The Pigeon Tunnel

The Pigeon Tunnel

Muat Turun Sari Kata Turkish

Maklumat siaran

The Pigeon Tunnel 2023 720p ATVP WEB-DL DDP5 1 Atmos H 264-FLUX
The Pigeon Tunnel 2023 1080p ATVP WEB-DL DDP5 1 Atmos H 264-FLUX
The Pigeon Tunnel 2023 2160p ATVP WEB-DL DDP5 1 Atmos H 265-FLUX
The Pigeon Tunnel 2023 2160p ATVP WEB-DL DDP5 1 Atmos DV H 265-FLUX
The Pigeon Tunnel 2023 2160p ATVP WEB-DL DDP5 1 Atmos DV HDR H 265-FLUX
The Pigeon Tunnel 2023 1080p WEB H264-HUZZAH
The Pigeon Tunnel 2023 2160p WEB H265-HUZZAH
The Pigeon Tunnel 2023 DV 2160p WEB H265-HUZZAH
The Pigeon Tunnel 2023 HDR 2160p WEB H265-HUZZAH
Ulasan oleh hadilan
[Resmi alt yazıdır, "APPLE TV " WEB-DL/WEBRip versiyonlarla uyumludur.]

Tag

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
720p
720
1080
HD
Diterbitkan pada: 2023-10-20
Muat Turun: 28
Masalah Pendengaran: No

Pratonton sari kata Turkish

200 baris pertama.

Genelde nereden başlayacağımı hiç bilemem

ama sen bana bir fikir verdin.

Neydi o?

Bana ilişkimizin doğasını sordun.

Bence daha da öteydi. "Sen kimsin?" diyordu.

Çünkü işlerinin çoğuna baktım.

Bazen hayalî bir figürsün, bazen tanrısın.

Bazen de şu andasın.

Kimle konuştuğumu bilmeliydim. Ateş hattında dostum muydun?

Otobüsteki bir yabancı mıydın?

Kimsin sen?

Bu bir performans sanatı.

Bir sendikaya mı elit bir seyirciye mi oynadığını bilmelisin.

Konuştuğun insanların hırsları hakkında bir şey bilmelisin.

Ya bu soruya cevap veremezsem?

Vermeyeceğim değil de belki veremem.

O zaman uğraşıp kim olduğunu bulacağız.

Askerî İstihbarat'a ilk girdiğimde

aynı zamanda sorgulama olan birçok görüşme yaptım.

İlişkide hemen bana, sorgulayıcıya bir güven olur.

"Annen iyi mi? Evini aramamı ister misin?"

Konuşmayı açan gerçek veya sahte bağdır.

İlk olarak, güvenebileceğin tek kişinin ben olduğumun ifadesi.

Güven sağlamak mı?

Sorgulayıcıya güvenmelerini sağlamak, evet.

Doğru olmayabilen bir şeyin ifade edilmesini istediğinde

doğru olmadığını bilirsin, bu bir başlangıçtır.

SIKI DOSTLAR

KÖSTEBEK

"Kitaplarımda geçici ismi Güvercin Tüneli

olmayan çok azdır."

GÜVERCİN TÜNELİ YAZAR JOHN LE CARRÉ

"İsmin kökeni, çok kolay açıklanabilir.

Babam beni Monte Carlo'daki kumar partilerinden birine

götürmeye karar verdiğinde ergenlik yaşlarındaydım.

Eski kumarhanenin yakınında atış kulübü vardı."

"Zemini çimenlikti,

denize bakan bir atış poligonu vardı."

"Çimenliğin altında, deniz kıyısına...

SOĞUKTAN GELEN CASUS YÖN. MARTIN RITT

...uzanan paralel, küçük tüneller vardı.

İçlerine kumarhanenin damında...

...kapana kısılan, yumurtadan çıkmış, canlı güvercinler konmuştu.

Görevleri, zifirî karanlık tünel boyunca kanat çırpıp

Akdeniz semalarına ulaşarak

ellerinde tüfeklerle bekleyen..."

"Dur!"

"...besili, sporcu beyefendilere hedef olmaktı."

"Iskalanan ya da yaralanan güvercinler

doğdukları yere, aynı kapanların kendilerini beklediği

kumarhanenin damına dönerlerdi.

Bu görüntünün bunca zamandır aklımdan çıkmama nedenini,

belki de dinleyici...

...benden daha iyi anlayabilir."

David Cornwell ismi muhtemelen çoğunuza yabancıdır.

Kendisi, sırlar konusunda usta olan eski bir casus

ve John le Carré mahlasıyla yazılmış, hepsi çok satan,

iki düzine kitabın yazarıdır.

SEÇKİN BİR YAZAR

Cornwell 50 yıldan uzun süredir çifte hayat sürüyor

ve nadiren röportaj veriyor.

CASUSLUK, ANCAK LE CARRE'IN ANLATABİLECEĞİ GİBİ

İhanet ilgimi çeker.

Sonsuz bir ihanet döneminde yaşadım.

Gizli dünyaya girdiğimde üst üste iki başarılı teşkilatta çalıştım.

İkisi de sapına kadar ihanete uğradı.

Çocukken ihanete uğramış hissettim.

İnsanlara ihanet ettiğimi hissettim.

Birçok sanatçı gibi

küçüklükten itibaren hayalî bir baloncuğun içinde yaşardım.

Gizli dünyada olmak benim için yeterli olmadı.

Çok az iş yaptım, çok kıdemsizdim, pek bilgi verilmiyordu.

O yüzden gizli dünyayı yeniden yarattım ve tanıdıklarımla doldurdum.

ÖLÜME ÇAĞRI

Hikâyelerin çoğunda kandırılanlar ve kukla oynatıcıları vardır.

SMILEY'NİN İNSANLARI

Kontrolü elinde tutanlar ve diğerleri tarafından kontrol edilenler.

Şimdi çocukluğumdan bahsediyoruz.

Babam bir dolandırıcıydı.

Hayat bir sahneydi.

Rol yapmak çok önemliydi.

Sahneden inmek sıkıcıydı.

Ve risk çok çekiciydi.

Ama her şeyden öte, çekici olan karakter etkisiydi.

Gerçeklerden konuşmadık.

Mahkûmiyetten konuşmadık.

Yani kandırılmış gibi mi hissettin?

Hayır, ben de katıldım. Katıldım.

Rol yapmayı geliştirip komik hikâyeler anlatmayı öğreniyorsun. Şov yapıyorsun.

İnsanın hiçbir merkezi olmadığını erken keşfediyorsun.

Kandırılmış değildim. Başkalarını kandırmak için davet edilmiştim.

Bir yerden diğerine taşındıysak faturalarını ödemedik.

Biri, babam Ronnie'nin peşinde olduğu için

evin ışıklarını söndürmemiz gerektiyse

o dönemde insanlar öyle yaşıyormuş gibi gelirdi.

Bunlar talihsizlik hikâyeleri değil.

Graham Green'den sık sık alıntı yaparım, şöyle demiş,

"Çocukluk, yazarın kredi bakiyesidir."

Ağıt değil, sadece bir öz değerlendirme.

"Doğduğum evi gördüm

ama doğduğum ev için tercihim

farklı, hayalimde yaratılmış.

Kırmızı tuğlalı, çatlak ve kırık pencereleri,

'Satılık' tabelası ve bahçede eski bir küvetle yıkılmak üzere.

Çocukların içinde doğmak yerine saklanacağı bir yer.

Ama ben orada doğmuştum veya hayal gücüm öyle ısrar ediyor."

"Tavan arasında

babamın kaçarken taşıdığı

kutu yığınları arasında doğmuşum."

"Annem bir kamp yatağında uzanmış, acıklı bir şekilde elinden geleni yapıyor,

elinden gelen ne gerektiriyorsa."

"Böylece doğmuşum..."

"...ve annemin birkaç eşyasıyla sarılmışım çünkü yakında

yine bir icra memuru ziyareti yaşamışız ve az eşyayla

seyahat ediyormuşuz."

"Bagajın kapağı dışarıdan kilitlenmiş."

"Daha şimdiden firardayım. O andan beri de firardayım."

Beş yaşımdayken annem kayboldu.

Onunla hiçbir ilişkim olmadı.

Babamın ellerinden geçen birçok vekil anne vardı.

Özellikle bir üvey anne, kendine göre çok kahramanca bir tarzla

biraz istikrarlıydı.

ANNEM OLIVE

Annem bir sırdı.

Çünkü ona ne olduğu hiçbir zaman tam olarak ortaya çıkmadı.

Ölmüş müydü, yaşıyor muydu?

Ronnie acı gerçekleri sevmezdi.

KÖSTEBEK BBC - YÖNETMEN JOHN IRVIN

Onunla 21 yaşımda tekrar karşılaştım.

Erkek kardeşine yazdım, o da cevap yazdı,

"İşte adresi bu. Benim söylediğimi sakın söyleme."

Ben de anneme yazdım, "Kardeşin diyor ki..."

Yani o uyarıya tamamen kayıtsız hissettim.

Seni ve kardeşini bıraktığı için pişmanlık duyduğunu mu düşündün?

Onunla buluştuğumda, ona bu konuda ne hissettiğini sordum.

O da cevap verdi ve her zamanki yanıtıydı,

babamla yaşamak çekilmezmiş,

eve getirdiği metreslerden bıkmış.

Eve hiç para gelmiyormuş.

Ve babamın hayatına giren düzenbazlardan hoşlanmıyormuş.

Başka bir yola başvursaymış

babam birçok iyi avukat tanıyormuş, ki tanıyordu,

boşanma mahkemesinde hiç şansı olmayacakmış.

O yüzden hepsinden vazgeçmiş ve çekip gitmeyi düşünmüş.

Gittiği günü hatırlıyor musun?

Hayır.

Çocuklarını terk edeceksen o gece,

toplanmış beyaz bavulunla onlara

veda öpücüğü verir misin?

Uyuduğumuz odaya geldi mi? Bize son bir kez baktı mı?

Yani hayal ediyorum. Öyle yaptığını hayal ediyorum.

Bu bavulu sen sahiplendin.

Annem öldüğünde

Harrods'dan içi ipek astarlı,

bu güzel, beyaz bavulu gördüm.

Dışında isminin ilk harfleri vardı, "O.M.C." Olive Moore Cornwell.

Kıyafetlerini koyduğu bavul bu olmalıydı.

İçindeki narin eşyaları hayal ettim.

Ve en seçkin kıyafetleri.

Madam, zemin katta, ihtiyacı olan tüm bavulları bulacak.

Bir tür yoksulluğa gitmiş.

Meteliksiz bir adamla kaçmış.

Bavulun açıldığını

ve son lüksün yavaş yavaş kaybolduğunu hayal ettim.

Bavulu sakladım. Ona ait tek hatıra.

O olayın olduğuna dair fiziki kanıt.

Bavulun senin için anlamı neydi? Niye sakladın?

Zihnimde onu, bir gece evden gizlice gidişinin

komplocusuymuş gibi suçladım.

Bana göre tarihî.

Duygusal açıdan anlaşılmazdı.

Ciddi bir duygu ifade ettiğini hiç duymadım.

Ama son yılında bakımevine gittiğinde

hemşirelerle bir hayal yarattı.

Hemşirelere bize duyduğu anne sadakatinin resmini çizdi.

Paylaştığımız uzun hayatları, yaşadığımız tüm eğlenceleri.

Yani boş yılları doldurdu denilebilir.

Ve ölümüne eşlik ettiğimde

anın ironisi, beni babam sanmasıydı.

"Bana hiç orkide getirmedin." dedi.

Sanırım babamın başka bir aşkına göndermeydi.

Hiç bilemeyeceğim.

"Hangi renk seversin?" dedim.

"Fark etmez. Hiç görmedim. Bana orkide getir." dedi.

RONNIE'NİN MAHKEMESİNDE BİR OĞULUN KRİMİNAL ARAŞTIRMASI

YAZAR JOHN LE CARRÉ

İnsanlar Ronnie'yi son günlerine kadar sevdi, soyduğu insanlar bile.

BİR DOLANDIRICININ OĞLU YAZAR JOHN LE CARRE

RONNIE CORNWELL'A OY VERİN

Sahnede insanları kandırırken

yaptığı ve söylediği şeye kesinlikle inanıyordu.

Bu sınırsız sihir spazmları

ve ikna edicilik, onun gerçek hissettiği anlardı.

"Evlat? Ben yargılandığımda, ki kesin yargılanacağım,

sana ve kardeşin Tony'ye davranış şeklimden dolayı yargılanacağım.

Tanrı'nın iradesi olacak."

Tanrı, büyük dostuydu.

Tanrı'ya inanıp inanmadığı bir sır ama Tanrı'nın ona inandığına emindi.

Bu olağanüstü, ustaca güven numaraları

Tanrı'yla yaptığı bir sohbetin parçasıydı.

Komen

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left