لومړۍ 200 کرښې.
Çiçek kokuları eşliğinde
Bir tek sen varsın kalbimde
Hayat boyu birlikte
Birlikteyiz
Ölene kadar hep birbirimizle
Birlikteyiz
Bir parıltı gözlerinde
Bir inci, kabuğunun içinde
Hayat boyu birlikte
Birlikteyiz
Hayat boyu birlikte
Birlikteyiz
İki aşık çift bir kuğu sürüsünde
Ayın manzarası eşliğinde
Şairlerin hayal gücünde
Arzusu yüreğimin içinde
Bir lambanın alevinde
Birlikteyiz
Hayat boyu birlikte
Birlikteyiz
Hınzır bakışlar eşliğinde
Dudaklardaki çizgilerle
Yağmurda dans eden kalplerle
Sanki bir kız, sevdiğiyle
Bir lambanın alevinde
Birlikteyiz
Hayat boyu birlikte
Birlikteyiz
Çiçek kokuları eşliğinde
Bir tek sen varsın kalbimde
Hayat boyu birlikte
Birlikteyiz
Hayat boyu birlikteyiz
Birlikte
MAMTA MALİKANESİ
Uyan.
Günaydın.
Kalk.
Bir, iki... Bir, iki, üç
Bir, iki, üç, dört, beş
Bir, iki... Bir, iki, üç
Bir, iki... Bir
Günaydın.
Yine rüyaymış.
Ulu Tanrım!
Şükürler olsun sana.
Meşhur bir babanın
Cömert oğulları
Sahipler farklı meziyetlere
Biri eğitimli
Mütevazı, yumuşak başlı diğeri
Birinin iş hayatında sezgileri kuvvetli
Biri dindar ve vicdan sahibi
Babalarının adeta gölgeleri
Babasına çok düşkün biri
Her sözünü dinliyor diğeri
Rüyalarında bile emir eri
Kötülük dilemezler kimseye
Bay Ramkishen.
Yirmi beşinci evlilik yıl dönümünüzü en içten dileklerimizle kutluyoruz.
Teşekkür ederim, kayınbiraderim.
Eltim, avukatımız bugün neden siyah cüppesiyle değil?
Bugün işten izin aldım.
Bugün işe gitsem...
...kız kardeşim ne derdi?
Hiçbir savcı bana yardımcı olamazdı.
Benimle nasıl da alay ediyor.
Bir tatlı ye, Ramkishen.
Bugün sadece, Mamta onu beslerse yer.
Tabii ki. Özellikle de senin yaptığın ladoo 'ları.
Harika. Ver bakayım.
Harika. Çocuklara da ver.
Evet, teşekkür ederim.
Dualara son geliyorsun ama tatlıdan ilk istiyorsun.
Anne, bugün tam vaktinde geldim.
Vivek'e sor.
-Sahi mi? -Anne...
-...yıl dönümünüzü kutlarım. -Tanrı seni kutsasın.
-Teşekkür ederim. -Aferin sana, Vivek.
-Ona yüz verdiğin için böyle şımardı. -Anne.
Ye bir tane.
-Efendim. -Bay Khan?
-Yıl dönümünüzü kutlarım. -Çok teşekkür ederim.
-Hanımefendi? -Evet.
Ofisimiz ve fabrika çalışanlarımız yıl dönümünüzü kutluyor.
-Teşekkür ederim. -Bay Vivek...
...bu akşamki davetin davetli listesini yaptım.
Bayan Rehana...
...siz benim mi, çocukların mı sekreterisiniz?
Bir haftadır davetin organizasyonuyla uğraşıyorlar.
Doğrusu, bunlar mutluluğun paylaşıldığı anlardır.
Tüm ailenin buluşması için bahanedir.
Vivek, arkadaşın Anwar nerede?
Burası bu yüzden sessiz, dayı. Sangeeta ve Anand'ı almak için...
-...gara gitti. -Büyük anne!
Görünüşe göre Sangeeta ve Anand gelmiş.
-Büyük anne! -Canlarım benim.
Anne!
Anne!
-Baba. -Canım.
Vinod.
Hayır. Hoş geldin, Anand.
Vivek.
Anurag ve Jyoti ortalarda yok?
Ağabeyimin kendine ayıracak vakti olmadığını biliyorsunuz.
Fark etmez.
En azından iki çocuğu burada.
Bize bu kadar düşkün olmaları harika.
-Üç torunum varmış gibi hissediyorum. -Evet.
Gelin, alın bakalım.
-Hey. -Yavaş.
Hayır. Birer tane ver.
Cepleri çikolata dolu.
Bak sen.
Bizden önce kim çikolata verdi bunlara?
Onları Anwar'dan başka kim şımartıyor olabilir?
Sangeeta...
...hem yanlış yap, hem de suçu üstüme at!
Ne yaptım ki ben?
Senede bir kez geliyorsun.
Bu yeterince kötü değil mi?
Cüretine bakın, hanımefendi.
Nereye gitti o? Sonra da çocukları şımartma diyor!
Özür dilerim. Affedersin.
Ne diyorsun?
Affedildin. Al, çikolata ye.
Hediye için çok teşekkür ederim, Anand.
Baba, dikilirken hep başında durdu.
-Gerçekten mi? -Benimle gel, anne.
Bu da sana.
Bak şuna.
Bunu da o seçti.
Anand çok zevklidir.
Her şeyi bilir.
Sen ve annem davette onları giymelisiniz.
Çocuklar ne giyecek?
-Pantolon ve gömlek. -Uzun etek ve bluz.
Peki ya sen, dayı?
İpek ceket ve işlemeli bir fes.
-Affedersin. -Evet?
-Dükkana gitmen gerekmiyor mu? -Bugün tatil.
-Gece bir rüya gördüm. -Anlat bakalım.
Anwar'ın şirketi kapalıydı.
Tabii ki.
Bütün gün burada. Dükkanını nasıl işletiyorsun?
Dualarınız sayesinde gayet iyi gidiyor.
Bir adam neye ihtiyaç duyar ki?
Annem beni enfes tatlılarla besliyor.
Babam bana hayattaki şeylerin kıymetini öğretiyor.
-Başka şey lazım değil. -Evet.
Vivek, herkes hayatında böyle bir dosta ihtiyaç duyar.
Ama benim dostum hâlâ gelmedi.
Yorgunluktan geberdim. Kimse var mı orada?
Geldi.
-Çabuk, yiyecekleri kaldır. -Ama...
-Bu... -Sakla.
-Ne oldu Pritam amca? -Hiç sorma, oğlum.
Yirmi beşinci yıl dönümü ya, yirmi beş yer dolanmam gerekti.
Kendi işimi bırakıp ona hediye aradım.
Bırak bahaneleri. Hediyem nerede?
Hemen de konuya geliyor.
-Haydi, ver bakalım. -Bir dakika.
Al. Cep saati aldım sana.
Mamta, sana da küpe.
Bugün davette giyeceği kıyafete de uyuyor.
Bakıyorum da her şeyi biliyorsn.
Anand'ın hediyesinden nasıl haberin oldu?
O sırf senin damadın mı? Benim de bir şeyim olmuyor mu?
-Hemen nasıl da gizleniyor. -Sevgili yengeciğim.
-Tuttum. Bırak. -Hayır.
Tatlıları yakaladım.
-Yiyeyim de... -Bir tane.
-Doktorun talimatı. -Boş ver.
Kızım doktor olduğundan beri...
...rejimleriyle hayatı bana zindan etti.
Preeti nerede?
Doktor Sen'le birlikte yoldadır.
-İkinizi de çok tebrik ediyorum. -Teşekkürler, doktor.
Vay canına. Tüm aile burada.
-Doktor amca, Preeti nerede? -Nerede?
Benimleydi.
-Sen dur bir. -Dikkat!
-Anwar, çekil! -Yenge, kurtar beni.
Bu kızlar oğlanlardan beter.
Çocukluk arkadaşları ya, bir araya gelmesinler.
İyi.
Çok iyi.
Gelişme beklediğimden de fazla.
-Teşekkürler, Vivek. -Teşekkür ederim.
Bay Ramkishen, inanıyorum ki...
...Tanrı'nın da yardımıyla elleri tekrar çalışacak.
Size danıştığımızdan beri iyileşeceğine dair inancımız sonsuz.
O nasıl söz?
Homeopati en ağır hastalıklarda bile etkilidir.
Çocukluk hastalığı dahi olsa.
Ama efendim, ilaç ancak...
...Vivek tam saatinde alırsa etkili olabilir.
Anwar ilaç saatini sıkı takip ediyor.
Yoksa Vivek işten başka şey düşünmez.
Evet doktor. İlaç şişesini hep cebimde taşıyorum.
No comments yet. Be the first to leave one.