De eerste 200 regels.
Çeviri: aytug2001
Dizlerinizi yukarıda tutun. Hadi!
Önce dışa doğru, sonra içeri.
Lyz, sen yanda antrenman yap. Herkesin yoluna çıkıyorsun.
Kayak yapar gibi! Devam edin.
Pozisyonları koru.
Parmak uçlarında.
Daha canlı!
Güzel.
Diğerlerine dön.
Justine, dizler yukarıda.
Daha hızlı.
İki, üç! Hadi!
Gözler önde. Bir daha söylemeyeceğim.
Önünüze bakın, ayağınıza değil.
Lyz!
Lyz!
Canlı!
- Neden buradasın? - Üşümedin mi?
Hayır.
Müdürle konuştum ve sana birkaç şey bıraktım.
Şanslısın biliyorsun, değil mi?
Bu kadar çabuk ayrılacağın aklıma gelmemişti.
Lopez!
Eve gitmek istiyorsan, şimdi tam zamanı.
Hadi, tekrar başlıyoruz.
Kes şunu.
Lyz, ceketin.
Hoş geldin.
Bak ne buldum.
Geçen yıldan.
Bir dahaki sefere kafanı da unutursun sen.
Bakın... Burası darmadağın zaten.
Okul burayı kullanmamıza izin veriyor.
Geri kalan şeyler için çok masraf yaptık.
Hepsi en iyisi.
Max'ten hoşlanıyor musun?
Justine!
Dersler ve hafta sonu antrenmanlarına ek olarak haftada 10 saat spor yapacaksınız.
Kaslarını geliştireceğiz, sonra dağa çıkacağız.
Ne kadar dayanıklısınız göreceğiz.
- İlgilenmiyorum. - Lezbiyen misin?
Neden "şşt"? Fred'den mi korkuyorsun?
Beni dinleyin.
Yarış programı.
Nisan'a kadar 20 yarış var. IFS sıralaması için 6 tane.
Bölgesel pist, ardından Fransa Kupası ile başlayıp...
...ve La Galise ile bitireceğiz Avrupa Kupası için.
Amacımız onu arzulamak olmalı.
Bunun için her şeyini vermek, kendini aşmak.
Bu işe bağlanmaktan ve kendine zarar vermekten korkmamak. Bu çok önemli.
Lilou sınıflardan sorumlu.
Pek sana göre değil biliyorum ama sen de ders çalışacaksın. Alın kızlar.
Pekala, amaç nedir?
Amaç nedir?
Eğer başarabilirseniz, olimpiyat oyunlarıdır.
Her sporcunun hayali.
- Kayağa ne zaman başladınız? - 4 yaşında.
Lopez!
Öncelikle yeterliliğinizi kanıtlamalısınız.
Soyun.
Lyz Lopez, yaş: 15. Boy: 1.57.
2013 yılında sağ omuz çıkığı.
- Lyon'da mı eğitim aldın? - Evet.
Bunu da çıkarıyor muyum?
Hayır. Tartıya çık.
Her şeyini ortaya koymalısın.
Seni bayağı zorlayacağız.
50 kilo.
Korkma. Yanına dön.
Biraz zayıflaman gerekecek.
Adetin düzenli mi?
- Ne zaman adet görmeye başladın? - 13 yaşında.
Pekala, şunu al.
Günde iki kez 1 yemek kaşığı.
Kas kütlesi kazanman gerek.
Haftada 1 kilo, tamam mı?
Tozdan mı?
Hayır! Kas.
Diğerlerinden biraz geridesin.
- Yapabilir misin? - Evet.
Giyin hadi.
Lindsey Vonn'un yolu çok dar.
Evet, biraz kısa.
Işıkları kapatmayı unutma!
Kapıyı kilitle ve ayakkabılarını temizle.
Sıcak suyu kapat!
Bilerek mi yapıyorsun bunu?
Lanet olsun, bütün kapılardan ne zaman geçeceksin?
Arkandaki adamı görüyor musun?
Fransız takımının teknik direktörü o. Buraya ait olmadığını düşünüyor.
Bu da beni sinir ediyor.
Lanet olsun! Hadi, yukarı çık tekrar.
Tatilde değilsiniz.
Onun kadar beceriksiz olmayın!
Lopez!
Tamam, Fred?
- Kimsin sen? - Tom.
Devam et.
Sezonun başlangıcı. Bu hızla gidersek bir şeyimiz kalmayacak.
Tamir edin gitsin.
Fred hep böyle midir?
Evet.
Seni ezer, dediklerini dinlersin ve iyileşirsin.
İşe yarıyor mu yani?
Bazılarında.
- Sende yaramıyor sanırım? - Bilmiyorum.
- Nereye gidiyorsun? - Havuz.
Eğitim yeterince yoğun değil mi?
Hayır.
Bütün gücünüzü veriyor musunuz?
Hayır, ben ağırdan alıyorum.
Pekala, hızlanın!
Hadi, koşun!
Justine...
Eve gitmek ister misin? Sol bacağına ağırlık ver.
Gözlerini kapat ve öyle kal.
Doğru yapmıyor muyum?
Hayır.
- Ondan bir cacık olmaz. - Max, sen egzersizini yap.
Siz ikiniz kaç yaşındasınız?
Tamam, bacaklarını kas.
Kayak üzerinde de aynı şey geçerli.
Derin nefes alıp ver.
Karın kaslarını sıkıştır. Yumuşaklar.
Biraz daha!
İşte böyle.
Güzel.
Her şey yolunda mı?
Devam et, devam.
Tüh ya, öldüm.
- Ben deneyebilir miyim? - Olur.
- Nazik olmak gerek. - Aynen.
- Zor ama değil mi? - Evet.
Sen iyiymişsin bayağı.
Kayak benim için bir tutku.
Bir saniye.
- Pazartesi saat kaçta gidiyoruz? - Sabah 7'de.
- Dağa mı çıkacağız? - Belli değil.
- Annen seni alacak mı? - Hayır, otostop çekeceğim.
Niye ki? Yalnız başına mısın?
Annem şu ara Marsilya'da çalışıyor.
Marsilya'da mı?
Orada yeni işe girdi.
Eğer bir sorun olursa, bizi ara.
- İyi hafta sonları. - İyi geceler.
Bu yaşta otostop çekmek de...
Teşekkürler.
Notların belli oldu mu?
Evet, Fransızca'da 20'de 12 yaptım, matematikte 14.
- Kartın. - Ya sen Lyz?
- 16 ve 18. - Aferin.
- Çabalamadım ben. - Al.
Justine şampiyon değil, sadece bir kayak hocası olmak istiyor.
Benim gibi.
Bunu Fred'e söyleme.
Senin şampiyonayı kazanmak istediğini söyledi.
Evet, zirveye yükselmek istiyorum.
Niye?
İstiyorum işte.
Alo.
Evet, iyiyim.
Daha yeni döndüm.
- Beni duyabiliyor musun? - Evet.
Yemek pişirme, çamaşır yıkama işlerini becerebiliyor musun?
Evet, kendime bakabilirim.
Pek alışık değilsin ya, bu yüzden soruyorum. Bu arada şey söyleyecektim.
Milou Amca'yı hatırlıyor musun? Hastanedeymiş.
Çok işim oluyor ama para getiriyor işte.
Çünkü kira parası olmadan kolay olmuyor.
Yani hayat sadece kayak yapmaktan ibaret değil.
Dinliyor musun beni?
Evet! Eğer bir sorun varsa, babamdan çocuk nafakasını ödemesini isterim.
O iş o kadar basit değil ve senin buna karışmanı istemiyorum.
Öyleyse neden konusunu açıyorsun?
Gösterdiğim çabayı anlayasın diye açtım Lyz.
Senin için yaptığım fedakarlıkları anlıyor musun?
Her şeyin çok kolay olduğunu düşünüyor gibisin ama aslında...
Siktir!
Lyz, atletini giy!
Hazırlan.
Acele et!
Gidelim!
Bu küçük yarışta yüzümü kara çıkarma.
Her şeyini ortaya koymanı istiyorum ya da eve git!
Göreyim seni! Başla ve bitir şunu!
Hazır mısınız?
Yürü hadi!
Team FL World Cup'ın en yeni üyesi bölgesel yarışa başladı.
Önümüzdeki hafta doğum günüm.
- Gelir misin? - Kazandığım için mi beni davet ediyorsun?
Sence nedendir?
Aslında senden hoşlanıyorum.
- Yoksa kıskandın mı hayırdır? - Hayır.
Ama böyle gösteriş yapman da çok acınası bir durum.
Geciktin.
Hiç telefona bakmıyorsun. Bu hafta sana 20 mesaj bıraktım.
Onları dinlemiyorum. Eve yorgun argın geliyorum.
Seni daha sık arayacağım.
Her hafta.
No comments yet. Be the first to leave one.