Bullet Train

Bullet Train

د Turkish ژباړه ډاونلوډ کړئ

د خپرونې معلومات

Bullet Train 2022 1080p WEB-DL DDP5 1 Atmos H 264 CMRG | NOGRP | EVO | FGT | GalaxyRG | RARBG | XVID | YTS MX
د لخوا تبصره Oksuruk
Çeviren: JAVAJAVA2002

تګونه

other
په خپور شو: 2022-10-26
ډاونلوډونه: 102
د اوریدلو معیوبیت: No

د Turkish سرليکونو مخکتنه

لومړۍ 200 کرښې.

ÇEVİRİ: JAVAJAVA2002

Boomslang yılanı dün gece hayvanat bahçesinden çalındı.

Çok tehlike bir yılandır.

Baba.

Torunumun durumu nasıl?

Bir değişiklik yok.

Halen daha uyanmadı.

Bir babanın görevi ailesini korumaktır.

Wataru o çatıdan...

...aşağı itilirken...

...sen nerelerdeydin?

Wataru şanslıymış.

Kötü şansın seni feci bir kaderden korumuş olabilir.

Bu kadar kısa sürede işi kabul ettiğin için sağ ol.

Ben artık hazırım. Yeni ve gelişmiş beni göreceksin.

Barry ile çalıştığımdan beri...

...hayatımda hiç olmadığım kadar sakinim. Çok sakinim.

Olaylara daha az tepki gösteriyorum.

İnsanları daha sık alttan alıyorum.

İşe dönme konusunda tereddütlerim vardı ancak Barry'nin de dediği gibi:

Dünyaya barış sunarsan o da karşılığını verir.

Bence yeni terapistin işinin ne olduğunu unutmuş, Uğurböceği.

- Uğurböceği mi? - Bu senin yeni kod adın.

- Uğurböceği? Harbi mi? - Beğenmedin mi?

- Ya sen? - Ben sevdim.

Sen sevdiysen sıkıntı yok.

Ne yaptığını anladım. Uğurböcekleri şanslı ya.

- Sen şanssız değilsin. - Yapma ya.

Şansızlığım bir efsanedir. Öyle ki birini öldürmeye çalışmasam bile kesin biri ölüyor.

Çok abartıyorsun.

Öyle mi? Ya son işim?

- Politik şantaj fotoğrafları? - Oyumu sana verdim.

Hatırlarsın, defresif bir komi çatıya çıkmıştı.

Hani daha fazla katlanamıyordu.

Bence o onun kötü şansıydı.

Ha gayret koçum!

Ayrıca o ölmedi.

Onu hastaneye götürdün. Demek ki adam şanslıymış.

- Sorun senin bakış açında. - Aynen.

Ama burayı sevdim. Burada yaşanır.

Atmosferi güzel, insanları anlayışlı...

Bu adam hariç.

Ücret niye bu kadar yüksek ki?

Normalde Carver'a vereceklerdi ama onun mide sorunları var.

- Carver mı? - Ayrıca kapkaççılığı da sevmiyor.

Carver'ın yerine mi geçtim ben? Carver'ın yerine beni mi seçtin?

İlk işin için basit bir şey istediğini söylemiştin.

En basiti bu işte.

- Hadi be. - Ne oldu?

O adam bana çarptığında anahtarımı düşürdüm herhalde.

- Kaç numaraydı? - 523.

Carver.

Herifteki egoya bak.

Bir de millet bana yardıma ihtiyacı var der.

Hasta mıymış? Ne bu böyle, anaokulu mu?

Gerçekten de çok değişmişsin.

Yargıladığımı biliyorum. Üstünde çalışacağım.

Tanrım, dallamaya bak ya.

Çok tuhaf isteklerin var. Havai fişek niye?

Çok çalışkanım.

Lütfen uyku tozu sipariş ettiğini söyleme.

Hayır.

Limandaki adam az daha kalp krizi geçirecekti.

Dozajda oynama yaptım.

Silahı da al.

Bilet lütfen.

Trenimizle yolculuk ettiğiniz için teşekkürler.

Birinci sınıf bu tarafta.

- Silahı almadığını farzediyorum. - Barry her çarpışmanın...

...barışçıl bir yolunun... Neydi ya?

Menejerin de bazı çarpışmalar silah gerektirir diyor.

Eyvah.

Tamam, trendeyim.

Güzel başlangıç.

Vay, burası çok iyiymiş.

Ekonomi sınıfı mı?

Kendi ajansımı kurmayı düşünüyorum. Yani, her zaman basit işler olacak.

Bu korkunç bir iş planı.

Sosyopatlar yok, manyaklar yok. Sadece klas insanlar var.

Barry artık değişim vakti diyor. Bence haklı.

Barry senin mesleğinin ne olduğunu bilmiyor.

Tamam. Başlıyoruz. Hızlı trende 16 vagon var.

10 ekonomi, 6 birinci sınıf.

Unutma, her durakta 1 dakika kadar duruyor.

Aman ya. Önüne baksana be.

Herif kör falan herhalde.

Boşver. Hayır, kraker de çalmazsın be adamım.

Sorun değil. İyi misin? Tamam. Güzel.

- Herif pisliğin tekiydi. - Teşekkür ederiz.

Niye çaldım bilmiyorum?

Karşı koyamadığım bir içgüdü gibi. Görünce çalıveriyorum.

Bir doktora görünmelisin. Çok ciddiyim.

Balık kraker mi? Yani kendimi hiç anlamıyorum.

Peki, basit bir kapkaççılık. Peki neyi kapıp kaçacağım ki?

Bir çantayı. Tutacağında bir tren çıkartması varmış.

Çantaların sahibi olur. Sahibi de sorun çıkarır.

En son gelen bilgiye göre sahipleri ekonomi sınıfında oturuyormuş.

Sahipler derken? Niye silahı almamı söylemedin?

Söyledim. Sen ruhani aydınlanmayı seçtin.

Bilet lütfen.

Bilet.

Bir saniye.

Hayır, hayır. Bu fiş.

Hadi be, sanırım biletimi de düşürdüm.

Ama fişte bilet aldığım yazıyor, değil mi?

Bir durak.

Tamam.

Başlarını eğmiyorlar mıydı?

ONU BEN İTTİM. BİRİNCİ SINIF, KOLTUK B4.

Üzgünüm evlat. Birini arıyordum...

Onu buldun.

- Limon. - Mandalina.

Üzerinde kan var dostum.

Yapma ya. Hay ben böyle işin!

Ben kimseyi öldürmedim ki?

- Kanı ıslak mendille siliver. - Bu benim kanım değil dostum.

- Senin değil mi? - Evet. Benim kanım değil.

Madem öyle ceketinin önünü aç da bunu herkes iyice görsün bari.

- Ama kravatım görünsün istiyorum. - Neyin var lan senin?

Ya ilikle şu önünü de kimse farketmesin, Limon.

Bence ilk kod isimlerimizi farkedecekler.

Madem meyve ismi olacaktı elma veya portakal olsaydı ya.

Çantanın içinde ne var peki?

Şaka mı ediyorsun?

Çantanın içindekini biliyorsun.

Para. Hep para olur.

Mandalinalar karmaşıktır.

Meyve karmaşık değil karışık olur.

Başka meyvelerle aşılanmış bir meyve.

Uyum sağlıyorlar. Benim gibi.

6 ekonomi vagonu var dedin.

Yani her vagonda 30 yolcu olsa...

...kişi başı da iki çanta olsa ve bunu da çarparsak...

Evet, şu boktan çantayı bulmam mümkün olmayabilir.

- Dur. - Ne?

- Tren çıkartması mı demiştin? - Evet.

Vay anasını be.

- Niye ben Limon'un? - Çünkü ekşi suratlısın.

- Ayrıca kimse limon sevmez. - Olur mu be, dostum.

Limonata var, limonlu şeker var.

- Boğazın mı ağrıyor? - Limonlu turta var.

En son ne zaman limonlu turta yedin?

- Limonlu pasta da var. - Başlayacağım limonuna. İçim ekşidi.

- Çantayı buldum. - Bu harika.

- Öyle mi? - Evet.

- Sürpriz nerede? - Sürpriz falan yok.

- Hep bir sürpriz olur. - Artık trenden in.

Ben limon severim ama kod ismi olarak değil.

Baksana. Uyuyan Güzel uyandı.

- Uyanma vakti. - Kahvaltı vakti.

Neredeyim ben?

Artık güvendesin. Bizi baban yolladı.

Siz salaklar babam için mi çalışıyorsunuz?

Sakin ol.

Seni babana bir kutuda da yollayabiliriz.

Teknik olarak biz bağımsız çalışanlarız.

Ben Mandalina.

Bu da Limon.

Meyve gibi mi yani?

- Kimse ayıksın istemedik. - İşte başlıyoruz.

Ve bugünlerde neyin olduğunu sorabilir miyim sana?

Ne bir not.

Ne bir arama, ne bir mesaj.

Amacın neydi?

Ne çıkarmamız gerekti bundan?

İnsanları nasıl çözdüm biliyor musun?

Thomas'tan öğrendim hepsini.

- Çıkartma kitabını çıkar tabii. - Çıkartma kitabım hep yanımdadır. Bilirsin.

Mandalina'yı ele alalım mesela.

O bir Gordon. Buradaki iyi olan.

Gordon en güçlü ve en mühim olanıdır ama başkalarına her daim kulak vermez.

- Ne dedin? - Bazıları da Edward'dır.

Bilgedirler, naziktirler.

Kimileri de Henry'dir. Çalışkan ve güçlü.

Bazıları da Diesel'dır.

Aynı ben gibi!

Şaka değildi bu.

Sana gelince...

Evet, sen bir John...

...kişisine benziyorsun.

Şekerdir.

Dertsiz tasasız.

Bitirdin mi artık?

Evet.

Pekala, baban bizden kendini bulaştırdığın bu beladan seni çıkarmamızı istedi.

- Ama niye Mandalina? - Sofistike olduğu için.

Sokacam ama şimdi. Bir önemi yok şu an, değil mi?

Önemli olan seni psikopat babana parça parça göndermek için...

...kaçıran o kızdan seni kurtarırken...

- ...arkamızda bıraktığımız 17 ceset. - Aslında 16 olacaktı.

Ne dedin?

- 16 kişi öldü, dostum. - Hayır 17, eminim.

- 16 ya 16... - Tikime oynamaya başladın bak.

- 16 tane... - Birini duvardan geçirmiştim hatta.

- Belki hafızana yardımcı olur. - Senin derdin ne be, dostum?

17 taneydi, eminim! Boğduğumu saymıyorsun.

Bunu şimdi yapmamızın sakıncası yok, değil mi?

Sen rahatına bak, dostum.

İki, üç.

Ortalığın amına koyma planı başlasın.

More Turkish subtitles for Bullet Train

تبصرې

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left