IT: Welcome to Derry

IT: Welcome to Derry

Pobierz napisy Turkish

Sezon 1

Informacje o wydaniu

IT Welcome to Derry S01E03 DV HDR 2160p WEB h265-ETHEL
Komentarz od BartuW

Tagi

webdl
Opublikowano: 2025-11-10
Pobrania: 142
Dla niesłyszących: No

Podgląd napisów Turkish

Pierwsze 200 wierszy.

Hadi, buraya doğru gelin, dostlar!

Buraya gelin ve garibelerin ve garabetlerin dehlizine dalın.

Lee İkizleri: Tanrı'nın acımasız bir oyunu sonucu, doğumda yapıştılar.

Dikkatli ol.

Köpek yüzlü bir oğlan, oğlandan ziyade bir köpek.

İskelet Adam.

Canlıdan ziyade ölü.

Slorak, Maymun Adam.

Maymundan ziyade, bir adam.

Hadi.

Hepsi de burada.

Buraya gel.

En karanlık düşüncelerin de ötesindeki tuhaf korkulara!

Bir adım yaklaş.

İşte böyle.

Hadi içeri gelin.

Siz de içeri geçin.

İçeri gelin ve garibelerin ve garabetlerin dehlizine dalın.

Yürüsene!

Merhaba evlat.

Bana doğru yaklaş.

Benden ürkme sakın.

Biraz daha yaklaş.

Hadi evlat.

Yaklaş bana.

Evet, işte böyle.

İşte şimdi gördün!

Hop, hop, hop.

Buldum seni.

Buna inanamıyorum.

Bu kadar pısırık olma Francis.

Baban bir şey kazandı...

Hadi.

Hadi içeri gelin.

Teşekkür ederim.

Yapma yahu.

Panayırda cepler boşaldı.

Git de bize su al.

Su lütfen.

Hadisene, çabuk ol!

Su 5 sent.

Başka param yok.

O bir sapan mı?

O lanet sapanı ne yaptın?

Dur! Francis! Hayır!

Geri dön! Dur!

Francis! Geri dön!

Ne istiyorsun?

Beni rahat bırak!

Merhaba.

Kaç! Hadi!

Çabuk ol!

Bize yetişiyor!

Arkana bakma!

Şu tıkanıklığa baksana.

Beni buradan çıkarın!

Yaşasın! Yaşasın!

Bayan Bainbridge.

Sizi görmek ne güzel!

Lilly'nin klorpromazin dozunu yükselttik...

...ama bir nöbet daha geçirirse biraz daha şey gerekebilir...

Daha katı bir tedavi planı.

Şimdi nerede?

Lilly geçen yaz başhadememizle güçlü bir bağ kurmuştu.

Gitmeden onunla vedalaşmak istedi.

Katla. Ve sıkıştır.

Her şey yolunda gidecek canım.

Sen akıllı bir kızsın.

Bir yolunu bulursun.

Evet. Ben sadece...

Babası şu an benim yüzümden hapiste.

Birbirimizi çok da iyi tanımıyoruz.

Ve gördüğüm şeyi açık açık söylersem o zaman...

O zaman muhtemelen buraya geri gelirsin.

Benim yerimde olsaydın-ne yapardın?

Babam hayatta aslolanın yolun kendisi olduğunu söylerdi.

Bence yoldaki eşlikçin yoldan daha önemli.

Eğer Ronnie dediğin kız anlattığın kadar önemliyse...

...her şeyi düzeltmenin bir yolunu bulursun.

Şüphen olmasın.

Dinle.

İmkansıza tanıklık ettiğini söylüyorsan, sana inanırım.

Çoğu insan aslında...

Onlar sadece gördüklerine inanır.

Gözleriyle gördüklerine.

Sakin ol, ortak.

Barış yapmaya geldim.

Markayı tutturamadım mı?

Ben Embassy Golds'çuyum aslında.

Öyle mi? Embassy Golds.

Gölün bu tarafında pek yaygın değil.

Düşününce ben sana Pall Mall'cı derdim.

Klasik bir James Coburn.

Lee Marvin.

Pall Mall. Reklamında Lee Marvin var.

Ya.

Film yıldızları senden sorulur Hank.

Herkes kendi alanına hâkim.

Benim alanımın ne olduğunu biliyor musun peki?

Yalancılar.

Yalanın kokusunu öyle bir alırım ki!

Cinayet gecesi neredeydin Hank?

Söylemiştim. Evdeydim.

O zaman neden gece 11 buçukta seni Jackson Caddesi'nde görmüşler?

Evet, bir görgü tanığı var. Fotoğrafını gazetede görmüş.

Gölgelerde gizlice gezinen adam gelmiş aklına, senmişsin.

-Yeminli ifadesinde... -O dedi diye öyle olmuyor.

Epey sarsılmıştı.

Biz de, oraya gidip, şöyle bir bakındık ve...

Bunu olay yerinde bulduk.

"Birbirinize yalan söylemeyin" Hank.

Shawshank'te çocuk katillerine ne yaparlar bilir misin?

O çocuklara bir şey yapmadım ve sinemanın yakınında bile değildim!

O zaman neredeydin Hank?

Sakın "evde yatıyordum" diye palavra sıkma.

Aptal yerine koyma beni.

Anlaşıldı.

Seni özleyeceğiz Hank.

En azından anılarımız oldu...

Dur, dur, dur, dur, dur, dur!

Ben yapmadım!

Bunu ben yapmadım!

Geri dön!

Geri dön!

HAİN HANK KIZARACAK!

Bir düşünsene, baban aslında psikopat katilin tekiymiş.

Kanıtları var ki adamı tutuklamışlar, değil mi?

Burası Amerika. Yok yere kimse hapse girmez.

Aynı ülkeden mi bahsediyoruz?

Bir katil tarafından yetiştirilmiş birine benzemiyor.

O kadar.

Hey.

Bunu hemşirenin odasından aldım.

Çıkarmana yardım eder.

Yardım isteyeceğim son kişisin.

Babama yaptığından sonra ağzına sıçmadığıma dua et.

Hemen yürü git buradan.

-Gitsene! -Anlatacağım, tamam mı?

Gördüğüm her şeyi.

-Anlatacak mısın? -Yeter ki her şey yoluna girsin.

Tekrar oldu, ben marketteyken.

Babamı gördüm.

Beni Juniper Hill'e yolladılar.

Herkes hâlâ kaçık olduğumu düşünüyor.

Ya da daha kaçık.

Gerçeği söylesem de kimse bana inanmaz.

İnsanlar yalnızca gözleriyle gördüklerine inanır.

Ne dediğimizin bir önemi yok. Kanıt gösterirsek başka.

İyi de kanıtı nereden bulacağız?

Sence bu şey durup bize poz mu verecek?

Kaybedecek neyimiz var? Denemeye değer.

Benim kaçık, babanın da katil olmadığını kanıtlamak için.

Tamam, diyelim ki denedik. Ve bir şey yakaladık.

Ne yapacağız? Keene's'e verip banyo mu ettireceğiz?

Fotoğrafları asla alamayız.

Ben film banyo etmeyi bilmiyorum. Ya sen?

Hayır. Ama bunu yapabilecek biri mutlaka vardır.

Arabayı vidalarına kadar parçaladık.

İçinde saklı bir şey olsaydı çoktan bulmuştuk.

Tertemiz.

Kan lekesi ve mermi deliği hariç.

Kazı alanının etrafını aradık.

İki dönüm alanı kazdık. Hiçbir şey yok.

Tabii ki yok.

Aradığımız şey Derry'ye arabaların icadından bile 300 yıl önce gömüldü.

Ama o araba Hallorann'a bulabilmesi için yol gösterir.

1935 dönemine ait.

Bradley çetesi katliamı.

Bir avuç Dilinger özentisi.

Kasaba çıldırıp hepsini vurmuş.

Dönemin görgü tanığı raporlarına göre...

...varlığın şeylerinden biri görünmüş formlarından.

Birçok yer kazdık ve hedefi tespit etmeye çok uzağız.

Ve vaktimiz daralıyor.

Hallorann'ın psişik yetenekleri kanıtlandı...

...ama üste durup haritada yer göstermekle bir şey yapamaz.

Onu hedefe yaklaştırmalıyız.

Tam tepesinde olmalı hatta.

Tepesinde mi dediniz?

Havada gezdirin.

Hallorann bütün operasyonun kilit adamı.

Ona bir şey olursa...

Artık ona Binbaşı Hanlon göz kulak oluyor.

Mazur görün efendim, Hallorann'ın sahada daha iyi olacağını nasıl bilebiliriz?

Belki onu yönlendirecek bir şeye ihtiyacı vardır.

O şeyin yerini belirlemiş bir şeye...

Uzun zaman önce.

Yok artık. Yok artık.

-Saçmalama! Saçmalama! -Yalan.

Aretha Franklin'le görüşmenin imkanı yok.

Yemin ederim ki!

Detroit'te tanıştık. Kulüpte.

Geceyi beraber geçirdik.

Of be, bana şarkı bile yazdı.

Tabii ya.

"Aşkımız yalan."

-Ne oluyor lan? -Lanet olsun, dostum!

Siktir!

E hani senin özel ayrıcalıkların vardı.

-Yani? -Yanisi, bizi rahata erdiremez misin?

More Turkish subtitles for IT: Welcome to Derry

Komentarze

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left