Pierwsze 200 wierszy.
Mekânlar, kişiler, kurumlar,
durumlar ve olaylar kurgu ürünüdür.
Çocuk oyuncuların sahneleri
güvenli şartlarda çekilmiştir.
The Manipulated
Arleli'nin eseri için şu anki teklif 2,3 milyar.
Şimdiye dek gelen en yüksek teklif. 2,4 var mı?
Alandan 2,4 geldi.
2,5 milyar. Telefondan 2,5 milyar geldi. 2,6 milyar.
Alandan 40 numara 2,6 milyar verdi. En yüksek teklif bu.
2,7 milyar.
2,7 milyar. İnternet üzerinden 2,7 milyar geldi.
56 numaralı teklif veren en yüksek teklifin sahibi.
2,8 milyar gelir mi?
39 numaralı teklif veren 2,8 milyarla en yüksek teklifi verdi.
Arleli dâhi bir heykeltıraş.
Her müzayedede eserleri fiyat rekorları kırmaya
ve ilgi görmeye devam ediyor.
Bugün müzayedeye çıkan eser,
Arleli'nin "Ağıt" isimli serisinden 73 numaralı eser.
Bu parçaya 2,9 milyar won istiyoruz.
ÇEVRİM İÇİ TEKLİF 56
İnternet üzerinden 2,9 milyar teklif geldi.
Çevrim içi teklif veren en yüksek teklifin sahibi.
Şimdi üç milyar arıyoruz. Üç milyar var mı?
Alandaki 39 numaralı teklif verenden üç milyar teklif geldi
ve en yüksek teklif bu.
Artık teklif aralığını yükseltelim.
Bundan sonra 500 milyon won aralıklarla teklif gelecek.
3,5 milyar won. 3,5 milyar won veren var mı?
3,5 milyar.
İnternet üzerinden 3,5 milyar geldi.
Şu anki en yüksek teklif bu.
Dört milyar gelir mi?
Bu çok değerli bir eser olduğu için
biraz daha vakte ihtiyaç duyabilirsiniz.
Karar vermeniz için zaman olsun diye beş dakikalık ara vereceğiz
ve sonra müzayedeye devam edeceğiz.
BAŞKAN SHIN MYUNGHO
Sana heykelden başka bir şey versem olur mu?
Fiyatı sabit olsa daha iyi olur.
Şu soruya cevap verin Başkan Bey.
Size bir sorum var.
Oğlunuzun canının ederi nedir?
Gördünüz mü? Siz bile cevap veremediniz.
Ben başka bir şey istemiyorum.
Bu işe devam etmek isterseniz
bana Arleli'nin eserini getirmek zorundasınız.
Reddederseniz de işi iptal ettiğinizi düşünürüm.
ARLELI - "AĞIT" #73 FİYAT BELİRLENİYOR
Pekâlâ, müzayedeye devam edelim.
Alandaki konuğumuzdan dört milyar istiyoruz.
Dört milyar? 39 numaralı teklif verenden geldi.
Şimdi çevrim içi teklif verenimizden 4,5 milyar istememiz gerekiyor.
56 numaralı çevrim içi teklif verenden 4,5 milyar geldi ve en yüksek teklif.
Şimdi alandaki konuğumuzdan beş milyar istiyoruz.
Beş milyar geldi.
Alandan gelen beş milyar en yüksek teklif.
Şimdi çevrim içi teklif verenimizden 5,5 milyar won istiyoruz.
Geldi. 56 numaralı çevrim içi kullanıcımız en yüksek teklifin sahibi.
En yüksek teklif 5,5 milyar oldu.
Şimdi alandaki konuğumuza dönelim.
Altı milyar.
Son kez soruyoruz.
Altı milyar. Alandaki konuğumuz.
Esere sahip olmak için altı milyar vermeniz gerek.
Altı milyar.
Teşekkürler. 39 numaralı konuğumuz bir kez daha en yüksek teklifin sahibi.
En yüksek teklif altı milyar. İnternetten 6,5 milyar istiyoruz.
Daha fazla teklif yoksa üç kez soracağız ve satış bitecek.
Altı milyar.
Altı milyar.
Altı milyar.
Çok kolay dağıldı. Hiç eğlenceli olmadı.
Altı milyar won karşılığında alandaki 39 numaralı teklif verene satıldı.
Tebrikler.
Başkan Bey, eseri aldım.
Doğru ya, size daha önce söylemediğim bir şey var.
Oğlunuz yerine hapse giren adam vardı ya?
O öldü.
Ağzına İncil sayfaları tıktı
ve boğularak öldü.
Söylemiştim, değil mi?
Hiç yaşanmamış gibi göstereceğim, dedim.
Oğlunuzun suçu kaybolup gitti.
Travma yaşamaması için birlikte tatile çıkmak ister misiniz?
Gördüğünüz gibi veri merkezi kurmak önemli bir ulusal girişimdir.
Bu yüzden bu ihaleyi kaybedemeyiz.
Arazi alımı bütçemizi ne kadar aşıyor?
Yaklaşık %30.
Risk çok fazla. Bunu yapamayız.
Mesele sadece fiyat değil. Bu ulusal bir proje.
Ne yani? Şirketin iflas etmesine değer mi?
Arazi bedeli çok yüksek.
Efendim?
Her şey mahvoldu. Temizlememiz lazım.
Tamam, temizlenmesi gerekiyorsa temizlensin.
Satın alın. İstedikleri fiyatı verin.
Tamam. Anlaşıldı.
The Manipulated
Dayak zamanı.
Hayır.
Umarım yanlış duymuşumdur.
Bugün yürek mi yedin?
Vay vay.
"Hayır" mı dedin demin?
"Hayır" mı dedi?
Bu adamın yarın önemli bir maçı var.
Her zamanki gibi antrenmana yardım edip kum torbası olacaksın
ve dayak yiyeceksin.
Seni sersem!
Orospu çocuğu! Seni…
Siktiğimin piçi!
Bundan sonra
bana bulaşmayın.
ELEKTRONİK TAMİR DÜKKÂNI
Of, çok fena acıyor.
Acır tabii. Sakince içmek yerine neden kavgaya tutuştun?
Kendimi tutmaya çalıştım!
Bekle burada. Hastaneye gidelim.
O kadar param yok.
Vay be, cidden mi?
Öyle şeyleri kullanan kaldı mı?
Bunu mu? Şey…
Çok samimi görünüyorsunuz. Fotoğraf çekilmeler falan.
Gerçek bir aile resmen.
Bir dakika. Ben…
Gimbap sipariş ettim ama üstümde hiç para yok.
Hay sıçayım.
Hapishanede dua etmek… Şimdi affedildin mi yani?
Neden bu kadar geciktin?
Baksana.
Bunun yerine lezzetli bir şey yemeye gitsek?
Mesela tteokbokki ya da jjajangmyeon.
Tofu?
Ne oldu?
Hiç.
Ne oluyor?
Korkuttun beni.
Peder. Merhaba.
Ne yapıyordun da öyle ürktün?
Hiç.
-Vaktin var mı? -Var.
Taejoong'la alakalı.
Ne olmuş ona? Bir olay mı oldu?
Yoksa…
Taejoong'a bir şey mi oldu?
Sen! Neye bakıyorsun?
Yemeğini yesene lan göt herif.
Hey!
Biraz daha zaman ver. Yemin ederim, geri ödeyeceğim.
Lütfen vurma.
Bundan sonra bana bulaşmayın.
-Nereye gidiyorsun patron? -İşemeye.
Bu ortam ne böyle?
Yemek yiyemeyeceğim galiba.
Aptal herif.
-Haberleri duymadın mı? -Ne haberi?
2802, Reis'in ağzına sıçmış.
-Harbi mi? Reis dayak mı yemiş? -Evet.
Elini bile kaldıramamış, resmen ağzına sıçmış.
O hâlinin sebebi bu.
Daha ne kadar böyle bir ortamda yemek yiyeceğiz, bilmiyorum.
Ama neyse, Yeo Deoksu gittiği için yemekler güzelleşti en azından.
Evet, daha lezzetli.
Merhaba efendim.
-Ne oluyor? -Deoksu içeride.
Burası çok gürültülü.
Bok herif.
Ne… Sen deli misin?
Siktiğimin piçi!
Vay vay.
Sikçi Gangjae gelmiş.
Geri mi geldin?
Epeydir görüşemedik.
Ta buraya kadar sakso çekmeye mi geldin?
Orana ne çizdin?
Çabuk yaşlanmışsın.
Kimse kıpırdamasın!
Ne yapıyorsunuz durun. Çekilin.
-Dağılın. -Bu ne?
-Lanet olsun. -Dağılın.
Sizi sersemler.
Amacın onu öldürmekse
-senin mezarını da buraya kazalım mı? -Cezalandıracak mısın?
Yürü. Müdür seni görmek istiyor.
Geç lan şuraya.
Ne oluyor? Dövüş kulübünde dövüş ruhu yok mu?
Bunu sen para kazan diye ayarlamadım.
Çok sabırsızsınız efendim.
Dövüşçü bulmakta biraz gecikme oldu.
Sen geçenlerde bir yerlerde dayak mı yedin?
Dedikodular size kadar geldi mi?
Burada olan her şey benim kulağıma gelir.
Bir daha bir dedikodu duyarsanız
şimdi yaptığınız gibi gülüp geçin.
Ben bu yüzden hapishanedeyim.
Seni yönlendirmek için.
Bir çocuk intihar etti ve şimdi ortalık karışıyor.
Lanet olsun. O kadar da karışık bir olay değil.
No comments yet. Be the first to leave one.