200 baris pertama.
LONDRA, İNGİLTERE
Tamam. Bu hayalet müzeye dadanmışsa neden bizi sokaklarda kovalıyor? Yardım
- edecektik! - Bağrışına bakılırsa
yardımımızı istemiyor Charles!
Oh, bu müthiş bir çıkarım!
Bence taktığı gaz maskesi lanetli. Onu yok edersek öte dünyaya geçebilir!
Harika Edwin! Bu haldeyken onu nasıl alacağız?
Kesmemiz gerek.
Demir bıçak! Bir iş çevirirse bir güzel yanar!
Maskeyi çalalım, yok edelim, öte dünyaya geçsin, konu kapansın! 'Yem ve
Kibrit Kutusu' yapalım.
Küçük Arkana Dördüncü Seri lazım. Hani küçük, mor olan deste. İçinde Ateş Büyüsü
var.
Tamam. Küçük bir sorun var.
Deste ofiste kalmış.
Charles! Sırt çantan sınırsız eşya alabiliyor!
Gerekeceğini bilemezdim ki.
Koş!
İşe bak!
Buradan! Buradan! Ofise dönmemiz gerek!
Burası ofis değil kardeşim.
Canavardan kaçarken ayna rotana odaklanmak zor.
Şey... Umarım o Birinci Dünya Savaşı hayaleti de yolu karıştırır.
Açıkçası, müşteri biraz daha net konuşsa iyi olurmuş!
DÜN
Yeni açılan Büyük Savaş Sergisi sebebiyle o acı ve ızdıraba tutunan ruhlar
- olur. - Gidemeyen hayaletler.
Ben de onlara yardım için kaldım.
Bitmemiş işim de bu.
Hım, bizim gibi, ha Edwin?
- Biz de çözülemeyecek davalar alırız. - Size geldim, çünkü
kızgın bir hayalet var.
Bu açmazı ancak sizinle çözebilirim.
Çok iyi olduğunuzu duydum.
Tamam. Şu ayna nasıl? Bu sefer odaklanabilir misin?
Evet.
Hemen şimdi ofisi buluyorum.
Yürü!
Bak, o gelene kadar...
Ah! Buldum seni.
Kusura bakma.
O maske seni ele geçirmiş.
Ve onu... onu almam gerek.
Edwin!
- Acele etsene be! - Flaman voka spiritum expele
- obcektum in presentia auerde - Edwin!
Oh! Hey, hey. Tamam, geçti. Savaşı kazandınız.
Ve ders kitaplarına girdiniz, tamam mı? Çok iyi iş çıkardınız.
Ölüm almaya gelmeden saklanmalıyız.
Bizi de alıp götürür yoksa.
Charles, çok güzel hallettik, değil mi?
Evet dostum, ben de gurur duydum. Beni boğduğu kısım hariç tabii.
Ölüm!
Geldi.
Merhaba Wilfred.
Ehm, affedersin, tanışıyor muyuz?
Tanışmıştık.
Evet.
E-eminim b-birazdan hatırlarım. Ehm...
Uzun zamandır eski savaşlarda hapsolmuşsun.
Öleli yüz yılı geçti.
O zaman da gelmiştim.
Ama...
Kafan çok karışıktı. Öfke ve nefretle doluydun.
Şimdi çok daha iyisin.
Hazır mısın?
Nereye, ehm,
Nereye gideceğim?
Hindistan'dayken, ehm, reenkarnasyondan söz ediyorlardı. Hatta
bir de şiir okumuştum.
Kipling'indi. Ehm, Ah,
- 'Geri geri"... - "Geri gelecekler. Tekrar
- gelecekler. Kızıl Dünya döndüğü sürece." - Evet.
"Ne tek bir yaprağa kıyar ne de bir ağaca."
"Peki sence kıyar mı ruhlara?"
Evet evet. Evet buydu, doğru.
Bana da bu mu olacak?
Cevabı öğreneceksin.
Hiç düşündün mü? Ölüm bizi yakalarsa ne olur?
Bizi zorla ayırıp öte dünyaya götürür.
Ben böyle bir şeye asla izin vermem.
Yapma, kaskatı durma!
Gevşe biraz, hadi!
Hadi Edwin! Sana özel seçtim!
Tam bir beyefendi sporu, değil mi?
Ne zaman birine vuracağım Charles? 1916'dan beri ölüyüm!
Tamam.
Tamam, peki ya yine bir hayalet matkabı kapıp manyak gibi sağda solda
insan öldürmeye başlarsa ne olacak dostum? Zzt, kafalarını delerek! Beyinler
ortalığa saçılır! Büyünde işe yaramaz! Ama müşteriyi kurtarmak zorunda kalırsan, ha?
Öyle saçma bir durumla karşılaşırsak eğer kriket sopanla vurursun, olur biter!
Yapma!
Bak, otuz yıldır en iyi dostun benim ve yeni şeyler denemeyi sevmezsin bilirim ama
bunca yıl sonra kendini savunmayı öğrenirsen benim de içim rahatlayacak!
Ha? Ha, ha, ha?
İyi.
Hadi.
Heyy, heyy! İşte benim dostum! İşte bu, ama ehm, biraz daha güçlü vur.
ÖLÜ DEDEKTİFLER BÜROSU
YENİ MÜŞTERİ
Pekâlâ. Ben Edwin Payne, bu da Charles Rowland. Gayet iyi bildiğiniz gibi, biz
Ölü Dedektifler Bürosuyuz.
O beyindir, ben de kas gücüyüm. İş bitiririm.
Sen mi kas gücüsün?
Evet.
Neden öyle söyledin?
Öylesine.
Arkadaşıma yardım etmenizi istiyorum: Crystal.
Crystal bir medyumdur, bir psişik.
Hayalet olsam da beni görebiliyor. Ama son zamanlarda onda sanki bir tuhaflık
var.
- Nasıl bir tuhaflık? - Normalde çok şeydir...
Ama son zamanlarda biraz fazla şey oldu...
Oh! Ayrıca Amerikalıdır.
İblis işine benziyor. Efsane! Daha önce iblis çıkarmışlığımız var.
Uzun zamandır dedektifiz de.
Muhteşem. Arkadaşıma yardım edecek misiniz?
Evet davanızı değerlendireceğiz.
Evet.
Sana kendini ağırdan satıyor. Çok sever.
Evet. Öncelikle, ödemeyi konuşmamız gerekiyor. Bazen bedelsiz de iş yaparız
ama sizin durumunuzda...
Oh! Ama ben küçük bir çocuğum. Arkadaşıma yardım etmeye çalışıyorum. Size
nasıl para verebilirim ki?
Emma.
Saç stiline ve Viktorya dönemi çantana göre 1800'lerin sonunda ölmüşsün. Yani
bizden yaşlısın. Doğaüstü olarak tabii. Hayalet hayatını öğrenecek çok zamanın
olmuş.
Yanında parlayan bir mürekkep balığı gezdirdiğine bakılırsa büyüden de gayet
iyi anlıyorsun.
Yani bence ödeme yapacak paran vardır.
Tamam, gıcıklar.
Ne kadar?
Sana bırak diyorum! Bırak şunu!
İBLİSİ BULUP YOK ETME
İyi iş çıkardık Charles.
Bu plan işe yarayacak bence.
Ben kostümleri alırım.
Şimdi Edwin!
Çabuk çiz! İblisi hapsetmemiz gerek!
Sizi öldüreceğim!
Bitir şunu Edwin!
Sizin derinizi yüzeceğim!
Gördün mü? Kostümlerim her zaman işe yarar.
Kaçmaya çalışıyor!
Acele et Charles!
Balıklar çizimi bozmaya başladı!
Artık iblisi çıkmıştır.
Sıradaki durak King's Kross. Metropolitan için buradan aktarma
yapabilirsiniz.
Oh!
Yavaş, yavaş, yavaş! Geçti.
Artık iyisin, bak. Sen Crystal'sın değil mi?
Evet. Crystal Palace. Ehm... Ehm, bir şey ehm, adımda bir şey daha vardı. Ehm,
şeyde, şeyde yaşıyorum, ehm...
Aman Tanrım, ben neden hatırlayamıyorum?
Şeytan çarpmasının geçici yan etkisi olabilir bu.
Düzelecektir.
Birkaç gün bizde kalabilirsin. Hatırlayana kadar.
Biz böyle bir hizmet vermiyoruz.
Biz Ölü Dedektifleriz ve seni kurtardık.
- Bir şey değil. - Ölü, Ölü Dedektifler mi?
On numara, değil mi? Hayaletiz ve gizemleri çözüyoruz.
Oh, tabii, hayalet, anladım. Duyduğum en salak isim olmuş.
Buraya getirmemeliydik! Dava kapandı, neden hâlâ ofisimizde? Daha yeni Ölüm
buradaydı, çok ciddi sorunlarımız var. Geri gelebilir!
Dava gerçekten kapandı mı?
Hiçbir şey hatırlamıyor, unuttun mu?
Başka nereye gidebilir?
Emma denen o küstah küçük kızı bulup mezarlıklarda fotoğraf falan çekebilir!
Biz yaşayan insanlarla böyle bir ilişki kurmayız!
Kabul et. Akranımız bir canlının bizi görmesi güzel bir duygu.
Charles! Onu burada tutamazsın! 94'teki yavru köpek felaketi yine yaşansın
istemiyorum.
Tamam. Şimdi anlıyorum evet. Başka biri olmasını kıskanıyorsun.
- Kıskanmak mı? - Merhaba! Tekrar.
Sizi duyabildiğimi biliyorsunuz, değil mi?
Günaydın.
- Kavanozda arı mı var? - Evet her an lazım olabiliyor.
Sen ehm, dinlenebildin mi?
Evet. Ve David'i gönderdiğiniz için sağ olun.
Davet ettiğiniz için de!
Yani seni ele geçiren o korkunç ve güçlü iblisin adı David miydi?
Evet.
Ehm, yani gidiyor musun?
Hey! Kızı kovmadan önce izin ver de bir nefes alsın!
Yaşayanlar sorun getirir.
Örneğin dün ölmüş olsaydı kalmasına itirazım olmazdı.
Biraz sert oldu. Hadi gel Crystal. Edwin'e bu kaba tavırlarını düşünmesi için
- biraz zaman verelim. - Oh! Tamam. Olur.
Edwin'e biraz anlayış göster. Onlarca yıl cehennemde kaldı. Yani İnsanlarla
- konuşmayı unutmuştur. - Onlarca yıl cehennemde mi kaldı?
Kötü olduğu için değil! Şey olmuş ehm, bir tür kayıt hatası.
Ama ölü hayatını kolaylaştırıyor. O en yakın arkadaşım.
Bak, hayaletlerin çoğu ya sıkışmıştır ya da lanetlidir, değil mi?
Siz hangisisiniz?
Hey!
Biz kalmayı seçtik. Bitmemiş işlerimiz var. Çözülecek davalar, gönderilecek
hayaletler. Yani sürekli çalışıyoruz. Tabii Ölüm'den saklanıyoruz.
Oh, yani kaçaksınız! Tabii, tabii! Ölü şapşal birer kaçak olduğunuz söylenebilir.
No comments yet. Be the first to leave one.