200 baris pertama.
Hey! Bizi mi çekiyorsun?
Çekil. Hey! Hey!
Çekil. Dur!
Bekle! Hey!
Mirthe!
Bırak.
Kardeşim dur diyorsa duracaksın. Tamam mı?
Senden hiç beklemezdim bunu.
Niye?
Jona, ben...
Mirthe van der Molen.
Hierema Domuz Çiftliği'ndeki emeklerin için teşekkürler. Maalesef sözleşmeni erken bitirmemiz gerekiyor.
Burada katı bir kuralımız var. Mesaide telefon kullanmak yasak.
Sadece problem yaratıyor.
Domuzlar için AB mevzuatını ihlal ediyorsunuz.
AB mevzuatı? Sen ne biliyorsun o konuda?
İşyerinde kuralımız net. Çalışırken cep telefonu kullanmak yasak.
O domuzların bundan daha iyi şekilde yaşamaya hakkı var.
Biz olmasak o domuzlar hayatta bile olmazdı.
Hattâ bizim sayemizde buradalar.
Koşullarına da ben karar veririm, sen değil.
Yazık gerçekten. İşimi sabote etmek için gizlice çekim yapıyorsun.
- Gerçekleri göstermek için. Eğer vicdanlı olsan... - Vicdanlıyım!
- Ailem için, çiftliğim için. - O domuzlar umurunda falan değil.
Yerinde olsam bir daha buraya gelmem.
Tehdit mi ediyorsun?
Telefonunu unutma.
ET GÜNÜ
Hayır, hayır! Yapma!
Domuzlar her gün bu şekilde öldürülüyor.
Hiçbir canlı bu şekilde ölmeyi hak etmez.
Görmezden gelmeyin. Yediğiniz et bu.
Gerçek bu!
Millet, kaçmayı bırakın.
Hollanda'da her yıl 25 milyon domuz doğuyor.
Ve çoğu altı aydan az yaşıyor.
Hey! Her şey yolunda mı?
Belki bir daha sorarsın dedim.
Mirthe, Nasha hayır diyorsa hayırdır.
Ben de elimden geleni yaptım, biliyorsun. Ama senin yeterince radikal olmadığını düşünüyor.
Bu yeterince radikal mi?
- Oha, Mirthe! - Kendim çektim.
Sen?
Söz veremem. Nasha kimseye güvenmiyor işte.
Ve emin ol, onu karşına almak istemezsin.
Bir şey yapmak istiyorum.
Et cinayettir! Et cinayettir!
Bu akşam gel.
Et cinayettir!
Hey Mirthe! Gelmişsin.
Evet!
Nas?
Gelmişsin. Küçük köstebeğimiz.
Mirthe.
Hayvanat Ordusu'na hoş geldin.
Tanıştırayım seni.
Kanepede oturan nadide eser, Donna.
Humphrey'i zaten tanıyorsun.
Şu öfkeli çocuk da Ishmael.
Hayvanat Ordusu'nu beraber kurduk.
Ish?
Ee, görüntüler?
Kendi başına mı çektin onları?
Mirthe dört haftadır orada, değil mi?
- Hemen hemen dört hafta. - Nasıl girdin oraya?
Sezonluk işçi aradıklarını duydum. Başvuru yaptım ve kabul edildim.
Ben yapamazdım.
O garibim domuzları gizlice çekmek falan.
Evet, çok geriyor insanı.
Ama o görüntüleri çekmek istedim. İnsanlar orada olanları bilmeli.
Kulağının üstüne yatmak en kolayı.
Ama gözünle görünce dank ediyor. Gerçekten.
Var ya!
Görüntüleri görünce insanlara dank edecek.
- Ee, fark ettiler mi? Kayıt yaptığını? - Hayır, hayır.
- Hastayım dedim. Artık gitmiyorum yani. - Mirt, gelsene.
- Mirt diyebilir miyim? - Tabii. - Gel otur.
- Kullanabilir miyiz görüntüleri? - Tabii tabii.
Onun için zaten. Mümkün olduğunca çok insan görmeli.
Aynen bence de. Sarsıcı görüntüler.
Yürek dağlayıcı.
Her hayvan sevgiyi hak ediyor.
Domuzların yeri orası değil.
- Bu gece onları özgürlüğe kavuşturacağız. - Bu gece? - Bu gece mükemmel.
Mirthe de nasıl girileceğini ve içeriyi biliyor.
Bence bu gece bizimle gelmesi doğru olmaz.
Ekibi küçük ve güvenilir tutalım.
Mirthe yapar bu işi. Zaten bize lazım.
Bizim köstebeğimiz o.
- Ya beni tanırlarsa? - Nas.
Hey. Evet, insan telaşlanıyor.
Anlıyorum. O telaşı hissetmen normal.
Ama hareket geçeceğimiz an bu.
O görüntüleri görünce sen de o duyguya kapıldın. Bu böyle gitmez dedin.
Herkes bu konuda dolu ama harekete geçmeye korkuyor. Biz korkmuyoruz.
Hey, hayat kurtarmak için bir şansımız var.
Senin sayende.
Parlak yüzün sayesinde.
Hey, yapmak istediğine emin misin?
O zaman...
Düş önümüze, köstebek!
- Kim vardır? - Akşamları personel olmuyor, sadece aile var.
- Kamera? - Girişte var. O yüzden arsadan giriyoruz.
- Domuz doluydu burası. - Burası olduğuna emin misin?
Evet, eminim. Kaç haftadır buradayım!
- Neredeler lan o zaman! - Ish!
Geç kaldık.
Sikeyim ya! Ne zamandandı o görüntüler?
Önceki günden. Cidden, tamamen doluydu.
Geleceğimizi biliyorlarmış.
- İmkansız. - Biri söylemiştir.
Öldürmüş piç kuruları! Katiller!
- Kusura bakmayın, bilmiyordum... - Siktir ya!
Bu bize ders olsun. Beklemeden eyleme geçeceksin.
Zavallı hayvanlar çaresizdi ve biz yetişemedik.
- Bir daha bunun olmasına izin veremeyiz. - Aynen.
- Şimdi ne yapacağız? - Bir daha olmaması için gerekeni yapacağız.
Piç kurularına unutamayacakları bir ders vereceğiz.
Emin ol, çok etkili olacak.
Doğru olanı yapmak, fark yaratmak için bir şansımız var. Yoksa bu ahırları yakında yine domuzla dolduracaklar.
Kısacık, boktan hayatları olacak ve sonra da vahşice öldürülecekler.
Durdurabiliriz bunu.
Hiçbir şey yapmayan da onlar kadar suçludur.
- Evet. - Bir şey yapmak istiyordun, değil mi?
Bir şey yapıyoruz işte.
Sadece uyarı olacak.
Evin girişi nerede?
- Çabuk. Sahibi manyağın teki. Bizi görürse... - Umarım kalpten gider.
Siktir, siktir! Gelen var!
Gelen var!
KATİLLER ETE HAYIR
Hayda, bu ne ya!
Hey! Aktivist piç kuruları!
Hepsini temizleyeceksiniz bunların!
Hepsini!
Sakin ol.
Sakin.
Sakin.
Sakin?
- Sakin. - Kıpırdama!
Başka kim var?
- Başka kim var evde? - Hiç kimse. Yalnızım.
- Diğerleri nerede? - Gittiler lan!
Yalnızım.
Sizden korktuğumu mu sanıyorsunuz? Ha?
- Kalk. - Kalk ayağa.
Yürü.
Nasha?
Hey. İyi gidiyorsun.
İlk seferimde ben de korkmuştum. Dikkatini dağıtma, tamam?
- Ya polisler gelirse? - Tutuklanmak o kadar kötü değil.
Geceyi kodeste beraber geçiririz. Anlatacak anımız olur.
- Ne yapacağız peki? - Gereken şeyi.
Sakin ol.
- Al, bu sakinleştirir. - Yok, sağ ol.
Beni de geriyorsun.
Al. Dilini uzat.
Evet. İşte bu.
ET GÜNÜ - YILIN KAZANANI
Evde başka kim var?
Dedim ya, kimse yok. Sadece ben.
Yürü.
Jonathan! Jerrienne! Uyanın!
- Kalkın millet, çabuk! - Sus!
Ne dersem onu yap, tamam mı?
Korkma, korkma.
Adın ne?
Jerrienne mi? Doğru mu dedim?
Zarar vermeyeceğim sana.
Ailedekilerin gerisi nerede?
Kız kardeşimiz üst katta ama lütfen zarar vermeyin.
Annemiz yakın zamanda vefat etti ve babamız evde yok.
Domuzlar nerede?
Nerede olabilir?
- Babam bir şeyler olacağını biliyordu. - Öyle mi? Nereden biliyormuş?
Zavallı, savunmasız hayvanları katletmeyi komik mi buluyorsun? Espri anlayışın bu mu?
- Bıraksana, psikopat. - Ben mi psikopatım?
Hayvanlara işkence edip öldüren sensin.
- Duyar kasma. - Peki.
Biraz streslisin galiba?
Kaydet.
Bırak! Yapma!
Bu çiftlik her yıl binlerce domuzun ölümünden sorumlu.
Bunun cezasız kalacağını düşünüyorlar. Ama biz aynı görüşte değiliz.
Bu ikisi katil.
Evet, ilk bakışta pek belli olmuyor.
O yüzden imzamızı bırakarak onları daha tanınır hâle getireceğiz.
Yapmayın! Hayır, yapmayın!
Anlayabilsen eminim o domuzlar da böyle bağırıyordur!
- Hayır, yapmayın! - Hiç durup düşündün mü ne demek istiyorlar diye?
Zeki hayvanlar, değil mi? Bazı insanlardan daha zekiler.
Yoksa hiç düşünmedin mi? Niye bağırdıklarını anlamıyor musun?
- Yeter! - Hayır, yetmez!
Ellerini kana buladılar. Hak ediyorlar bunu.
Piercing lan işte!
Hey, hey, hey! Sakin, sakin.
Hey, sakin.
Hasta mısın biraz?
Vay, ciddi şeylermiş.
Hayvanları sever misin?
No comments yet. Be the first to leave one.