Light & Magic

Light & Magic

Muat Turun Sari Kata Turkish

Musim 1

Maklumat siaran

LIGHT & MAGIC S01E03 WEB-DL DSNP
Ulasan oleh ChristopherCavco

Tag

other
Diterbitkan pada: 2022-09-23
Muat Turun: 7
Masalah Pendengaran: No

Pratonton sari kata Turkish

200 baris pertama.

YILDIZ SAVAŞLARI

Yıldız Savaşları 1977 yazında çıktı.

On üç yaşındaydım. Colorado, Shawnee'de bir sığır çiftliğinde yaşıyordum.

Ben on yaşındaydım.

On sekiz falandım.

Galiba dokuz falandım.

On beş yaşındaydım.

Bu filmin, film çekme yöntemlerini değiştireceği konuşuluyordu.

Saturday Night Live'ı izliyordum. Bir reklam çıktı ve...

Uzayda bir yerde...

Çok hızlı gidiyoruz!

...bunlar şu an yaşanıyor olabilir.

Yıldız Savaşları.

Ne olduğunu duymuştum.

Bir tür büyük uzay operası olduğunu biliyorduk.

Yıldız Savaşları'nı çıktığı hafta Grauman'ın Çin Sineması'nda gördüm.

İzlemek için arkadaşlarla Leicester Meydanı'na gittik.

Hong Kong'daydım.

Ann Arbor'daki Briarwood AVM'de, çoklu sinemada izledim.

Bazı arkadaşlarım 12 saat sıra bekledi.

Filmin üstümde derin etkileri oldu.

Bir Stormtrooper'a göre kısa değil misin?

Resmen muhteşemdi.

Büyülendim.

Göz alıcıydı.

Evinizde bir kat daha olduğunu keşfetmek gibiydi.

"Ne? Oraya da gidebilir miyim?" diyordunuz.

Kırmızı Beş arıyor. Başlıyorum.

Tepkim, "Vay canına, böyle filmler de mi çekiliyor?" olmuştu.

Gözlerimi açtı.

Her şeyi inanılmaz ölçüde başka bir seviyeye taşıdı.

Filmden çıkınca Cheryl'a hemen "Bir daha izleyelim mi?" dedim.

O da "Evet." dedi.

Diğer iki saatlik sıraya girdik ve tekrar izledik.

Ne? Nasıl anlatacağımı... Hâlâ o anki hislerimi

nasıl tarif edeceğimi bilmiyorum.

Eve gidip şöyle dedim, "İşi bırakıyorum.

"Bir süre faturaları siz ödeyin. Ben film çekmek istiyorum."

Ken Ralston Kamera Birimi

Yıldız Savaşları bitince bir süre reklam yapmaya geri döndüm.

Dedim ki... Filmleri bilirsiniz işte.

Buraya kadarmış dedim.

İşimizi yaptık. Çok çalıştık, çok eğlendik

ve sonra... Herkes kendi yoluna gitti.

Ayrıldılar çünkü...

Altı ila dokuz ay LA'de olacaklardı

ve ben bir şey yapmıyordum.

ILM yoktu.

Üçüncü Türden Yakınlaşmalar'da birkaç ay çalıştım.

Doug Trumbull efektleri yapıyordu, birine ihtiyacı vardı...

Sonunda ana gemiyi çekmiş olduk.

Üçüncü Türden Yakınlaşmalar Steven Spielberg, 1977

Jon Erland ve ben bir telefon aldık...

Lorne Peterson Maket Atölyesi

Flesh Gordon'ın yapımcısıydı.

Flesh Gordon...

Flesh Gordon'la yolculuk...

Flash Gordon değil, Flesh Gordon.

Orijinal FLASH GORDON'LA karıştırmayın

John Dykstra bizi hemen ofise çağırdı.

"Ne yapıyorsunuz siz yahu?" dedi.

"Bir proje yolda.

"Söz veriyorum, üç hafta falan bekleyin,

"büyük bir proje geliyor." dedi.

Yıldız Savaşları bitsin istemedim.

İşi ağırdan almadım ama istemedim.

John Dykstra Görsel Efekt Süpervizörü

O deneyim

çok keyifli ve aydınlatıcıydı.

Her açıdan şahaneydi ve bitmesini istemedim.

Orası bizde kalsın, o insanlar kalsın istedim.

En çok da o insanların kalmasını istedim.

Onlar benim dostumdu.

Şükran Günü yemeğini beraber yediğim insanlardı.

Her gün heyecan doluydu. İşe gelmek bir keyifti.

"Yapmak istediğim şey bu." diyordum.

Ama o dönem, Yıldız Savaşları başarılı olmasına rağmen

ILM devam edecek miydi

yoksa dağılacak mıydı, bunu bilmek imkânsızdı.

SIVI NİTROJEN

Ben de Battlestar Galactica'yı yapmaya başladım.

Apogee diye bir şirket kurdu.

Apogee, Galactica'yı yapma işini aldı.

Geri döndüm ve galiba sekiz ay kadar Galactica'da çalıştım.

İlk Yıldız Savaşları'nı tamamlayan ekip hâlâ beraberdi.

O ortamda, o ekipmanla başka işler yapıyordu.

Gerekli araçlar vardı, insanlar vardı.

Galactica olayı sanırım hâlâ net değildi.

"George bunu niye yapıyor? Niye yapmamıza izin veriyor?" diyorduk.

Yazmak için ara verdiğimde Battlestar Galactica'yı

John Dyskstra'ya ödünç verdim.

Battlestar Galactica için

bazı imalatlar yaptık. Sanırım George o zaman

ekipmanı alıp Marin'e taşımaya karar verdi.

"Bakın, burada yaşamak istemiyorum." dedim.

"San Francisco'ya taşınalım. Filmleri

"LA'de çekmemiz şart değil." dedik.

Galactica'nın maket atölyesinde çalışıyordum.

Richard Edlund aşağı geldi. "Yukarıda telefonun var." dedi.

Pek yüksek sesle söylemedi.

"Kim benimle konuşmak istiyor?" dedim.

Hemen yan tarafta telefon vardı. "Yok, olmaz.

"Yukarı çık. Joe'nun masasındaki telefonu aç.

"Hemen." dedi.

George ve Gary arıyordu...

Gary Kurtz Yapımcı

"Devam filmini Kaliforniya'da çekmek istiyoruz

"ama çığlık atma. Kimseye söyleme.

"Çok az kişiye söylüyoruz." dediler.

Devam filmi konuşuluyordu ve George film üstünde çalışıyordu.

Temel olarak şöyle dedim,

Richard Edlund Görsel Efekt Süpervizörü

"Kuzeyden telefon gelirse

"o telefonu açarım. Açmamak aptallık olur."

Hepimiz aynı şeyi söylüyorduk.

George'un bir Yıldız Savaşları daha çekiyor olabileceğini duyuyorduk.

Dennis mutlaka işe alınırdı. Ben ve Ken de alınırdık, emindim.

Onlara, "San Francisco'ya gelmek ister misiniz?

"Masraflarınızı karşılarız.

"Size ev tutarız. Hepsi işte." dedim.

Performansa göreydi.

En iyi iş çıkaranları çağırdık.

Bazıları yukarı gelmek istemedi.

Bazılarını ikna etmeye çalışmamız gerekti.

Ama Richard ve Dennis'i istiyorduk.

Sinema benim için çok önemliydi

ve George'da da bunu görüyordum.

Kuzeye davet edilenlerde de görüyordum.

Sanki şöyle düşünerek insanları seçmişlerdi,

"İşte kafa dengi biri."

Ne diyebilirdim ki? Filmimiz çok beğenilmişti.

İtibarımız İmparator'la onu aşmamıza bağlıydı.

Sonuçta telefon geldiğinde ayrıldım.

Joe Johnston Sanat Bölümü

Bana göre her şey açıktı.

Van Nuys'ta kalıp böyle köhne bir depoda çalışabilirdim

veya Marin County'ye taşınıp

yepyeni bir görsel efekt tesisine geçebilirdim.

Sanırım çoğu Van Nuys'tansa Marin gibi bir yerde olmayı

tercih edecek türden insanlardı.

Uyanış günü

bardağı taşıran son damla oldu.

Galactica'yı yaptığımız yerde, Van Nuys'ın dışında, oturuyordum.

Van Nuys Havalimanı yarım blok ötedeydi.

Hava 40 dereceydi. Güneşe doğru, batıya dönüktük.

Gökyüzü turuncu ve sarıydı.

O an uyandım, cehennemdeydik.

Cehennemden çıkıp başka bir yere gitme fırsatım vardı.

Ben de... Böyle oldu işte.

Bilemiyorum. Yani...

Tuhaftı ya.

Kuzeye taşınma işine davet edilmemiştim.

Sanırım böyle olacağını tamamen anladı.

Sanırım köprülerin atıldığını fark etti.

Harika bir iş çıkardı.

Ama filmi çekerken çok zor bir pozisyondaydı.

Üstünde çok baskı vardı.

Bence boyundan büyük bir işe kalkışmıştı.

Değişimler olduğunda çok sinirlenirdi.

Şey değildim...

Kahretsin.

Ne bileyim... Ne değildim?

Şey değildim... Tam bir şirket adamı istediğini bile söyleyemem.

Ben sadece...

Muhtemelen çok genç ve dengesizdim.

John Dykstra beni ofise çağırdı. Çok sinirliydi.

Masasını tuttu, on santim kadar kaldırıp

yere vurdu.

Masanın üstündeki her şey şöyle oldu...

Kabul edelim, Oscar kazanıyorsun

ve geride bırakılıyorsun.

Mantığı ne bunun?

Arka Plan Ressamı

Bilmiyorum.

Bunun onu çok kırmış olduğundan eminim.

Hani şey değildi...

Davet edilmediğim için hayal kırıklığına uğradım mı?

Elbette.

Ama bir çok yenilik yapmalıydık.

Boyası kalkan...

Boyası kalkan yerler, bazı göçükler

ve orada burada çizikler vardı.

Ama çok eğlendik.

Cidden çok eğlendik.

Ayrılmak bence çok üzücüydü.

Ailenin dağılması gibiydi.

İki yıllık bir iş olacaktı.

Tek garanti buydu.

Kabul ettim ve gelmek isteyen diğer arkadaşlarımı ikna ettim.

Bir bakıma grup hâlinde taşındık.

Böyle başladı denebilir.

Kerner tesisine geldiğimizde başladı.

Binaya ilk taşındığımızda duvarları olmayan

tek katlı bir yapıydı.

Ön kapısı vardı. Ofisler ve tuvaletler öndeydi.

Gerisi açık bir depoydu.

Tüm bina bile bizim değildi.

Sağımızda araba tamircisi vardı, onun yanında da başka bir şey.

Dışarıda açık, boş bir alan vardı.

Bir süre orada bir şeyleri patlattık.

More Turkish subtitles for Light & Magic

Komen

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left