De eerste 200 regels.
Yakalayın!
SIRADAN
Burada
güvenlik kamerası yok, değil mi?
Koşun!
Jo Anna?
Türünüz, süper güçleriniz olunca tüm dertler çözülür sanıyor.
Güçlerinizin herhangi bir hayrı, vergi falan ödemişliği var sanki.
Arkadaşların nerede?
Niye bana sürekli aynı şeyi yaptırıyorsun?
Yakar, kül ederim seni.
Hava durumuna bakmadın mı?
Yağmur yağıyor.
Modern toplumda süper güçten daha etkili ne var, biliyor musun?
Güç.
Haklı.
Başına "süper" gelmesi gücün büyük olduğunu göstermez.
Bu şey gibi aynı…
Gochujang ve chogochujang arasındaki ilişki gibi.
Ya da belki sinek
ve sirkesineği gibi.
Demem o ki
hapı yuttum.
KAYIP
LEE HWA-JIN, YAŞ 23 EN SON JONGNO NAKSHIN İSTASYONUNDA GÖRÜLDÜ
Hwa‑jin'den haber alalı bir hafta oldu mu?
Evet.
Pan-mi, içindeki öfkeyi kontrol etmeyi öğrenmen gerek.
Deniyorum.
Diyetteydin hani?
Günde bir öğün yiyorum. Onda da istediğimi yerim.
-Demin de benimle yemek yedin. -Tatlı bu.
Sen de her gün alkol alıyorsun.
-O neydi ya? -Baksana.
-Ne manyak! -Gördün mü?
Baksanıza, gördünüz mü?
-Çok pervasızmış. -Otobüsü kaldırıyor.
Süpermen gibi. Hatta Örümcek Adam gibi!
-Hop. -Yakından çekmişler.
Vay be, kaldırdı.
-Müthiş! -Adamı tutuklamışlar.
-Bir kahramanın doğuşunu izliyoruz! -Üstünden düşenler bozuk para mı?
-Evet. -Gördükleriniz yüzde 100 gerçek.
-Bizimkilerde böyle bir şey var mı? -Eskiden vardı.
Onu bulalım.
Sür…
-Sen sür. -Ne?
Hayır, olmaz. Vardiya değişimim var. Görüşürüz.
Herkes peşine düşmüştür. Onu önce biz bulmalıyız.
Bekle!
Dur bir dakika.
Biz de yakalanırız. Herkes peşindedir dedin ya.
Hwa-jin yokken onlara denk gelirsek…
İkimiz onlarla aşık atamayız.
Pan-mi!
Bu adam farklı.
Bu savaşa bir son verebilir.
Boku yedim.
Kötü bir şey yapmadım
ama nezarete atıldım.
Otobüsteki adam o, değil mi?
O manyak adam. Keş mi bu?
Baksana.
Otobüsü itmişsin diye duydum.
Ben mi?
Ben yapmadım. Ben itmedim.
Serseriye bak hele.
Kafayı yemiş.
-Hadi, beni de itsene. -Of ya.
İtmeyeyim…
-Bakın. O değildir demiştim. -Abartacak bir yanı yok.
Eziğin teki!
Sessiz olun!
Ben sessizdim.
Eve gitmek istiyorum.
Bir duş almak, telefonumu kurcalamak ve uyumak istiyorum.
Yarın sağ salim işe gitmek istiyorum. Şu an işe gitmeyi dilediğime inanamıyorum.
Tanrım. Lütfen bana yardım et.
Başın derde girerse burayı ara.
O salak ne yapıyor? Nesi var bunun?
Hayret bir şey.
BAŞKAN PARK JEONG-JA
JEONGJA KREDİLERİ
Alo?
Merhaba.
Selam.
Benim adım Kang Sang-ung.
Başım derde girerse
babam bu numarayı aramamı söyledi.
Babanın adı neydi?
Babamın adı Kang Dong-gi.
Bay Kang, Dong, Gi.
GA TO KIM
KANG DONG-GI
KREDİ SÖZLEŞMESİ KANG DONG-GI
Pekâlâ.
Baban iyi mi?
NEZARETHANE
Teşekkürler.
Gerçekten işe yaradı.
AŞKIM MIN-SUK (50)
Öldüm ben.
Memur bey, otobüs kazasındaki kahraman burada mı?
Toplantıda her şeyi tekrar anlatırım.
-Özür dilerim. -Bay Kang.
Bay Kang Sang-ung?
Ay pardon.
Gerçekten büyük badire atlattınız.
Siz kimsiniz?
JEONGJA KREDİLERİ
-Başkan Park. Bay Kang geldi. -Başkan mı?
Merhaba.
-Paran bitti, değil mi? -Pardon?
Bin. Seni eve götüreyim.
Muhtemelen aramamalıydım.
Haberleri gördüm.
Takdire şayan bir şey yapmışsın. Ben bile seninle gurur duydum.
Neyse, onca kaosun ortasında beni aramak nereden aklına geldi?
Öncelikle yardım ettiğiniz için sağ olun.
Kibarsın da.
Ama tabii
babanı nereden tanıdığımı merak ediyorsun, değil mi?
Açıkçası hiç merak etmiyorum.
Dong-gi'nin bana borcu var.
Yabancının teki sanki ahbabıymış gibi babamdan ve tefeci borcundan bahsediyor.
İnanılır gibi değil.
Yasal minimum faiz oranıyla,
toplam borcu üç milyar won ediyor.
Kapı…
BEOMHA ÇİFTLİĞİ
BEOMHA ÇİFTLİĞİ
YASAK ALAN
ONAYLANDI
OTOBÜSÜ KALDIRAN ADAM CAN KAYBINI ÖNLÜYOR
Babamın hoşuna gidecek.
AYRIŞTIRILIYOR
TAMAMLANDI
Merhaba.
Tekrar sıradan olmak nasıl bir duygu?
Yeniden doğmak gibi mi?
Bana teşekkür etmelisin.
Öldü mü?
Hayır.
Aman be. Hiç eğlenceli değil.
Bu olayın nesini büyütüyorlar acaba?
Ne güzelmiş.
-Şunu içsem ne olur? -Pardon?
Al.
Klinik deneyler hâlâ…
Beceriksiz karı.
-Otobüsçü çulsuz demiştin, değil mi? -Evet, öyle.
Daha da çulsuz yap.
-Böylece güçlerini hiç kullanamaz. -Gelir kaynağına el mi koyalım?
O çok sıkıcı olur. Bunu tür eşleşmesi gibi düşün.
Nakit dediğin kâğıt neticede. Yakalım gitsin.
Doğru ya.
Klinik deneyler bitmemişti, değil mi?
Merhaba.
Bir şey rica edeyim mi?
Lanet olsun.
Of ya.
Of, başım.
Affedersiniz.
Burada
tam olarak ne oluyor?
Gücünü gerçekten babandan mı aldın,
gözlerimle görmem lazım.
Başlayın.
Emniyetle işbirliği yapıp kanunlarla yüzleşmeliydim.
Dayak yerken aklıma bir şey geldi.
Bana burayı ara derken babamın aklından ne geçiyordu acaba?
-Kalksana. -Nesi var bu malın be?
-Bayıldı mı? -Öldü mü?
Bu ne ya? Ne oluyor?
Nedir bunlar?
Ne oluyor?
Ne oluyor ya?
İki şeyi fark ettim.
Bir, canım yandı ama beni öldürmeye yetmedi.
Hepsi para sayesinde.
İki, bu paranın tamamını harcarsam
işte o zaman gerçekten ölürüm.
Yuh!
Hadi!
-Lanet olsun! -Aman be.
Lanet olsun!
Vay canına.
Seni küçük…
Ne bakıyorsunuz? Ne var?
Bana mı vurdun? Var ya…
Param olmadığı için zorlanıyorum.
Çok yorucu.
Aslında ben ömrüm boyunca mücadele edip yoruldum zaten.
Herkes dışarı.
Güç babandan gelmiş demek.
Dong-gi nasıl?
İspanya'da…
Seyahate çıktı.
Bana borç takıp İspanya'ya tatile mi gitti?
O sinsi karıyla mı?
No comments yet. Be the first to leave one.