184 baris pertama.
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
Mehmetçikler...
...Efeler...
...vatan size minnettar.
Ant olsun ki kanınız yerde kalmayacak.
Ağlama bebek.
Hişt! Ağlama bbeğim. (Yunanca konuşma).
-Acıktı mı acaba? -Yola çıkmadan yedirmiştik.
Hişt! Tamam yavrum, tamam.
O zaman, şöyle omuzunuza alsanız, hafif hafif vursanız sırtına.
-Böyle mi? -(Azize) Hı hı.
Tamam, tamam ay yok sevmedi beni galiba.
Olur mu öyle şey? Bebekler öyledir, ben alayım isterseniz.
-Zahmet olacak size. -Olmaz, ben kaç tane çocuk büyüttüm.
Gel bakalım sen, gel.
Gel bakalım sen.
Ahh Mehmet!
Mehmet!
Mehmet'im.
Annem.
E ben, alayım bebeği.
Hanımefendi, bebeği verir misiniz?
Ah benim bebeğim o.
Sizin bebeğiniz mi?
Evet benim bebeğim, Mehmet'im.
Saçmalamayın hanımefendi, lütfen bebeği verin bana.
Hanımefendi, benim bebeğim, Mehmet.
Beyefendi, arabayı durdurun.
-(Arabacı) Tamam efendim. -Yok, yok, yok, yok.
Siz, siz yanlış anladınız. Öyle değil, gerçekten benim bebeğim.
Mehmet'im.
General.
Ne kadar güzel bir manzara, öyle değil mi?
Bu kan kokusunu özlemişim.
Bu zafer hissini özlemişim.
Zaten bir asker için...
...savaş meydanında kazanılmış bir zaferden daha mutluluk verici...
...ne olabilir?
Savaşta, bugün yeni bir perde açıldı general.
Türklerin sonu çok yakın.
Artık hedefimiz Anadolu'nun ufak, sevimsiz kasabaları değil.
Artık hedefimiz Ankara.
Neyiniz var general?
Ne için aldınız bunu?
Zaferimizin bir hatırası olarak kumandan.
-Pavlo. -(Pavlo) Emredin kumandanım.
Derhal, meydanda kalan Türk askerlerinin boynundaki künyeleri toplatın.
Generalim, her iki tarafın da kendi askerleri--
Ne diyorsam onu yap! Toplatın dedim!
Emredersiniz kumandanım.
Smyrna'ye döndüğümüzde...
...bu zaferimizi kutlayacağımız, mükemmel bir miting düzenleyeceğiz.
Elbette kumandanım.
Hanımefendi, siz ne yaptığınızı zannediyorsunuz?
Delirmiş gibi davranıyorsunuz.
Bakın haklısınız ama ben deli değilim gerçekten.
Bakın, bakın eline. Bakın.
Burada bir doğum lekesi var, gördünüz mü?
Nasıl bilebilirsiniz, aynı leke olduğunu?
Bilirim çünkü ben annesiyim.
Hatta ebe bana demişti ki, kızım ne lekesi bu...
...ne yedin sen, hiçbir şeye benzemiyor demişti.
Yetimhanede ne arıyordu o halde?
Tamam.
Bakın, ben hemşireyim.
Bir köye gittim hasta bakmaya.
Orada sancılarım tuttu ve Mehmet'i doğurdum.
Sonra bir tekneyle İzmir'e doğru yola çıktım.
Tekne kıyıya vardığında...
...bizim karşımıza Yunan askerleri çıktı.
Hepimizi tekneden indirdiler.
Koyun sürüsü gibi dizdiler, bize çok kötü şeyler yaptılar.
Üzerimize ateş açtılar.
Ondan sonra da hepimizi bir tekneye bindirmişler, tekneyi de batırmışlar.
Ben kendimde değildim. Gözümü açtığımda denizin ortasındaydım.
Bağırdım, haykırdım Mehmet diye ama bebeğim yoktu tabii ki.
Allah'ım canımı al diye yalvardım...
...ama demek ki bugün içinmiş, yani ben, ben çocuğuma kavuşayım diye...
...Allah benim canımı almamış, anlatabiliyor muyum?
Bir tane asker vardı, bütün bunlar olurken...
...benim kucağımdan almıştı Mehmet'i.
Kurtarmak ister gibiydi. Bel-belki de o kurtardı, bilmiyorum.
Başınıza gelenler korkunç.
Biz böyle şeyleri savunan, tasvip eden insanlar değiliz.
Ne ben ne de karım.
Ama bu söyledikleriniz delil sayılmaz.
Bu şekilde, bir bebeği alıp gidemezsiniz.
Bir annenin sözlerinden, daha büyük delil ne var?
Ne var söyleyin bana, bulup getireyim size, yalvarıyorum.
Söyleyin, o delil her neyse bulayım getireyim size.
Ne ettik biz Dağıstanlı?
Erken davrandık.
Ne yani bekleseydim de aynını Ankara mı bana yapsaydı?
Allah vere de kıyım olmaya cenk meydanında.
Çiftliğe dönünce Ankara'ya haber yollasak bir orta yol--
Yeter Pehlivan!
Ne Ankara'dan niyaz ederim...
...ne de çiftliğe dönerim bundan gayrı.
Ankara çiftliğin yerini biliyor, basar orayı.
Amma beni bulamayacak.
Yiğitler!
Pehlivan'la birlikte çiftliğe dönüyorsunuz.
Ne var ne yok atlara yükleyip dere boyuna getireceksiniz.
Pehlivan, çiftliğe varınca Seher'e haber et.
Dağıstanlı seni kulübede bekliyor de.
Dostumuzu düşman ettik. Bundan gayrı nasıl toparlayacağız?
Sen bunları düşünme Pehlivan.
Madem Ankara beni düşmanı belledi...
...ben de Ankara'ya düşmanlık eden bir dost bulurum.
De hadi. Deh!
Deh!
Yetimhaneye geldiğimde sen oradaymışsın meğer oğlum.
Yanından öyle geçip gitmişim.
Aynı havayı solumuşuz.
Keşke o zaman görseymişim seni Mehmet'im şimdi bu hallerde olmayacaktın.
Bir şey yok halimizde.
İnanıyor musunuz bana?
Bakın Yıldız'la Hilal'e sorun. Duydunuz, ben anneleriyim onların.
Ne yalancıyım...
...ne bebek hırsızıyım ne de deliyim.
Bahsettiğiniz olay nerede olmuştu acaba?
Hangi kıyıda?
Aliağa kıyısında, Asmalı Koyu'nda.
Smyrna'ye dönelim, yetimhaneye soralım...
...belki bebekle ilgili başka bir bilgi vardır.
Hayır, gerek yok.
Ben inanıyorum Azize Hanım'a.
Efelia.
Sence de bir kanıta ihtiyacımız yok mu Efelia?
Bebeği annesi babası getirmemiş ki.
Nasıl bulacağız getireni? İzini nasıl süreceğiz?
Köyümüzün yakınında bulduk yazmışlar sadece.
Hem belki de Azize Hanım'ın bahsettiği asker bebeği kurtarmış...
...ve birileri bulup yetimhaneye getirmiş olabilir.
Hikâyeler birbirini tutuyor.
Emin olamayız Efelia.
Baksana...
...bebeğe nasıl bakıyor.
Ona nasıl sarılıyor.
Bunu ancak bir anne yapabilir.
Ben ona inanıyorum.
Ristos'u, ah Mehmet'i...
...çok isteyerek aldık biz.
Ama Tanrı biliyor, ben, ben çok korktum.
Annelik beni çok korkuttu.
Belki de bu yüzden ben hak etmedim anne olmayı.
Ah böyle düşünmeyin, olur mu öyle şey?
Bu karşılaşma Allah'ın bir lütfu Efelia Hanım.
Harp insanları ayırdığı kadar...
...hiç beklenmedik bir vakitte de bir araya getiriyor.
Eğer siz Mehmet'le daha fazla zaman geçirseydiniz...
...ona daha çok bağlanacaktınız, her şey daha zor olacaktı.
Siz bebeğinize kavuştunuz ya...
...önemli olan o.
Ne yapacaksınız şimdi? Nereye gideceksiniz?
İzmir'e götüreceğim Mehmet’i, babasına.
Biz bırakalım sizi.
Smyrna'den gizlice çıktığınıza göre, gizlice girmeniz gerekir.
Hem bizimle birlikteyken, kimse şüphelenmez sizden.
Çok teşekkür ederim.
Çok teşekkür ederim, Allah razı olsun.
Hayatım boyunca unutmayacağım bu yaptığınız iyiliği.
Canımızı kurtardık ama aklım Azize bacıda.
İnşallah sağ salim varır çiftliğe.
Meraklanma sen. O kendine güvenmese arkanızdan gelirim der miydi?
Hayrolsun bacılar, tek başınıza ne ararsınız buralarda?
Her yer it, uğursuz dolu.
Niye öyle dedin emmi? Ayağımızın basmadığı toprak mı bura?
Öyleydi ya.
Bundan gayrı...
...bastığımız toprak bize kalmayacak.
İşitmediniz mi?
Taarruz etti Yunan. Mağlup olduk mağlup!
-Ne? -Deme.
Nasıl oldu o iş?
Dağıstanlı haini cepheye varmamış. Bizi arkadan vurmuş deyyus.
Vah ki ne vah.
Varın gidin evinize. Buralar tekin değil.
Hadi selametle.
Dağıstanlı böyle yaptıysa ortada ne çiftlik kalır ne bir şey.
Ne yapacağız?
Ortada kaldık Emine.
Sahipsiz kaldık.
No comments yet. Be the first to leave one.