لومړۍ 200 کرښې.
Karanlık ölüm vadisinden geçsem bile,
kötülükten korkmam çünkü sen benimlesin.
Çomağın, değneğin güven verir bana.
Bana çok kızmıştı çünkü hukuk diplomam olsaydı
bizi temsil edebilirdim.
Jüri beni suçlu buldu. Avukatıma intihar edeceğim, dedim.
Nyack'tan eve döndüm ve ne oldu tahmin edin?
Beni terk etmişti. Rahat bir nefes aldım.
Hayatında kalıcı bir etki bırakmıştı.
İlk çocuğum kolay geldi.
Ama Patricia'da bana anestezi verip açtılar.
Çok kere belki de sebebi bu diye düşündüm.
Buraya geldiğimde onlara "Suçluların hayat tarzını keşfettim." dedim.
Ama ben papazın yardımcısıydım.
Moltisanti dini bir isim. Ve başım hâlâ belada.
Ölümle, buraya fazla uzakta değil, 23. otoyolda tanıştım.
Ama o çok sonraydı.
1967'de, şapkalı adam babamdı.
O günlerde oğlu yoktu.
Onu ilk ben görürsem beş dolar çalışır.
Benim beş dolarım yok.
O zaman kazansan iyi olur şapşal.
-Dick amca, hızlı düşün. -Kavga mı istiyorsun?
Şişko çocuk amcam, Tony. Soprano.
Bir şeyin yok.
Ona evlilikten gelen akrabalığımız nedeniyle amca diyoruz.
Beni boğarak öldürdü.
Orada! Borcunu öde.
Hanımlar beyler, bir galibimiz var.
Büyükbabam ve erkek kardeşi, Newark'taki DiMeo suç ailesindeydi.
Büyükbabam ortaktı ama diğerlerinden
-daha çok para istiflemişti. -Baba!
Hey, işte orada!
Bir Cadillac bayii de dahil.
Cara mia, fammi presentare mio figlio, Richard Moltisanti.
Herkes bana Dickie der.
Amerika'ya hoş geldin.
Hoş geldin.
Amerika!
65 yaşındaki birçok kişi tatilde Avrupa'ya gider, gut olup döner.
Sen 1967 Provolone Güzeli yarışma birincisiyle döndün.
Antonio Soprano.
U picceri.
Beni öldürdükten sonra
Tony, karıma ve bebeğe cebindeki bozuklukları vermiş.
Ama o çok sonraydı.
È squisita.
Utandım. Hepiniz çok iyi aşçısınız.
Benim için tercüme eder misin?
Boş ver. Yeterince anlıyor.
Giuseppina, ailen orada ne yapıyor?
-Mio padre... -Faşistler babasını öldürmüş.
Annesi hiç eskiye dönememiş.
Kahrolası Mussolini.
Anlamıyorum. Ben çocukken, sen ve Vito Genovese, hep Mussoliniyi överdiniz.
Sofrada siyaset konuşmayalım.
Ama sana söylüyorum Dick, orası cennet.
Bir yandan güzelliğine inanamazsın.
Öte yandan tuvaletleri bile yok.
Giuseppina'ya gururlu bir Amerikalı hanımefendi hayatı yaşayacağını söyledim.
Seninle ikinci grup çocuklarımı yapacağım.
Orada hayal bile edemeyecekleri bir hayatları olacak.
Çocukken senin olduğun gibi Dick.
Bunlar kardeşlerin olacak.
Yani...
Giuseppina, senin üvey annen Dickie.
SİYAHİ AZİZLER
Sizi soyan ben değildim!
Öyle mi? Hadi!
-Siktir! -Harold.
Tamam, yeter.
Şu serseri. Ayakçılarımızdan birini soymuş, 600 papel almış.
-Yarın hepsini istiyorum. -Sen de kimsin?
Onunla böyle konuşan birinin gözünü çıkarmış bir adam.
Fırtına gibiydin Jesse Owens?
-Sigarayı bırakmalıyım. -Katılıyorum.
Newport içmeye başlar mısın?
Hey Harold. Oğlum büyüyünce Hank Aaron olacağını söylüyor.
Onun gibi .318 sayı yapacağım.
-318, şanslı sayın oğlum, yap. -Evet.
Sayılar, siyahilerin bu kokuşuk şehirden çıkmak için tek şansı.
Bu nasıl oynanıyor?
Üç sayı seçiyorsun, mesela senin için üç, bir, sekiz.
Çeyreklik yatırıyorsun, yarış pistinde
sayıların çıkarsa 125 dolar kazanıyorsun.
Çeyreklik karşılığında mı?
Bir dolar yatır, 500 dolar al.
Dalga mı geçiyorsun Harold? Ya benim sayılarım çıkmazsa?
Çıkmazsa bir şey almazsın.
Harold bahisleri topar, Adam'a verir.
İtalyanlar uzun, süslü arabaları,
o pırlantalı İsviçre saatlerini nasıl alıyor sanıyorsun?
Teşekkürler. Herkese teşekkürler, hoş geldiniz.
Ben daha çok...
Söylemek istediğim...
Kes şunu Anthony.
Büyük kızım Janice'le gurur duyduğumu söylemek istiyorum.
Kendisi bugün bir kadın.
Şerefe!
Biliyorsunuz, Janice...
Dini eğitim aldı. Latince öğrendi.
Tanrı'yı biraz daha düşünebilmek için
-aptal Sonny ve Cher'i... -Çok tuzlu...
...izlemeyi bile bıraktı. Ama bana masraflı oldu.
Janice'in dini görevlerini yerine getirmeyeceğine bahse girmiştim.
Ama getirirse ve bu doğrulanırsa
bıyıklarımı kesecektim.
-Afiyet olsun. -Metresi
Robert Goulet'ye benzediğini söylemiş.
O kadar da iyi değil.
Çatalını kullan.
Ama et sosu güzel.
-Kızının kabul töreni. -Buraya gel.
-Tebrikler üstat. -Ben de buradayım Bay Yakışıklı.
Evet, bir milyon dolarlık gibisin.
Üstelik Meksika doları da değil.
Sen neden bahsediyorsun?
Aynı pislik çete.
Siyahi çocuklar, siyahi ayakçılarımı dövmüş.
Sıkı pataklamışlar.
İnanabiliyor musun? Adamlar kendini bitiriyor.
Hey, Boot DiMeo, bunu görünce bana kızacak.
Bakış açısına göre kötü de görünüyor.
Gazeteler bile nakit akışımızın büyük oranda bahisten geldiğini yazıyor.
Junior haklı, bu sorunu halletmelisin.
Kulak mı kabartıyorsun şapşal?
Büyük ağabey, git de kendine biraz naneli şeker al.
Silvio, Puss, buraya gelin.
Marone!
İkinci Bayan Hollywood Dick.
Tam da Sayın Rahip'e anlatıyordum.
Galiba babanla aynı okula gitmiştik.
Calogero Dante. "Butch."
Senin zorba olduğunu söylemişti.
Hey, burada ne var?
İtalyan aktris Sophia Bol-Pizza.
Siktir git it herif!
-Affedersiniz. -Buddha. Joe D.
Boot'un köşkünde.
Bay DiMaggio. Nasılsınız?
Bugün kilisede aldığın azize adın Apollonia.
Diş hekimlerinin koruyucu azizesidir.
İnan bana, zincir, kar lastiğinden daha etkili.
Hanımını niye getirmedin Dick?
Denedim ama zavallıcık İngilizcesinden utanıyor.
Ama geliştiriyor.
-Adını duyamadım. -Pussy.
Merak etme Peder, düşündüğün gibi değil.
Bu benim köpeğim.
Bu benim köpeğim.
Bu senin köpeğin.
Bu senin köpeğin.
Senin köpeğin.
Buddy Durham açık renk şortlu... Beyaz şortlu.
Durham hep kontra vuruşçu olarak bilinir.
Müthiş bir kroşe atıyor.
Selam.
Ne söylemeyi öğrendin?
Bu onun topu.
Kimin topu?
Spot'ın.
Bence bu para israfı.
SATRIALE'IN DOMUZ ETİ DÜKKANI KASAP
Hoboken'ın Yönetim Kurulu Başkanı'nı dinliyoruz.
Selam, adım Francis Albert Sinatra.
Size haberlerim var. Sunucumuz William B. Williams.
Annem, annesiyle tanışmış. Frank'in.
Frank'in mi?
Bir keresinde beni bir partiye götürmek için yakaladı.
Yukarı Doğu Yakası'nda bir çatı katıydı.
Bazı ünlüler, kim olduklarını bilmiyorum.
O ve Dean, bodruma bir eşek getirttiler.
Eşeğe çok fazla müshil verilmişti.
Onu özel asansöre bindirdiler.
Özel asansörü yukarı gönderdiler. Kapı açıldı.
Eşek, partideki herkesi tekmelemeye ve üstlerine pislemeye başladı.
Kız kardeşin sürtük!
Junior, bu Aşk Yazı.
Güzel araba.
Dickie'nin arkadaşı mısın?
İngilizcem yok.
Hopalong N'aber!
Yine mi eksik?
Ayakçıların çoğundan aldım ama şu çocuk, Overall...
Overall da kim?
Azizler'i işleten, genç, deli bir serseri.
Leon Overall. Doğu Orange'dan.
Kuzenim, oradaki lisede şutçu.
Harold ve ben Şükran Günü Maçı'nda oynadık.
Onları her yıl yenerdik.
Bu adamın koşuşunu görmeliydin. Sende siyah kan olmadığına emin misin?
Sicilyalılar. Ben Napoliliyim.
Ben Sicilyalıyım.
Hadi. Buraya gel.
Büyük resim, Siyahi Azizler'le ilgili demiştin.
Biliyorum. Overall'ı dövünce ona dersini verdiğimi sanmıştım.
Yabani biri.
Bilmem gerek Harold.
Az önce söylediğin şeyle küçük düşmedin mi?
Ben düşerdim.
No comments yet. Be the first to leave one.