200 baris pertama.
Uygarlığın başlangıcından itibaren, oyuncak bebekler...
...çocukların can dostu, koleksiyonerlerin en kıymetli gözdeleri olurken..
...dini ayinlerde de iyi ile kötü arasında bir aracı olmuştur.
Bunu düşünmek bile korkutucu.
Bunu duyduğunuzda deli olduğumuzu düşüneceksiniz.
İlk başlarda el ya da ayağın farklı pozisyonları gibi başladı.
Sonra kafası aşağıda olması gerekirken yukarıda oluyordu.
Sonra bir gün onu tamamen bambaşka bir odada bulduk.
Kendi kendine hareket ediyordu.
Camilla bir medyum ile görüştü.
Ondan bebeğin içine Annabelle Higgins adında bir kızın ruhunun girdiğini öğrendik.
Anne ve babasını kaybetmiş, sonra da ruhu bebeği ele geçirmiş.
Tek istediği arkadaş edinmekmiş.
Bunu duyduğumuzda onun için çok üzüldük.
Bizler hemşireyiz, insanlara yardım ederiz.
Ama sonra işler kötüleşmeye başladı.
O elinize nasıl geçti?
Annem onu doğum günümde hediye etmişti.
Nereden bulduğunu bilmiyorum.
Ama ölesiye korkmuştuk.
Çeviri: Begüm Özdemir & Levent Ün Twitter: miserym & 26mjollnir
BİR YIL ÖNCE Tanrı fedakârlığa saygı gösterir.
Fedakârlıklarımız Tanrı'nın kalbine dokunur ve merhamet gösterir.
İsa dedi ki, benim buyruğum şudur:
"Sizi sevdiğim gibi birbirinizi sevin.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden...
...daha büyük bir sevgi yoktur."
Ben kazandım.
Şimdi dua edelim.
Ben de sizi gördüğüme sevindim. Sonra görüşürüz. Tamam.
Merhaba.
Pekâlâ.
Hanginiz kazandı?
John. Ama hile yaptı.
Ne? İkiye karşı tektim. Bir şeyler yapmam gerekiyordu.
- Tabii, ne demezsin. - Ne?
Sharon nereye kayboldu?
- Ben bulurum. - Hazır değil mi?
- Teşekkür ederim. - Görüşürüz.
Seni Pete mi gönderdi?
Bir gün benim de kaçacağımı düşündüğüne eminim.
Erkekler işte.
Biz olmasak ne yaparlar acaba?
Bekle bir dakika. Dur da yardım edeyim.
İşte böyle.
Teşekkür ederim.
- Bıraktığınız için teşekkür ederiz Pete. - Rica ederim.
Bebeğine ve güzel karına iyi bakmayı unutma.
İsmini belirlediniz mi acaba?
- Sharon. - Ne? Sormak ayıp değil ki.
- Onu tanımıyorum. - Sadece sohbet ediyoruz.
Hâlâ düşünüyoruz...
Ama erkek olursa John olacağından eminiz.
Kız olursa da Phyllis'i düşünüyoruz.
- Öyle mi? - Evet. Beğendiğini söylemiştin.
- Bunu asla söylemedim. - Bu büyükannemin adı.
Ama ben büyükannene tahammül edemiyorum.
- Olamaz. - Olamaz.
Ama sadece ben değilim. Ona kimse tahammül edemiyor.
Evet haklı, herkes ondan nefret eder.
Pekâlâ o zaman Sharon, hadi içeri girelim.
Bu ikisinin konuşacakları olmalı.
- Tekrar teşekkür ederim. - Rica ederiz.
Unutmayın.
- Çocuklar birer lütuftur. - Kesinlikle öyleler.
Ama sonra konuşmayı öğrenirler.
- Alemsin! - Görüşürüz.
Sanırım Phyllis isminden vazgeçtik.
Onların yanındayken bebekten çok fazla konuşmamalıyız.
- Bu bana doğru gelmiyor. - Neden ki?
Kızlarını daha iki yıl önce kaybettiler.
Kızlarını kaybetmediler Mia.
Kız evden kaçıp Hippilere katıldı.
Muhtemelen şimdi ona "Yıldız" diyen üç tane kocası vardır.
Yıldız bile Phyllis isminden daha iyidir.
- Kapıyı kilitlemedin mi? - Hayır. Neden kilitleyeyim ki?
Kilitlemeye alışmalısın John. Artık dünya çok değişti.
Kendilerine "Aile" diyorlar.
Ama polis yetkilileri onları tehlikeli bir tarikat olarak tanımladı.
Çiftliğin bulunduğu yer eskiden pek çok...
...ünlü batılı tarafından kullanılıyordu.
Aile'nin yaklaşık olarak 30 üyesi vardı.
Pek çoğunun da uyuşturucu ve suç geçmişleri bulunuyor.
Şu anda, ailenin pek çok üyesi vahşice öldürülen...
...Tate ve Labianca hakkındaki suçlamalar için gözaltında...
...Los Angeles'ta tutuluyor.
Dedektifler şüphelilere ulaşmadan önce...
Hayatım?
Televizyonu kapatabilir misin acaba? Konsantre olmamı zorlaştırıyor da.
Liderleri Charles Manson, sadık takipçileri tarafından...
...hem "Tanrı" hem de "Şeytan" olarak tanımlanıyor.
Ve kendisi Helter Skelter adını verdiği bir mahşer olayını tahmin etti.
Teşekkür ederim.
Böyle şeyler izlememelisin.
Tamam mı? Bebeği huzursuz edebilir.
- Yeni bir araştırmaya göre... - Olamaz, daha fazla yeni araştırma mı?
Bu doğru.
Bebeklerin annelerinin karnındayken dış dünya sanılandan...
...çok daha fazla şey hissettiklerini söylüyorlar.
Sesleri, gürültüleri, şarkıları tanıyabiliyorlar.
Eminim bu araştırmayı yapanlar, bu soruları annelere...
...bedavaya sormak yerine milyonlarca dolar harcamışlardır.
Nasıl gidiyor bakalım?
Şey...
Zevk almak için elimden geleni yapıyorum.
Herkes ihtisasımı yapmaya başladığımda bundan çok daha kötü olacağını söylüyor.
Tabii baba olmak üzere olduğumu saymıyorum bile.
Nedenmiş?
Bilmiyorum.
Bazen ne kadar zor olacağını duymak istemezsin.
Zor mu?
Hayır, zor belki de doğru bir ifade değil.
Uğraştırıcı.
İhtisasından mı yoksa ben ve bebekten mi bahsediyorsun?
Bilmiyorum.
Sanırım hepsinden.
Yaşayacaklarım için bu pek de...
...ideal bir durum sayılmaz.
Yaşayacaklarımızdan demek istedim.
Öyle demek istemedim, yanlış anladın. Özür dilerim.
Zor ya da uğraştırıcı olması kötü şeyler değil.
Son zamanlarda kendi dünyama gömüldüğümün farkındayım.
Bazıları bencil olduğumu düşünebilir.
Bazıları mı?
Pek çokları? Herkes?
Geri dönüp son iki dakikayı baştan alabilir miyiz lütfen?
Lütfen?
Önemli değil.
Stresli olduğunu biliyorum.
Son zamanlarda biraz aşırı hassasım.
Evet.
- Nedenini söylememi ister misin? - Evet Doktor.
Pekâlâ, tamam.
Birazcık uzman görüşüme göre...
...biraz hassassın çünkü bir hayli hamilesin.
Özür dilerim Mia. Gerçekten.
Tıp fakültesini bitirme konusunda biraz stresliyim...
...ve gelecek hakkında korkuyorum ama hiç bu kadar mutlu olmamıştım.
Hem de hiç.
Tamam mı?
Ve bunun sebebi sensin.
Ve o.
Biliyor musun?
Sana vermek istediğim bir şey var.
Olamaz. Bunu son söylediğinde hamile kalmıştım.
Evet haklısın.
Pekâlâ, kapat gözlerini.
Pekâlâ, bir saniye bekle. Bebek gelene kadar bekleyecektim ama...
Ama biraz...
Suçlu hissediyorum evet. Söylediklerim yüzünden.
Pekâlâ. Aç bakalım gözlerini.
Yapmış olamazsın.
- Aman Tanrım John. - İstediğin buydu, değil mi?
Evet.
Onu nereden buldun? Yani ben...
- Onu ne zamandır aradığımı biliyor musun? - Biliyorum.
- Umudumu tamamen yitirmiştim. - Benim de yöntemlerim var.
Önümüzdeki birkaç ay boyunca kira konusunda sıkışacağız ama...
İşte. Oraya tam uydu.
- Setin tamamlandı, değil mi? - Evet, tamamlandı.
Teşekkür ederim. Bayıldım.
John! John uyan.
Ne oldu? Bebek mi geliyor?
Hayır. Hayır.
Komşudan çığlıklar yükseldi.
Sanırım ters bir şeyler var.
Sen burada kal. Ben gidip bir bakayım.
John, bekle!
Polisleri aramamız gerekir mi?
Çığlık duyduğunu sandığın için mi?
Gidip bir bakayım, onlar da aynısını yapardı.
Çığlıklarını duyduğumu biliyorlarsa, polisi aramayı tercih ederim.
Senin çığlığını duyduklarını düşün.
- Lütfen dikkatli ol. - Tamam.
John?
Aman Tanrım, her yerin kan olmuş.
İçeri gir. Benim kanım değil. Değil. İçeri git ve hemen bir ambulans çağır.
Git hadi!
911, acil.
Ambulans gerekiyor.
Neredesiniz?
307 Gardner Yolu.
- Santa Monica'da mı? - Evet.
Acil durum nedir?
Bilmiyorum ama...
Çok fazla kan var.
Lütfen, gelebildiğiniz kadar çabuk gelin.
Bebeklerini sevdim.
Kocam geri gelecek.
Ne istiyorsan al ve git buradan!
Mia!
Git buradan!
Git buradan!
Git buradan Mia!
Açın kapıyı!
Geçti Mia.
Kapıyı açın. Kapıyı açın, polis!
- Yanındayım. Yanındayım. - Açın kapıyı!
Nefes al.
İyisin. Yanındayız.
No comments yet. Be the first to leave one.