190 baris pertama.
- Güveci burnunun altına getir. - Tamam, tamam.
Kokusunu salsın...
Sürekli hareket edince saçı güvecin içine giriyor.
Çocuklar, bakın. Bırakabilirsiniz.
Güveç hiç kimseyi uyandırmaz.
Güveci bana versene.
- Ben yerim. - Peki madem.
Ama bence güveç... Gördün mü? İşe yaradı! Uyanıyor!
Günaydın Dee!
- Merak etme Dee.. - Seni uyandıran güveç miydi?
- Ne oldu ya? - Merak etme.
Sağ salim Patty's Pub'dayız.
Ne? Eve mi döndük?
- Hayır, hayır. T'li Patty. - Evet.
- P-A-T-T-Y. - Neler oluyor?
Saat kaç? Hangi gündeyiz? Şeyi kaçırdım mı?
- Hangi şey? Diziyi mi? - Rolü mü?
- Evet, kaçırdın. - Olamaz. - Hâlâ oynamak mı istiyorsun?
- Olmayacak o iş. - Olamaz!
- Sizin belanızı... - Şehre kadar yürüyemezsin. Konumumuz ta...
Ne? Olamaz!
Lanet olsun!
It's Always Sunny in Philadelphia, 15. Sezon, 6. Bölüm "Çete Hâlâ İrlanda'da"
Çeviren: Sacrer İyi seyirler dilerim.
Bunu yaptığınıza inanamıyorum.
Dee, bu deneyim için minnettar olur musun azıcık?
Öneminin farkına var. Burada, bu hoş pubda takılıyoruz.
Şöminede yanan taze turba kokusu geliyor.
Bir de Frank'in seks ticaretine dahil olduğunun...
...kanıtlarının kokusu. - İddia edilen o.
Dee, kabullen artık.
Sürekli şikayet ediyorsun.
Burası harika.
Koyun yününü saymazsak. Sizi rahatsız etmiyor mu?
Hayır, çünkü biz senin gibi COVID olmadık.
- Hastasın. - Hayır, COVID değilim.
Bira bile bok gibi. Bakar mısınız? Tamamen köpük.
Ne yapıyorsun?
Ha. Pardon. Kendi barımız olduğu için bazen unutup kendi biramı koyuyorum.
Şuradan sıvışayım ben.
Hazır gelmişken sana bir soru sorabilir miyim abicim?
Shelley Kelly isimli bir elemanı tanıyor musun bu kasabada?
Herkes tanır onu.
Yerel turistik peynir tüccarı.
Haa...
Otomatik peynirci demek. Vay. Otomatik olduğunu bilmiyordum.
Ne kadar kötü? Yürüyebiliyor mu? Ağzının suyu akıyor mu?
- Turistik Charlie. Turistik. - Turistik peynir tüccarı.
Ot... Neden öyle diyorsun? Otomatik mi canavar mı? Tek öğrenmek istediğim bu.
- Tatlı biri mi acaba. - Kim?
- Kardeşin, peynir canavarı. - Kardeşimle seks yapma Mac.
Önce İrlandalıyken soyumu öğrenmek istemiştim.
Ama artık önce gey olduğum ve kimliğim bu olduğundan...
...bir sürü erkeğe ve belki de bir sürü peynir canavarına çakıp geçmeliyim.
- Kes! - Ya gey ya da havalı olacağım. - Kes sesini artık!
Kimliğin verdiğin bütün kararlara dahil olmak zorunda değil.
Ayakta durmak istersen "Bir Hollandalı ne yapardı? Ayakta durur muydu?" demezsin.
İtalyan biri sandviç yemek isterse...
..."İtalyan olduğum için tabaklar dolusu spagetti yemeliyim" demez.
Koyduğumun sandviçini yer. Anladın mı? Aptal herif.
Gidip İrlanda'daki bütün erkeklere çakmak istersen git de çak.
Kimliğini boş ver gitsin.
Tek bir erkek bulup, aşık olup, ilişki yaşayabilir ve çeneni kapatabilirsin de.
- Yapma şunu. - Hadi ama ya!
Her bira istediğimde konuşmamı yarıda kesmek zorunda kalırsam akışım bozulur.
Değil mi? İçtiklerimizi takip et ve odalarımızın hesabına yaz.
Tek bir oda var.
Tek oda mı? Nasıl olacak o iş?
- Sorun yok. - Sorun yok mu?
Hepimizin yün kaynayan bir odaya sıkışmasında sorun yok mu?
Otantik bir Avrupa deneyimi istemiştin.
- Al sana işte. - Aşırı otantik bu.
Burada kalmam ben.
Kale kiralayacağım.
Beni bekle. Ben de kalmam.
Var ya, bu biranın parasını da ödemiyorum. Bu çamur damaktan geçmiyor bile.
Dennis. Konuşmayı ben yapayım.
- Nedenmiş? - Orada öksürürsen bize kale vermezler.
COVID olduğunu anlarlar.
Dee, sürtük seni. COVID movid değilim. Öksürmeyeceğim.
Öksürüğümü tutamaz mıyım?
Ben konuşurum.
Selamlar.
Ne güzel gün, değil mi? Sizin deyişinizle müko.
Bence "Gününüz aydın olsun" derler.
Kalıp yargı diyoruz buna.
Kardeşimin kusuruna bakmayın Konuşmayı beceremez.
Aslında aradığımız şey...
Tanrım.
İyi misin Dennis?
Anlaşılan konuşmayı ben yapacağım.
- Hayır. - Kale arıyoruz...
...ve modern imkanlara sahip olmasını tercih ederiz.
Termostat, uzaktan kumanda falan.
- Söylediklerimi not alıyor musunuz? - Evet, evet. Pardon.
Beni hazırlıksız yakaladınız.
Kale mi arıyordunuz?
İyi mi o?
Evet, iyi.
Hem evet, hem hayır.
Neyi var biliyor musunuz? Otomatiktir kendisi.
- Hayır. - Bu yüzden hep ben konuşuyorum.
- Sürtük. Sürtük. - Aman. Duydunuz mu?
Evet. İşte başladı. İşte başladı. Amerika'da onu bodrumdan çıkaramıyoruz.
Tiklerinden biri vahşice mastürbasyon yapması çünkü.
- Hayır, hayır. - Evet.
Evet, cinsel organına fena zarar veriyor.
- Sürtünmekten yumru gibi bir şey kaldı. - Hayır!
Öyle işte. Şöyle söylüyor: "Aşağıda hiçbir şey kalmadı."
- Lanet olsun! - Öyle diyor.
Aşağısı yok oldu gitti.
Evet. Kale araştırması yapmıyorsunuz sanki.
Sürtük.
Koyunlara da alerjisi var.
PEYNİR & JÖLE
Hadi, hadi, dışarı.
Çıkın lan piç kuruları!
- Çıkın. - Merhaba efendim.
Kusura bakmayın. Sadece...
Birkaç fareyi sopalıyordunuz. Anlıyorum. Sorun değil. Dert etmeyin.
Ben de iş yerimde bir sürü fare sopalıyorum.
Fareler peyniri sevdiği için buraya akın ediyorlardır.
- Farelerin mekânı sanki. - Evet, evet.
Nasıl yardımcı olabilirim?
Tabii. Ben...
...Shelley Kelly isimli bir genci arıyordum. Buralarda mı?
Shelley Kelly benim. Siz kimsiniz?
Pardon.
Ben daha genç birini arıyordum. Genç Shelley Kelly'yi arıyorum. Burada mı?
Jölelerinizi tadımlayabilir miyim?
Tabii. Keyfinize bakın.
Ne hoş.
Ben...
Bildiğim kadarıyla buradaki tek Shelley Kelly benim.
Malın iyisi burada.
Hayır. Bu hiç mantıklı değil.
Bak, Shelley Kelly benim gibi bir çocuk. Mektup arkadaşıyız.
Yüce İsa aşkına.
Charlie.
Tam olmamış. İçinde kum gibi bir şey var.
Kum dolu. Iyy.
Evet. Ben Charlie'yim.
Ne olduğunu buldum.
Tohum.
İçinde tohum mu var?
Bir sürü var hem de.
Bir sürü tohum var.
Mektup arkadaşın benim Charlie.
Kusura bakmayın. Ne dediğinizi anlamadım.
Abuk subuk dilini okuyabiliyor ancak konuşamıyorum.
Hiçbir mantığı yok.
Şu an konuşuyorsun işte!
İyi de mektup arkadaşım kardeşim olur.
Hayır evlât.
Mektup arkadaşın senin...
...baban.
Bu berbattı.
Mideme saplanıp kaldı. Bir hafta çıkmaz artık. İnanamıyorum.
Ne kaçırdım?
Selam, selam. Selam?
Peder, Peder, Peder, müjdemi isterim. Harika haberler getirdim.
Tamam. Eskiden İrlandalıydım, şimdiyse Hollandalıyım.
Elbette havamdan bir şey kaybetmesem de...
...çevreni senin kadar havalı olmayan insanlarla çevreleyince...
...oldukça yalnız kalıyormuşsun. Demem o ki, kafam karışmıştı.
Açıkçası kucaktan kucağa dolaşmak istedim.
Anladıysanız yani... Anladınız tabii.
Sonra şuna karar verdim, var ya...
...içime tek bir adamın girmesini istiyorum.
Yüce babamızın. Göklerdeki yüce babamız. Beni ancak o tatmin edebilir.
Bir de oğlu. Bir de kutsal ruh.
Üçü birden bana girsin istiyorum. Önceden yapmıştım.
Ruhsal değil, fizikseldi ama.
İnan bana, tam bir keşmekeşti.
Değer ama. Bayıldım.
Yine de Peder, şuna karar verdim...
...kimliğimin en önemli parçası...
...gey olmak değil, İrlandalı olmak değil, havalı olmak değil.
Katolik olmak.
Bu nedenle, Katolik rahibi olmak istiyorum!
Bunu duyduğuma sevindim evlât.
Daha uygun bir zamanda bunu konuşsak?
Pardon. Kusura bakmayın millet. Sıranın en arkasına geçeyim...
...ve bisküviyi alayım. Sonra konuşuruz. Tamam.
Aman ya, bu ne böyle?
Emlakçı bize kazık attı.
- Muhtemelen olay çıkardığın için. - Ne diyorsun Dee? Burası muhteşem.
Dışarıda eski bir çan kulesi...
...ve muhtemelen eski bir hendek gördüm. Burası kusursuz.
- Burası kusursuz falan değil. - Harabe resmen. Burada yatamayız.
No comments yet. Be the first to leave one.