200 baris pertama.
RÜZGÂRKESEN
1846 - KARAYİP DENİZİ'NDE KORSANLARIN ÇAĞI SONA ERİYOR.
SADECE EN VAHŞİ OLANLARI HAYATTA KALDI, ONLAR DA ÇARESİZCE ÇIKIŞ YOLU ARIYOR.
Geri çekilin!
Silah ve altınları dökül!
Kaptan Bodden!
Korsanlar!
Silahları kuşanın!
Yerlerinizi alın!
Kazanmalarına izin vermeyin!
Seyir defterini yak.
Emredersiniz.
- Silahınızı kuşanın. - Geri çekilin!
Biz sadece balıkçıyız! Lütfen...
Piç kurusu!
Hadi!
İyi geceler Kaptan.
Kaptan güvertede!
Onca yıldır bu sularda
benden çalınanı arayıp durdum.
Söyle bakalım.
Çürük bir balıkçı gemisinin kaptanında
damgamın olduğu altın parçası ne arıyor?
Kimden aldın bunu?
Onu korumak uğruna daha kaç can feda edeceksin?
Birlikte öğrenmek ister misin?
Kaptan...
Geminin çıkış limanı efendim.
Cayman Brac adası.
Kaptan Bodden'ı gemiye al. Geri kalanları denize at.
Bu adamların hiçbir suçu yok.
Rotayı ayarla Serdümen.
Cayman Brac'e yelken açıyoruz.
UÇURUM
CAYMAN BRAC 6 GÜN SONRA
Rüzgârkesen
ve denizi hâlâ arşınlayanlar için.
Denizcilerimizi ve Kaptan T. H. Bodden'ı
yuvalarına getirecek umut ışığını her daim koruyacağız.
Amin.
Amin.
Elizabeth.
Lizzy.
- Elizabeth. - Weston!
- Selam. - Burada ne yapıyorsun?
Son bir öpücük.
Gemim sabah gidecek.
Konuştuğumuz şey hakkında düşünecek zamanın oldu mu?
Bir an bile aklımdan çıkmadı ki.
- Yani? - Kafama takılan şeyler var.
Yani?
Yani...
Buraya gel.
Ses çıkartma.
- Öğrenecek. - Bilmiyorum.
Bizi öldürmeye geliyor.
- O kim? - Bilmiyorum
Lütfen kalk. Tanrım.
- Eğil! - Kardeşin mi geldi?
Yengem.
Lanet olsun!
Lizzy!
Sorumsuz kız.
Weston, sus!
Anne? Sen mi geldin?
Issac. Dikkatli ol yavrum.
Gel de ortezini takalım. Hadi bakalım.
Babamdan haber var mı?
Yok.
Ses seda yok.
Gideli...
Elli dokuz gün oldu.
Bana bak.
Geç kalmak babanın huyu.
Kendi düğününe bile geç kaldı.
Bana sorarsan tam vaktinde gelecek.
O zaman neden onu aramaya başka gemi gönderiyorlar?
Lizzy halan mı diyor bunu?
Evine dönecek.
Her zaman döner.
Peki.
Eşyalarımı hazırladıktan sonra şafak vakti koyda buluşalım.
- Lizzy? - Saklan. Saklan!
Lizzy?
Günaydın Ercell.
Gün ağaralı çok oldu.
Her şey yolunda mı?
Tabii ki. Neden sordun?
Issac'in doğum günü için Hindistan cevizli tatlılara bakacaktın.
Unutmuşum.
Öyle mi?
Özür dilerim, başka yapayım.
Gerek yok, kendim yapmalıydım.
Dışarısı çok güzel.
Her gün birbirinden farksız işte.
Cennette yaşayan birinden beklenmedik sözler bunlar.
Bütün hayatımı bu ufacık adada geçirdim.
Güneşin doğuşunu başka bir kıyıdan görmek istemem kötü bir şey mi?
Hiç böyle hissettin mi?
Hayal kuracak vaktim yok.
Çocuğun önünde diline hâkim ol.
Bana surat yapma.
Sen annem değilsin.
Theodore'un sürekli gitmesine şaşmamalı.
Tanrım, duy sesimizi, getir babamın gemisini.
Kaybolmasın engin deryada, bu keki yiyebilsin oğluyla.
O kitap hakkında ne konuşmuştuk?
Bir terslik var.
Doğum günümden önce döneceğini söylemişti.
ÜNLÜ KORSANLARIN MACERALARI
Denizin sağı solu belli olmaz canım.
Baban bu yüzden geç kalırsa diye
sana hediye bıraktı.
Görmek ister misin?
Al bakalım.
Gıcır gıcır!
Babam nereden aldığını söyledi mi?
Hayır.
Tamam, hadi yerine koyalım.
Oyuncak değil o.
Dinlen artık.
Gel bakalım.
Teknem limanda
Ruhum koyda
Ve ikisi de gün doğarken
Olacak yolda
Öyleyse,
Şafağa kadar,
Tut beni yakında
Ayrılmayayım bir yere
Kalbinin ortasından
Lizzy?
Elizabeth?
Ah, bu kız.
Uyan canım, hadi. Kalk.
Ne oldu anne?
Çabuk. Gidelim.
Hazır mısın?
Yardım edeyim.
- Bonjour Bayan Bodden. - Hey.
Hadi.
Aferin.
Ses çıkarma.
Evet.
Kim o?
Kendi hâlinde bir aileyiz.
Bela istemiyoruz.
Ne kadar güzel bir gün.
Gel de gör.
Vurmak iyi değil mi?
Vuruldun mu kardeşim?
Sorun yok.
Nereye gidiyorsun öyle?
Bu mu?
Hayır! Yapma!
- Köpek gibi kaçıyor - Lütfen.
Uslu dur.
Kapıyı aç.
Sen.
Geç şuraya.
Günaydın Bayan Bodden.
Para nerede?
Tablonun arkasında.
Lütfen.
Altını diyorum!
- Nerede? - Başka bir şeyimiz yok!
Ne yapıyorsun?
Para paradır.
O zaman bana da ayır.
Ayıpsın kardeşim.
Uslu dur, dedim!
Seni gözünden vurmuş.
Anne?
İyiyim.
- Bir şeyim yok. - Onu buraya getirin!
- İşte böyle, getirin onu! - Hey, hey.
İşte bu.
Geri kalanı nerede?
Kimsin sen?
Kemiklerini kırabilirsiniz.
Ama yüzüne dokunmayın.
Peder Bradley.
Kaplumbağa yahnisi yapacağım. Seversin.
Yardım lazım mı?
Ben kolcuyum.
Burası bağımsız bir İngiliz kolonisi.
İsmini, rütbeni ve uyruğunu belirt.
Cennet dediğin ne kırılgan.
Güneşle parlayan o yer, bir bakmışsın...
...Tanrı'nın öfkesinden farksız rüzgârlarla kasılıp kavruluyor.
Tekrar soruyorum.
İsim, rütbe, uyruk.
Kimseye bağlı değilim.
Denizin mütevazı oğullarından biriyim.
Fırtınadan korunmaya geldim.
Kaptan Francisco Connor.
- Küreklere asılın! - Çekin!
- Var gücünüzle! - Çekin!
Hadi!
Weston?
No comments yet. Be the first to leave one.