelisin Stanisław.
Köylülerini sevmelisin. Onları mahmuzla. Hızlı!
Bana hiçbir şey bedava verilmedi.
Hepsini kendim devraldım.
Hızlı!
Hızlı!
Kim bilir kaç saat
tarlada bununla hektarlarca toprak sürmüşümdür.
Affedersiniz lordum. Bunlar yeni demircilik aletlerimiz.
Stanisław, duydun mu? Bu artık demircilik aleti olmuş.
Benim zamanımda toprak sürerdik, kimse de bir şey demezdi.
Gerekirse Tatarları geri püskürtürdük. Öyle zamanlardı işte.
Peki sen kimsin?
Birkaç gün önce mektup getirdim.
Lort'a mektup.
Yarınki sejmik'le ilgili.
Yarınki mi?
Mektubu oku Reginka.
Ama...
Benim okumam yok.
İzleyin ve öğrenin sevgili köylülerim.
"Değer...
...li..."
"Değerli..."
"Değer..."
"Değerli...
...kardeşim..."
"Değerli kardeşim."
"Sej..."
"Sejmi..."
"Sejmik..."
Tamam, ek var, "sejmik'in".
"...toplanma tarihi..."
"...mar ti..."
"...Marti..."
Siz bu kelimeyi bilmezsiniz. İçimden okuyayım.
Adını bilmediğiniz kelimenin "altısı".
Regina ve benim bilmediğimiz kelime Martius'tu.
Martius mu?
Mart.
Evet.
Doğru.
Şubat, mart, mayıs.
Aylar.
Hepsini bilirim.
Adın sanın nedir?
Adım Maciej.
Litvanyalıyım.
Adamczycha Köyü'ne Erasmus köylü değişim programıyla geldim.
Fransa'ya gidebilirdim
ama ailem beni Polonya'nın güçlü bir ülke olduğuna ikna etti.
Demircinin yeni çırağıyım.
Vay, harika.
Hadi bakalım o zaman. Ona söyle de güzel bir...
...demircilik işi çıkarsın.
Unutmamaya çalışırım lordum.
Güzel. Evli evine, köylü köyüne.
Sadece bir deyiş.
Köyündesin zaten.
Benim köylümsün.
"...top..."
"...toplan..."
"...toplanma..."
Gidebilir miyiz lordum? Yapacak işlerimiz var.
Rahat ol. Sadece iki satırlık bir metin.
"...tarihi..."
Maciej, onlara atların acıktığını söyle.
Hızlı!
Hızlı!
Hey, sen.
Atlar beslenecek. Sen yapar mısın?
Boş zamanım olunca.
Halletsen iyi olur. Zavallılar acıktı.
Anielka!
Kaç kere söyleyeceğim? Soylular çalışmaz!
Ben gidip atları besleyeyim.
Acilen görüşmemiz gerektiği için çağırdım.
Seni son derece zeki ve kurnaz olduğun için Jakub.
Seni de Stanisław.
Yardım etmeye her zaman hazırım peder.
Teşekkürler peder.
Peder, bana peder dememeni söylemiştim.
Kadınların toplantıda işi ne?
Çünkü oturma odasındasınız salak.
- Bana peder demeni söylemedim mi? - İğrenç!
Tartışmayı kesin!
Mektuptaki şifreli mesajı çözdüm.
Yarın sejmik'e gitmem gerek.
Soylu kardeşlerimizle!
Evet.
Maalesef bazı kardeşlerimiz şerefsiz.
Bilhassa yine vergilerimizi artırmak için dolap çeviren o dangalak Andrzej.
Ne kadar ödüyorsunuz?
Yüzde üç!
Yüzde beş vermemizi istiyor!
Köylülerin emeğiyle başarıyı yakalayan âdeta soyuluyor!
No comments yet. Be the first to leave one.