لومړۍ 200 کرښې.
Çeviri: elnikurt
Bu sana Knights'a karşı bahis oynamamayı öğretir doktor.
Ölümüne Sharks fanatiğiyim.
Bazı insanlar hiç ders almıyor.
Neyse, kahve için teşekkürler.
Ne demek.
Bir de sanırım şeyi unuttum...
Kimlik kartını mı?
Temizlikçiler asansörde bulmuş.
Sağ ol.
Tüm sabah onu aradım.
Pekâlâ.
Nasıl oldu?
Mükemmel sanırım.
Kendimi Rainbow Brite gibi hissediyorum.
Tamam evet.
Hayır görebiliyorum.
Ama düşündüm de
spektrumdaki tüm dalga boylarını
kontrol edebildiğine göre neden
kıyafetin de buna uygun olmasın?
Tanrım, hiç beğenmedin.
Evet... çok üzgünüm çünkü
bunun için ne kadar uğraştığını biliyorum
ve sadece kimliğimi korumaya çalışıyorsun,
buna gerçekten minnettarım.
Sadece maskeyi taksan peki?
Chuck sadece kendim olmak ve
bu süreçte rahat hissetmek istiyorum.
Evet
Ben sadece...
Mutlu olmanı istiyorum.
Hadi ver bakalım.
Bu maddeleri geri dönüştürmenin bir yolunu bulurum.
Cecile, Joe ve Jenna'nın
yanına gitti.
Eve gelip bunu çıkarmama
yardım etmek ister misin?
Evet.
Yemek hazır!
Bebeğim, eve geldiğim her hafta sonu
bana ziyafet hazırlamak
zorunda değilsin.
Zorunluluktan değil, istediğimden yapıyorum.
İstiyorsan tamam.
Madem ısrar ediyorsun.
Evde olmak muhteşem.
Yeni ev de fena değil.
Hayır ondan değil.
Mesele mekân değil.
Sensin.
Sen ve Jenna.
Benim yuvam sizin yanınız.
Ve bu hafta sonları benim her şeyim.
Biraz daha takılmak
istersen belki
pazartesi günü işe geç gidebilirsin.
İçinden blues söylediğini
hissetmem bundan mı?
Dönüştüğün kahramanla gurur duyuyorum.
Burada yarattığımız bu yuva
sayesinde kendimi dünyanın
en şanslı insanı olarak görüyorum.
İkimiz de öyleyiz.
Ben ufaklığa bakıp geleyim.
Jenna!
Yemek zamanı tatlım!
Merhaba Laverne,
Kalil, Jean-Paul
ve diğerleri.
Sevgili Caitlin ve Frost...
Bugün olanlara inanamayacaksınız.
Son dokuz aydır içinde olduğum bu serüven
muhteşem meyveler vermeye başladı.
Mesela bu sabah bir grup çocuk buzda kayabilsin diye
Whittier gölünü tekrar dondurdum.
Frost, senin de aynı şeyi yapacağını biliyorum.
Caitlin, A.R.G.U.S. yeni güçlerimi sınıflandırmamda
bana yardım ediyor ve bu çok iyi
çünkü her gün yeni bir yeteneğim çıkıyor.
Ama bu konuda konuşabilmeyi
dilediğim tek bir kişi var.
Her neredeysen dilerim iyisindir Mark.
Her neredeysen dilerim iyisindir Mark.
Her neredeysen dilerim iyisindir Mark.
Ne zamandır işleri son ana bırakıyorsun?
Sevineceğini düşünmüştüm.
Sadece anı yaşamaya çalışıyorum.
Bu arada
şu anda doğursam olur mu acaba?
Cidden, tekrar şarap içmeye çok hazırım.
Çok az kaldı.
Başarabilirsin.
O küçük aletler ne?
Evi yakınlık bazlı meta koruyucularla
bebek dostu hale getiriyorum.
Çocuğumuzu yavaşlatmak için mi?
Ya Nora yanlışlıkla hızını kullanıp
yaralanırsa?
Evet.
Tanrım.
Sırtım çok ağrıyor.
- Tanrım. - Ne?
Kızıl Göğün Altındaki Cehennem haberim
Pulitzere aday gösterilmiş.
- Sonunda oldu mu? - Evet.
Iris...
Seninle gurur duyuyorum.
Unutma,
bunu önceden biliyor olsak da bunu hak ettin.
- Babamı arayayım. - Tamam.
Ben şunları bitireyim.
Ne oldu?
Bilmiyorum ben...
Barry!
Hayır...
2000.
Yine ne yaptım?
Eve dönme zamanı.
Buradan nasıl çıkacağım?
Evet.
Tamam.
Nerede...
Yardım edebilir miyim?
Yüzbaşı Singh.
Dedektif Singh.
Tanışıyor muyuz?
Hayır.
Sadece herkese yüzbaşı derim.
Yani... selam yüzbaşı.
Günaydın yüzbaşı.
Garip bir özelliğim işte.
Joe West'i arıyorum.
Eski bir aile dostuyum.
Tamam.
Evet, West arkada.
- Teşekkürler. - Ne demek.
Saçına bayıldım.
Pardon memur West.
Yardımınıza ihtiyacım var.
Tamam.
Otur.
Sorun nedir acaba, Bay...
Adımı söyleyemem.
Ne düşündüğünüzü biliyorum.
O zaman kimliğini görmem lazım.
Evimden çok uzaktayım ve
kendi başıma dönemiyorum.
Otobüs bileti mi lazım?
Hayır ben...
Dr. Tina McGee'i bulmak için yardım istiyorum.
Sorunumu çözebilecek
tek kişi o.
Telefon defterinde adı yok.
C-Net üzerinden adresini
bulmanız lazım.
Ne yapmam lazım dedin?
Tamam.
O sisteme daha iki sene var.
Şehir kayıtlarına bakabilirsiniz.
Onlara erişiminiz olduğunu biliyorum.
Bunu nereden biliyorsun?
Üzgünüm evlat ama buraya
gelip benden bir vatandaşın
bilgilerini istiyorsun.
Adını da söylemiyorsun.
Söyleyemem dedim ya.
Bakın çok üzgünüm.
Yanlış şeyi yapar ya da söylersem
her şey değişebilir.
Memur bey ben...
Başım belaya girerse
gidebileceğim tek bir kişi olduğunu söylediler.
Joe West.
Bakın, bana güvenmek için
bir sebebiniz olmadığını biliyorum
ama rica ediyorum.
Lütfen.
Pekâlâ.
İçgüdülerim kötü şeyler yaşayan
iyi biri olduğunu söylediği için
sana yardım edeceğim.
Ama sana güvenmek için
gerçekleri bilmem lazım.
Kimsin sen?
Tamam.
İsmim...
Hayır.
Gitmem lazım.
Bekle!
- Hadi. - Merhaba?
Profesör Stein.
Henüz beni tanımıyorsunuz
ama dinlemeniz lazım.
Kimsiniz?
İsmim Barry Ailen.
Gelecekten geliyorum ve yardımınıza ihtiyacım var.
Bir fizik uzmanına zaman yolculuğu şakası yapmak demek.
- Seni bu işe kim ikna etti? - Kimse.
Yemin ederim doğruyu söylüyorum.
No comments yet. Be the first to leave one.