200 baris pertama.
NETFLIX SUNAR
STACY'NİN PASTA FIRINI
Mutlu Noeller, yine bekleriz.
Geleceğim. Fırınınız Şikago'nun en iyi saklanan sırrı.
Bu sırrı herkesle paylaşın. İyi günler.
Beşte Belediye'de olması lazım, ne durumdayız?
-Sen hazırsan biz de hazırız patron. -İşte Kevin Richards
-bu yüzden yardımcı şeflerin kralı. -Yapma.
Vazgeçtim, yap.
Baba!
-Selam tatlım, dans nasıldı? -İyiydi.
- Fındıkkıran'ı yaptık. -Öyle mi?
Selam Stacy.
En sevdiğin vaftiz kızın için kurabiye kaldı mı?
Tek vaftiz kızımsın zaten.
Ama senin için daima kurabiyem var.
Haberi vermeyecek misin?
Ne haberi?
Hep bahsettiğin Noel pastacılık yarışması var ya?
-Evet. -Belgravia şenliğindeki,
çok havalı olan yarışma.
Dünyanın en iyi pasta şeflerinin davet edildiği yarışma.
Hani televizyonda olan?
Evet.
Paul'la ayrıldığında seni neşelendirmek istemiştim.
Bir fotoğraf ve Noel temalı
-kale pastamızı gönderdim ve... -Ve ne?
Belgravia Kraliyet Ailesi adına
Jüri Komitesi, sizleri
56'ncı Uluslararası Noel Pastacılık Yarışması'na davet eder.
İnanabiliyor musun?
-Her şeyi ödüyorlar. -Ne zamanmış?
Cuma çıkarız.
Kay, Noel öncesi dükkânı şak diye kapatamayız.
Kapatabiliriz.
Belgravia peri masallarından fırlamış.
Bir kır evinde kalacağız. Yakışıklı prensleri bile var.
KRALİYET AİLESİ PRENS EDWARD
Evet, davet edilmek bile bir onur.
Sen kurabiyenin yanına biraz süt alsana Liv.
Tabii. Ama net olarak söyleyeyim,
ben yakışıklı prensi ziyaret etme taraftarıyım.
Hayatında bir kez olsun spontane davranır mısın?
Pek beceremiyorum, biliyorsun.
Bu bizi meşhur edebilir.
Edebilir. Belki de etmez.
Hadi ama Stace.
Paul'la ayrıldığınızdan beri
farklı şeyler yapmaktan korkuyorsun.
Her saniyeni planlıyorsun.
Planlı olmak iyi bir şey.
John Lennon demiş ki
"Hayat, sen planlar yaparken başına gelenlerdir."
Ne, Beatles üyesi diye haksız olamaz mı?
-Olamaz tabii. -Böyle etkinliklerde çok iş çıkar.
Tüm öğleden sonrayı mutfak hazırlığı için bize veriyorlar,
iki gün de gezip dolaşacağız.
Belki daha erken haber verselerdi...
Stace,
yapma böyle.
Noel'de bir başına evde oturup
kendine acıyarak geçirmek iyi değil.
Bak, Paul'la birlikteliğimiz iki yıl sürdü.
Noel bizim için çok özel bir bayramdı.
Belki artık hayatına devam etmelisin.
Hazır değilim.
Mutlu Noeller.
Teşekkürler.
Noel kesinlikle
büyülü bir bayram, değil mi?
Evet ama keşke yalnız olmasam.
Noel dilekleri, gerçekleşmeleriyle ünlüdür.
Müsaadenizle.
Paul?
Stacy! Selam.
-Merhaba. -Ben de geçen seni düşünüyordum.
-Öyle mi? -Son Noel'imizi.
-Vermont'taki kulübe. -Evet, cidden iyiydi.
Selam canım.
Şey, pardon...
-Ben Taylor. -Stacy. Stacy De Novo.
Paul benden bahsetmiştir.
Aslında bahsetmedi. Bahsetmeli miydi?
-Stacy ile bir süre çıktık da. -Evet.
Canım, trene yetişeceksek gitmemiz lazım.
Noel haftasını Paul'un ailesiyle geçireceğiz de.
Kulağa çok...
-...büyük bir şey gibi geliyor. -Öyle.
-Sen Noel planı yaptın mı? -Evet.
Büyük bir plan. Kocaman.
Ne gibi?
Belgravia'da bir pastacılık yarışmasına katılacağım.
Hatta hemen gidip valizimi toplasam iyi olacak.
Görüşürüz.
Benim Noel dileği suya düştü.
Daha Noel değil ki.
Clara'nın Fındıkkıran'daki evi burası.
Öyle mi? Fare Kral gelirse ben giderim yalnız.
Şey diyeceğim,
şehre uğrayabilir miyiz?
Büyük bir Kuzey Kutbu Noel fuarları var.
Noel Baba, elfler, hepsi var!
Belki şömine için çorap da alırız.
Öğleyin Wembley'de olmamız gerek.
Mutfağı hazırlamak için. Biraz erken gitsek iyi olur.
Lütfen!
Biraz şey davranmıyor musun, nasıl desem...
Evhamlı?
Sadece planlıyım.
-Tamam mı? Program belli. -Bakayım.
Bak.
-Eğlence vakti yazıyor. -Evet.
-Nerede? -İşte.
Görünmez mürekkep.
Çorap!
Arkada biraz daha var.
Pardon, çok tanıdık geldiniz.
Bunu çok duyuyorum.
Geçen hafta Şikago'da mıydınız?
Nasıl Şikago'da olabilirim ki?
Noel'i layıkıyla kutluyorlar, değil mi?
Kraliyet düğünü onuruna hazırlandık.
Prens, Montenaro Düşesi ile evleniyor.
-Yılbaşında. -Kız güzel mi?
Pek göremedik.
Düşes kameralardan saklanıyor.
Hiç fotoğraf çektirmiyor.
Belki de mahremiyetine önem veriyordur.
Görmek isterseniz belki yakalayabilirsiniz.
Pastacılık yarışmasının setini geziyormuş diye duydum.
Fındıkkıran başladı.
Sahnedekiler, Çocuk Bale Konservatuvarı.
Onlarla dans etmek çok güzel olurdu.
Belki edebilirsin.
-Gerçekten mi? -Yaz okulları varmış diye duydum.
Biraz izleyebilir miyiz?
Lütfen.
Beş dakika. Siz gidin, çorapları ben alırım.
Hepsinden birer tane.
Aceleniz mi var?
Hazırlanmak için Wembley'ye erken gitme çabasındayım.
Yarışmacılardan biriyim.
Nasıl derler, bilirsiniz.
"Hayat, sen planlar yaparken başına gelenlerdir."
Bunu ikinci kez duyuyorum.
Belki duyup anlamanız gerekiyordur.
Peki.
İyi Noeller.
Mutlu Noeller.
Hey! Ağır ol be!
Önüne baksana!
-Bağıran kim? -Turistin biri efendim.
Amerikalı olsa gerek.
Muhtemelen.
WEMBLEY STÜDYOLARI
Karıştırma kaşığı, krema pompası,
merdane, süzgeç ve tava.
Hepsi burada.
Alfabetik mi sıraladın?
Evet, tabii ki.
Şunun sapını beğenmedim.
-Yarın yenisini alsak mı? -Olur.
Stacy De Novo!
-Ne büyük bir sürpriz. -Brianna Michaels.
Geleceğini bilmiyordum.
Geçen sene ben kazandım.
Öyle mi? Tebrikler o zaman.
Ne tür bir başyapıtla katılacaksın?
Dondurmalı Cheetos mu?
Ben severim aslında.
-İsminizi alamadım. -Kevin Richards. Stacy'yle çalışıyorum.
Stacy ile Le Cordon Bleu'da birlikte okuduk.
Evet, Brianna'nın fakülteyle arası çok iyiydi.
Yeteneğimi görmüşlerdi.
Bize Profesör Kendall'ın dutlarını sosladığın zamanki gibi mi?
Çok özür dilerim.
Yardım edeyim.
Sağ ol, kalsın.
Görüşürüz.
-Epey şeydi... -Kötü mü?
Ben temizlenip geleyim.
Çok özür dilerim.
Sorun değil.
Sen de kimsin?
Leydi Margaret de la Chord, Montenaro Düşesi.
-Prens'le evlenecek olan mı? -Evet.
Doğru ya, seti gezmeye gelmiştiniz.
Çarptığım için çok üzgünüm.
Normalde böyle pis değilimdir
ama yarışmacılardan biriyim
ve mutfakta bir kaza olunca...
Özür dilerim. Ben Stacy De Novo bu arada.
Memnun oldum.
Bayan De Novo.
Pastacı olduğunuzu mu söylemiştiniz?
Evet, Şikago'da bir dükkânım var.
Neyse, bildiğiniz üzere evleniyorum
ve düğün pastam için bir uzman görüşüne ihtiyacım var.
Benim görüşüme mi?
Kraliyet Pasta Şefi kendi usulüne göre çalışıyor
No comments yet. Be the first to leave one.