لومړۍ 200 کرښې.
Mayor of Kingstown'da daha önce...
- Bu ne böyle? - Hediye.
- Hediyeler genelde şarta bağlıdır. - Bu değil.
Partileyelim mi?
Kahvaltı.
- Tehdit ediyorlar. - Psikolojik taktik.
Saygısızlık etmek istemem ama durumu yanlış okuyorsunuz.
Liderleri getirin.
Her grubun liderini kafeteryaya getirin.
Diğer gruplara misilleme yapmayacağınıza söz verir misiniz?
Vadimde huzur istiyorum.
- İstediğim iyilikten bahsedelim. - Neyi nereye götürüyorum?
Bir yere götürmen gerekmiyor, sadece bulman lazım.
Seni takip edenler sonrasında ne yapılacağını bilir.
Yalnız olmayacaksın. FBI kıçında.
Kutuda.
Kutu metal.
Metal ara.
Meraktan öleceğim. Çok uzun sürüyor amına koyayım.
- Stevie, kazmanın hızlı yolu var mı? - Kepçe.
40 ton Caterpillar kepçeyi 8 ton otobüs üstüne mi koyacaksın? Bir düşün.
İçindekini görmek istiyorum. Nasıl kazıp, çıkarttıkları sikimde değil.
İçindekini görmek istemezsin, inan bana.
- Mike, bundan haberin var mıydı? - Bunun ne olduğunu bile bilmiyorum.
- Mitch biliyor muydu? - Hayır.
Bilmediğine emin misin, yoksa bilmediğini mi ümit ediyorsun?
Bilmediğini ümit ediyorum.
Aman ne şahane.
- Evet. - Gerçekten süper.
Bunu nasıl bulduğunu açıkla.
Milo metal kutu dedi.
Ben de metal detektörü aldım. Bulduğum bu.
- Bayağı büyük bir kutu, değil mi? - Evet.
Bulmamı istediğinin bu olduğunu sanmıyorum.
Cinayet masası, sıra sizde.
Pekâlâ beyler, hadi.
Kıracağım. Başlarım böyle şeyin içine.
Hay anasını ya!
Hassiktir! Mike?
Sigaran var mı?
Bu iş var ya...
Kireç. Kireç var.
Hassiktir ya!
İyi misin?
Hayır Mike. İyi değilim.
26 saydım.
26 ne?
26 ceset.
Olay mahalli fotoğrafçısına koruyucu elbise giydirip...
...içerisinin videosunu çeksin.
Sonra adli tabip gelsin ve cesetleri götürsün.
İlk bulguları morgda saptayalım.
- Burada yapmalıyız. - İçeri bir daha girmem, tamam mı?
Burada yapılmasını istiyorsan, sen yap.
Tahmin etmiştim zaten. Stevie, hadi.
Çeviri: pitiko
Mayor of Kingstown 108 - "Şeytan Biziz"
Chalk'ın kızı bu.
Emin misin?
Bunlar kayıp kurbanlar.
James Parker'ın kurbanları.
Bu yüzden herife Örümcek diyorlar.
- Evet, yaptık. - Milo'nun kendi için kazdığı kuyu daha da derinleşti.
Bence bize de bir kuyu kazdı.
Mike, eğer düşersen...
...beraberinde bizi de sürükleme.
Bay Sunter konusunda kararımızı biliyorum.
Senin kararın ne yönde?
Bak, gerekçe yok.
En azından fırsat yok.
Doğrudan yani.
Ama dolaylı kanıtlar bayağı güçlü.
Kendi toprağı. Mülkten bir şeyi götürmesi için Mike'ı tehdit etti.
Ve dolaylı kanıtlar Mike'ı zorlamak için birden fazla suç işlediğine işaret ediyor.
Kovuşturulabilir dava göremiyorum.
Ama...
Yani...
Cesetleri morga götüreyim Evelyn.
- İşine yarar bir şeyler bulayım. - İlçe nezarethanesine aldırmak istiyorum.
Milo'nun biraz kafasını karıştıralım.
Sonra da orospu çocuğunun Pazartesi hâkim karşısına çıkmasını istiyorum.
- Ian? Vakayı istiyor musun? - Hayır ulan, istemiyorum.
Yine de senin. Kyle'la Stevie'yi de al.
Aceleye gelmiş işler dava kazandırmaz Evelyn.
- Doğru düzgün yapalım ki hüküm giysin. - Doğru düzgün yapalım ve hızlı yapalım.
Biraz yürüyelim mi?
Tamam.
Bak, şansa inanmam.
İnansam bile, senin şanslı olduğuna inanmıyorum.
- Aksini iddia bile etmem. - Evet.
10 yılın en büyük cinayet vakasına sen nasıl denk geldin?
Milo denk gelmemi istedi.
- Neden istesin ki Mike? - Bilmiyorum.
Başkası sebebini çözmeden sen çözsen iyi olur.
Çözünce de hemen bana gel...
...çünkü şu anda nasıl göründüğünü biliyor musun?
Günah keçisi gibi görünüyorsun.
Ben de aynı fikirdeyim.
Umarım açsındır. Sana fileto ısmarladım.
Mike, Mike, Mike! Kes bu gangster ayaklarını!
Evet.
Beni gangster işlerine koşturursan, gangster ayaklarına maruz kalırsın.
- Kutuyu buldun mu? - Metal kutuydu, değil mi?
- Evet. - Evet, buldum.
Ne vardı içinde biliyor musun? 26 ceset.
Koza gibi sarılmışlardı Paul.
- Ne buldun? - Evet.
Sürüyle derdim var ama kekelemek onlardan biri değil.
- Ceset? - Evet! Ben de şaşırdım.
Mike, hayır, hayır, hayır. Bulman gereken o değildi.
Ama cesetleri buldum.
Amına koyayım.
Tamam, tamam.
- Sana bir şey söyleyeceğim. - Peki.
Hatırı sayılır... siktir ya.
Peki, dinle.
Salıverilmesinin tek yolu sadece temyiz değil, tamam mı?
Başka bir yolu daha var.
O da 14 milyon dolar değerinde hamiline senet.
- Tekrar gitmen lazım. Bulman-- - Şaka mısın?
50 tane polis var şu anda.
Federaller geldiği anda, mülkün tepesine uydu yerleştirecekler.
Önemi de yok zaten. Neyin önemi var biliyor musun?
Müvekkilin yirmi altı birinci derece cinayete...
...yardım ve yataklıkla suçlanacak. O dava bittiğinde...
...üç federal ajan için birinci derece cinayetiyle suçlanacak.
Orospu çocuğuna suçlama yöneltmekten öyle yorulacaklar ki...
...adam kaçırma suçlamasını unutacaklar.
İşi bitti!
Bitti amına koyayım, benim de sizinle işim bitti!
Müvekkilim 9 yıldır hapishanede Mike.
Herhangi bir şeyle nasıl ilişkilendirecekler ha?
Adam tecrit hücresinde.
Haftada bir telefon görüşmesine izin var ki o da kayıt ediliyor.
Bilgisayarı yok, cep telefonu yok, hiçbir şeyi yok.
Avukat gibi konuşma benimle lütfen.
- İki gün önce Milo ile konuştum. - Kanıtı nerede Mike?
Telefonun poliste. Arama kayıtlarını çıkarttılar.
Bir tane... herhangi bir kanıt...
...Milo ile konuştuğuna dair herhangi bir bağlantı olsaydı...
...burada seninle konuşmazdım, suç tebliği duruşmasında olurdum.
Ellerinde hiçbir şey yok ve olmayacak da.
Tuzağa geldim.
Tuzağa geldim amına koyayım.
Tuzağa geldim.
Biliyorum.
O ruh hastasının yaptığı bir şeyi benim üstüme yıkmaya çalışırlarsa--
Milo'nun peşine düşmeyeceğim.
Senin peşine düşerim orospu çocuğu.
Hapse gireceksem, yaptığım bir şey yüzünden girerim, anlıyor musun?
Sözüm söz, yaparım.
Duyuyor musun ulan?
Neler döndüğünü bilmiyorsan, öğrensen iyi olur, anladın mı?
Öğrendiğinde de ilk beni arayacaksın.
- Tamam. - Peki.
Kahretsin.
Arabanda sigara içmemin mahsuru var mı?
İçmesen iyi olur...
- Dertlerin üst üste geldiğin günlerdense... - O günlerden.
Ne oldu?
Nereden başlasam?
Başından başla.
Aile piyangosunda kaybettim. O günden beri hayatım yokuş aşağı.
- Belki bu neşeni yerine getirir. Yeni ofis buldum. - Getirmedi.
Ama kabul.
Eski ofiste buluşalım, seni yeni ofise götürürüm.
Tamam.
- Arabanda sigara içmiyorsun yani? - Hiç.
Orası mabedim.
Temizlettiririm.
Bence ofisi beğeneceksin.
Çok daha ucuz ki neden anlamadım, çünkü daha büyük...
...halı yeni, badana yeni.
- Peki. - Şurası.
Nasıl buldun?
Siktir be Rebecca?
Neden ucuz biliyor musun?
Üç ay içinde dört cinayetin işlendiği yerin karşısında da ondan.
Burada mı olmak istiyorsun?
Cidden mi?
Temiz bir sayfa açardık diyordun.
Temiz sayfa açmak istiyorsan Mike, başka bir şehre taşınmalıyız.
Burada temiz sayfa açılmıyor.
Nasıl buldun?
Evet.
Peki.
Bilemedim ya.
Yeni mobilya alabilir miyiz hiç değilse?
Dosyaları almayalım mı?
Evet, Rebecca. Dosyaları götürmeliyiz.
Telefonları ve yazıcıları almalıyız. Yenisini satın almanın manası yok.
Tamam, ama senle bana yeni masa alalım.
Üstünde kan olmayan. Ne dersin?
Yeni masalar, tamam.
Ed seni aradı mı? Acil olduğunu söylemişti.
Bilmem. Arayan yok.
Hayır, yok. O numarayı telefonuma aktarman lazım.
Aktardım.
İki dakika ver.
Uzaklaşmaya çalıştım.
No comments yet. Be the first to leave one.