I Am Frankelda

I Am Frankelda (Soy Frankelda)

Pobierz napisy Turkish

Informacje o wydaniu

I Am Frankelda 2026 SPANISH NF WEB H264-EDITH
Komentarz od tedi
Retail NF | 1:44:38

Tagi

webdl
Opublikowano: 2026-06-12
Pobrania: 26
Dla niesłyszących: No

Podgląd napisów Turkish

Pierwsze 200 wierszy.

Rüyalar ve kâbuslar birbirinden ayrılmaz.

Hayal ettiğin şey seni hayal eder.

REAL DEL MONTE, MEKSİKA

PRENS

-Anne, onların dünyasına gitmek istiyorum. -Zaten oradasın.

Bir şeyler yazıp çizdiğinde ruhun mürekkep olur.

Yaratıların böyle hayat bulur.

Onlar da senin kadar gerçek olurlar.

Sence beni görüyorlar mıdır?

Anne!

Yardım edin!

Anne!

Yardım edin!

Anneanne, yardım et!

Anne!

Yardım edin!

Francisca! Onu bırak da bana yardım et!

MARÍA CONCHITA PAREDES DIOSDADO SEVİLEN BİR ANNE VE EŞ

Başın sağ olsun Francisca.

-Francisca! -Olamaz!

Gel buraya!

Torunumu bulmama yardım edin lütfen.

Francisca!

-Seni hınzır velet, neredesin? -Francisca, neredesin?

"Prens…

…ailesini ve sevdiklerini kurtarmak için

her şeyi yaparmış."

Torununuz burada.

Ah be Francisca! Bunu bize nasıl yaparsın?

Francisca? Güneş doğmak üzere.

-Doğu kanadı temiz. -Anlaşıldı.

TOPUS TERRENTUS KÂBUSLAR ÂLEMİ

Masalcı, beni korkuttun!

Hadi, gel.

Burası sakin efendim.

"Prens neler olduğunu daha iyi anlama arzusuna kapılmış.

İçgüdülerini dinlemeye karar vermiş,

ona seslenen gizemli sesi ve sezgilerini takip etmiş.

Huzursuzmuş ama korkmuyormuş.

Tuhaf bir duyguya kapılmış.

Kaderinin bu olduğunu hissetmiş.

Tırmandıkça tırmanmış,

canavarlarla dolu dünyasından bir çıkış yolu aramış.

Onu çağıran ses giderek daha gerçek oluyormuş.

Kendini çok tuhaf bir yerde bulunca şaşkınlığa düşmüş.

Hiç görmediği gibi bir yermiş.

Kafası çok karışmış.

Karnına ağrılar girmiş.

Burası yabancılarla doluymuş.

Yepyeni bir dünyadaymış."

Yepyeni bir dünya!

Bu kız biraz kaçık galiba, ha?

Ne? Biraz mı? Bu kız ödümü koparıyor.

İlgi çekmek için böyle yapıyor.

Sorma, zavallıcık.

Olamaz!

Ben çok beğendim.

Babam saygın bir kitap yayıncısıdır.

Belki hikâyelerini beğenir.

-Benim adım… -Aman ne komik!

Niye hepiniz sürekli benimle dalga geçiyorsunuz?

Francisca! Seni hınzır velet.

Anneanne, burada bir canavar var!

Ah be kızım, burada ne işin var?

Peder Cosme teneffüsten sonra derse dönmediğini söyledi.

-Ayrıca herkesi korkutuyormuşsun. -Anneanne, agavenin içinde bir şey var.

Özür dilerim!

Burada bir şey yok.

Niye böylesin sen? Niye akranların gibi olamıyorsun?

En azından bir arkadaş edinirdin.

Cadının tekisin sen!

Ne dedin sen? Seni hınzır velet!

Neler olduğuna inanmayacaksınız.

Mışıl mışıl uyurken birden…

-İyi misin tatlım? -Evet anne, iyiyim.

Veritena.

-Aşkım. -Dursana anne.

Öyle sarıp sarmalarsan yaptığı şeyin doğru olduğunu sanacak.

Önce sarılıyorum, sonra ömür boyu ceza vereceğim.

Ne?

-Ficturo! -Baba!

İyi misin?

Kral ve beceriksiz ailesi hepimizin sonunu getirecekler.

Yaptıklarının sonuçlarını hesaba katman gerek.

Seni hep koruyamayız.

Ben iyiyim ve muhteşem bir şey keşfettim.

Örümcek Arpı'yla başka bir yere gidebiliriz.

-Anlatayım da… -Hayır benim canım Herneval'ım.

Yaptığın şeyin çok tehlikeli olduğunu anlaman gerek.

Daha dikkatli olmalısın.

İki dünya arasında bir denge var ve bizim işimiz bu dengeyi korumak.

Asırlardır kimse sınırı geçemedi ve böylesi çok daha iyi.

Bu keşfinden kimseye bahsetmeyeceğine söz ver.

Peki, affedin.

Ayrıca en değerli enstrümanımıza da zarar verdin.

Örümcek Arpı'na.

Ona iyi bakman gerek, bir gün onu sen çalacaksın.

Böylece insanların bilinçaltını şekillendireceksin.

Bu bize özel bir güç. Sadece kraliyet ailesi yapabilir.

Ficturo, ona anlatmanın vakti geldi.

Ne? Aklını mı kaçırdın Veritena? Bunu anlamak için yaşı çok küçük.

Ne? Ben artık çocuk değilim. Öbür tarafta ne olduğunu bilmek istiyorum.

Işıklar içinde bir kız vardı.

Anlamıyorum, bir ses benimle ya da benim hakkımda konuşuyordu.

Beni nereden tanıyor ki?

Prens olduğumu söyledi. Nereden biliyor?

Anlamıyorum.

Beni nereden tanıyor ki?

Sesi çok tanıdık geldi ama kim olduğunu bilmiyorum.

Siz bir şey biliyor musunuz?

Sakin ol hele

Hikâyemiz insanlığın hikâyesiyle iç içe

-Dönüşür o hikâyeler anlatıldıkça -Birer masala

Bir gün gerçek olur o masallar

Rüyalarında gördükçe korkar insanlar

Gerçeksin sen

Masalsın sen

Bir takımyıldız

İçinde bir tezat barındıran

Kâğıda döktükçe

Yeni masallar dokunur

Gerçeğin ipleriyle

Masallar

Ve mazide kalmış rüyalar

En yalın gerçeği görmemizi sağlarlar

Gerçeksin sen

Masalsın sen

Bir takımyıldız

İçinde bir tezat barındıran

Dünyamız insanların korkularına ev sahipliği yapıyor.

Biz onları korkutan fikirleriz.

Biz fikir miyiz? Yani biz aslında yok muyuz?

Sana yokmuşsun gibi mi geliyor?

-Rüyasın sen -Gerçeksin sen

-Sözsün sen -Masalsın sen

-Gerçeksin sen -Rüyasın sen

-Masalsın sen -Sözsün sen

Evrensel gerçek bir masaldan ibaret

Gerçeksin sen

Ficturo!

-Buradayım. -Ne oldu?

-Sakin ol. -Taht odasına!

Majesteleri, yardım lazım mı?

Teşekkürler Yüzbaşı Mitélitas. Ama Kral'a bizim bir faydamız dokunmaz.

Rahatsız ettiğim için üzgünüm

ama Kraliyet Kâbus Yazarı derhâl sizinle görüşmek istiyor.

Baba!

İçeri alayım mı?

Tüm bu formalitelere vakit yok.

Bu kabul edilemez!

Bu kadar yeter.

Kıpırdama.

Majesteleri!

İki dünya arasında korkunç ve dehşetli bir dalgalanma oldu.

Yüzbaşı.

Gölgeler aşkına!

Korkunç görünüyorsunuz.

Belki de önerimi gözden geçirmenizin…

Procustes, şu an zamanı değil.

-Herneval'ı odasına götürün lütfen. -Ne?

Prens Hazretleri, benimle gelir misiniz?

Al baba.

-Ama… -Sözümü dinle oğlum.

Bir dakika dur Procustes.

Buyurun Prens Hazretleri?

Annemle babamın nesi var?

Eh, şöyle ki…

Kral ve Kraliçe omuzlarında ağır bir yük taşıyorlar.

Halkımız gücünü, enerjisini ve nüfuzunu kaybediyor.

Hep o pis insanlar yüzünden.

Bunun etkisi ilk anne babanızı vurdu.

Buna izin vermem, onlara yardım edeceğim!

Keşke edebilseniz ama elinizden bir şey gelmez.

Anne babanız gittiğinde siz ve ben birlikte çalışacağız.

Başyapıtlarımı size vereceğim,

siz de onları insanlara kâbus olarak göndereceksiniz.

Maalesef bu ilkel yaratıkların insafına kaldık.

Hayır, insanlara bel bağlamak istemiyorum!

Keşke Varolanlar Âlemi'ne geçebilseydik.

O zaman her şey farklı olurdu.

Peki… Geçebilen kimse var mı?

Çok uzun zaman önce, her şeyin en başında

korkunun korkusu vücuda bürünmüş

ve kocaman, tüylü bir örümcek doğmuş.

Muhteşem Enkara.

Enkara, kendi hayatının

insanların ona karşı duyduğu korkuya bağlı olduğunu anlamış.

Örümcek Arpı'yla diğer âleme geçmiş ve insanları boyunduruğu altına almış.

Ama her şeye burnunu sokan Ceimut insanlara arka çıkmış

ve Enkara'ya meydan okumuş.

Sonra Enkara, Ceimut'u yakalayıp yutmuş.

Ceimut, dişleri ve dikenleriyle Enkara'nın boğazını yarıp kaçmış.

Enkara ölmüş.

Ondan geriye kalanlardan iki yeni tür doğmuş.

-Tüylerinden… -Benim gibi Tekotiyanlar doğdu!

Aynen öyle!

Enkara'nın ağlarından da benim gibi Araditiyanlar doğdu.

Ama bu süreçte Varolanlar Âlemi'ne gitme gücümüzü kaybettik.

Ama ben demin…

Demin ne?

Komentarze

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left