Genesis

Genesis (Genèse)

Muat Turun Sari Kata Turkish

Maklumat siaran

Genese 2018 FRENCH PROPER 1080p WEBRip x265-VXT TR
Ulasan oleh dikistutmaz
24 fps.

Tag

webdl
Diterbitkan pada: 2024-12-21
Muat Turun: 45
Masalah Pendengaran: No
FPS: 24

Pratonton sari kata Turkish

200 baris pertama.

Çeviri: Dikistutmaz iapetos | Letterboxd: moandor

Bir içki almak için satmak zorunda kaldım

Bir içki almak için satmak zorunda kaldım

Sevgilimin pazar günü şapkasını

Sevgilimin pazar günü şapkasını

O meblağla bir rom aldım

Lıkır lıkır içerek, kupamın üzerine düştüm

İşte başlıyoruz canım, kendime bir bira alabilirim

İşte başlıyoruz canım, kendime bir bira alabilirim

Bir içki almak için, satmak zorunda kaldım

Bir içki almak için, satmak zorunda kaldım

Sevgilimin pazar günü şapkasını

Sevgilimin pazar günü şapkasını

O meblağa aldım

Ne kadar genç olurlarsa, bu onu o kadar heyecanlandırıyor.

Yok gerçekten.

Bonnet!

Bana beş papel borçlusun.

O değersiz beşliğini alacaksın, seni geri zekâlı.

Bir hafta önce söz vermiştin.

Ne kadar zenginlerse, o kadar açgözlü oluyorlar.

- Kas ve para var; ama beyin yok. - Benim adım Asselin.

Sağlıklı düşünemiyorum çünkü, futbol oynarken, çok fazla topa kafa vurdum.

- Bela mı arıyorsunuz? - Sessiz olun.

Testi bitirmek için 30 dakikanız var.

Bakalım, hatunu yola getirebilecek miyim.

- Değeri nedir? - Pardon?

Testin değeri ne kadar...

Sınavın, genel dönem notu içindeki değeri nedir mi diyorsun?

- Evet, onun gibi bir şey, evet. - Yüzde on.

Hanımefendi? Hanımefendi?

Evet, bir sorum var.

Merak ediyordum, ne kadar... Cevap burada, ne kadar uzunlukta olmalı?

-Üçten fazla cümle. -Tamam, teşekkür ederim.

Hey! Pantolonun! Gömleğini içeri sok!

Tanrım, Gauvin! İçeri sok!

Massicotte, yukarı.

-Bayan Moreau'dan bir yazılı kağıt al. -Ama efendim, ben sadece...

Hayır! Gömlekler içerde olacak. Bu hafta, üçüncü kez yapıyorsun.

Bir kağıt daha mı, Massicotte?

Yürü!

İyi geceler kızlar!

- Siktir git, pislik. - Kim dedi onu?

Tam düşündüğüm gibi. Ödlek kızlar.

- Çok güzel. - Evet.

- Her zaman fotoğraflarımı çek. - Bu şimdiye kadarki en iyi fotoğrafım.

Her zaman böyle mi görüneceksin?

- Her zaman, bu uzun bir zaman. - Her zaman birlikte olmayalım mı?

Evet belki.

Ama aslında bilmiyorum. Henüz çok genciz.

- Ne demek istiyorsun? - Tek söylediğim...

Ne olacağını bilmiyoruz.

Gerçekçi olmalıyız. Ayrılıp ayrılmayacağımızı, kim bilebilir?

Seni sevmediğimi söylemedim, sadece...

O zaman ne demek istiyorsun?

Demek istediğim sadece...

...eğer biriyle takılmak istersek...

...ve bu, birlikte kalmamıza yardımcı olursa...

Başka insanları görmeyeceğimizi söylememeliyiz.

Açık bir ilişki mi istiyorsun?

- Bunu mu demek istiyorsun? - Evet.

Büyük bir sorun değil. Büyütülecek bir şey söylemedim, bu...

Ne dediğinin farkında mısın? Başkalarıyla mı yatmak istiyorsun?

Tam olarak değil.

Tek söylediğim, eğer bir gün bu olursa, umursamazdım.

Ayrıca bu, senin de yapabileceğiniz anlamına gelir.

Umarım öyledir.

Eğer bu, başka birinden hoşlansak bile, birlikte kalacağımız anlamına geliyorsa...

Başka kimseye ilgi duymuyorum. Ama görünüşe göre, sen duyuyorsun.

Yani...

Belki, belli bir noktada. Belki.

Varsayımsal olarak konuşuyorum. Ama olabilir.

Eğer istediğin buysa, tamam. Gidiyorum, midem bulandı.

Tamam, ışığı açacağım.

Göreceksiniz beyler. Yaşınız ilerleyecek.

Kadınların, sadece göğüslerine değil...

...bacaklarının arasına da ilgi duymaya başlayacaksınız.

Beni yanlış anlamayın.

Göğüsler değerli konulardır. Onlara geri döneceğim.

Ama bacaklarının arasında...

...inanılmaz, çeşitli, renkli...

...ve son derece, incelikli bir dünya var.

İnsanın içmeyi, öğrenmesi gereken bir kadehtir bu.

Sadece içmek değil, keyif almak, oyalanmak...

...zeka ve incelikle...

...bazen de güç ve ilhamla.

Bizimkiler gibi değil beyler, hepsi aynıdır. Biraz salla ve vur!

Hayır hayır her kadın farklıdır. Bir aşırı uçtan diğerine.

Şahsen ben, uzun bacaklı kadınlara ilgi duyuyorum.

Bilirsiniz, o uzun saplar, ince hatlar.

Buraya kadar bacaklar. Büyük yeşil gözler.

Narin bir vücut. Bir Rus modeli hayal edin...

Benim olayım bu. Ve onlarla, en büyük başarıyı elde ediyorum.

Ancak başarı...

...dostumuz Vandal'ın asla bilemeyeceği bir şeydir.

Uzun kızlarla ya da kısa kızlarla değil...

-...Rus kızlarıyla, Özbeklerle ya da... - Cidden mi?

Normal insan gibi konuşmayı öğrenmelisin.

Homo Erectus'un biraz, sınırlı bir kelime dağarcığı vardı.

Gördüğünüz üzere, Vandalımsı bir Sporticus, madalya üstüne madalya kazanıyor.

Bu, lisede işe yarar, sorun yok. Ama üniversiteyi bekle.

Orada daha zor. Neden öyle peki?

Çünkü zeka, eninde sonunda daima galip gelir. Ama neden?

Çünkü zaman geçtikçe zeka keskinleşir, kaslar ise yumuşar.

Bunu da yazın.

Zavallı Vandal'ımız gibi, kaslar da gevşeyecek.

O da pes edecek...

Banliyöde, hareketsiz, halinden memnun, obez...

...liseden aldığı birçok ödülle, yapayalnız kalmış olacak.

Kadınlar konusunda kimin başarıya ulaşacağını biliyor musun?

Ukalâ tipler. Gevezelik hediyesi ile.

Bonnet gibi. Bu doğru. Hadi, beni taklit et.

Bize bu şerefi bahşet, hadi. Tahtaya gelip taklit et!

- Hadi ama dostum. Göreyim seni! - Zevk almıyormuş gibi davranma. Gel!

- Bonnet! Bonnet! - Bonnet!

Bonnet! Bonnet! Bonnet!

Bonnet! Bonnet! Bonnet! Bonnet! Bonnet!

Bu arada, 13 Koloni kaynıyordu...

...ve Yukarı ve Aşağı Kanada'nın yorucu ve dürüst olmak gerekirse...

...sıkıcı tarihi, uçup gidiyordu.

Sağırlaştırıcı ruh eksikliği, kan ve şiddet ile...

Bunu da yazın.

Brunelle? Sorun ne?

Aptalca sorunu sormadın.

Genellikle beş dakika sonra, sözümü kesmek için elini sallarsın...

...köpürür, saçma sapan şeyler söylersin.

Hangi salak, aptalca soru diye bir şey yoktur dedi?

Aptalca sorular var. Brunelle her gün bizi, biriyle onurlandırıyor.

Doğru mu Brunelle?

Ne olduğunu biliyor musun, Brunelle?

Zavallısın.

Evet, zavallısın.

Ve zavallı olduğunun, zavallı annenin zavallı rahminde...

...zavallı bir şekilde dünyaya gelen türünle, zavallı bir şekilde yaşamaya...

...mahkum olduğunun gamsız bir şekilde, farkında bile değilsin.

Bu kadar. Git otur. Bugünlük yeter.

Başlayalım.

Lord Durham'ın Raporu.

Biz takım arkadaşıyız, o yüzden hokey konuşuruz.

İtiraf ediyorum ki siyaset konuşmuyoruz.

Çok mağrur olamaz...

- Hayır ama eğlenceli biri. İyi bence. - Boş demek istiyorsun.

Anne? Anne?

- Onu yatağına yatıracağım. - Tamam.

Yardım eder misin?

- Bacaklarından tut. - Tamam.

- Çok üzgünüm. - Hayır, sorun yok.

Tamam, ban hallederim.

Geliyor musun?

- Kilitli mi? - Evet, anahtar babamda.

- Yani, bu gece boşaltmayacak mıyız? - Hayır, annem bu işe bulaşmamalı.

Nicolas, ben gidiyorum.

- Hayır, kal. - Olmaz, yorgunum.

Nicolas?

Bu yeni mi?

- Hangisi? - Teleskop.

- Evet, ailem bunu benim için aldı. - Durup dururken, sebepsiz yere mi?

Babamdan bir tane istedim ve o da evet dedi.

Bu harika. Satürn'ü, Ay'ı görebilirsin.

Bir saniye sonra geleceğim, tamam mı?

Okul sistemini hackledim. Notlarımı değiştirebilirim.

Yapmadım.

Güvenlikten kim sorumluysa, beceriksiz. Bu açık bir kapı.

Bütün notlarımı değiştirebilirim.

-Lens kapağını çıkarman gerekiyor. -Biliyorum.

- Ne yapıyorsun? - Fotoğrafını çekiyorum.

- Süper fotoğraf. - Elbette, yakışıklısın.

Biraz yakın değil misin?

Fazla harcama. Bu gerçek bir film, pahalı.

Sana poz vermemi ister misin? Harika, işe yarar mı?

Tamam, artık dur lütfen.

Lens bozuldu.

Lanet olsun.

- Ve bu, aynı zamanda babamın. - Gerçekten üzgünüm.

- Yeni bir tane alabilirim. - Kazara oldu.

Bunu asla karşılayamazsın.

Sana, üzgün olduğumu söyledim.

Durum bu, senle ilgili değil. Özür dilemek kamerayı düzeltmez.

- Komik olan ne? - Hiç. Komik bir şey yok.

- Kalbini mi kırdın? - Hayır. Hayır.

- Hâlâ beraber misiniz? - Evet ama artık hiç eğlenceli değil.

Kalbini kırsan daha iyi olur.

- Ne kadar tatlı. - Ne oldu?

- Neden, Maxime'i davet etmedin? - Şu an, seninle konuşmuyorum.

Maxime'i seviyorum.

Ben senin annen değilim ama söylemem gerekirse, o çok iyi bir çocuk.

Hadi ama Madelaine. Guillaume'la konuşuyordu, seninle değil.

Sonra konuşuruz.

Ne düşündüğümü söyleyebilirim.

Sırf bunun uygun olduğunu düşünmen, onun uygun olduğu anlamına gelmez.

Sorun da bu işte.

- Senden ne haber? Okul nasıl gidiyor? - İyi.

- Öğretmenlerin nasıl? - Mm-hmm.

"Mm-hmm" ve "İyi" dışında hiçbir cevap veremez misin?

Bize daha tutarlı ve ayrıntılı bir cevap verebilir misin?

Bunu yapabilir misin?

Mm-hmm. Tamam, elbette.

Avustralya! Avustralya!

100%! Sahile sahipsin, bu...

Bu yeni bir şey. Güneş. Burada hiç güneş alamıyoruz.

Genesis subtitles in other languages

Komen

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left