189 baris pertama.
Yemeği bırakıp çıkın.
Amcam sizi kandırdığım için özür dilememi söyledi.
Amcan mı?
Prens Baelor.
Tahtın vârisi mi?
- Yalan söylemek istemedim. - Ama söyledin.
Hem de her konuda, önce ismini sakladın.
Yumurta diye prens mi olur?
- İsmim aslında Aegon. - Öyledir.
Büyük Aegon mu?
Aegon'lardan kaçı kral oldu?
Dört.
Dört Aegon.
Neden yalan söyledin?
Alay mı ediyordun?
Gezgin şövalyeyi küçük mü düşürecektin?
Hayır. Daeron’a yaverlik edecektim. O benim abim.
Boktan bir şövalye ve sarhoş gezer, turnuvaya katılmak istemedi.
Turnuva bitene dek handa saklanmayı düşünmüştü.
- Kafanı kazımışsın. - Abim yaptı.
Atlarla ilgilendiğini söyleyen de o muydu?
- Aslında ben... - Ne?
Yanlış yaptığımı bilmiyordum.
Tabii ki biliyordun!
O yüzden yalan söyledin.
Sil gözyaşlarını.
Turnuvaya gidemeyeceğim için hayal kırıklığına uğramıştım.
Küçük prensi hayal kırıklığına uğratamayız tabii.
Yaverlik etmek istemiştim.
Yaveri olmayan bir eşeğe de hizmet ederdin.
Özür dilerim efendim.
Çok üzgünüm.
Karşılaşmamız talihsiz olmuş, değil mi?
Bana ne yapacaklar Yumurta?
Amcam yemeğiniz bitince sizinle görüşmek istiyor.
O hâlde bitti. Prenslerden birine yumruk attım zaten.
Bir diğerini bekletmeyeyim.
Kalkın.
Sör Duncan'a içki ver Aegon.
Üstüne dökme sakın.
Dökmeyecektir Majesteleri.
O iyi bir çocuk.
İyi bir yaver.
Zararı dokunsun istemedi.
Şimdi anlıyorum.
Bazen istemeden zarar veririz.
Aegon, abisinin yaptıklarını gördüğünde bana gelmeliydi.
- Zaman yoktu... - Size değil Sör Duncan.
Öyle iyi niyet olmaz.
Keşke Sör Duncan onu öldürseydi.
O senin kardeşin.
Septonlar kardeşi sevmeyi öğütler.
Bizi yalnız bırak.
Emredersiniz.
İyi bir şövalye misiniz?
Silahta iyi misiniz?
Sör Arlan bana kılıç ve kalkan öğretti.
Mızrak kullanmayı da.
Kardeşim Maekar birkaç saat önce döndü.
Güneye giderken bir günlük mesafedeki bir handa
Daeron’ı sarhoş buldu.
- Evet. - Devasa bir şövalyenin
haydutlukla Aegon’u aldığını söylemiş.
Korkarım ki bu haydut şövalye sizsiniz.
Yalan söylüyor.
O handan dört gece önce ayrıldım.
Kardeşini kaçıran kişinin peşine düşmemiş mi?
Düşmemiş gibi görünüyor.
Kıza ne olacak?
Aerion hikâyesini anlatınca
ihanet sayılacak.
İhanet mi? Kuklayla mı?
Kraliyetin sembolü ejderhadır.
- Ölümünü canlandırmak... - Art niyet yoktu.
Olabilir ama akıldan ırak. Barış bile olsa.
Aerion’a göre bu, Targaryen'lara yönelik bir saldırı
ve isyan çağrısı.
Buna inanıyor musunuz?
Kesin olan bir şey var.
Ejderha kanından birine el sürdünüz.
Kızın parmağını ortadan ikiye kırdı.
Ne olursa olsun prense saldırmak akıllıca değil.
- Aynı şeyi yapmaz mıydınız? - Yapabilirdim.
Ama ben diyarın prensiyim, gezgin şövalye değil.
Tüm şövalyeler aynı yemini etmiyor mu?
Masumu koruma yemini.
Aerion yaptığınız için kellenizi istiyor.
İstediği olmayacak.
Ancak duruşmayı reddedemem.
Yumurta’yı kaçırmakla da suçlandığınız için
lehinize hüküm verilmesi olası değil.
Ya suçlu bulunursam?
Kraliyete el uzatan son kişinin
uzattığı eli kesilmişti.
Aerion’a tekme attınız, değil mi?
Evet.
Bir yol daha var.
Daha iyi mi, kötü mü emin değilim.
O yüzden yeniden soruyorum
Sör Uzun Duncan.
Sahiden ne kadar iyi
bir şövalyesiniz?
YEDİ KRALLIK ŞÖVALYESİ
Düelloyla yargılama.
Bu benim hakkım.
Reddediyorum.
Hiçbir şeyi reddedemezsin.
Yargılanan her şövalye bunu talep edebilir.
İfadeni geri çekmiyorsan tabii.
Yedi yargılaması.
Bu da benim hakkım.
Yedi yargılaması da ne oluyor?
Düelloyla yargılamanın başka bir yolu.
Kadimdir.
Nadiren başvurulur.
Andal'lar ve yedi tanrıyla Dar Deniz’i aşıp buralara ulaşmış.
Andal'lar işin içindeyse...
Üzgünüm Majesteleri.
İhtiyar pek dua etmezdi.
Yedi yargılaması ne oluyor?
Andal'lara göre yedi şövalye savaşırsa
tanrılar onurlandırılmış sayılır
ve suçluyu cezalandırırlar.
Gezgin bir şövalyeyle karşılaşmaktan korktuğun için
6000 yıllık bir Andal zırvasının arkasına mı saklanıyorsun?
- Hayır. - Neden o zaman?
Neden bu haydudu bizzat öldürmüyorsun?
Daeron’a yanlış yapıldı.
Sör Duncan işlediği suçların bedelini ödemeli.
Yoksa şerefimize leke sürülmesine izin mi vereceğiz?
Şereften bahsetmeye kalkma.
- Bu boktan bir saçmalık. - Öyle mi?
Hayır.
Aerion’ın buna hakkı var.
Seçeneğimiz yok.
- Şafakta yedi yargısı hükmünü verecek. - Bu ne anlama geliyor?
- Yedi adamla mı savaşacağım? - Salağa yatmasana.
Yediye yedi olmak zorunda.
Yanınızda duracak şövalyeler bulmalısınız.
- Benim başka kimsem yok. - Haklı bir dava için
iyi insanlar savaşacaktır.
Savaşmıyorlarsa suçlu olduğun anlamına gelir.
Yürü, gidiyoruz!
Aptal!
Gidebilir miyim?
Yanınızda olacak insanları arayın Sör Duncan.
Dostlarım.
Ben bu sefer mahvoldum.
Sanıyorum ki yarın öleceğim.
Dunk? Sen misin?
Yaşıyorsun!
- Raymun, sana teşekkür ederim... - Aç mısın?
- Pek sayılmaz. - Gidelim.
Atlarla mı konuşuyordun?
- Evet. - Sen kafayı yemişsin.
Yedi yargılaması mı? Duncan, savaş baltaları,
- topuzlar ve savaş mızrakları. - Evet, biliyorum.
Üzgünüm. Kuzenimin damarlarında süt dolaşıyor.
- Siktir git. Demek... - Bu şövalye düellosu.
Şövalye değilsin, cildin zarar görmez.
Aerion’ın kuklacılara ne yaptığını gördüm.
Şövalyeler masumları korumaya ant içer,
belli ki gezgin olanlar bile.
Ben yanındayım.
Teşekkür ederim efendim.
- Belki de olmamalısınız. - Kabul etmek istemesem de
- kılıçta ustadır. - Neden istemiyorsun?
Hiç şüphem yok ama Ejderha Hanesi karşısında duranlara
- merhamet etmez. - Ejderha Hanesi...
Nerede bu ejderhalar?
Biz Fossoway’ler
yabancılar yanaşmadan önce buradaydık.
Onlar gittikten sonra da burada olacağız.
Başka kimler yanımızda?
Benim başka kimsem yok.
Eminim sonsuza dek konuşulmak isteyen beş adam daha buluruz.
Neden felaketler onurlu adamların peşini bir türlü bırakmaz ki?
Cevaplar tükendiğinde tek açıklama
daha yüce bir şana erişmektir.
Neyse ki birkaç dostum var.
- Sör Lyonel, Lort Lannister, Sör Otho... - Uyanmaktan hoşlanmazlar.
Kudurmuş porsuk gibi dövüşürler.
Ben varken ölüm size yaklaşmayacak.
Söz veriyorum.
Raymun.
Kuzenin bahsettiği adamları ikna eder mi?
Bilmiyorum.
Kaçacak kadar aklın var.
- Kaçarsam beni öldürürler. - Kalsan da öldürecekler.
No comments yet. Be the first to leave one.