That Dirty Black Bag

That Dirty Black Bag

د Turkish ژباړه ډاونلوډ کړئ

1 فصل

د خپرونې معلومات

That Dirty Black Bag S01E03 720p WEB H264-KOGi
د لخوا تبصره egww

تګونه

web
720p
720
په خپور شو: 2022-03-29
ډاونلوډونه: 36
د اوریدلو معیوبیت: No

د Turkish سرليکونو مخکتنه

لومړۍ 200 کرښې.

Onu zorlamak için izin ver.

Pekâlâ.

Tüm kasaba için su istiyorum.

Yakında yeni bir annen olacak. Bu seni mutlu ediyor mu?

Nathan'ın evlenme teklifi ettiğini neden bana söylemedin?

- Fark eder mi? - O seni hak etmiyor.

Yeni arkadaşlarımız için şükürler olsun Tanrım.

- Yarın gelsene. - Gelemem.

En azından benimle evleneceğini söyle.

Benden ne istiyorsun?

Sen bir armağansın Bili.

Uyan bakalım.

Lütfen. Bunu yapamazsın. Lütfen, hadi ama dostum.

Siktir!

Siktir.

Lütfen çıkar bizi buradan. Lütfen. Yalvarırım.

Şimdiden yanıyor mu?

Evet.

Hayır.

- Tuz acele etmez. - Hadi ama.

Şu anda hissettiğiniz sadece hafif bir sızı.

Ama sonra yanacak. Sonra şöyle hissedeceksiniz.

Nasıl söylesem?

Korkunç, bitmek bilmeyen ateş.

Korkunç, bitmek bilmeyen ateş.

Hay sikeyim.

Lütfen yapmayın bunu. Canlı canlı yanacağız.

Doğru.

Şimdi kalk ve deliğe gir.

Yürü, dedim.

Ne oldu orada?

Piç kurusu.

Aşağılık herif!

Alo.

Nereye gidiyorsun?

Çıkar bizi buradan.

Hadi ama dostum. Bizi burada bırakamazsın.

Gitme!

Çeviren: Sputnik Günün şarkısı: PJ Harvey - Down By The Water.

Uyan bakalım.

Güneş doğdu.

Daha iyi misin?

Özür dilerim.

Bu, atımı çaldığın içindi.

Ve seni yakalayamayacağımı düşünecek kadar aptal olduğun için.

Sana yeni at alırım.

Paraya ihtiyacım var gibi mi duruyor?

- Senin ihtiyacın var mı? - Yok. Var diyemem Mac.

Yok. Kabul edeceğim tek ödeme kabalığın önünde asılmanı izlemek.

Bu sefer düzgün bir şekilde.

Tanrı aşkına.

Uyandığın zaman aklına gelen ilk şey bu mu?

Çok kötü durumdasın arkadaşım.

- Hadi gidelim Mac. - Hayır, bekle.

Arkadaşlarını özlüyor.

Arkadaşlarını mı özledin? Olay bu mu?

Al bakalım.

Sonunda kavuştunuz. Hadi gidelim.

- Beni mahkemeye çıkarmalısın. - Mahkeme mi?

Mahkemeye çıkarmalıymışız. Pekâlâ.

Bir memurun atını çalmakla suçlanıyorsun.

Seni suçlu buluyorum ve idam cezasına çarptırıyorum.

Ne kadar zavallı olduğuna bakarsak sana iyilik yapıyorum.

Şimdi gidiyoruz.

Hâlâ ikna olmadın mı?

Eve.

Buradaki işler zaten iyi gidiyor.

Bunu görebiliyorum.

Kasabaya ayak bastığım anda her şeyin senin etrafında döndüğünü anladım.

Senin kızların hayatımda gördüğüm en güzel kızlar.

Teklif ettikleri erotik deneyimde cabası.

Fakat.

Suyun Hanımı daha iyisini hak ediyor.

- Sana bu adı takmışlar, biliyor musun? - Evet, biliyorum.

O zaman el kitabımdan reklam yeri al.

Bütün Amerika kim olduğunu öğrensin.

- Bir düşüneyim. - Düşünecek ne var ki?

Başlangıç olarak birkaç fotoğrafını çekeceğiz.

Zarif kıyafetlerinle poz verirsin.

Ve sonra...

Su geldi. Birbirlerini öldürecekler.

Bu durumla ilgilenmeliyim. Bekleyebilir misin?

Elbette.

Symone'a söyle hazırlasın, benimle gelecek.

Sonra da gelip misafirimizle ilgilenir misin?

Onlara söylemelisin Steve.

Neyi?

Thompson'ı. Tehditleri.

Anlatacağım.

Sadece doğru anı bekliyorum.

Dorian sonunda özel bir arkadaş edindi.

Korkutup kaçırmayalım.

Neredeler ki?

Oraya gitmeyin diye kaç defa söyledik?

Tehlikeli.

Burası sınır. Anlıyor musun? Anlıyorum desene!

Aşırı tepki veriyorsun Steve.

Dorian.

O arsayı temizleyemedim.

Geçen yıl bir atı engerek yılanı ısırdı.

İçeride görüşürüz.

Tabloların nereye gitti?

Fakir misin Thompson?

Onu sorun etme.

Steve'in evine gidip şunu hatırlat.

Arazisi benim arazim olacak.

Sakin olun, geri çekilin.

Biraz daha ister misin?

McCoy nerede? Daha dönmedi.

Durum kontrol altında Eve. Suyun dolduruldu.

Akşama burada olur.

Hey.

İnsanların daha fazla pay almasını istiyorum.

Ve senin payından kesilecek çünkü benimki bana anca yetiyor.

Elinde fazlasının olduğuna eminim.

- Bunu yapamam Eve. - Tabii ki yapabilirsin.

McCoy burada değilken yerine ben bakıyorum.

Bunu biliyorsun.

Yetkili olmak hoşuna gidiyor.

İnsanlara istedikleri suyu ver. Kasabada isyan çıkmasını istemiyorum.

McCoy artık ondan istemememizi emretti.

Onun kuzeniyle benim kuzenim birbirine aşık ve evlenmek istiyorlar.

Aşık değiller.

Kuzenime aşık değil misin hayatım?

Yani, Nathan çok tatlı ve ondan hoşlanıyorum...

...ama hayır, aşık değilim. Ben her zaman Eve'e sadık olacağım.

İyi günler Henry.

İşemem lazım.

İşe bakalım.

Şuradaki çalıları görüyor musun? Kalın dalları olan.

Ne olmuş onlara?

Kökleri lazım.

- Neden? - İlaç için.

İlaç mı?

Çocuk hasta Kurt.

Ak Dil'i duymuş muydun?

Yerlilerin kullandığı bir ilaç. Siki tutmak için kullanırlar.

Sen yerlilerin tedavi yöntemlerinden ne anlarsın?

Yerli misin?

Olay bu mu?

Çünkü yerliysen buradan kestiklerini bilirsin, buradan değil.

O köklere ihtiyacım var.

Olmaz.

İlk fırsatta bizi öldürecek gücü bulasın diye mi?

Olmaz canım.

Beyefendimizin istediği başka bir şey var mı, yoksa gidelim mi?

Su.

Su, tabii ya. Nasıl unutabilirim ki?

Kasabadaki kuralımı hatırlıyor musun?

Hâlâ geçerli.

Yürü, sikerim belanı.

Siki tutmuş olan tek ben değilim Şerif.

Ortada başlayacak ve çevreyi tamamen dolanıp...

...ahırla eve bağlanacak.

Yağmur yağdığında da...

Suyun olacak.

Tabii ki işe yararsa.

Yarayacak.

Şunu kapatsana.

- Bana hiçbir şey sormadın. - Ne konuda?

Geçmişim. Nereden geldiğimiz.

Burnumu sokmak istemedim.

Ne tür bir erkek biri hakkında bir şey bilmeden onu takip eder?

İnancı olan bir erkek?

Şu lanet arabayla üç yıldır falan geziyoruz.

Yaklaşık bir yıl önce yemeğimiz bitti.

Hepimiz hastalandık.

Ve oğlum...

Başın sağ olsun Jack.

Ama bir şey söyleyeceğim.

Oğlum öldüğünde Tanrı orada değildi.

Ne o zaman ne de başka zaman.

Bir kere bile.

Burada da değildi. Uzun süre boyunca.

- Onu gerçekten duyuyor musun? - Evet, duyuyorum.

Bir gün sen de duyacaksın. Buna eminim.

Şu küreği uzatsana.

Her şey yolunda mı Tony?

Gülüşünü gördüğüm sürece her şey mükemmel.

- Aşık mısın? - Bunun cevabını verdim.

- Yalan söylüyor da olabilirsin. - Neden söyleyeyim?

Yalan söylüyor olsaydım.

Nathan'ı yakınımda tutmanın bir yolunu bulup...

...yaptığım işi yapmaya devam ederdim.

Bu taktiği Steve üzerinde uygulasaydın keşke.

Anlamadım?

Ona olan hislerin inkâr edilemez.

Benim Nathan'a olan hislerim yanına bile yanaşamaz.

Başkasını seçti.

Ve kararını değiştiremeyeceğini düşünüyorsun.

Yerinde ben olsaydım en azından denerdim.

Ve sıkılırsam da onu eve gönderirdim.

- Tam bir çocuksun. - Olabilir.

Ya da sadece sıkılmışımdır.

Sonunda geldin.

Gözümüz yollarda kaldı.

Peterson'lar sonunda sana yetişti sandım.

Sonunda yetiştiler.

Çocuklar, aradığınız adam bu. Hiçbir işi yarım bırakmaz.

Trainor az önce bize harika bir hikâye anlattı.

تبصرې

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left