Pierwsze 200 wierszy.
NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ
Nasıl Tanrı'yı seviyorum diyebilirim?
GEY ŞEHRİ
Daha sevemezken
hemen yanı başımdakileri.
Sahip olduğun tüm yetenekleri,
insanlığın iyiliği için kullanıyorsun.
Queer Eye inanılmaz bir deneyim oldu.
Farklılıklarımıza rağmen birbirimizi sevebileceğimizi
gösterdik.
Araba yolculuğu!
Direksiyon başına.
Nereye gidiyoruz?
Kansas City'ye.
Kansas City, Missouri mi?
Bilin bakalım...
- Hayır! - Yine bu oyun olmaz.
- Gözümle gördüm bilin... - Hayır!
Şoför değiştirelim.
Hey! Çocuklar, durun.
Çocuklar, bekleyin...
- Antoni nerede? - Ne?
- Antoni nerede? - Onu benzincide unuttuk.
Kansas City'deyiz çocuklar. Başardık.
- Hey, hazır mısınız? - Hadi başlayalım.
Selam!
Selam!
Birini anlamak için
onun yolunda yürümelisiniz.
- Topuklu ayakkabıyla. - Tekerlekle de olur.
İnsan her şekilde insandır.
Hepimiz değişebilecek güçteyiz.
Selam!
Bazen "Seni ve yaşadıklarını anlıyorum." diyen birine
ihtiyaç duyarsınız.
Kişisel bakım içseldir.
Yemek sevgidir.
Çaba harcayın.
Bunu hak ediyorsunuz.
Hayat sizin. İyi tasarlayın.
Merhaba.
- Çocuklar, evdeyiz. - Evet.
ANTONI YEMEK VE ŞARAP
TAN MODA
KARAMO KÜLTÜR
BOBBY TASARIM JONATHAN KİŞİSEL BAKIM
Sıradaki kahraman için hazır mıyız?
- Evet! - Ama bu haftaki kahramanımız kadın.
Kadın kahramanlara bayılırım!
Adım Jody Castellucci.
49 yaşındayım ve Amazonia, Missouri'de yaşıyorum.
Kasaba kızı olmayı seviyorum.
Kocası Chris tarafından aday gösterildi.
Jody'nin üç torunu var.
Bir oğlan, iki kız ve Chris onun ikinci eşi.
İlk randevularında Chris ile ava çıkmışlar
ve o günden beri birbirlerine âşıklar.
İlk randevularıma genelde ben de silahla giderim.
Eşim Chris ile aslında internette tanıştım. Sonra çakal avına çıktık.
İlk randevumuz buydu.
Daha ilk günden ondan çok etkilenmiştim. En iyi arkadaşım gibiydi.
- Kazandı. - Öyle, benim oldu.
Jody kendi ürünlerini üretiyor. Müthiş! -Kendi etini avlıyor ve balık tutuyor. -Sevdim.
Avlanmaya ilk kez on yaşındayken başladım.
Çıkıp eve bir sincapla dönmeye bayılırdım.
Yemek getirmiş gibi hissederdim.
Bol yağda kızarmış sincap dahil...
Bir daha söyler misin?
Bol yağda kızarmış sicap.
- Sincap olacak. - Sincap, sincap.
Sicap söylenişi, sincap ise bir kelime.
- Güzelim, sincap olacak. - Sincap!
- SİNCAP! - Sincap. Sincap.
Siz birer moronsunuz.
Tamamı erkek federal bir hapishanede çalışıyor. Zor bir işi var.
- Bekle, ne? - O bir kadın gardiyan mı?
Hiç sormayın.
Hapishane üniformasını giymediği zaman eşinin kıyafetlerini giyiyor,
yani genelde kamuflajlarını.
Başka yeni ne var?
1875'ten kalma evleri
kasaba hayatı ve av tutkuları için bir mabet gibi.
- Tahnitçilik. - Buna ne dersiniz?
Bir sürü ölü hayvan.
Tamam. Jody 25 yıldan fazladır saçını profesyonel olarak
kestirmemiş ve boyatmamış.
Bekle bir dakika. Ne?
Harika. Saçlarını seviyorum.
Sanırım bu onun sevdiğim taraflarından biri.
Kocam ve saçım.
Sanırım bunu seksi buluyor çünkü saçım hep toplu.
Uyuyacağım zaman falan salıyorum. O zaman,
"Ah, saçların." diyor.
Evet.
Yüzünü açmak için saçlarını arkada topuz yapıyor
ve sadece maskara kullanıyor.
Hiç bu seviyede bir iş yapmamıştım.
Jody'yi lüks bir randevuya çıkarmak isterdim
ama av ve balık tutma haricinde dışarıda rahat edemiyor.
Yani pek dışarı çıkmıyorlar... Bu üzücü.
Bu tip yerlerde süslü şeyler insanları rahatsız edebilir.
Sanırım Jody "Umurumda değil." moduna girmiş.
Bence her zaman çok güzel ama kendinden memnun olduğunu sanmıyorum.
On yıldır evliler ama hiç balayına gitmemişler.
Chris onuncu yıl dönümleri için Jody'yi dışarı çıkaracak
ve Jody'nin bu gece için Muhteşem Beşli'nin yardımına ihtiyacı var.
Küçük bir "İşte Böyle Bir Kız" anı yaşayacak.
Jody'yi aday gösterdim
çünkü kendini yeniden beğenmesini istiyorum.
Şu an beğendiğini sanmıyorum.
İçindeki cevheri çıkaracak birine ihtiyacı var.
Bu haftaki göreviniz çocuklar, avcı Jody'yi
- ava dönüştürmek. - Tamam! Evet!
BİRİNCİ GÜN
ORMANA
- Küçük bir çiftlikteyiz. - Muhteşem.
Şu güzel ata bakın.
Yiyemeyeceğim tek hayvan attır.
Anlaşıldı mı?
Çok hoş.
Bu neydi böyle?
- Bu bir silah mıydı? - Sanırım öyle.
İşte orada.
Merhaba.
Çok çamurlu, dikkat edin.
Neyse ki bugün topuklularını giymemiş.
- Aman Tanrım! - Evet kraliçe.
Şuna bak.
- Nasılsın? - Şu kıyafetlere bakın.
- Harikayım. - Muhteşem görünüyorsun.
- Nasılsın? - Harikayım.
Harika bir kucaklaşmaydı.
Olamaz, saçımı açmamı istiyor.
Şuna bakın!
- Muhteşem saçların var. - Uzun, kalın saçlar.
- Çok güzel. - Bize bir şey göster.
- Lütfen içeriyi görmek istiyoruz. - Müthiş.
- Bize içeriyi göster. - Tamam.
- Önden sen. - Tamam.
- Beyler arkadan. - Tamam.
Nefret ettim diyemem.
Bir sürü kamuflaj var.
- Aynen. - Daha da fazlası var.
O aslında geyik avladığım bileşik yay.
Altı üstü neresi onu bile bilmiyorum.
- Bunu sen mi...? Sen mi tutuyorsun? - Hayır.
Hayır.
Aman...
...Tanrım.
Bir korku filmindeyiz.
Tanım, sen bilirsin.
Sanki Pamuk Prenses'in tüm dostları duvara asılmış gibi.
Jura Devri'nden bir pterodaktil kaz,
açılınca kanatlarının genişliği bir buçuk metreyi bulur.
- Bunlar nereden? Çok güzel. - Bahçemden,
bunlar aslında hıyar.
Hayır.
Hadi.
Egzersizimi yapıyorum işte.
Ava gitmeden önce.
Alarm çalar, sonra ne olur?
Sabahları kalktığımda genellikle ilk önce
- duş almam gerek. - Evet?
Sonra buraya gelip yüzüme krem sürmeliyim.
- Yoksa çok kuruyor. - Evet.
Bundan yüzüme azıcık sürerim.
Ama bu vücut losyonu.
Sence SPF özelliği var mıdır?
Gerçekten pürüzsüz ve yumuşak yapıyor.
Hayır!
Hanımcığım.
Anlaşılan cilt bakımında eksikliğin var.
Cilt bakımına gelince, ben şahsen daha çok sorunu önlemek isterim.
- Sarışın olduğum için kızarıklıklarım var. - Evet.
Güneş kremi ve biraz renk düzenleyici lazım.
Konu kişisel bakım
ya da kendimize özen gösterme olunca
"İşim gereği pek ihtiyacım yok çünkü bir hapishanede çalışıyorum
ve evden daha ziyade de açık havadayız."
Ama içinde birazcık merak uyandırmak istiyorum.
- Tamam. - Hayvanlar ve bitkilere olan
merakının sekizde birini kendi bakımına göstersen...
- Evet? - ...hedefimize ulaşırdık.
Sence karının özgüveni tam mı?
Özgüveni var ama görünüşü konusunda olduğunu sanmam.
Becerileri konusunda özgüvenli.
Neticede özgüven gerektiren bir iş yapıyor.
Ama konu kendinden, görünümünden memnun olmaksa
sanmıyorum.
Sanırım bunu yitiriyor.
Karını sevdiğin çok açık.
Evet.
Evet, karına olan aşkın resmen etrafa yayılıyor.
Seviyorum. Bilirsin, o başıma gelen en iyi şey.
Aman Tanrım, iki gri sincap.
Kürkü var.
Vay be!
Ne sıklıkta kuaföre gidiyorsun? Ya da gitmiyorsun?
- Hiç gitmiyorum. - Hiç mi?
-Saçımı hiç kestirmedim. -Peki, nasıl boyuyorsun? Aslında bone takıp kendim çekiyorum.
No comments yet. Be the first to leave one.