Texas Chainsaw Massacre

Texas Chainsaw Massacre

د Turkish ژباړه ډاونلوډ کړئ

د خپرونې معلومات

Texas Chainsaw Massacre 2022 1080p NF WEB-DL DDP5 1 Atmos x264-EVO
د لخوا تبصره erlat
CMRG / EVO / GalaxyRG / ION10 / RARBG / RUMOUR / TEPES / XVID / YIFY

تګونه

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
x264
1080
په خپور شو: 2022-02-19
ډاونلوډونه: 44
د اوریدلو معیوبیت: No

د Turkish سرليکونو مخکتنه

لومړۍ 200 کرښې.

NETFLIX VE LEGENDARY PICTURES SUNAR

OYNAT

1973 yazında Teksas'ın Austin şehrinin birkaç kilometre dışında

beş genç kimliği belirsiz bir deli tarafından

tüyler ürpertici bir saldırıya uğradı.

Şoke edici cinayetlerde kullanılan aletlerin arasında

çekiçler, el kancaları ve en ürkütücüsü, bir elektrikli testere vardı.

Asla kaybolmayacak bir görüntü var zihnimde.

Beş genç kurban içinden tek hayatta kalan Sally Hardesty,

olayı polise anlattıktan sonra

o gün yaşadığı korku dolu anlardan bir daha kimseye söz etmedi.

Hardesty'yi dinleyen yetkililer katilin bu birleşik resmini yayınladı.

Herkes dehşete düşmüştü.

Failin insan derisinden bir maske taktığı söyleniyor.

Gelgelelim gerçek kimliği gizemini koruyor.

Şimdi sizi bir saatlik bir yolculuğa çıkarıp

Teksas'ın en ünlü faili meçhul cinayetlerinden birine göz atacağız.

18,99 tuttu.

Tişörtlerden almak istemezsen tabii.

Peki. Buyur.

KATLİAMIN TEK SAĞ KALANI YAŞADIKLARINI ANLATTI

Ona ne oldu?

Hâlâ hayatta mı?

Burada, Teksas'ta korucu oldu.

O manyağı nereden baksan otuz kırk yıl aramıştır.

Onu buldu mu yani?

Adam maske takıyordu.

Neye benzediğini bilmediğin birini kolay kolay bulamazsın.

-Kardeşim, demek buradasın. -Bıraktığın yerdeyim işte şapşal.

Dur. Şuna bak.

Şampanyanı açarken kullanırsın.

Şampanya için tirbuşona gerek yok.

-Hadi. Otobüsten önce gitmeliyiz. -Sormamın mahsuru yoksa, ne tarafa?

Harlow'a.

-Sizi duymuştum. -Öyle mi?

Duymayan yok ki.

-Size iyi günler. -Teşekkürler.

Kentsel dönmeler.

Al.

Dante nerede?

İşte bu! Telefonun çektiği bir yer buldum şurada.

Otobüs 30 kilometre kadar önce yolu şaşırmış ama şimdi doğru yolda.

Her şey yolunda. İyiyiz.

Hadi yola koyulalım. Hadi.

Şu adama bakın.

Ortalık yerde silahla gezen insanın çükü küçücük olsa gerek.

Yerini doldurmaya mı çalışıyor, nedir?

Tamam Mel.

-Melody, yapma. -Ne var? Söyleyeyim dedim.

-Hanımefendi, bakar mısınız? -Ne?

Buralarda yaban domuzları cirit atıyor.

İstilacı bir türle baş etmenin tek yolu kökünü kurutmaktır.

Görür görmez.

Tamam. Sen hepimizi öldürtmeden gidelim.

Hadi. Gidelim.

Büyük silahlardan rahatsız olman üzücü.

Daha büyüğünü gördüm.

OTOMATİK PİLOT DEVREDE

ATEŞ ETME

SENİ ASLA UNUTMAYACAĞIZ

Oradaki mesele için özür dilerim.

Senin yerine kızmama ihtiyacın yok.

Boş ver.

Neyse, geldiğin için çok mutluyum.

Mel, paylaşımımıza baksana. Yürüyor.

Merhaba arkadaşlar. Bugün büyük gün.

Mel ile kurduğumuz çılgın hayali sonunda hayata geçiriyoruz.

Gerçek bir değişim bu. Onun için hepinize teşekkürler.

Harlow'da görüşmek üzere.

Harika olacak. Düşünsenize.

Burayı toptan satın alıp adını Dantopya koyarız.

Ne?

Ne? Dantopya.

Bu ne zamandır aklında?

Son 48 saattir falan.

Dante ve Ütopya. Sözcükleri birleştirdin.

-Şaka yapıyordum. -Orasını… Ne oluyor be?

Derdi ne bunun?

Bak Melody, seninki.

Psikopat herif.

-Teksas çiftleşme ritüeli. -Derdi ne bunun cidden?

Çevre düşmanı bir pislik işte.

Ne güzel ya, psikopatı bırakıp bizi mi durduruyorlar?

-Ellerini görebilecekleri bir yere koy. -Komik değil.

Konumda bir 10-12 durumu var.

Anlaşıldı.

Selamlar.

Merhaba, nasılsınız? Ben Dante.

Spivey.

Sen şu aşçısın.

Şefim. İkimiz de şefiz.

-Selam. -Ya diğerleri kim?

Bu benim müstakbel eşim.

Arkadaki de benim kardeşim.

Her şey yolunda mı?

Çok sayıda misafiriniz gelecekmiş.

Emniyetinizi sağlamak için yardımcımla birlikte buralarda olacağız.

Bir sorun olursa beni arayın.

Olur. Numaranızı aldık. Yardımınız için teşekkür ederiz memur bey.

Hadi gidelim.

Bakın,

bazılarımız burada doğdu,

buranın güzel günlerini gördü.

O yüzden lütfen kasabaya saygı gösterin.

Oluruz memur bey.

Melody, ne yapıyorsun?

Aslında bizim büyükannemiz de buralı.

"Harlow ayçiçeği açtığında…"

"Kışın sonu gelmiştir."

Evet.

Peki.

Harlow'a hoş geldiniz.

Teşekkürler.

Sonunda vardık. Harlow'a hoş geldiniz.

Geç kapitalizmin getirdiği neşeye de bakın.

Vay canına bebeğim. Muhteşem.

Demek Harlow bir hayalet kasaba.

Evet ama burası için bir hayalimiz var. Tek lazım olan, taze kan.

Bizim gibi şehirden bıkmış, yeni başlangıç arayan insanlar.

Austin'de yemek kamyonu parkına verdiğimiz parayla burada dükkân açarız. İnanılmaz.

İlk dükkân bizim restoran olacak ve insanlara örnek olacağız.

-Oluruz. -Elbette oluruz.

Sanat galerim için şu alan mükemmel olurdu.

Lila, buraya bir çizgi roman dükkânı falan açabiliriz.

Aman ne güzel!

Burası insanların şiddetten uzak yeni bir başlangıç yapması için bir şans.

Güvenli bir yer.

Ayrıca ulaşması arabayla yedi saat süren bir yer.

Arkadaşlarıma elveda diyebilirim herhalde.

Tanrım.

Onun burada ne işi var?

Bakar mısınız?

Hay aksi, affedersin Richter. Telefonda görüşmüştük.

-Evet. -Dante.

Selam.

Richter inşaatçımız, Mel.

Binalarınızın görünüşünü yeniledim. Bir haftada hepsini bitiririm.

Müzayedeye uygun olmuş. Sağ ol.

Bunları satacak mısınız?

Evet, satacağız.

Peki.

Nesiniz siz, tarikat falan mı?

Daha iyi bir dünya kurmak isteyen idealist bireyleriz.

Tarikatsınız işte.

-Ne? -Sorun değil, yargılamıyorum.

Paramı ödeyin yeter.

Millet, bunu görmeniz lazım.

-Ne? -Aman be.

Ne?

Şaka mı bu?

-Sürpriz! Teksas kırsalındayız. -Bana ne.

Bir otobüs potansiyel yatırımcı geliyor. Bayrağı görünce bir şey almazlar.

Ben kovboyu çağırayım.

Mel, yardım et.

Ben burada bekliyorum.

HARLOW BELEDİYE YETİMHANESİ KURULUŞ: 1925

Ben üst kata çıkıyorum.

Şuraya bak. Ne tuhaf.

Hay anasını.

HARLOW YETİMHANESİ 1975

Lanet olsun, kolum yetişmedi.

-Yapma ya. Ne yapacağız peki? -İnşaatçıyı bekleyelim.

Evimizde ne işiniz var?

Kusura bakmayın. Burasının…

Burayı boş sanmıştık.

Siz şu yeni komşularsınız, değil mi?

Keşke geleceğinizi bilseydim.

Yüzüme bir şeyler sürerdim.

Soğuk çay?

Bu yetimhaneyi neredeyse 50 yıldır ben yönetiyorum.

Sevgi dolu bir yuvaya ihtiyacı olan erkek ve kız çocuklarına,

hatta merhametime muhtaç sorunlu çocuklara yuva buldum.

Buyurun.

Hanımefendi, banka bu mülke aylar önce el koydu.

Burada olmamanız gerekiyor.

Bankayla çıkan şu karışıklığı mı diyorsun?

O iş çözüldü.

Borcumun tamamını ödedim. Burası hâlâ bizim evimiz.

Yanlışınız var. Kusura bakmayın ama…

Elimdeki tapuda öyle yazmıyor.

Tapuya bir bakabilir miyiz?

Göstermek zorunda değilim.

-Çünkü tapunuz falan yok. -Yapma.

Ne? Mesele bayrağımın yüzünden miydi?

Beni yanlış anladın.

Yıllar boyunca senin gibi çok çocuğa baktım ben.

Benim zencilerle bir sorunum yok.

Tamam. Sikerler.

Ağzını topla evlat.

Asıl sen topla.

-Nereye? -Onunla polis ilgilensin, ben uğraşamam.

Şerifi getireceğim.

Sandığınız gibi değil.

O bayrak büyük büyükbabama aitti.

Bana onu hatırlatıyor.

Üzerine çok düşünmemiştim.

Arkadaşını anlıyorum.

Keşke yardım edebilsem. Ama burada kalamazsınız.

Yaşlılar için barınaklar var ve…

Barınak mı?

تبصرې

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left