Pierwsze 200 wierszy.
NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ
Bu sezon, Blown Away'de,
10 olağanüstü cam üfleyici
Kuzey Amerika'nın en büyük cam atölyesinde yarıştılar.
Kazananla kaybedenin belli olduğu galeri sunumlarına hazırlanmak için
zamanla ve sıcakla mücadele ettiler.
Nefesimizi yeterince kesemeyen cam üfleyiciler
Kevin, Benjamin, Edgar...
Gelin bakalım.
Teker teker eleniyoruz.
...Annette, Leah,
Momo, Patrick
ve Alexander
çubuklarını bırakıp gitmek zorunda kaldılar.
Geriye iki kişi kaldı:
Teknik ustası Janusz...
Konsantre ve özgüvenliyim.
...ve yaratıcı riskler alan Deborah.
Buraya kadar geldim ve kazanmak istiyorum.
İki başarılı sanatçı
finaldeki ateşli yarışta kapışacaklar.
Ben Nick Uhas ve Blown Away şampiyonunu bulmamıza çok az kaldı.
Çok yakında, biriniz
dünyanın ilk Blown Away şampiyonu olacaksınız.
Son yarışmanızda sizden
içinde kaybolup gitmemizi sağlayacak bir galeri sergisi yaratmanızı istiyoruz.
Galeriyi ikiye böleceğiz ve
kazanacak sergiyi yaratmanız için size ayrılan alanı
özgürce kullanabileceksiniz.
Size uyumlu, tematik ve sanatsal hedeflerinizi açıkça
temsil eden bir sergi aracılığıyla, bu galeri alanına
yeni bir soluk getirme şansı veriyoruz.
Şimdi sizleri Corning Cam Müzesi Sıcak Cam Bölümü'nün
kıdemli müdürüyle tanıştırmak isterim.
Kendisi finaldeki konuk değerlendiriciniz olacak. Karşınızda Eric Meek.
Bu final yarışmasının kapsamı ve boyutu sebebiyle
her birinizin üç yeni asistanı olacak.
Corning Cam Müzesi'nden altı arkadaşımı getirdim.
Hepsi on yıllardır dünyanın en iyi cam üfleyicilerine yardım ediyorlar.
Corning teknik açıdan ağır toplarıyla tanınan bir yer.
Takımımda benim kadar kendini bu işe adamış ve becerikli birinin olması
çok rahatlatıcı.
Orijinal bir üfleme cam sanat eseri enstalasyonu tasarlamak, yaratmak
ve sunmak için sekiz saatiniz var.
Eserinizi tasarım konseptinize ve
genel galeri sunumunuza göre değerlendireceğiz.
Finalde olduğumuz için
yarışma boyunca sergilediğiniz
bütün eserleri de değerlendirmeye alacağız.
Deborah ile kazandığımız yarışma sayısında kafa kafaya gidiyoruz,
o yüzden kıran kırana bir rekabet olacak.
Eh, planlamanız gereken çok şey var.
Burada Deborah ile Janusz'un
yarışma boyunca ürettikleri eserleri görebilirsiniz.
Hepsini tekrar görmek çok etkileyici.
Finale ikisinin kalması çok mantıklıymış.
Ne kadar farklı olduklarını halihazırda görebilirsiniz.
Janusz iddialı işler yapıyor ve aile hayatını işine çok katıyor.
Bu yarışmayı Janusz'un kazandığını tahmin ediyorum.
-O kazandı gerçekten de. -Doğru.
Müthiş bir eser olmuş.
Mükemmel bir teknikçi.
Deborah'nın eserleri çok yaratıcı. Kalıpların dışına çıkıyor.
Uygulama çok güzel.
Baktığınız anda bir his uyandırıyor.
Deborah çok teknik biri olmayabilir
ama bence yapabileceği şeylerin çeşitliliği daha fazla.
Bütün yarışmalar boyunca
Janusz üç kere kazandı.
Deborah da üç kez kazandı.
Çok denk bir eşleşme oldu.
-İşte buradayız. -Evet.
Kazananı belirleyecek yarışmada.
TASARLA
Janusz'la yarıştığım için heyecanlıyım çünkü
bence fikrim, beklemediği yerden gelecek.
Sekiz saatte yapılabilecek, içinde farklı objelerle seviyeler
barındıran, görsel olarak dikkat çekici olan
ve son olarak da, net bir mesaj içereceğini umduğum
bir fikir bulmam gerekiyor.
O yüzden çevreyle, çevre koruma ve kirlilikle ilgili
bir eser yapmak istiyorum.
Başta kahvaltı sahnesi gibi gelebilir
ama değil.
Bacalar var.
İçlerinden duman çıkaracağız.
Bu döküm bir tava.
İçinden dizi dizi sosisler geçecek.
Bu işte bir sürü et olacak.
Burada da jambon olacak.
Yoğun bir yağmur yağacak burada.
Üç element: hava, su ve güneş.
Kaidenin üzerinde dev bir sahanda yumurta olacak.
Bu nesneler sembolizmle dolu.
Erkek öğesini kıstırmış bir kadın öğesi olarak yumurta var.
Bir tür cinsiyet oyunu.
YARAT
KALAN SÜRE 8 SAAT
Neyimiz var bilin diye, aletleri ayırıyoruz.
Yine yuhaf bir kırmızı yapalım. Şu nedir?
Malalarım sende.
Pardon. Kusura bakma. Nasıl olmuş, bilmiyorum.
Biz döküm tava üzerinde çalışacağız.
Tutacaklarını önden yapıp takmak ister misin?
Deborah'yla baş başa kaldık.
Gerginim çünkü Deborah kadar iddialı olan
başka bir yarışmacı yok bence.
Çok zorlu, gergin geçen bir sekiz saat olacak.
Evet.
Çizgi filmlerde ya da yağmuru çizerken genelde bir çizgi
ve ucunda da bir nokta yaparız.
Herkes yağmur olduğunu anlar. Açık ve nettir.
Ne uzunlukta keseyim?
Kısayla uzun arası bir şey olsun.
Renksiz, şeffaf çubuklar çekip kırmayı ve sonra da
yağmur damlasının ucu gibi olsun diye uçlarını eritmeyi düşündüm.
Daha ince, uzun yapacaksın, değil mi Chris?
Altını incelteceğim. Biraz uzatacağım.
İyi görünüyor.
Yumurta nasıl gidiyor? Ortaya çıktı mı?
Bence bu kısmı yaptıktan sonra tekrar bir toplanırız ve
kontrol edersin.
Son yarışmada nihai bir enstalasyon yapmam gerekiyor.
Konsept olarak güçlü, entelektüel açıdan da çok katmanlı olmalı.
Ben son yarışmada
kavramcılıkla gerçeküstücülük arasında bir yerlerde duran öğelere
sahip bir eser yapacağım.
Çok daha iyi olmuş.
Hoş bir feminizm hissi var.
Öyle mi dersin!
Evrensel bir eser ama. Hem maskülen, hem de feminist.
İstediğim de bu, androjenlik.
Çevre ve kirlilik üzerine bir eser yaratıyorum.
Bu, tabii ki devasa bir konu.
Çok basit bir şekilde aktarmaya çalışacağım.
İçlerinden duman yükselen iki büyük baca yapıyorum.
Bunlar arkada duracak.
Tamam.
Önde ve ortada ise suyu, havayı ve güneşi temsil eden
soyut semboller olacak.
Elimizdeki yenilenebilir enerjileri temsil edecekler
ve böylece önde gelecek, arkada ise geçmiş olacak.
Bu hava öğesinin sembolü.
Bu üç parça, basit şekillerden oluşacak ve camda basit bir şekil yaratmak için
iyi bir cam üfleyici olmanız gerekir.
Dur. Bunu yuvarlak bir piramit gibi,
mükemmel bir koni yapmaya çalışıyorum.
Basit şekiller en zorlarıdır çünkü onları herkes tanır ve dolayısıyla
doğru yapılmaları gerekir.
Bu enstalasyonun en önemli kısmı konsepti olacak tabii ki
ama ben çoğu zaman tekniğe odaklanıyorum.
Yapılacak en zor şekillerden birini seçerim hep.
Üç asistanın yetmeyeceğini düşünebilirler.
Yumurtalar, enstalasyonumdaki kadınsılaştırılmış bileşenler
ve kadınsılığa dair pek çok gönderme içeriyorlar.
Tıpkı duygusal ve yumuşak olması beklenen kadınlar gibi, yumuşaktırlar.
Ama burada, kaidesini ele geçiren devasa, egemen bir güç gibi olacak
ve bu da kadınların nihayet sanat dünyasını
kasıp kavurmasına bir gönderme.
Kadınların fiziksel açıdan zorlayıcı alanlarda,
elleriyle çalıştıklarını görmek benim için önemli.
Bakalım, sokabilecek miyiz?
Girmiyor. Çıkar.
İşte oldu.
Ustabaşım yumurtayı ateş deliğinden daha geniş yaptı
ve içine sığmadı.
Ateş deliği çok önemli çünkü camın her yerini
1100 derecede ısıtıyor.
Camın her bir bileşenini ısıtmamız gerek.
Şaloma da sıcak tutabilir
ama yeterince ısıtıp eritemez.
Kırılıyor.
Birimizin bir işinin ters gitmesi, sonucu belirleyebilir.
Evet, parça pinçik oluyor.
Deborah'ya bol şans diliyorum ama
birkaç yumurtası kırılırsa da...
...fena olmaz hani.
KALAN SÜRE 6 SAAT
Peki. Bu olmadı.
Kurtarabilir miyiz, bakalım.
Yumurtanın kırıldığını görünce "Halledeceğiz" demekte zorlandım
çünkü aklımın bir köşesinde, o içsel saatimde,
zaman akıp gidiyor.
"Tik tak, tik tak" diye gidiyor.
Yani, delirtiyor beni.
-Yumurta felaketi, değil mi? -Tam bir felaket.
Kurtarılmaya değer bir şey var mı?
-Yok. -Atalım gitsin.
O yumurtayı tekrar yapmamız gerek çünkü kompozisyonum için şart.
Dünya için fanus gerek.
Evet, şimdi onu yapıyorum.
Dünya, eserin konseptinde çok önemli bir yere sahip.
Uzaydan görünen dünya, hep mavi ve yeşil bir küre olarak betimlenir.
Herkes Dünya'yı tanır, bilir. Dünya olduğunun anlaşılması gerek.
Nasıl mı yapacağız?
Ezilmiş renkli camla harita çizeceğiz
ve sonra onu bir balonun etrafına saracağız.
Mavi bir balon yapıp Dünya'daki kıtaları temsil eden
ezilmiş yeşil camları etrafına yapıştıracağız.
Bir yumurtayı kaybettik.
No comments yet. Be the first to leave one.