لومړۍ 200 کرښې.
Sterling Point'te daha önce…
Onun babasısın.
Özür dilerim. Böyle olmasını hiç istemezdim.
Planın neydi peki? Var mıydı?
Buraya dönmek hiç hoşuma gitmedi.
Sen nasıl korkmuyorsun buradan?
Çünkü seni seviyorum.
Aman Tanrım!
Barrie'ye gidip Gordon'ın avukatıyla konuştum.
Bunu imzalamanı istiyorum.
Nedir bu?
Vasim olmanı istemiyorum.
Şehre döndüğümüzde tekrar kendin gibi hissedersin.
Aslında burada kalabilirim.
Ne yapmak için?
Yaşamak.
Çocuklarımı Kanadalı olmadıklarına
ve benimle eve dönmeye ikna edersen hoş olur.
Sterling Point'i ve seni bırakmaktansa ölmeyi yeğlerim. Ve…
Ellis'i diyecektin.
-Hayır. -Evet.
Öpüştük.
Biliyorum.
-Hadi ya. -Dolapta.
Babanın çoraplarını niye eşleştiriyorsun?
Çünkü renk körü. Lacivertle siyahı karıştırıyor.
Bence sen saklanma konusunda çok ama çok iyisin.
Ama yüzleşmeye ne dersin?
Bir tüpe tükürmen gerek.
Neden acaba?
Çünkü babam olabilirsin.
Buradan gitmek zorunda olduğuma inanamıyorum.
Sanki burası tam olmam gereken yer gibi.
-Anlıyor musun? -Evet.
Tam birlikte olmam gereken kişiyle.
Affedersin. Daha ciddi söylemeliydim.
Mektup yazabiliriz. Hiç mektup yazdın mı?
-Benim hep istediğim… -Ne?
8. Henry ile Anne Boleyn aşkı.
Ama yok, hayır. Onun boynu vuruldu.
O ideal sayılmaz.
Peki…
Son birkaç gününde ne yapmak istiyorsun?
Bunu elbette.
BABALIK İHTİMALİ - BEKLEMEDE
DNA SONUÇLARI BEKLENİYOR
DNA SONUÇLARI BEKLENİYOR
İyi misin?
Evet, sadece stresliyim.
Bir derdin varsa söyleyebilirsin.
Biliyorum.
Peki.
BİYOLOJİK AİLENİ BUL
-Şerefe. -Şerefe.
-Merhaba. -Merhaba.
Günaydın.
-Ne? -Kalkıp dişlerini mi fırçaladın?
Hayır.
Gerçek özgürleştirir. Makyajını yapmışsın. Sorun değil.
-Sabah makyajımı unutamam. -Kimse böyle görünmez.
Olur mu?
İlgilenmiyorum, teşekkürler.
Hayır.
Peki.
DNA TESTİ RAPORU UYUMLU
Lanet olsun.
En azından aletin çalışıyor.
Ben… Peki.
Yani %100 seninle annemin biyolojik çocuğu mu?
Açık konuşayım, mümkün olduğunu düşünmedim bile.
Ayrıca Annie, bu…
Bu aramızda hiçbir şeyi değiştirmez.
Bunun doğru olabileceğini anladığın an neden bana söylemedin?
Değilse çılgına dönmeni istemedim.
Buradaki son birkaç gününü boş yere mahvetmek istemedim.
Ayrıca doğru olmasını da istemedim.
Bir planım yoktu.
Ben de test yaptırsam mı? Belki birinin gizli babasıyımdır.
Tamam, lütfen.
Bana kızdın mı?
Hayır, sana kızmadım Ramona.
Sadece… Sana kızmadım. Bunu sindirmeye çalışıyorum.
Onların senin gerçek anne baban olduğu
gerçeğini anlamaya çalışıyorum.
Ama "Anne baban seni yetiştirendir." dememiş miydin?
Bence bu konuda birbirimize karşı
olabildiğince anlayışlı olmak zorundayız.
Dışarıda konuşalım mı?
Olur, tamam.
Ben tuvalete gideceğim.
Peki, git.
Hey…
Hayır… Sorun yok.
Aslında senin için üzülüyorum. Acayip bir bomba bu.
Evet, öyle de denebilir.
Benden ne istediğine dair varsayımlarda bulunmak istemiyorum.
Tek diyebileceğim, New York'a gelmek istersen…
Bu hoş. İstemiyorum ama sağ ol.
Ama vasim olmaman için belge imzalamanı istiyorum.
Sana kim bakacak?
Ben.
Hayır, üzücü değil.
Öyle değil. Bunu yapmak zorunda değilsin.
Ciddiyim. Gerçekten. Ben buna alışığım.
Bir süredir böyle ve böyle kalmasını istiyorum.
Böylece herkes kendi yoluna gider.
Yolumuza gideceğimizi mi düşünüyorsun?
Evet.
-Tamam. Şimdi… -Peki.
Hey.
Seni seviyorum.
Kızımsın.
Hiçbir şey bunu değiştiremez.
Arkanı dönecek misin? Konuşabilir miyiz?
Tabii. Ama hiçbir şeyin değişmediğini söyleme.
Her şey değişti.
Artık kız kardeşim gibi gelmiyor.
O senin kızın, ben de evlatlığım gibi geliyor.
Ben çakma kardeş ve çakma kızım,
o da her zaman istediğin kızın gibi.
Resmen mucize kız.
Annie, yapma. Hiçbiri doğru değil.
Böyle davranmana şaşıyorum.
Bayağı berbat ve karmaşık bir duruma
karmaşık tepki verdiğim için kusura bakma.
Şu an tamamen iyi olamayacağımı
anlamanı istiyorum. Parmağımı şıklatıp iyi olamam.
Ben de değilim. Ramona'nın tüm hayatını kaçırdım.
Aman Tanrım! Tam da bunu kastediyorum.
-Neyi? -Senin üzülmen beni çok üzüyor.
Buna katlanamıyorum.
Kahroluyorum. Sonra düzeltiyorum.
Ama senin yerine bunu düzeltemem.
Düzeltemem.
Elbette düzeltmek istiyorum
ama öyle davransam da iyi değilim çünkü çocuk olan benim!
Anlıyor musun?
Çocuk olan benim.
Haklısın.
Özür dilerim.
Çok özür dilerim.
Ben…
Pek iyi bir baba olmadığımı biliyorum ama gerçekten…
Sizi korumaya ve en iyi hayatı vermeye çalıştım ama biliyorum.
Biliyorum ama belki de…
Belki buradaki hayatım benim için daha iyidir.
Buradaki hayatın mı? Sahi mi?
Burada bir hayatın yok.
New York'taki saçma hayatımdan
-çok daha gerçeği var. -Bu yazlık bir şey.
Bana bir soru sordun.
Yazım hakkında ne biliyorsun? Yazım.
Aradığını bulacağını sanmıyorum.
Annenin izinden giderek
onun istediğini sandığı hayatı yaşamaya çalışmak
sana istediğin şeyi vermeyecek.
Onu geri getirmeyecek.
Hiçbir şeyi…
Hiçbir şeyi düzeltmeyecek.
Onun ölümünü ne zaman affedeceksin?
Ramona'ya bu yüzden mi bakamıyorsun?
Ona çok benzediği için mi?
Connor, ben bir anne figürüyüm.
Benim, Denise.
Bana neler olduğunu anlatabilirsin.
Sağ ol Koca D.
Tamamen dürüst olmam gerekirse
komodininde sakladığın mantarlarından biraz aldım.
Açıkçası kafam bir dünya.
Bana da bıraktın mı?
Hayır.
Biraz komik ama.
Babamın ve ölmüş annemin gerçek bir çocuğu mu var?
Ne manyak bir şaka.
Şu rakun çok sevimli.
Connor, tatlım. Bunu gerçekten komik bulduğunu sanmıyorum.
Sen muhtemelen
ailende duygusal zekâsı en yüksek kişisin.
Bu taşınması ağır bir yük olabilir.
Sağ ol.
Ama seni anlıyorum dostum.
Sence o rakun hasta mı?
Posta kutusu o.
Ha, iyi. İyi olmasına sevindim.
Annie?
-Selam. -Selam.
Seni arıyordum.
İyi misin?
Bence Annie çabuk toparlar.
Evet. Bilmiyorum, sanki… Şimdi çok farklı geliyor.
Bana öyle geliyor ki…
Ne bileyim, Steven'ı tanımak istesem ya da…
New York'a gitsem,
artık yapamam.
Çünkü Annie tuhaf davranır.
Babasını çalıyormuşum gibi.
Ne, yani…
Oraya gidip onunla ilişki kurmayı mı düşünüyorsun?
Bilmem.
Ne?
No comments yet. Be the first to leave one.