200 baris pertama.
Çeviri: Dikistutmaz iapetos | Letterboxd: moandor
Sağ ol.
Allah'ın takdiri işte.
Baban çok iyi bir adamdı.
- Mekanı cennet olsun. - Amin.
- Onun için dua edin. - Edeceğiz elbette.
- Allahaısmarladık kızım. - Allahaısmarladık.
Cenaze hizmetleri görevlisi daha sonra gelecek.
Çarşafları ve tabakları toplamasını söyle.
Kardeşine söyle, akşam yemeği için ekmek alsın.
Amcan, cenazeden sonra bize gelecek.
Ekmeği hâlâ almadı mı?
Muhtemelen unutmuştur, hatırlatman yeterli.
Uzaylılar gerçekten var mı?
Adım Teetoo.
Galaktik Konsey'den bir bürokratım.
Az önce hayatımı kurtardın.
- O, misafirler içindi. - Eee ne olmuş? Çoğu cenazeye gitti.
Nasır amcamın yanında gitmen gerekmiyor muydu?
Annem, gitmek zorunda olmadığımı söyledi.
Evin erkeği sensin artık.
Böyle şeylere gitmen lazım.
Bu, büyükbabamın televizyonunu alabileceğim anlamına mı geliyor?
Ne?
Kalk. Temizlikte bana yardım et.
Acele et.
Nasır Amca'ya televizyon izlerken yakalanmak istemezsin.
Cenazede İftikhar'la konuştum.
Parasını istiyordu.
Ondan haber aldın mı?
Hayır. Her şey çok hızlı oldu.
Nasıldır bilirsin.
Mezarın çamuru henüz kurumadı.
Ne var ki akbabalar üstünde daire çiziyor.
Osman da beni aradı.
- Seni aradı mı? - Hayır aramadı.
İyi biridir.
O dürzü İftikhar'dan daha iyidir.
Osman'a altı aylık elektrik faturası borcun var.
Ve seni bu konuda hiç rahatsız etmedi.
Ama mâli durumu değişti.
Sabrı tükendi.
Bütün bu işlerle babam ilgilenirdi.
Aniden hastalandı.
Ben halledeceğim.
Kardeşim parayla ilgili meseleleri hep sıkı tuttu.
Polis olmasaydı, büyük bir tefeci olacağını düşünmüşümdür her daim.
Fariha
Bu konuda sana yardım etmek isterim.
Tüm bu masrafları karşılamama izin verirsen...
...bunu memnuniyetle yaparım.
Olmaz, bu çok fazla.
- Kendimizi idare edebiliriz. - Neden yapmayayım ki?
Artık bu benim sorumluluğum.
Tüm bu meselelerin düzgünce çözülmesini istiyorum.
Böylece gelecekte herhangi bir sorun yaşanmaz.
Her neyse, gitmem gerek.
- Geldiğin için teşekkürler. - Her zaman.
Dur!
Dur!
Orospu!
Meryem, ne oldu?
Araba kullanırken adamın biri aniden ortaya çıktı.
Pencereme tuğla fırlattı.
Arabayı kovaladı.
- Sebebini hâlâ anlayamadım. - Rabia, ne oldu?
Meryem, bu kuzenim Asad. Kanada'dan yeni geldi.
İyi misin?
Bunu sana kim yaptıysa yanına kâr kalmayacak.
Nerede olduğunu hatırlıyor musun? Biz de seninle geleceğiz.
Peki.
Polise bildirmek istediğinden emin misin?
Annen nasıldır bilirsin.
Bunun olduğunu öğrenirse, araba kullanmana ya da kütüphaneye gelmene izin vermez.
Başka bir çözüm üretelim.
Sarhoş bir adam olduğunu...
...ve bir şeyler çalmak istediğini söyleyebiliriz.
Ya da oyun oynayan çocukların topunun geldiğini söyleriz...
Evet, bu inandırıcı. Camı çocuklar kırdı.
Niye olayı polise götürüyorsun?
- Neden bizi sorguluyorsun? - Bir şey bilmiyoruz.
Defol git buradan.
İstediği şeyi yapmakta ve giymekte özgür.
- Ona karşı ne zaman bir şey söyledik? - Asad, gidelim.
Sizin anneniz ya da kız kardeşiniz yok mu?
Bizim kadınlarımız sizinkiler gibi sokaklarda dolaşmıyor.
Meryem, gidelim buradan.
- Polise şikayette bulunmak istiyorum. - Ne fark edecek ki?
Fark eder elbette.
Rabia, eğer gelmek istemezsen sorun değil, seni kütüphaneye bırakabilirim.
Karaçi'de her gün kaç kaza olduğu hakkında bir fikrin var mı?
Plakasını bile almamışsın.
Kaza değildi. Saldırıya uğradı.
Ama arabasının hasar gördüğünü söyledin.
Saldırıda hasar gördü.
Müfettiş Yardımcısı Iqbal ile görüşmek istiyorum.
Bayan, siz kim olduğunuzu sanıyorsunuz?
Komiser yardımcısı bugün gelmedi.
Ben ilçe emniyet müdürünün torunuyum.
Komiser yardımcısını arayacak ve onunla konuşmak için beklediğimi söyleyeceksin.
- Anladın mı? - Derhal hanımefendi.
Eski müdür, büyükbabamdı.
- Eğer görüşmek istersen... - Yarın kütüphanede görüşürüz, olur mu?
- Elbette. - Yarın görüşürüz o hâlde.
- Görüşürüz. - Tamam.
Tamam.
- Ben... - Sen?
- Gitmeliyim. - Doğru, pardon.
Sakın anneme söyleme. Geç arkaya otur.
Nasır Amca aradı.
Ne istiyormuş?
Güzel haberleri var.
Tüm borçlarımızı ödeyecek.
Bu bir nimet.
Elektrik faturaları, Bilal'in okul taksiti ve hastane masrafları.
Tüm bunlar çok fazlaydı.
Harika haber, değil mi?
Biri bize yardım etmek istiyorsa, biz kimiz ki reddedelim?
Nasir Amca'yla her şeyi hallettim.
Önce bazı belgeleri imzalamamı istedi.
- Hiçbir şey imzalamayacaksın. - Neden imzalamayayım?
Daha önce bizimle hiç ilgilenmemişti.
Büyükbabam hayattayken bu eve hiç gelmezdi.
- Kimse kimseye karşılıksız bir şey vermez. - Sus. Sus, lütfen.
- Sen anlamazsın. - Anlamayan ben miyim?
Esnaftan veresiye dilenen kimdi?
Hastaneye tek başına gidip...
...doktorları daha düşük ücret almaya kim ikna etti?
Neyi anlamıyorum?
Bu evin annesi benim...
...ve kararları ben veririm, sen değil. O yüzden, sus artık.
Asad Abbas, sana arkadaşlık isteği gönderdi.
- Polis sana geri dönüş yaptı mı? - Hayır, henüz yapmadı.
Sana vaktini boşa harcama demiştim. Annene ne dedin?
Birinin gece arabamıza girmeye çalıştığını. Gerçeği kaldıramazdı.
- Bu günlerde nasıl? - Daha iyi.
Ama nasıl biri olduğunu bilirsin.
Her şeyi abartıyor.
Eğer ona gerçekte neler olduğunu anlatırsam, sınavlara girmeme asla izin vermez.
Bazen sınavların bitip bitmeyeceğini merak ediyorum.
- Ve gerçekten doktor olabilecek miyiz? - Günaydın.
Sana da günaydın.
Bazılarımız buraya ders çalışmaya geldi.
Biraz konuşabilir miyiz?
Elbette.
- Derslerin nasıl gidiyor? - Fena değil.
Allah'ın izniyle, önümüzdeki ay sınavı vereceğim.
Sen de tıbbi yeterliliklerin için mi çalışıyorsun?
Hayır, tıp fakültesine girmeye çalışıyorum.
- Yani tıp okumuyor... - Lisansımı Kanada'da tamamladım.
- Ama orada tıp fakültesi gerçekten zor. - Pakistan'da daha kolay olacağını düşündün.
Hayır, demek istediğim o değildi.
- Takılıyorum. - Doğru ya.
Bu iyiydi.
Her şey yolunda mı?
- Yolunda; ama aramız iyi mi? - Elbette, neden ki?
Yani sana arkadaşlık isteği gönderdim...
...tabii kabul etmek zorunda değilsin.
Ama aramızda iyi bir bağ olduğunu düşünmüştüm.
Öyle bir şey değil.
Çünkü derslerim...
...ve evde çok işim var.
- Yeni arkadaşlıklara ayıracak vaktim yok. - Sorun değil.
Önceliklerin doğru.
Geri dönmeliyim.
- Rabia muhtemelen bekliyordur. - Tamam.
Hoşça kal.
Asad Abbas'ın arkadaşlık isteğini kabul ettin.
- Nereye gidiyorsun? - Üstümü değiştirmeye.
Çabuk ol.
- Alo? - Yapacak başka işin yok mu senin?
- Daha bir saat önce konuştuk. - Seni düşünüyordum.
- Meşgul müsün? - Pek sayılmaz.
Anneme yemek hazırlarken yardım etmeliyim.
Öyle mi ne pişiriyorsun?
Acı kabak.
Ya da kabak. Emin değilim.
Körili acı kabak favorimdir.
- Niye bu kadar uzun sürdü? - Seni sonra ararım.
Meryem
Meryem
Bir çay molası versen?
Sadece iki dakika, lütfen.
Vazgeçmiyorsun, değil mi?
Sensiz bir saat bile dayanılmaz geliyor.
- Meşgul müsün? - Hayır.
Elektrik daha yeni geldi.
Nasir Amca az önce gitti, ben de temizlik yapıyorum.
Senin gevşek Nasir Amcan, keşke onunla konuşabilseydim.
Ciddi misin?
İstersen, onunla ilgilenirim. Benim de onun tarzında bir dayım var.
Artık bizi rahatsız etmiyor.
Sınav hazırlıkların ne alemde?
Tamam. Sonra görüşürüz.
Annem öldükten sonra dayım, onun tüm mal varlığına çökmeye çalıştı.
Babam avukatını aradı ve onunla ilgilenmesini sağladı.
- Avukatın numarasını ister misin? - Evet, lütfen.
Onunla konuşup arayacağını söylerim. Beni referans gösterebilirsin.
Tamam. Ne kadar ücret alıyor?
- Çok bir şey değil, aşağı yukarı... - Düzgün oturun.
No comments yet. Be the first to leave one.