Pierwsze 200 wierszy.
İngiliz yönetimi sırasında Kotha çorak bir araziydi.
Yargılanmadan idam edilen azılı suçlular buraya gömülürdü.
Daha sonra Kerala ve Tamil Nadu'dan insanlar gelip buraya yerleştiler.
Artık burası küçük bir kasaba
Bir yanda zengin tüccarların varlıklı yaşam tarzı.
Diğer yanda ise karanlığın hüküm sürdüğü kasvetli sokaklar.
Kotha iki farklı dünyaya ev sahipliği yapıyordu.
Sanki toprağındaki kan kokusundan sarhoş olmuş gibi...
Kotha'da yeni bir suçlu klanı ortaya çıktı.
Buraya gelen en akıllı polisler bile mağlup olarak geri döndüler.
Sonunda kasaba halkı bir sonuca vardı.
Bu Kotha'nın kaderi.
KOTHA'NIN KRALI ÇEVİRİ: GÜNER TEAM
İşte o zaman kader bu adamı Kotha'ya gönderdi.
- Yorgun musun? - Hayır.
Neredeyse geldik.
Kotha o köprünün hemen arkasında.
Dikkat et. Bir çocuk.
Hey! Ne yapıyorsun?
İki gündür hiçbir şey yemedim efendim.
Ona ver.
Al.
Harika!
Tekrar sızlanmaya başlama.
Sütünü yeni içtin.
Sen arabada kal, ben bir paket alacağım.
Bunlardan beş tane paketle.
Bir dakika efendim.
Bir çocuk aç olduğunu söyleyerek benden biraz para istedi.
Ama bunun bir hile olduğunu düşünüyorum.
Bu sonu olmalı.
Esrar satın almak içindir.
Vay piç!
- Kim o? - Kochi'den.
Son 5 yıldır buralarda.
Bu kasabanın kötü şöhretli olduğunu duydum.
Bu doğru mu?
Siz bir polissiniz efendim.
Nerden anladın?
Kalikkutty hayatında çok fazla polis gördü.
Ben Shahul Hassan.
Şehrin Yeni Böge Müfettişi.
Bu bir sürgün mü efendim?
Evet.
Ceza olarak gönderildim.
Oldu mu?
Buyrun efendim.
Al.
Tamam.
Kannan Bhai kim?
Bilmiyorum.
Tamam.
Ben bakarım.
- Evet? - Merhaba efendim.
Efendim, ben Tara ve bu da Rahibe Reena.
Sizinle özel olarak konuşmamız lazım.
Girin.
Bu benim karım - Merhaba.
- Oturun şöyle. - Gel kardeşim.
Buyrun anlatın.
Efendim, şehirde bir kitapçı işletiyorum.
Ayrıca haftada iki kez Kripa Rehabilitasyon Merkezi'nde gönüllü olarak çalışıyorum.
Burası şehirden yaklaşık 10 km uzakta.
Merkezin sorumlusu benim efendim.
Hocam şuna bir bakın lütfen.
KRİPA BAĞIMLILIĞI ÖNLEME MERKEZİ
Kotha'nın genç nesli kendi mezarını kazıyordu.
Ailelerinin tek umudu olan gençler.
Uyuşturucu karar verme yeteneklerini bozdu
Hayatlarını mahvetti.
Bu kartel tek bir adam tarafından yönetiliyor.
Kannan.
Kannan Reis.
Buraya tayin edilidiğimden beri bunu duyuyorum.
Onun adını!
Efendim umudunuzu size bağladık.
Hizmet verdiğiniz her karakolda sınırında suça karşı önlem aldınız.
Lütfen bir çözüm bulun efendim.
Bunu bana bırak Rahibe
Bu benim görevim...
Bir lütuf değil.
KOTHA POLİS MERKEZİ
Onun çok sinirli olduğunu duydum.
Bu yüzden şakalarınızı kendinize saklayın.
Tamam efendim.
Günaydın efendim.
Günaydın.
- Tony, değil mi? - Efendim.
Efendim, ben Janardhanan, ASI.
Oturun.
- Buralı mısın Tony? - Evet efendim.
Peki sen iyi bir futbolcu musun?
Sadece futbol oynuyorum. Hepsi bu kadar efendim.
Hayır Tony efendim harika bir oyuncudur
Son Federasyon Kupası'nın en golcü oyuncusuydu.
Bu nedir?
Benden şehirdeki sorun çıkaranları
Aramamı ve imzaların almamı istediniz.
Ah evet, bir bakayım.
İmzaların çoğu acıklı.
Çanta Leslie!
- Neden öyle deniyor? - O bir kiralık katil.
Şu anda kefaletle serbest.
Bir adamın ölmesi için bir çanta yeter.
Bu onun felsefesi.
Bunun dışında iyi bir adamdır efendim.
Peelan, Erilan, Rock, Mymu Obbball, Roly-Poly...
Yedi tanesi imzalamamış, neden?
Bunlar Kannan ve onun K takımı.
Kannan Bhai bizden kayıt defteriyle kumarhanesine gitmemizi istedi.
Ciddi misin?
Üstlerimiz bile Kannan'la buluşmak için oraya gidiyor.
Sikimde bile değil.
Eminim gerçek bir polisle tanışmamıştır.
-Efendim, biz... -Bekle.
Ne mırıldanıyorsun?
Efendim, burada Bijoy efendimin yerini aldınız.
Yani?
Bijoy efendim neden gitti biliyor musunuz?
Yüksek öğrenim görmek için izne çıktığını duydum.
Gerçeği bilmek ister misiniz efendim?
Bijoy efendim evde mi?
Evet.
Tanıyamadım.
Kotha'da beni tanımayan tek kişi sensin.
Hadi beyler.
Satranç.
Kraliyet oyunu.
Ne istiyorsun, serseri?
Baba!
Oh hayır!
- Bırak beni. - Dur!
- Gel kardeşim. - Oh hayır, lütfen!
- Ne yapıyorsun? - Bırakın beni.
Bırakın beni - Kıpırdama.
Efendim, 2 kilo kokainin ne kadara mal olduğunu bilmiyor musun?
- Oğlum. - Otur oğlum.
Otur lan!
- Oyun oynayalım mı? - Bırakın beni.
Bırakın.
Sıra sende.
Baba?
SIRA SENDE!
Baban geberdiğinde yaşamak istemiyor musun?
Oğlum.
Dediğini yap evladım.
Güzel hamle!
Korkudan etkilenmiyorsun.
Mallarımı karakoldan alacağım.
İşte sana bin rupi.
Senin o kirli paranı istemiyorum.
Yani paramı istemiyor musun?
Bırakın!
Bu gacı bir aileye bakmanın ne kadar zor olduğunu biliyor.
Üç hafta. Yaran 3 haftada iyileşecek.
- Bijoy. - Hey, sen!
Unutma....
Ben bir devlet memuruyum.
Burda devlet benim.
Lütfen reis. O ben değildim.
Bırak beni reis yemin ederim o ben değilim.
Yani gerçekten onlar tehlikeliler.
O zaman gidip onlarla tanışalım.
Efendim.
- Burada bekleyin. - Emredersiniz efendim.
- Hadi içeri girelim. - Efendim.
Alo!
Enişte.
Gerçek aşkımı buldum.
Rithu.
Rithu Ravi.
Takma adı Ponnu.
- Bana evet dedi. - Jino...
Seni defalarca kez uyardım.
Senin gacı sorunlarını çözmek benim işim değil.
- Ama bu farklı - Jino... - Abi.
CI seni görmeye gelmiş.
Onu içeri al.
Merhaba Shahul efendim, gelin.
Oturun lütfen.
Tony, otur.
Demek efsane kötü şöhretli K takımı.
Sadece söylentiden ibaret efendim.
Bu çocuklar kan görünce bayılıyor.
Ah imzalar. Getir onu.
Hayır.
Uyuşturucu ticareti mi yapıyorsun Kannan?
Ona Kannan reis deyin efendim.
Bana konuşma öğretme. Serseri it.
-Sayın! -Sen! -Hayır!
Efendim rolü almak için burda.
Bu doğru.
Kotha'nın artık iki role ihtiyacı yok. Sadece birimize ihtiyacı var.
Tony, ondan bir şeyler öğren.
Kendine polis diyorsun!
Cesarete ihtiyacın var.
Son parça.
Size çok yakışacak.
Gözüne ne oldu?
- Alo. - Alo.
No comments yet. Be the first to leave one.