The Walking Dead: Dead City

The Walking Dead: Dead City

د Turkish ژباړه ډاونلوډ کړئ

3 فصل

د خپرونې معلومات

The Walking Dead Dead City S03E03 1080p WEB h264-ETHEL
د لخوا تبصره Takaya
v1 - Episode Insider NOT included @TakayaSubs

تګونه

webdl
په خپور شو: 2026-08-10
ډاونلوډونه: 14
د اوریدلو معیوبیت: No
FPS: 23.976

د Turkish سرليکونو مخکتنه

لومړۍ 200 کرښې.

Ölü Şehir'de daha önce...

Kukubelli reçeller ne zaman gelir diye soruyor.

Şu dişsiz ucubeleri anlıyor numarası yapmayı bırak!

Luis partide sözlü yapacağım dedi. Hazır olduğumu sanmıyorum.

Hazırsın, her nefeste bir hareket.

Central Park'ı sürebiliriz. Gıdayı çoğaltır, daha çok insan getiririz.

Sadece daha fazla insan değil...

sana iyi insan lazım.

Kötü haberi veren olmak da istemem ama çok fazla iyi insan kaldığını sanmıyorum.

Görürüz herhalde.

Hey! Vereyim mi?

Sağ ol.

Negan buralarda mı?

Evet, müdür yukarıda.

Dışarıda indirdiğin geberikten mi şu? KDDBZ'de lazım olur çünkü bana.

Negan bahsetti besin zincirinden.

Bahsetti mi?

Bu kurtçuklar çürümüşü öğütüyorlar.

Yok ediyorlar resmen.

O yokluktan ortaya iyi bir şey çıkıyor.

O şey de yaşamı devam ettiriyor.

Hiçbir şey ziyan olmaz, geberikler bile.

Babam da aynı şeyi derdi, çiftçilik için.

Yaa?

Toprak ektiğin her şeyin karşılığını verir.

Anlaşılan peder bey olaya vakıfmış.

Toprak yalan söylemez.

Tohumdan da olsa kemikten de...

Mazide kalmış birinden.

Doğru muameleyi yaparsan...

her seferinde karşılığını alırsın.

Benim gördüğüm kadarıyla dünyada hâlâ garanti olan ender şeylerden biri.

Bir de bağcıkların her zaman bottan önce eskimesi var! Nasıl işse?

- Negan yukarıda? - Evet, efendim.

Hayır, hayır, hayır! Yapma.

Tut kendini. Hey, kes şunu.

Kolunu mahvedeceksin yine.

Dursana! Maggie?

Şu barın ucundaki koli bandını uzatır mısın bana?

Yarakello, dur. Ne yapıyorsun?

Kendine hakim olur musun?

Hey, bir hatun için kolunu kaybetmeye değer mi?

Negan, ben bantlarken tutar mısın şunu?

Olmaz.

Ee, büyük geceyi anlatmaya mı geldin?

Işık şovunu gördüm.

Evet, bir hoş geldiniz tabelası koyalım dedim.

Diğer olayı duydun mu?

Dama kendini öldürdü.

Peki. Seçimini yapmış demek ki.

Sanki daha şey hissederdim...

Ne hissederdim bilmiyorum.

Yani bilemem.

Bence iyi hissetmelisin.

Kocakarı iyilik yaptı sana.

Evet, günlük brifinginde benim için başka bir şey var mı?

Mevsim dönüyor.

Herkes Central Park'ı temizliyor.

Don gelmeden ekmemiz gerek.

Yardımın kesinlikle işimize yarar.

İyiymiş bu.

Sen ciddisin!

Yapamam. Benim kendi evimde halletmem gereken işler var.

Tamam, bak.

Bütün gün barda iki bok çuvalıyla oyun oynadığın yeter artık.

İşte bu döküntüleri öldürürsen...

o kokmuş çükün iyice çürüyüp gitmeden mercimeği fırına vermiş...

adam olduğunu ispatlamak için ilk adımı atmış olursun.

- Seninkini vinç gelse kaldıramaz! - Birader, yap işte.

Tamam.

Yardım et...

Kimseye tehlikesi bile yok, birader.

İşler boka sardığında sana güvenebileceğimi bilmem gerek.

Var ya, sikerler! Sikerim böyle işi!

Var ya, siktir git!

Çünkü ben besin zinciri için geberikleri zaten hallediyorum, birader.

Asıl mesele, bir iki kişiyle arada laflıyorsam bundan sana ne?

Öncelikle onlar kişi değil.

Tamam da Kaptan Brewer'ı, Razer McNab'i ne yapacağız? Onlar insan mı?

Ben cevap vereyim, Negan.

Hayır, onlar bilgisayar oyunu karakterleri.

Tamam mı? Ben bin yıldır tek başımayım.

Senin bahanen ne?

Hastir!

Fabian'ın işaret fişeği.

Nehirde bir şey görmüştür. Gidelim!

Vay! Siktirgitistan'dan kimseyi beklemiyordum.

Hiç kafan karışmasın, komşu.

Siz insanlarla kumar oynuyorsunuz, biz muhitimizi koruyoruz.

Tesadüfe bak ki sıçtığınız bok bize de sıçrıyor.

Hastaneye götürmemiz lazım bu insanları.

YÜRÜYEN ÖLÜLER: ÖLÜ ŞEHİR "Göçmenler"

Isırılmış kimse var mı?

Hayır, insanlar yaptı. Newark'dan bir grup.

Yıllardır saldırırlar bize. Neyimiz varsa alırlar.

Dün akşam heykeldeki ışığı gördük. Kalan ne varsa topladık, gider bakarız dedik.

Ama şafak vakti saldırdılar, her şeyi ateşe verdiler.

Belleville küle döndü tamamen.

Işığı takip ettiniz yani?

Tuzak olabilir diye şüphelendik. Eskiden umudun simgesiydi, şansımızı deneyelim dedik.

Hâlâ öyle mi?

Öyle. "Verin bana yorgunlarınızı, yoksullarınızı" diyordu, değil mi?

Tamam, herkes dinlesin.

Sağlıklı olan herkesin yaralıları hastaneye taşıması gerek.

Sokaklar berbat durumda, araç geçemiyor.

Amsterdam'a kadar ya yürüyeceksiniz ya taşınacaksınız.

Hey, yardımın için teşekkürler.

Heykeli ışıklandırmak bence kötü fikirdi.

Ama işimi yapmayacağım anlamına gelmez.

Hey, Bauer.

Bu Newark şerefsizleri takip etmiş midir sizi?

Çünkü geliyorlarsa, hepimizin başı dertte demektir.

Herkesi güvenli bir yere götürmeliyiz.

- Yaralılar hastaneye. Geri kalanlar binalara gidebilir. - Cephaneliğe söyleyeyim, silahlanıp hazır olsunlar.

Sonra hastaneye gel. Sen sivillerle ilgilen, Newark bende.

- Tamam. - Tamam.

Yok artık? Tekneler dolusu kötü insan gelirken sen sadece hemşirecilik mi oynayacaksın?

Evet, çünkü Renata işini biliyor.

Acaba?

Kimseyi öldürmeden ya da ordu gerekmeden ailesini 15 yıl boyunca hayatta tutmuş.

Doğru, Hırvat gelene kadar.

Ve iki yakınını kaybetmiş. Sen kaç kişiyi?

Kontrolü kaybettiğinde Maggie, ki kaybedecek...

oğlunla bir başına kalacaksın.

Yani ne kadar çabuk öne atılırsan hepimiz o kadar güvende oluruz.

Yeşil, hayati risk içermeyen yaralanmalar için.

Yürüyebiliyorsa yeşil, konuşabiliyorsa mor.

Kırmızı? Kırmızı o hasta yatağa kelepçelenecek demek, tamam mı?

Gidelim! Yürüyün. Haydi.

Gördüğüm en genç doktorsun.

Aslında öğrenciyim sadece.

Yangından aldım onu. Neden bilmiyorum.

Tek taşla domino oynanmaz.

Oyun mu?

Evet.

Aile geleneğidir.

O kadar taş içinden bunu almışım.

Kötü şans. Düşeş taşı. Amcam hep öyle derdi.

Buraya geldin ama. Belki şansın dönmeye başlamıştır.

Işığın takip ederken bunu beklemiyorduk tabii.

İyi yer burası. Doktoru da çok iyidir.

Ortalık durulsun kolunla da ilgilenir.

Ben diyene kadar sakın ateş edeyim demeyin!

- Anlaşıldı mı? - Hanım ağa ne derse o!

Herkes silahları indirsin.

Silahları indirin!

Luis! Bıçak yarası, Newark'dan.

Travma 1'e götürün.

Oha! Yok artık!

Bizi onlarla aynı yere koyarsanız bizi öldürürler!

Yanlış yapıyorsunuz.

Newarklılar bize saldırdı, size de saldırırlar.

Ve sizin kaybedecek şeyiniz çok.

Newarklılar daha beter durumda geldiler. Belleville bize saldırdı diyorlar.

Hasımları yan yana tedavi edeceğiz demek ki.

Bence olan biteni anlayana kadar yapılacak tek şey hepsine yardım etmek.

- Ben Belleville'in silahlarını aldım. - Ben de Newark'ın.

Nöbetçi yerleştirir tehlikeyi minimize ederiz.

O ışığı biz yaktık. Bizim yüzümüzden buradalar. Kimin kalacağına karar vermem gerek.

Ama bunu yapamadan bizimkiler zarar görürse...

Öyle bir şey olmayacak. İzin vermeyeceğim. O benim işim.

Senin işin bizler için en doğru kararı almak.

Daha da gelen var.

- Ağrı için bir şey veremez miyiz? - Morfinin sonunu verdik.

Böyle giderse stoklarımız gün sonuna kadar dayanmaz.

Hastalar böyle operasyonları atlatamaz. Şoktan ölürler.

Ne yapabiliriz peki?

En yakın sakinleştirici içki. Ne kadar yüksel alkollü olursa o kadar iyi.

Olmaz öyle şey!

O övüp durduğunuz kilerinizi tırtıklasanıza?

Onlar gıda, Negan. Bize alkol lazım.

Tamam bak, Dillard ile bizim tek derdimiz malımıza sahip çıkıp...

kimseye vermemek.

Lafı açılmışken, açıkça ortada ki bu insanlar...

sadece birbiri için tehdit, bizim için değil.

Yani bizim şeyimize takmamızı gerektirecek bir bok yok ortada.

Kadının canı çok yanıyor ya?

İyi, git viskiyi getir.

Ben sigara içmeye gidiyorum.

Hey, Dillard ile yaptıklarınız için sağ olun.

Ne kadar çok ceset yerine insanla vakit geçirirse...

ikimiz için de o kadar iyi.

Onun için yapıyorsun yani bunu?

Hiç şeyinde değil mi gerçekten?

Bravo, terapist hanım! Vakayı çözdün.

Maggie daha fazla insan getirmenin senin fikrin olduğunu söyledi.

Fikir olarak, evet.

Sıçıp batıran uygulama? Asla.

Bak, insanları niye tedavi edip sonra da birbirini öldürsünler diye bırakıyoruz anlamıyorum.

Bir tarafı seçersin, tedavi edersin. Sadakatlerini ebediyen kazanırsın.

Sağlam hamle budur.

En sağlam hamle hepsini öldürmek olur.

Vay! Bacımız işi biliyor.

Tabii sonra tarlaları kim ekecek?

Kanalizasyonu kim onaracak? Evlerimizi kim koruyacak?

Evet, bugünümüzü kurtaracak bir seçim yapabilirim.

Ama aylar, yıllar içinde ölmemize neden olabilir.

O yüzden tüm gerçekler ortaya çıkana kadar hiçbir karar vermiyorum.

Sorun yok!

Voltaj dalgalanması sadece.

More Turkish subtitles for The Walking Dead: Dead City

تبصرې

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left