Wounded Love

Wounded Love (Vatanım Sensin)

Muat Turun Sari Kata Turkish

Musim 44

Maklumat siaran

vs44
Ulasan oleh KalbindenPiraye
EP 44

Tag

other
Diterbitkan pada: 2018-02-10
Muat Turun: 12
Masalah Pendengaran: No

Pratonton sari kata Turkish

190 baris pertama.

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

-Hangisi, bu ev mi? -Evet kumandanım.

Türklerin evleri, hepsi birbirine benziyor.

Londra'dan sana hediye almıştım, onu unuttum.

Ne aldın?

Gene ne unuttunuz acaba?

Sen ne yapıyorsun burada?

Çok büyük bir şey değil, umarım beğenirsin.

Senin ne işin var burada?

Hemen karargâha haber verin!

Azize, Azize bana bak. Bana bak, topla kendini.

Derhal ortalıktan kaybolman lazım. Saklan. Tamam mı?

Hemen git buradan, kimse seni görmesin.

-(Cevdet) Asker al şunu. -Kumandanım.

Bakmayın öyle, yok bir şey!

-Karargâha gidiyoruz. -Siz dördünüz burada kalın...

...geri kalanlar bizimle gelsin.

Hayat beni bugüne dek...

...kor ateş gibi imtihanlardan geçirdi Azize'm.

Vatanım kadar ailemle de...

...düşmanım kadar dostumla da aklım kadar kalbimle de sınandım.

Yaralı bereli de olsa tüm yangınlardan çıktım.

Ama bugün başka.

Bugün kalbim bana düşman.

Nefsim, bir büyük yangına kurban oldu.

Suçluluğun elemle, pişmanlığın öfkeyle...

...hiddetin nefretle karılıp kavrulduğu, bir ateşti karşıma çıkan.

Söndürmek için kendimi orta yerine attım.

Azize'm, bugün o ateşte ben de yandım.

Beni tanıdınız. İddialı bir kumandan olduğumu biliyorsunuz.

Ancak yine de erken konuşmayı sevmem.

Yaklaşan bu taarruzumuz, savaşın sonunu getirecek demek istemem.

Lakin Türkler için sonun başlangıcı olacağını, rahatlıkla söyleyebilirim.

Zaten Türkler, kendi aralarında bir kavgaya tutuşmuş vaziyetteler.

Ayrıntıya girmeyeceğim. Lakin bu kavgada...

...benim de parmağım olduğunu bilmenizi isterim.

Tebrikler kumandanım.

Girin!

Kumandanım!

Mühim bir toplantıda olduğumu...

...ve rahatsız edilmek istemediğimi söylemedim mi?

Evet kumandanım. Fakat bunu kesinlikle duymak istersiniz diye düşünmüştüm.

-Girdin madem söyle! -Yüzbaşı Yannis, öldü...

...daha doğrusu öldürüldü.

-Ne zaman öldürüldü? Kim öldürdü? -Az önce kumandanım.

Öldüren General Cevdet.

Aç!

Aç kapıyı asker!

Otur evladım, otur.

Aç kapıyı!

Siz gidin, derhal kumandana bu hadiseyi rapor edin.

-Ne gerekiyorsa hemen söyleyin. Derhal! -Emredersiniz kumandanım.

Evladım, kilitle kapıyı.

Azize Hanım! Azize Hanım! İyi misiniz, ne oldu?

-Ne oldu Azize Hanım, iyi misiniz? -Çok kötü şeyler oldu.

-Ne oldu Azize Hanım, miralay nerede? -Götürdüler miralayı!

Cevdet'i götürdüler!

Öldürdü yüzbaşıyı!

Yüzbaşıyı öldürdü Cevdet!

Hangi yüzbaşıyı?

Bebeğimizi öldüren yüzbaşıyı.

Kapıya geldi. Cevdet anladı her şeyi, öldürdü!

Çok kötü şeyler olacak Yakup!

Çok kötü şeyler olacak!

General.

Bir gün, birlikte o tarafta olacağımıza ihtimal verebilirdim.

Ancak, iki ayrı yanda kalacağımızı hiç düşünmemiştim.

General.

İşlediğiniz suçun dehşeti bir yana...

...taarruz öncesi böyle bir şey yapmak. Bu nasıl bir aymazlık!

Bu harekâtta size ne kadar ihtiyacımız olduğunu biliyordunuz!

Vazifenizin ne kadar mühim olduğunu biliyordunuz!

İçinde bulunduğunuz duruma karşın...

...oldukça sakin görünüyorsunuz general.

Olan oldu kumandan.

Olan oldu.

Olan oldu he.

Ne yapalım yani?

Üzerinde durmayalım mı?

Sebebini sormayalım mı?

Olan oldu.

Tam da Türklerin söyleyeceği cinsten bir laf!

Olan oldu.

Ben sizin Türk olduğunuzu adeta unutmuştum.

Gayet güzel hatırlattınız! Olan oldu!

Konuşmak için daha neyi bekliyorsunuz general?

Sormam mı gerekiyor? Soruyorum o halde!

Yüzbaşı Yannis'i neden öldürdünüz?

Yakup...

...ne yaparlar şimdi Cevdet'e?

Herkesin gözü önünde vurdu, öldürdü yüzbaşıyı.

İnfaz mı ederler ha? Sağ çıkarmazlar onu oradan!

Azize Hanım, kimse değilse bile ben müsaade etmem infaz edilmesine.

İcap ederse içeri girerim tek başıma, miralayı kaçırırım. Lakin...

Lakin ne?

Yaklaşan Yunan taarruzunda çok mühim bir vazifesi vardı.

Şimdi soruşturma, mahkeme.

Bu taarruza katılmasının mümkünatı yok.

Ah, ah, ah!

Ben...

...dosyaların örtbas edildiğini duyunca...

...bu mevzunun kapanacağını düşünmüştüm.

Hangi dosyaların?

Sizin yaşadığınız hadiseyle alakalı.

Yaptıkları ortaya çıkmasın diye her şeyi yok etmişler.

Azize Hanım, sizi daha güvenli bir yere götürmek icap eder.

Ah, eyvah!

Anne, dışarıdaki kan ne öyle?

Anne ne oluyor? Kapımızın önünde kan var ne oldu?

Bir sakin olun.

Bir sakin olun. Gelin şöyle yanıma bir oturun bakayım.

Gel kızım, anne sen de otur.

Ah, bir sakin olalım!

-Anne! -Tamam.

Of!

Eh!

Of!

Tamam.

Kızım, kardeşiniz bir deniz kazasında ölmedi.

Bir Yunan askeri öldürdü kardeşinizi.

-Yunan askeri mi? -Neden söylemedin kızım?

-Neden kazada öldü dedin bize? -Anne, nasıl söyleseydim?

Ee, bugün o adam geldi bize, kapımıza.

Ee...

...babanız anladı.

O olduğunu ve...

...herkesin gözünün önünde...

...öldürdü.

Allah'ım sen aklıma mukayyet ol Allah'ım!

-Nasıl oldu? -Sorma kızım bir şey.

Nasıl oldu anne, nasıl öldü kardeşimiz, nasıl kıydılar?

Kızım sorma bir şey.

Bilmeniz neyi değiştirecek? Zaten perperişan durumdayız!

-Babanız nerede bilmiyorum. -Anne yeter!

Yeter! Anlatacaksın! Anlatacaksın! Yeter artık!

Bizden bir şey gizleme yeter!

Yeter anne yeter! Bizden bir şey gizleme yeter!

-Yıldız! -Yeter! Kim kıydı ona?

Ne yaptılar kardeşime söyle ne yaptılar ki kıydılar anne!

Niye bize bir şey söylemiyorsun anne?

Bir şey söyle artık yeter anne ne olur anlat!

Anlat anne ne olursun anlat!

Anlat anne!

Yavrum!

Niye söylemiyorsun? Anne anlat anne!

Anlat!

Ben sizi anlamıyorum general, anlayamıyorum!

Konuşmak için daha neyi bekliyorsunuz anlamıyorum!

Sessizliğiniz, sizi kurşuna dizdirecek general.

Bunu bir tehdit olarak söylemiyorum! Olacağı söylüyorum.

Bu sessizliğin sonu, kurşuna dizilmek olacak general!

Bakın, ben buraya sizi sorguya çekmek için gelmedim.

Size yardım eli uzatmak istiyorum.

Ancak, siz bu suskunluğunuzla bu yardım elini geri çeviriyorsunuz.

Yazık!

-Azize Hanım, Yıldız hadi şöyle gelin. -Gel kızım.

Gel.

Daha...

...ne zalimlikler göreceğiz kim bilir şu adı batasıca dünyada!

Küçücük bir bebekten ne ister ki insan?

Hangi harp, hangi yüce emel haklı çıkarabilir bunu?

Çok kötü bir zaman, biliyorum lakin Azize Hanım'ı bu evden götürmemiz lazım.

Sorgu, sual için yeniden gelebilirler. Yaşadığı anlaşılmasın.

-Sen ne dersin oğul? -Anne tamam hadi kalk o zaman.

-Ben karargâha gidiyorum. -Yaşadığını öğrenirler o zaman.

-Öğrensinler. -Gidemezsin!

Filippos, Kuvvacı olduğunu öğrenirse yaşatmaz seni anne, gidemezsin!

Azize Hanım, bence de bu iyi bir fikir değil.

O hadiseyle alakalı dosyaların yok edildiğini söyledin.

Kuvvacı olduğumu öğrenemezler o vakit.

Anne adamı sen öldürmedin, babam öldürdü.

Gitsen ne değişecek?

Durup dururken mi öldürdü kızım baban adamı.

Neden öldürdüğünü öğrenmeleri gerek.

Bir Yunan kumandana, anlatabilecek misin bunları Azize?

Cevdet için anlatacağım anne.

Hilal. Bildiğim bu.

Diyeceğime gelince.

Bu keşfim sana çok pahalıya mal olacak kuzen.

Kuzen!

Hadi ben ailedenim ama sen herkese bu kadar haşin davranıyorsan olmaz!

-Ayrıca ben severim oyun oynamayı. -Ne işin var senin karargâhta?

-Sana ne, kapı nöbeti sende mi ha? -Aleksi!

-Babamla biraz sohbet edeceğim. -Ne sohbeti edeceksin?

Sen tabii Türk kızıyla alakalı olmasından korkuyorsun...

...bu sohbette öyle değil mi?

-Kuzen! -Aleksi!

Ne oluyor burada?

Aa Leon, karargâha habersiz geldiğimden dolayı...

More Turkish subtitles for Wounded Love

Komen

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left