The Widow

The Widow

د Turkish ژباړه ډاونلوډ کړئ

1 فصل

د خپرونې معلومات

The Widow - S01 - AMZN WEB-DL - NTb / ION10 / METCON / AMRAP
د لخوا تبصره bontoutou
Official Subtitle - Works with all WEBRip and WEB-DL - NTb / ION10 / METCON / AMRAP / FENDT

تګونه

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
په خپور شو: 2019-08-30
ډاونلوډونه: 23
د اوریدلو معیوبیت: No

د Turkish سرليکونو مخکتنه

لومړۍ 200 کرښې.

NAMOYA, DEMOKRATİK KONGO CUMHURİYETİ

Adidja!

Dikkat et!

Tepedeki kral benim.

Ne dedin sen?

Neyi kanıtlamaya çalışıyorsun?

Aşağıya bakıp tüm dünyayı görmek istiyorum!

Adidja!

Tüm dünyayı gördün mü?

Neye benziyordu?

Söylesem de inanmazsın.

POWYS, GALLER

Ha siktir.

Dul

HASTA KAYIT FORMU EVLİ

Ne yapıyorsun?

ÜÇ SENE ÖNCE

Uyuyan kadın seyreden erkek ürkütücüdür.

Haksızsın diyemem.

Ama seyrederken ne yaptıklarına bağlı olarak değişir.

Bu muhabbet için biraz erken değil mi?

Çekil üstümden. Yapma! Ağız kokusu. İğrenç.

Gel buraya.

Pes ediyorum.

- Nice on senelere. - Ne?

- Hadi ama. - Hayır.

Bugün olduğunu biliyorsun.

- Öyle mi? - Evet.

- Saat doğru mu? - Evet, neden? Saatler ileri alındı.

Bana neden söylemedin?

Nasıl yani?

- Uçağım var! - Uçağın!

Nerede durmalıyız?

Az önceki dışında her yerde.

Bir daha kendin gel.

- Onun nesi eğlenceli? - Pisliğin tekisin.

Ağzından hep bal damlar.

- Tanrım! - Üzgünüm.

Şu şeyi neden taktığını anlamıyorum.

- O grupta bir ay çaldın. - Ne aydı ama.

Unutulmazdı. İyi açıdan değil.

Tekrar deneyeyim. Kötü bir vedaydı.

Acele et Bono, insanlar park yeri bekliyor.

İyi olacaksın, değil mi?

Evet, iyi olacağım.

Benim için endişelenme.

Zaman her şeyin ilacı, değil mi?

Evet.

- Acele et, gecikeceksin. - Peki.

Hadi ama.

WILL GELEN ARAMA

- Selam. - Selam. Beni şimdiden özledin mi?

Eldiven koyduğumuz yere senin için bir şey bıraktım.

- Öyle mi? - Öyle.

Arabalara eldiven gözü yapmaları

sence de garip değil mi?

- Bana eldiven mi bıraktın? - Belki.

Nice senelere. Seni seviyorum.

Seni seviyorum.

Dikişlerin bir haftada alınmalı.

Seni buraya getirecek biri olmalı.

Eve böyle yürümemelisin.

Bir şey olmaz. Cidden.

Hafta sonu için mi geldin?

Hayır, burada yaşıyorum.

Aksanımdan anlayabilirsiniz.

Pen-Llyn'in yakınında.

Yolun uzun. Hayatını yaşıyorsun, öyle mi?

Evet, sayılır.

- Bayan Wells? - Evet.

Formu tamamlamadınız.

- Pardon. - Sorun değil.

Şurası, şurası ve şurası. Teşekkürler.

Uzmanlar şiddet olaylarının durmayacağı görüşünde.

Bu öğleden sonra Kinşasa'nın finans bölgesinde yaşananlar

kaos ve karmaşadan ibaretti.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde yoğun siyasi huzursuzluklar yaşandı

ve Kinşasa'daki silahlı kuvvetler...

Pardon. Şunu geri sarabilir misin?

- Efendim? - Kumanda sende mi? Durdurabilir misin?

Sanırım. Bir dakika, bulayım.

...üniversiteliler ve karşıt görüşlüler arasında.

KİNŞASA'DAKİ İSYANDA ONLARCA KİŞİ YARALANDI - SON DAKİKA

Silahlı kuvvetler düzeni sağlamaya çalışıyor.

Aramadığım için üzgünüm. Telefon çekmiyor.

En azından kafa dinledin.

- Maç yoktu. - Evet.

Tadını çıkarıyorum.

Ne yapıyorsun?

Koşuya çıkmıştım.

- Havaalanında mısın? - Goma'da.

2002'den beri "bok çukuru" nu yeniden tanımlıyor.

Kinşasa uçağına birkaç saatim var.

Mağazaları gezebilirsin.

"Mağaza". Tekil. Ha siktir.

Teşekkür ederim.

Yüzük nasıl oldu?

- Parmağına uydu mu? - Evet.

Çok güzel. Gerçekten.

- Bilmiyorum. - Beğenmediysen üzülmem...

Evlenme teklif ettiğin o boktan şeye benzemiyor.

Boktan şey mi?

Duygusalım şu an. Bilmiyorum.

Kinşasa'dan mesaj atacak mısın?

Hayır. Uyuyor olursun. Döndüğümde ararım.

- Seni seviyorum. - Ben de seni.

Georgia, ben Judith Gray.

Judith, ne oldu?

- Duymadın mı? - Neyi?

Will'i. Tanrım.

Will'in uçağı, haberlerde o var.

Daha resmî açıklama yapmadılar.

Hava yolunu aramaya çalışıyorum...

Çok üzgünüm Georgia.

Will'in uçağı kaybolmuş.

- Çok üzgünüm. - Hayır.

- Hayır. - ...hâlâ yerdeydi.

Sankuru Hava Yollarına ait Goma-Kinşasa seferini yapan 19 numaralı uçağın

yolculuğu sırasında yüksek rüzgârlar ve olası fırtınalar olacaktı.

Resmî açıklama gelmedi. Sankuru Hava Yolları,

Sivil Havacılık Başkanlığı ya da Kongo...

Bana dur deyin.

Şimdi. Şurada dur.

Sensin.

ROTTERDAM, HOLLANDA

Gözlerinizi kocaman açar mısınız lütfen?

Görüşünüzü nasıl kaybettiniz?

Kaza oldu.

Çok zaman geçti.

Sandalye önünüzde...

Evet.

- Tamam mı? - Teşekkürler.

Teşekkür ederim.

Karar nedir? Hâlâ kör müyüm?

Şu anda tıbbi deneyler için gönüllü olmanızı engelleyecek

bir sorun göremiyorum Bay Helgason.

Yolculuğum boşa değildi yani?

Bu göz damlalarını kullanmalısınız.

Sabah ve akşam iki kez.

Prosedürden önce enfeksiyon kapmanızı önlemek için.

Prosedür demek.

Bir mucize için ne kadar tıbbi bir kelime.

"Körler görüp kötürümler yürüyecek

"ve cüzzamlılar iyileşecek."

Burada mucize yok Bay Helgason.

Sadece bilim var.

Mathilde, bu beyefendiye taksi çağırır mısın lütfen?

Tabii ki.

Nasıldı?

Felemenkçe konuşmuyorum. Buralı değilim, ziyaret için geldim.

Ben de. İngiliz'im.

Sen de mi ameliyat için geldin?

Evet.

Ben Beatrix.

Ariel.

Fırtına'daki gibi mi?

Prospero'nun gözü ve kulağı olsaydım pek işine yaramazdım, değil mi?

Bu nerenin aksanı?

İzlanda.

Uzaktan gelmişsin.

Evet, öyle.

Mucize için değer bence.

Elemeyi geçtin mi?

İki gün içinde öğrenecekmişim.

Umarım ikimiz de şanslı oluruz.

Birisiyle mi geldin?

Hayır, tekim.

Arkadaşım gelecekti ama hayat işte, anlarsın ya?

İkimiz de yalnız olduğumuza göre

bir içki içebiliriz belki?

Bekleyebilirim. Tabii...

Harika olur.

Harika. Güzel.

Georgia.

Seni görmek güzel.

Olabildiğince yakınlaştırdım.

Biraz daha yakınlaştırınca berbat oluyor.

Herhangi biri olabilir.

Ama gittiği gün turuncu bir şapka takıyordu.

Sadece farklı bir açı bulmalıyız, o zaman göreceksin.

Kameramanlar başka açıdan çekmemiş. Elimizdeki tek görüntü bu.

Hiçliğin ortasında işler nasıl?

- Sessiz. - Hiç gelmediğim için üzgünüm.

Baban bana çok kez sormuştu.

Yardımın lazım Martin.

Kimse beni dinlemez.

Seni dinlerler.

Sana hiç Endonezya'dan bahsetti mi?

- Babam hakkında konuşmak için gelmedim. - Biliyorum.

İlk devriyesinde helikopter yere çakıldı.

Sağ çıkan tek kişi oydu.

20 yıl sonra hâlâ kabuslarında görüyordu.

Bu şeyler bizi takip eder Georgia.

Onlara tutunmak senin için iyi olmaz.

Benim için neyin iyi olacağını nereden biliyorsun?

Olanlar için hâlâ kızgın olduğunu biliyorum.

Seni önemsemediğimi düşünme.

Bunu göstermek için garip bir yöntemin var.

Başka yollar da var.

Şu anki hâlimle beni tanıyamazsın.

تبصرې

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left