The Three Musketeers: Milady

The Three Musketeers: Milady

Les Trois Mousquetaires : Milady

Pobierz napisy Turkish

Informacje o wydaniu

The Three Musketeers - Part II Milady 2023 1080p BluRay x264 AAC-[YTS MX]
Komentarz od VaeVictis555

Tagi

bluray
Opublikowano: 2024-05-23
Pobrania: 89
Dla niesłyszących: No
FPS: 23.976

Podgląd napisów Turkish

Pierwsze 200 wierszy.

Genç D'artagnan Paris'e gider. Kral'ın silahşörlerine katılmayı hayal etmektedir..

Ünlü Athos, Porthos and Aramis ile karşılaşmasıyla hayali gerçek olur.

Fakat macerayla dolu bu yeni hayat ve kardeşlik çoğunlukla tehlikeyle doludur.

Bun tehlikelerin en zorlusu ise Cardinal Richelieu'nun casusu gizemli Milady de Winter'dır.

Paris'e varalı ne kadar oldu, D'Artagnan?

Bu sabah.

Üç saat içinde üç silahşörle üç düello!

Seni öldürmek zorunda kalmasaydım, seni içki içmeye davet ederdim.

Sağlığıma içersiniz.

Constance...

Yüreğine dokunduğumu görüyorum.

Aşktan sakın, D'Artagnan.

Hiç aşık olmadın mı?

O çok güzel, çok saf...

Kadın kaçıyordu.

15 yaşındayken kendisine son derece zalimce davranan Marquis ile evlendirildi.

Kadın yargılandı, hüküm giydi damgalandı,

ve asıldı.

Kimin için çalışıyorsunuz, madam?

Çoğunlukla şeytan için.

Gözlerindeki kıvılcımı görüyorum, D'Artagnan.

Ve o kıvılcımdan, seni yok edecek bir ateş başlatacağım.

Fransa Krallığı iki kampa bölünmüş durumda. Protestan Cumhuriyetçiler ve ona karşı olan Katolik Kralcılar.

Komplolar. Cinayetler. İhanetler. Ülke iç savaşa hiç bu kadar yaklaşmamıştı.

Kardeşiniz, Benjamin de la Fere, La Rochelle'nun güçlü bir destekçisi.

Benjamin! Benjamin!

Protestan bir Cumhuriyet kuracağız.

Krallığın kalbine saldıracağız.

Şimdi taraf seçme vakti.

Gaston de France, Maria de Bourbon'u eşin olarak kabul ediyor musun?

Ediyorum.

Sizi karı ve koca ilan ediyorum.

Atıcı! Kral'ı koruyun!

Silahşörler Kral'a karşı yapılan saldırıyı engelledi. Ancak komplocuların kimliği bir gizem olarak kaldı...

Gölgelerin arasında, güçlü kuvvetler hala komplo kurmakta ve gücü ele geçirmek için herşeyi yapmaktadırlar.

Savaşa sahipsiniz. Yakında bir ülkeniz olacak.

Tanrı'nın izniyle.

Constance!

D'Artagnan!

Üç Silahşörler Bölüm 2: Milady Çeviri: VaeVictis555

Mahkumlarımız, Brandicourt ve Bremont,

Majestelerine karşı girişilen suikastın katılımcıları

hücrelerinde ölü bulundu.

Ne zaman olmuş?

Bu sabah, mösyö.

Bir şey... söyleyebildiler mi? Mektuplarını nasıl deşifre edebileceğimizi biliyor musunuz?

Hayır...

Ve hepsi bu değil. Sorgulamak istediğimiz Başrahip Rougon, kayboldu.

Evinin her yerinde kan izleri vardı.

Komplonun lideri, suç ortaklarını ortadan kaldırıyor.

Majesteleri...

Size yalvarıyorum, komplocu ortaya çıkana kadar Paris'den ayrılmayın.

Yüzbaşı, bu tehditin en tehlikeli olduğu yer Paris değil mi?

Majestelerinin doğruca düşmana doğru

gitmesini mi istiyorsunuz?

Bu sıkıntılı zamanlarda, Kral ve Fransa korku göstermemeli.

Bazen birinin görevini icra etmesi zordur.

Fakat görevini hiç yapmayan kadar acı verici değildir.

La Rochelle'ya gideceğim. Gaston komutan olacak.

Hala hayatta olanı prangaya vur. Onu sorgulayacağım.

Ve Başrahip Rougon'u köpeklere yedir!

Sayende, Kral protestanlara savaş ilan etti.

Güzel. Çok güzel. Mutfağa git. Seni doyursunlar.

Gücünü topla. Dişi şeytanla karşılaşmadan önce ihtiyacın olacak.

Kadın bir şey söylemedi mi?

Tek kelime etmedi.

Mayol onu sorguladı mı?

Evet. Kadın onu öyle sert ısırdı ki neredeyse parmağı kopuyordu.

Benim sayemde, konuşacak.

Silahşör de konuşacak. Hiç şüphem yok.

İyi geceler, Mösyö Kont.

Tek kelime etme. Beni mahkuma götür.

Senin yerinde olsam, mümkün olduğu kadar en az kişinin olduğu yolu seçerdim.

Benim kim olduğumu biliyor musun?

Bilmek istemiyorum.

Eğer adımı bilseydin, bu kadar acele etmezdin.

Peki hançerimin ucundaki bu kişi kimmiş?

Henri de Talleyrand Perigord, Chalais Kontu, Katolik Ligi'nin başı.

Böylesi küçük bir kimse için büyük ünvanlar.

Seni zengin bir adam yababilirim. Ya da ölü bir adam.

Ben seni yalnızca ölü bir adam yapabilirim. O yüzden bir numaraya kalkma. Gidelim!

Canlı görünün, kardeşler! Canlı görünün!

Çıt çıkarma.

Bizi mahkuma götür.

Ne diyorsa yap! Yap şunu.

Constance?

Anahtarlar!

Alarm! Silah başına!

Ne oldu?

Herkes toplansın! Alarm! Herkes buraya, çabuk! Çabuk, çabuk! Silahlara!

Ne yapıyorsun?

Üst kata!

Geliyorlar.

Ver şunu bana.

Onları geride tut.

Dayanmayacak. Daha hızlı!

Hayır, hayır, hayır! Köpeklerden korkarım!

Yakalayın onları! Duvardalar!

Bulun onları! Ve bana kafalarını La Rochelle'ya getirin.

Eh!

Orada bu kadar önemli ne var?

Kral'ı öldürmek isteyen kişinin ismi.

Dur tahmin edeyim. Uzun boylu, kırmızı giysili ve keçi sakallı biri mi?

Çok yakışıklısın. Ama ne yazık ki çok aptalsın.

Seni kurtaran kişiye karşı daha nazik olmalısın.

Kurtarmak istediğin kişi ben değildim, Constance Bonacieux idi.

Dur! Ne?

Kız kaçırıldı çünkü hainleri gördü.

O nerede?

Chalais'e sor. Constance onda.

Hiçbir şey göremiyorum...

Sen Chalais ile ne yapıyordun?

Kanıt bulmak için emir almıştım. Dikkatsiz davrandım.

Bunun ne anlama geldiğini biliyor musun?

Henüz değil.

Eğer giyinik kalırsan, donarak öleceksin.

Benim için endişelenme.

Geri gelirlerse diye sana canlıyken ihtiyacım var.

Neden Katolik Ligi'nin başı, Protestanlarla ittifak halinde?

Bu hiç mantıklı değil.

İki taraf da savaş istedi...

Yalnızca Kral barış ister.

Peki şu senin Richelieu?

Richelieu'nün gücü Kral'dan geliyor.

Eğer Kral düşerse, o da düşer. Neden onu öldürmek istesin ki?

Utandın mı, D'Artagnan?

Oh hayır. Ben... Ben...

Hiç de utanmadım.

Neden korkuyorsun?

Kendinden mi?

Yoksa benden mi?

Çok küstahsın...

En zayıfın ben olduğumu kim söyledi...

Gözlerin.

Sesin.

Bedenin.

Her şeyi onlar söyledi.

Üzgünüm, ama kalbim Constance'a ait.

Dur. Dur.

Eğer onu seviyorsan, unut onu. Onu kurtarmanın tek yolu bu olabilir.

Bizler katiliz, D'Artagnan, beğensen de beğenmesen de.

Nereye gitsek, ölüm peşimizden geliyor.

Ben senin gibi değilim.

Biliyorsun bu doğru değil.

Bırak karanlık seni alsın.

Dur. Uzaklaş!

Hey.

Kadın nerede?

Bilmiyorum...

Kalk ayağa!

Hey! Beni duyuyor musun, Milady de Winter?

Beni duyabildiğini biliyorum!

Sana ait olmayan bir şeyi aldın!

Sana on saniye vereceğim!

Benden çaldığını geri vermen için!

Yoksa arkadaşın, bedelini canıyla öder!

On! Dokuz! Sekiz! Yedi!

Sonunda, biraz uzun sürdü.

Bana yardım edebilirdin.

Bağırdığını duymadım.

Alınmaca yok değil mi?

Alınmaca yok.

Savaşa gideceğin doğru mu?

Evet.

Vedalaşmak için seni görmeye geldim.

Eğer savaş olmasaydı, gelmez miydin?

Gelirdim.

Fakat biliyorsun ki baban bir asker...

Tanrı bunu benim için seçti.

Bu bizim üzerimize bir sorumluluk.

Bugün senin küçük omuzlarına bıraktığım bir sorumluluk.

Gerçi bunu sen istemedin.

Biliyorsun, oğlum,

La Rochelle'den geri dönemeyebilirim.

Anladın mı?

Ve eğer ölürsem,

şunu bil ki boşuna ölmeyeceğim.

Böylece adını gururla taşıyabilirsin.

Çünkü bir gün, sen Count de la Fère olacaksın.

Joseph! Jose... Joseph!

Geri döneceğine söz ver! Söz ver!

Söz veriyorum. Söz veriyorum.

Diğer hayvan nerede?

Porthos'dan ayrı bir görev yapıyor, yalnız başına yapmak istedi

D'Artagnan yanılıyor. Miktar kaliteye zarar vermez!

Tamam, anladım.

Mösyö!

Sorun ne?

Ne yapıyorsun, Aramis? Aramis! Aramis!

Aramis?

Annemiz bana, senin hamile olduğunu yazdı! Neler oluyor?

Burada olamazsın!

Neden hiçbir şey söylemedin?

Porthos?

Matilda! Nasıl da değiştin! Çok tatlısın.

Üzgünüm, bir konuşmanın ortasındaydık.

Anlaşıldı.

Gel.

Merhaba rahibeler. Biriniz bana azıcık misafirperverlik gösterebilir mi?

Uzanacak bir yer arıyorum. Şu müsait mi? Evet mi? Harika.

More Turkish subtitles for The Three Musketeers: Milady

Komentarze

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left