De eerste 200 regels.
NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ
Buradan sonra nereye gideriz, bilmiyorum.
Ayaklarımız artık bizi taşımadığında, denizle bir mi olacağız?
Sonja, yavaş ol lütfen.
Dikkatli ol, dalga var. Kardeşini ıslatma.
-Anneciğim, onu kucağıma almak istiyorum. -Onu inciteceksin.
-Selam. -Selam.
-Mutlu Noeller. -Mutlu Noeller.
Bu olayı çok büyütmesek olur mu?
Yani, şimdilik...
Karşıma çıkan ilk adamla yatağa girdiğimi düşünmelerini istemem.
Anlıyor musun?
Hayır.
Seni yarın ararım, olur mu?
Tamam mı? Lütfen.
Sen de kimsin?
Peter.
Benim, Peter.
Tanımıyorum!
Tanıyorsun. Daha önce tanışmıştık. Noel'di.
Aman Tanrım.
İçeri nasıl girdin?
Beni içeri o aldı.
Eve yabancıları mı alıyorsun?
Gecenin körüydü ve dışarısı çok soğuktu.
Defol. Dışarı, çık!
Kim dışarı çıkıyor?
Merhaba Sonja. Mutlu Noeller.
Sizi Peter Weiland'la tanıştırayım.
Neler oluyor?
-Mauschitz onu içeri almış. -Moritz.
Burada ne işin var?
Gidecek yerim yoktu.
En son serbest kaldığımda buradaydım ve Noel'di.
Merhaba.
Sen Vivi'sin.
Seni fotoğraflarından küçük bir kız olarak hatırlıyorum.
Kim olduğumu nasıl biliyorsun?
Anne, fotoğraflarım onda ne arıyor?
Mutlu Noeller.
Şu an bunu kaldıramayacağım.
Ben sahile iniyorum döndüğümde gitmiş ol, tamam mı?
Sonja.
Dediğini duydun.
Git. Defol!
Hayır, o kalıyor!
Ama Vivi, o bir terörist!
Bugün, Bükreş'in merkezinde...
Daha hazırlanmadın mı sen?
O ceketle gecelik günlerdir üstünde.
Bugün Noel, sana bu elbiseyi çıkardım.
Onu giymem ben.
Hayatı zorlaştırma.
Ljubica, bana yardım eder misin?
Ljubica, bu elbiseyi anneme giydirir misin?
Bazen direnir.
-Böyle konuşma. Çocuk değilim. -Öyle davranma o zaman.
Fazla konuşmuyorsun.
Sırrı olan bir kadınsın.
Her kadının sırrı olmalı.
Saçmalama anne.
Saklayacak bir şeyin olmaması iyidir.
...Kızıl Ordu...
İşte, işte o!
...Peter Weiland ve suç ortakları halen kaçaklar.
Sakalını kesmiş.
Polis, halktan yardım talep ediyor.
Her türlü bilgi çok...
Polisi aramalısın!
KOF üyelerinin...
Polisi mi arayalım? Neden?
...saldırgan ve çok tehlikeli olduğu biliniyor.
Alma saçmalıyor işte.
Bir şey yok.
Peki.
Banyoya giriyorum.
Sen yapar mısın Eva? Hemen.
Lütfen?
Olur.
Katil olduğunu biliyordum.
Mutlu Noeller.
Peter geldi...
ve Vivi hakkındaki her şeyi biliyor...
Bir anlaşma yapmıştık!
Anne, beni dinliyor musun? Söz vermiştin!
Vivi ve Lara...
bu sene tamamen...
yeni bir ben görsünler istedim.
Şimdi de o geldi! Her şey mahvoldu anne!
Soni...
Çok güzel.
Anne. Muhteşem görünüyor.
Yardım edeyim mi?
Sonja, bu adamın ne yaptığını ve kim olduğunu biliyor musun?
Eva!
Size mutlu Noeller diliyoruz Size mutlu Noeller diliyoruz
Size mutlu Noeller ve...
Dışarıda donsa mıydı?
Hayır, senin bir suçun yok.
Devamlı ya Vivi'nin, ya annemin ya da
hapisten çıkan birinin dramına şahit oluyoruz. O kadar bıktım ki!
Dün için özür dilerim.
Bütün bunlarla canını sıkmamaya çalış.
Babanın üç çocuğu daha olduğunu öğrensen nasıl hissederdin?
Bizde böyle bir şey asla olmaz.
-Affedersin. -Bizden farkınız yok.
Bu olanları kaldıramıyorsan, birinin ağaca
çok yakın oturmasının olay sayıldığı ailene dönebilirsin.
Sen kendin söyledin, hepsi kafayı yemiş.
Ben söyleyebilirim, çünkü benim ailem.
Peter nerede?
Duşta.
Kimseyi havaya uçurmaz.
Kahretsin.
Moritz konusunda haklısın.
Geldiğimizden beri aramız iyi değil.
Ondan mı yoksa sizden mi daha çok utanayım, bilmiyorum.
Büyükannem bunu söylemek istiyor olmalı.
Peter'ın geleceğini, hayatta olduğunu.
Sen beni duymadın mı?
Efendim?
Büyükanne! Yat yerine! Hayır!
Büyükanne! Tanrım.
Hans'ı ara!
Büyükanne? Tanrım. Geçti.
Nasıl?
İyi görünmüyor.
Onu iki gün önce götürmeliydim.
Yeniden ayağa kalkıp bana kotun çok dar demesini...
ya da kek ister misin...
...ya da eve ne zaman döneceksin...
...diye sormasını bekliyorum.
Gel buraya.
Affedersiniz.
Hans, Peter. Peter, Hans. Tanışmıştınız.
Bugün başka otobüs geçmez.
Noel arifesindeyiz.
Hep burada ölmek istediğini söylerdi.
Kimse ölmeyecek.
Büyükanne?
Büyükanne, buradayız.
Size bir şey söylemeliyim.
Büyükanne, her şey yolunda.
Peter geldi, yazışmışsınız,
her şeyi biliyoruz.
Onu bulmalısınız.
Neyi bulmalıyız?
Saklanma yerini.
Dışarıda. Vivi.
Bana söz ver.
Söz veriyorum.
Dışarıda bir şey var, gidip bakalım.
-Şimdi mi? -Evet, şimdi!
Bize ihtiyaçları var mı?
Her zaman her şeyle ilgilenemezsin.
İçelim hadi. Bugün Noel.
Bana da var mı?
Sana yok. Sen teröristsin.
Biliyorum, o zamanlar serseriydim.
Senden bir şey çalmak istemezdim.
O çok özel biri.
Uzun sürmese bile,
kimse Sonja kadar çok ve tutkuyla sevemez.
Mauschitz!
Otobüs kalmamış.
Öyleyse burada kalın.
Burada. Sıcak ve rahat.
Bir tane daha iç Hans.
Bir şey buldunuz mu?
Burada hiçbir şey yok.
Evde de yok.
-Ne arıyoruz? -Hiçbir fikrim yok.
Geri dönelim o zaman. Bugün Noel.
Bırak şu Noel'i. Kimsenin umurunda değil.
Umurunda olmayan tek kişi sensin.
Öyle mi?
Ne zamandır Noel kutlamak istiyorsun?
Geçen yıl, sokak köpeklerini kurtarırken hepsi hastalanıverdi.
Ondan önceki yıl İbiza'da buluşacaktık ama bodrumu su bastı.
Sen de neşe küpü değilsin Vivi.
İşin uzmanı değilim ama kesinlikle depresyondasın.
-Ben mi? -Evet.
Duydun mu?
Ne var?
Bence haklı.
Çok iyi anlaşıyormuşuz gibi yapmamam depresyonda olduğum anlamına gelmez.
Bir kere de aklındakini söyle Lara!
Orada suspus dikilme de konuş!
Dünya hep, annemin dertlerinin ve dramlarının etrafında dönüyor dersin.
Ama aynı onun gibisin! Farkında mısın?
Beni hiç dinlemiyorsun Vivi.
İkiniz de beni görmüyorsunuz.
Sen annem gibisin. Uyuşturucu kullanıyorsun.
Değilim ve uyuşturucu kullanmıyorum.
Annenizi bir hakaret aracı olarak kullanmanız kalbimi kırıyor.
Tanrım!
Vivi.
Vivi, uyan.
Vivi.
Anne? Ne var?
No comments yet. Be the first to leave one.