200 baris pertama.
Uzun süre tartıştığımız konulardan biri diziye nasıl başlayacağımızdı.
Herkes için devasa bir proje oldu.
Görsel efekte boğmak istemedim.
İstediğim gerçeği vermekti.
İki, bir, motor!
Sıfırın altındaki sıcaklıkta...
...rüzgar makinesi böyle böyle esiyordu.
Evet, bu kısım zordu.
Ve de eğlenceli. Aşırı eğlenceliydi.
Ayrıntılar inanılmaz.
Renk paleti, doku, gelişimin nasıl olacağı...
Bu dizide ne ararsan var.
Kocaman uçaklardan tutun küçük filizlere kadar.
The Last of Us dünyası anında sizi içine çekiyor.
Kanada'da çekim yapmak, yaptığımız iş küçük çaplı olmadığından...
...oldukça zordu.
THE LAST OF US'IN KAMERA ARKASI
Çeviren: Sacrer İyi seyirler dilerim.
Hatırlıyorum da, oyun çıktığı zaman bir sürü insan...
..."Bunun filmi çekilmeli" diyordu.
Başta karşı çıktım. "Aynısını yaptık zaten. Çektik, oynadık, kurguladık.
Neden tekrar yapacağız ki?" diyordum.
Neil da "Sonuç olarak eline bir kol alıp da...
...bu hikâyeyi deneyimlemeyecek insanlar var.
Hikâyemizin onlara sunacak kadar özel olduğunu düşünüyorum" dedi.
HBO dizisini...
...ilk ne zaman duydum hatırlamıyorum...
...ama duyduğumda "Annecik bunu istiyor" dedim.
Muhteşem olacağına emindim.
Özellikle Neil'ın da iş birliği yapacağını öğrendikten sonra.
Bu ikonik karakterler için kadro belirleme aşamasında...
...karakterler sinematik açıdan ikonikti zaten.
Yapmamız gereken bunu daha da yukarı taşıyabilecek...
...ya da ilginç bir bakış açısı getirecek birini bulmaktı.
Böylece oyunu kopyalıyormuşuz gibi olmayacaktı.
İçine girdiğim devasa hayran kitlesini öğrenmem kısa sürdü.
Potansiyel bir işi haber vermek için kız kardeşimi aramıştım.
Yeğenlerimle birlikte arabadaydı.
Last kelimesini bile tamamlayamadım.
"Bir iş var. Video oyunundan uyarlanıyor. Adı The La..."
Yeğenlerim de şöyle dedi: "The Last of Us mı?"
Ben de bunu kesinlikle yapmam gerektiğine ikna oldum.
Oyunu oynamamamı önermişlerdi.
Böylece Ashley Johnson'ın harika Ellie'sini taklit etmeyecektim.
Yine de gizlice, tek başıma oynanış videosunu izledim.
Bella'yla ilk karşılaşmamda çok heyecanlıydım. Çünkü...
...onu Game of Thrones'da izlemiştim.
Bizzat karşımda görmek...
...hatta sette oynarken görmek bile...
...Ellie'nin özünü içinde barındırdığını gösteriyor size.
Yedi, sekiz, siktir git.
Senaryoda yaptıkları inanılmaz şey...
...oyundan edineceğiniz deneyimle aynı olduğunu düşündüğüm şeyleri...
...keşfedebilmesi ve onları besleyebilmesiydi.
Örnek olarak karakterlerin iç dünyası...
...ve içlerinde kopan fırtınalara bürünülmesini verebilirim.
The Last of Us'ı uyarlarken en çok şaşırdığım şey ne, söyleyeyim mi?
Neil Druckmann'ın...
...oyunu yapan; hikâyeyi, karakterleri ve tüm dünyayı üreten dehanın...
...The Last of Us'ı farklı bir formatta, yeni bir kitleye yeniden sunmak konusunda...
...oldukça cömert, esnek ve akıllı olması.
Kordiseps insanların içinde yaşayamaz.
Dizinin insanlara sunduğu bilimsel vizyon tamamıyla gerçeğe dayalı.
O mantar gerçek, böceklere bunları yapıyor...
...ve insanlara bulaşabilseydi gerçekten de böyle olurdu.
Korkunç bir şey.
İnsanların bilimin gerçekliğini hissetmesini istiyoruz.
Kordiseps bir mantar türü.
O mantar bir karıncanın beyin sapına bağlanarak...
...karıncanın vücudunun motor kontrolünü ele geçiriyor...
...ve ardından da karınca kolonisinin geri kalanına saldırarak...
...hastalığı yayıyor ve diğer karıncaları tüketiyor.
Mantar komik bir kelime olsa da farkına vardığımızdan fazlası var.
Bir tutam otun olduğu yerin hemen altında mantar vardır.
Birbirine bağlılar.
Tahmin bile edemezsin.
Neil'la erkenden yapmaya gerek duyduğumuz değişikliklerden biri...
...mantarın yayılış biçimiydi. Isırma fikrine bayılmıştık.
İlkel ve vahşi olduğunu düşündük.
Sonra miselyum isimli mantarı oluşturan iplikleri araştırmaya başladık.
O iplikler, örneğin bir böceğin içine girecek olursa...
...böceğin beynine doğru ilerliyor.
KAMERA TESTİ
Barrie Gower ile ekibi insan ile mantarı birbirine çok güzel kırdırdı.
Başta çeşitli pratik filizler yaptık.
Hastalıklı karakterin ağzına yerleştirdiğimiz bir diş plağı gibiydi.
Küçük silikon kordonlarla birleştirilmişti.
Çekmeye başladığınız zaman her şey tık tık geliyordu.
Pratik olarak harika görünüyordu.
Çekim günü takıp çıkarması zor olacaktı sanırım.
Kafalarında kocaman mantar parçaları olunca...
...kaşları gitti mi zombiye doğru kaymaya başlıyorlardı.
Daha insani, daha güzel bir yanı olunca daha da korkutucu oluyor.
İnsan olarak daha iyi bağ kurabiliyorsunuz.
Hastalıklılara gelecek olursak, ilk aşama hastalıklılar vardı.
Isırıldıktan çok kısa bir süre sonra...
...ciltte çok fazla kırmızılık ve yumuşaklık oluyor.
İkinci aşamada ciltten küçük parçalar çıkmaya başlıyor.
Mantarın ele geçirdiği karınca ya da örümcekte görülen kordisepse benziyor biraz.
Üçüncü aşama bunun biraz daha büyüğü. Gerçek mantar görmeye başlıyorsunuz.
Ta ki kafa şeklinin bozulmaya başladığı beşinci aşamaya kadar.
Kafatasından çıkarak başını ortadan ikiye yarıyor...
...ve adeta dev bir çiçek açmış gibi taç yapraklarını görüyorsunuz.
Hayır, bakmak istemedim.
Evime gidip uyuduğumda rüyalarıma girip...
..."Merhaba! Nasılsın?" demek istemedim.
PROVA
Sadece görünüşleri değil, fiziksel karakterleri ve hareketleri de...
...onları bu kadar ürkütücü yapıyor. Ama etkileyiciler de.
Sadece makyajdan ötürü değil, rolü yaşamalarından ötürü de.
Böyle ne kadar bükülürsen o kadar iyi.
Trapezini ger ve böyle bükül.
SEÇMELER
Görsel efektte çalışan biri olarak, tıkırdayan performansının...
...oldukça zor olabileceğini düşünüyorum. Zira çok spesifikler.
Gerilmeyi bırakma ve kendini böyle döndür.
İnanılmaz bir performansı ve hareket çalışması vardı.
Bunlar dijital olarak üretmesi oldukça zor işler.
Bunlar erken konsept ve büst tasarımlarımızın birçoğu.
Gerçek fungus ve mantarların gerçek referanslarını ve doğasını örnek alıyoruz.
Taç yapraklarının şekline kadar.
Altında lamel denilen kesikler bulunuyor.
Bütün lamellerin aşağı baktığından emin oluyoruz.
Bazen gerçekten harika görünen bir eser çıkarıyorsunuz...
...ama mantar yanlış yöne bakıyor. O yüzden hemen yerini değiştiriyoruz.
Tıkırdayanların sesi tıpkı oyundaki gibi olsun diye aşırı uğraştık.
- Eski usul karanlıkta tıkırdama yapalım mı? - Peki.
- Önce bir pratik yapayım. - Ne demek.
Misty sesin mucidiydi.
Gırtlaktan inanılmaz bir ses çıkarınca "İşte bu!" dediler.
Şimdi de aynı sesi çıkarabilen bir erkek bulmaları gerekti.
- Tabii. - Ben de "Ben yapabiliyorum" dedim.
Bay ve Bayan Tıkırdayan. Hakiki olanlar. Tıkırdamanın Adem ile Havva'sı.
- Evet. - Böyle de oluyor.
Bence ilk olan daha iyiydi. İlk yaptığınız.
Sonuncu kötü olmasa da asıl olanı istiyorum.
- Elbette. - Tıkırdayalım bakalım.
- Harikaydı. Beğendim. - Teşekkürler.
Ses işine bayılırım, ama sanırım karşıma ilk kez böyle bir şey çıkıyor.
İlk kez karşımda son derece spesifik bir şeyi yapmasını bilen biri...
...ve son derece spesifik bir şeyi yapan son derece spesifik insanlar... Süper ya.
Pekâlâ. Yıldız oyuncumuzu oyuna alma vakti geldi sanki.
Bu iyiydi bak.
- Evet, iyiydi. Kendimden geçtim burada. - Tatmin etti beni.
# Gustavo Santaolalla - The Choice #
Oyunu yaptığımızda fiziksel bir şey üretmedik.
Her şey dijitaldi, ekrandaki iki boyuttan ibaretti.
Sete ilk girişim Joel'un evinde oldu.
Sarah'nın odası orada, oturma odaları burada, çarşaf tıpkı oyundaki gibi.
Ekibin kaynak materyale olan sevgisini hemen görüyordunuz.
Beni duygulandırdı gerçekten.
Setler inanılmazdı amına koyayım.
Oraya girene kadar önemini kavrayamıyorsunuz.
Her şey olağanüstü olduğu için 360 derece çekebilirsiniz.
Pratik çekimde...
...tuhaf bir biçimde hayal gücünüze çok az şey bırakılmıştı.
Çünkü prodüksiyon çok kaliteliydi.
Oyun çok güzel yapılmıştı ve atmosferi ile hikâyesi çok güzeldi.
The Last of Us, ABD boyunca geçen bir yolculuğu anlatıyor.
Bu kadar fazla çeşitteki manzaralar olabildiğince gerçek görünmesini sağlıyor.
Fort Macleod; Austin, Teksas'ın yerine gayet iyi geçebilirdi.
Neon ışıklara çok önem verdik.
Enfeksiyon başladıktan sonra görmeyeceğiniz renklere yani.
KB'deki duvarı yapmak zordu.
Gerçek betondan yapılması ve üstünde insan yürütebilmem...
...inanabilirliğine fazlasıyla katkı sağladı bence.
Edmonton hükümet binası için çok önemliydi.
Ateş Böcekleri'nin seti müthişti.
Artık KB'den çıktığımız için daha fazla harabe görüyoruz.
Yeraltındaki tünelden geçip ofise çıkarken...
...kapının arkasında duruyoruz, girmek üzereyiz ve aşağı baktığımda...
...yerde fare dışkısı gibi görünsün diye konmuş susam taneleri vardı.
Geniş açıdan dar açıya kadar olan ayrıntılar...
Onu oraya koymuş olmaları...
...gerçekten inanılmaz!
Köy inşa etmişler yahu!
Bill'ın kasabası oldukça ayrıntılı yazılmıştı.
Aksiyonu olsun, kasabanın görünüşü ve hissiyatı olsun.
2013'te High River sel baskınının ardından burasının varlığı aklıma kazınmıştı.
Sekinin ters tarafında kaldığı için bütün evleri yıkmak zorunda kalmışlar.
Geriye sadece sokaklar, kaldırım ve altyapı kalmış.
Burada Canmore adında bir kasaba var.
Jackson Hole, Wyoming'in yerine gayet güzel geçti.
Kendi kendini idare edebilen bir kasaba burası.
En sevdiğim kısım kasabanın ortasındaki otoparka...
...otlak ve ahır kurmaktı.
Şöyleydim: "Banka var! Hayvanat bahçesi var! Işıklar!"
Şöyle oldum... Her şey...
"Her şeyleri var!"
Yapım tasarımımız beni etkilemişti.
Her şey oyuna aşırı sadık...
...aşırı ayrıntılı ve spesifikti.
Bana kalırsa AVM gelmiş geçmiş en muhteşem setlerden biriydi.
Atlıkarınca bulmamız...
...Cadılar Bayramı dükkânı ve Victoria's Secret mağazası kurmamız gerekti.
Burası önceden terk edilmiş bir AVM olsa da...
...AVM'nin asıl görünüşüne uygun olması harikaydı.
Dört bir yanda büyüyen bitkiler ve yosunlar var.
Tam bir keşmekeş.
Burası çekim için mükemmel bir yerdi. Çünkü bu AVM'yi zaten yıkacaklarmış.
No comments yet. Be the first to leave one.