لومړۍ 200 کرښې.
Tetikçi 2-3, burası Tetikçi 2-1.
"Sombra" nın konumunu doğruladık. Ombra hâlâ erişim dışı.
Silahlı oldukları doğrulandı.
Sert duruş sergiley.
Son derece dikkatli ilerle.
Tetikçi 2-3, durumun ne?
Tetikçi 2-1, hedefe kuzeybatı tarafından yaklaşıyorum.
Çatı ekiplerini bilgilendir.
Tetikçi 2-1, baskın ekibi pozisyonda.
Dalıyoruz.
Hareket, hareket, hareket.
Doğu odası, temiz.
Mutfak, temiz.
Birinci yatak odası, temiz.
İkinci kat, temiz.
Ne halt bu? Burada değil.
Tuzağa düştük.
Tetikçi 2-1, konum boş. Lütfen talimat ver.
Aloka, beni duyuyor musun?
Yakaladım seni.
Aloka?
Aloka?
Aloka?
Baba?
Şu yaraları kötü adamlardan mı aldın?
Evet, kötü adamlardan.
Anne de kötü adamları dövmende sana yardım etti mi?
Mm-hmm. Etti.
Şimdi de bunu mu yapıyor, kötü adamları dövüyor mu?
Mm-hmm.
Bu yüzden bizimle yaşayamıyor.
Onu özlüyorum.
Annenin karnıyla ilgili hikayeyi anlatır mısın?
- O hikayeyi seviyorsun, değil mi? - Mm-hmm.
Tamam.
Yani, kötü adamları biliyoruz...
patlamaları...
ve babanın kulaklarının neden çalışmadığını.
Doğru.
Annen hamileyken, babayı dizinde yatırırdı, tam karnının üzerinde...
senin hareket ettiğini hissedebilmem için.
Bazen hareket etmezdin.
Neden?
Çünkü orada uyuyordun.
Sen uyurken...
annen şunu yapardı...
kalp atışlarını duyabilmem için...
ve iyi olduğunu bilebilmem için.
Fransızca biliyor musun?
Hayır, hayır.
İki tarafa da bak.
İki tarafa da. Önce bak, tamam mı?
Emniyet kemeri.
Bugün nasıl hissediyorsun, oğlum?
"Tuğla ev" ne demek baba?
- Ne dedin? - "Tuğla ev."
Diyorlar ki... "90, 60, 90."
Um...
Bu, tuğla evin adresi.
Gerçekten mi?
Hayır. Hayır.
Um...
Tuğla ev bir terim...
güzel, kıvrımlı bir kadın için.
Göğüsler gibi mi?
İşte. Göğüsler gibi, doğru işte.
Kalçalar da mı?
Evet. İkisi de.
Tamam.
Müziği ben seçebilir miyim?
Lionel Richie. Hadi baba.
Tamam, Lionel Richie.
Spotify, Lionel Richie'yi seviyoruz.
Tamam.
Hey.
Şu çocuğun şarkı söyleyişini dinle.
Kardeşim.
Ne? Kahretsin!
Pislik. Siktir git.
Ne pislik ama.
Değil mi baba?
Araba kullanırken söylüyorsun.
Belki kendi kendime.
"Kendi kendime" ne demek?
Çocukların duyamayacağı şekilde.
Ben duyabiliyorum.
Diğer arabalara da söylüyorsun. Çok.
Bu bir açıklama ücreti, efendim.
Açıklama ücreti mi?
Bankanın kasiyer-müşteri etkileşimi için aldığı küçük bir ücret.
Ben...
Ky, iki saniye bekle. Hadi...
Ah, Fransızca. Evet.
Evet.
Ne anlama geliyor?
Açıklama ücreti neyi kapsıyor?
Yani konuşmamızı mı?
Bakalım ne yapabilirim.
- Teşekkürler. - Bir saniye.
Um... Hmm...
Bu ay üçüncün gibi.
Herkes yere!
Tahmin edebileceğiniz gibi, bu lanet olası bir soygun.
Ellerinizi görebileceğimiz yerde tutun.
Kim hareket ederse vurulur.
- Ky, yanıma gel. - Üç dakika.
Hadi, üç dakika.
- Yere! - Baba!
Yere dedim, hemen.
O benim oğlum.
Üç saniyeye kadar sayacağım, pislik.
Sadece oğlumun yanıma gelmesine izin ver.
Lütfen.
Şu çocuk mu?
Evet, gelmesine izin ver.
Şu mu?
Baba.
Ky.
Yere dedim.
Bu çocuğu öldürmemi izlemek ister misin?
Hemen şimdi yere yat yoksa bu çocuğu öldürmemi izleyeceksin.
Gözlerini aç, oğlum.
Baban kötü adamları yakaladı.
Ne halt bu?
...ya da CIA başkanlığı yaptığı dönemdeki faaliyetleriyle...
...ilgili Müfettiş Genel makamının soruşturma...
...başlattığı bir sırada G-7'nin yeni güvenlik...
...ataşesi olarak çalışmak üzere istifa etmesi...
Ah, Tanrım.
Bunun için zamanım yok, hanımlar ve baylar.
İşimin gereği size söyleyebileceğim hiçbir şey olmadığını anlayacağınızı eminim.
Hey yakışıklı, harika görünüyorsun.
Jack Cinder bir casus, James Bond tarzında değil ama daha karanlık bir şekilde.
Hmm.
Peki G-7 liderliği, mahkeme celbi çıkarılması durumunda...
...onun bu celplerini reddetmesine izin verecek mi?
Bay Cinder bu çabaları, düşmanlarının G-7'nin onu Genel Sekreter olarak atama...
...kararına gölge düşürmek için tasarladığı boş bir uygulama olarak nitelendirdi.
O surat sabahı mahvediyor, Patrick.
Bunun üzerinde çalışıyorum, efendim.
Yaklaşıyor gibi görünüyor.
Ombra dün gece Miami'de Aloka'yı vurdu.
Ekibimizin yarısını bitirdi.
Bu da ne?
Bu sabah ortaya çıkan şahsa bak.
Sombra.
Bu ne halt?
Avery'yi ara.
- Trento'dan bir helikopter ayarla. - Tamam.
Şunu büyük ekrana koy.
Evet, efendim.
Çalışması lazım. Aslında hiç yapmadım.
Aurora, viski, duble.
Saat 8:00.
Biraz erken, değil mi?
Üçlü.
Nerede?
Bir saniye, özür dilerim.
İşte buyur.
İnsanın yapabildiği kadar hızlı doldur şunu.
Şu dönen şey yapıyor, özür dilerim.
Patrick.
Bu odada bulabileceğim en keskin şeyi alıp doğruca...
...boğazına saplayacağım, eğer o resmi büyük ekrana koymazsan.
Tamam, başlıyoruz.
Şimdi...
neden ikiniz bana ve ekibe ihanet ettiniz?
Hamile kaldı.
Hepsi buydu.
Hamile kaldı.
Şimdi yakaladım seni, orospu çocuğu.
Sombra hakkında her şeyi istiyorum.
Takma adlarını.
Nerede yaşadığını, yediğini, çalıştığını, oynadığını.
Günlük yaşamının her lanet olası ayrıntısını.
Hadi grubu yeniden bir araya getirelim.
Ombra ve Sombra'nın yıllar önce yaktığı aynı grup.
Kendileri için kişisel olacak.
Tıpkı benim için kişisel olduğu gibi.
Şey...
işe koyulma zamanı.
Ky, bebeğim.
- İngilizce konuş. - Tamam.
Cinder'in iskeletleri var, lanet olası mezarlık dolusu.
Gizli öldürme takımı yönetiyordu, bilirsin, karakutu operasyonları, o tür şeyler.
Bu OIG soruşturması onu korkuttu.
O şeyler ortaya çıkarsa, onun için bitiş.
Cinder adamları yapan adam...
Senin neyin var böyle?
Ah!
Amca!
Şu pisliği gördün mü?
Kıçını buraya getir.
Senin neyin var?
Bu hareketler kimliğimizi yakacak.
Kaynaşıyorum, sakin ol.
Çalışıyor olmamız gerekiyor.
Tam tersini yapıyorsun.
Ah, lütfen. Adama zar zor dokundum.
Küçük çocuğun suratına topu fırlattın.
No comments yet. Be the first to leave one.